+ Yorum Gönder
Bölge bölge Türkiye ve Akdeniz Bölgesi Forumunda Akdenizin Antalya İli Tanıtımı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mineli
    Devamlı Üye

    Akdenizin Antalya İli Tanıtımı








    Akdenizin Antalya İli Tanıtımı

    Antalya, Akdeniz Bölgesi'nde yer alan Antalya şehrinin aynı ismi taşıyan merkez ilçesidir.

    Antalya, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biridir. Doğası, palmiyelerle sıralanmış bulvarları, geleneksel mimarisini korumuş merkezi Kaleiçi ve büyük ölçekli turizm yatırımları ile Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biridir Antalya aynı zamanda, Türkiye'nin büyük ölçekli göç alan kentlerinden biridir

    2009 yılı verilerine göre Antalya şehir merkezinde 479.581 erkek, 476.015 kadın olmak üzere toplam 955.596 kişi yaşamaktadır. Bunun 912.000 kişisi ilçe merkezlerinde yaklaşık 43.000 kişide şehir merkezine bağlı köylerde ikamet etmektedir
    Kökenbilim
    Dosya:Attalos II Meret Öwazov MALATYA.jpg
    Antalya şehrini kurduran II. AttalosHelenistik dönemde Bergama Kralı II.Attalos, askerlerine "bana dünyanın en güzel yerini bulun" emrini verir. Birçok yerler gezen askerler Antalya'nın bulunduğu yere geldiklerinde burayı çok beğenirler ve Kral II.Attalos bu bölgenin stratejik dönemini dikkate alarak buraya bir liman - şehir kurdurur. Kent, kurucusunun adından dolayı Attaleia olarak anılmıştır. Arap kaynaklarında şehrin adı “Antaliye”, Türk kaynaklarında ise “Adalya” olarak geçmektedir. Yerleşme, 20. yüzyılın ilk çeyreğinden başlayarak “Antalya” olarak adlandırılmıştır

    Tarihi

    Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye eserinden Antalya limanı ve kıyı kasabası Kemer (1525)
    Piri Reis'in tarihi Antalya, Manavgat ve Side haritası İlk Çağ'dan şehrin kuruluşuna kadar [değiştir]
    Bölgenin en eski insanlık tarihi izleri, Antalya şehir merkezinin 30 kilometre kuzeyindeki Karain Mağarası bulguları ile M.Ö. 200.000 yıla kadar uzanmaktadır, yöredeki diğer izler Cilalı Taş Devri ve ileri devirlerde medeniyetlerin sürekli olarak bölgede yaşadığını kanıtlamaktadır

    Hitit Devleti döneminde (Anadolu’da şehirlerin birleşerek tarihteki ilk devlet yapılaşması) kayıtlarında Bölgenin Anzarva Toprakları adıyla anıldığını ve MÖ 1700 tarihlerinde bölgeler arası ilişkilerin sürdürüldüğü görülmektedir.Tarihsel belgeler, bölge şehirlerinin bağımsız bir yapıda geliştiğini, geniş bölge olarak Pamfilya olarak isimlendirildiğini ve zaman zaman bu şehirler arasında federasyonlar kurulduğunu, Truva Savaşı’ndan sonra Akha Klanı'nın M.Ö.1300'de bölgeye geldiğini anlatmaktadır.

    Batı Anadoludaki Lidya İmparatorluğu’nun M.Ö. 560 yılında bölgedeki hakimiyetinin, M.Ö. 546 yılında Orta Anadolu’daki Sard savaşında Perslere yenilmesiyle sona erdiğini görüyoruz. Büyük İskender'in M.Ö. 334 yılındaki ölümüne kadar bölgedeki iki şehir haricindeki (Sillyon ve Termessos) tüm şehirleri fethetmesi ile Pers hakimiyeti sürdürülmüştür.

    Selevkos'un Apameia'da(günümüzde Dinar) yenilmesi ile bölgeye Bergama Krallığı hakimiyeti girmiş ve Bergama Kralı II.Attalos M.Ö. 150 yıllarında kuvvetli donanmasını barındırmak amacıyla Attaleia (Attalos Yurdu anlamına gelir)[4] şehrini kurmuştur. M.S. 130’da Hadrianus’un Attaleia’yı ziyaret etmesi şehrin gelişmesini sağlamıştır. Bu ziyaret için yapılan Hadrian Kapısı'da şehrin içindedir.

    Bizans Dönemi
    Son Bergama Kralı III.Attalos'un M.Ö.133 yılındaki ölümünde "Bölgenin ölümünden sonra Roma İmparatorluğu'na terkedilmesi" şeklindeki vasiyeti ile gelen Roma ve bağlantılı Bizans dönemi, 13 yüzyıl boyunca sürmüştür. Bu dönemde şehir herhangi önemli bir olaya sahne olmamakla beraber dinsel bir piskoposluk merkezi görevini üstlenmiştir

    Selçuklu Türkleri Antalya'yı 1207'de fethederek Roma-Bizans dönemini sona erdirmiştir.

    Selçuklu Dönemi'nden Osmanlı Devleti'ne
    1207 yılında Selçuklu Devleti'ne katılan şehir, her ne kadar 1215'te Gautler de Montbellard Kıbrıs'tan getirdiği kuvvetlerle şehri ele geçirip Türkleri kılıçtan geçirdiyse de, Antalya I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından geri alınır. XII. yüzyıl sonlarında Selçuklu Devleti sona erince Isparta ve Antalya arasındaki topraklar Teke Aşireti'nin bir kolu olan Hamidoğulları'nın egemenliğine girer. Antalya'yı ele geçiren İlyasbeyoğlu Dündar Bey, buranın yönetimini, kardeşi Yunus Bey'e bırakır. Yunus Bey'in oğulları, Antalya'da hüküm sürdüler. Hamidoğulları'nın bu ikinci kolu Tekeoğuları adıyla anılır. Kıbrıs Kralı Pirre, 1361'de Antalya'yı ele geçirdiyse de, Tekeoğulları'ndan Mehmed Bey, 1373'de şehri geri alır. Bunun oğlu Osman Bey zamanında Antalya, Yıldırım Bayezıd, buranın yönetimini Firuz Bey'e verdi (1391). Ancak Antalya'nın Osmanlılara geçişi konusunda kaynaklara tek bir tarih göstermemektedir ( Oruç Bey ve Neşri'ye göre 1389-1392; İbni Kemal'e göre 1391).

    Anadolu'da beyliklerin egemen olduğu bir dönemde, 1335-1340 tarihleri arasında Antalya'ya gelen Arap seyyah İbn Battuta Antalya’dan bahsederken şöyle der:

    Kent halkı, ırk ve dinlerine göre ayrı ayrı mahallelere yerleşmişler. Hıristiyan tüccarlar Mina adıyla anılan mahallede otururlar. Bu mahallenin çevresini bir sur kuşatmakta ve Cuma vakti geceleri surun kapıları kapatılmaktadır. Rumlar başka bir mahallede kendi başlarına otururlar. Onların bulundukları yer de bir surla çevrili. Yahudilerin de yine kendilerine ait, surla çevrili bir mahallesi vardır. Müslüman ahaliye gelince, bunlar asıl büyük şehirlerde yaşamaktadırlar. Burası bir Cuma mescidi ve medrese ile birçok hamamı, zengin ve tertipli büyük çarşıları ihtiva etmektedir. Şehrin çevresini, yukarıda kaydettiğimiz bütün mahalleleri de içine alan büyük bir sur Kuşatır

    Osmanlı Devleti dönemi
    Ankara Savaşı'ndan sonra (1402) Teke ve Karamoğulları'nın Antalya'yı ele geçirme girişimleri boşa çıktı. Antalya, Anadolu eyaletinin Teke Sancağı'na merkez oldu (Elmalı ile birlikte) II. Bayezıd devri sonlarında şehzade Korkud, bu sancağın başında bulunuyordu. Babası ölünce tahta çıkan Selim'e karşı (Yavuz) burada ayaklandı. Alanya ise Fatih döneminde 1471 yılında Gedik Ahmed Paşa tarafından alınmıştı.


    Kaleiçi'ndeki Osmanlı sokakları.XVII. yüzyılın ikinci yarısında Antalya'yı gezen Evliya Çelebi, üç yanı bahçelerle çevrili şehrin kale içinde dar sokaklı, 3 bin evli dört mahallesi, kale dışında ise, kuzeyde 20 Türk, 4 Rum Mahallesi bulunduğunu, çarşının surlar dışında yer aldığını, limanın 200 parça gemi alacak büyüklükte olduğunu yazar.

    Osmanlı Devleti'nin Abdülmecid devrinde (1847) çıkarmaya başladığı salnamelerde (bugünkü anlamıyla yıllık) Antalya, Konya'ya bağlı olması sebebiyle " Teke Sancağı" adıyla geçmektedir. Antalya, XIX. yüzyıl sonunda Konya Vilayetinin sancağı durumundaydı.İdari bakımdan 5 kaza ve 9 nahiyeye ayrıldı. Toplam köy sayısı 549 idi. Sancak toplam nüfusu 224 bin kişiydi. Bu nüfusun 15 binini Yörükler oluşturuyordu. Bunlar kışı ovalarda, yaz aylarının ise yayla adı verilen platolarda geçirirlerdi. Nitekim Hazine-i Evrak'ta mevcut 1840 tarihli bir belgeden Antalya Kalesi içindeki yerlere iskanları yetersiz olduğundan, sur dışında bir mahalle kurulması ve oraya bir kapı açılması ve kiliselerin onarılması hakkındaki yazıdan, buraya sürekli değişik dinlerden, değişik yerlerden insanların gelerek yerleştikleri anlaşılmaktadır. Antalya şehri, körfezin ortasında, dik bir kayalığın üzerinde kurulmuştu. ve mutasarrıflık buradaydı. Üç surla çevrili olan kentin çok heybetli bir görünüşü vardı. Bu surların alt bölümlerinde bulunan geniş çukurlar, Düden Çayı'nın sularıyla dolar ve şehir, bu su hendekleriyle korunurdu.

    XIX, yüzyıl sonunda Antalya Sancağı'na eğitim ve öğretim faaliyetleri, 2 bin 600 öğrencinin devam ettiği 50 okulla sürdürülürdü.

    Antalya'da gerek Selçuklular, gerekse Osmanlılar döneminde merkez ve ilçelere 60'dan fazla medresenin bulunduğu bilinir. Bugün pek çoğu harap olmuş bu yapıların içinde 1250 yılında Selçuklu Veziri Karatay tarafından yaptırılan medreseyle, Elmalı'daki Osmanlılar döneminde Ömer Paşa tarafından yaptırılan medrese, sağlam olarak kalmıştır.

    XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun bırakmak zorunda kaldığı topraklardan gelen göçmenlerin yerleştirildiği Antalya, sözü geçen yüzyılın ikinci yarısında Konya Vilayetine bağlanan Teke sancağının merkezi oldu.

    1864’te çıkarılan Vilayet Nizamnamesi ve ardından yapılan yeni düzenlemelerle Osmanlı Devleti’nde modern anlamda ilk belediye teşkilatları ve belediyeciliğin getirdiği 'Şehreminlik' (belediye başkanlığı) makamı da ortaya çıkmıştır. Yapılan bu düzenlemelerle ülkenin tamamında kurularak yaygınlaştırılan belediye teşkilatı, Antalya’da ilk kez 1868’de oluşturulmuştur.[6] Antalya'da bu makama ilk oturan kişi Muhasebeci Abdullah Efendi'dir. Yardımcılığına ise ise Cemal Bey getirilmiştir. Antalya Belediyesi, Osmanlı Devleti 1922 yılında sona erene kadar 12 dönemde 10 farklı kişi tarafından yönetilmiştir.

    Kurtuluş Savaşı dönemi
    Birinci Dünya Savaşı'ndan önce bu sancak, adı geçen vilayetten ayrılarak bağımsız bir sancak haline girdi. Mütareke döneminde şehir, bir aralık İtalyanların işgali altındaydı. İtalyanlar Antalya halkına, kendilerini Türk dostu olarak göstermeye çalışıyorlardı. Bu amaçla, Yunan işgali bölgesinden Antalya'ya gelen göçmenlere ve yoksul halk tabakalarına çeşitli yardımlarda bulunuyor, ayrıca yollar ve okullar açıyorlardı. Çiftçiyi ve taciri kendi tarafına çekmek isteyen İtalyanlar, gerekli kredileri vermek üzere Banco Di Roma'nın Antalya'da şubelerini açmaktan geri durmadılar. Ancak şehir çok geçmeden boşaltıldı







  2. Mineli
    Devamlı Üye





    Cumhuriyet dönemi
    9 Temmuz 1921 tarihinde İtalyanların geri çekilmesiyle Anadolu Hükümeti'ne bağlandı. Cumhuriyet'in ilanından sonra ise Antalya adı altında, il bazında bugünkü halini aldı.

    Şu an Antalya ili merkezi kendi içinde Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı ve Muratpaşa olmak üzere 5 ilçeye sahiptir.[8]Bu ilçelerden Kepez, Konyaaltı ve Muratpaşa belediyelikleri, Bakanlar Kurulu'nca hazırlanan 504 sayılı kanun hükmünde kararname ile 2 Eylül 1993 tarihinde 7 ilde Büyükşehir Belediyesi kurulması kararlaştırıldı. Bir hafta sonra da Resmi Gazetede yayınlanan bu karara göre bu 7 ilden biri olan Antalya'nın da üç yeni belediyeyle (ve Antalya Büyükşehir Belediyesi) yönetilmesi kararlaştırıldı.[9] 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri'nden kısa bir süre önce de Antalya da Aksu ve Döşemealtı olmak üzere iki yeni belediyelik daha açıldı ve belediye sayısı beşe çıkarıldı.

    Zaman dizini

    Kaleiçi'nden bir görünüm.Antalya'nın bilinen kronolojisi:




  3. Mineli
    Devamlı Üye
    M.Ö. 700 - 546: Lidyalılar Dönemi
    M.Ö. 546 - 336: Persler Dönemi
    M.Ö. 336 - 301: Helenistik Dönem
    M.Ö. 301 - 188: Selevkos Krallığına bağlı Pleistarkos Devlet Yönetimi
    M.Ö. 188 - 65: Pamfilya Korsanları Dönemi
    M.Ö. 65-MS 395 : Roma Dönemi
    M.S. 395 : Bizans Egemenliğinin Başlaması.
    M.S. 655 : Antalya önlerinde Bizans ve İslam Donanmaları arasında Zat-el Şenari Savaşı yapılması.
    M.S. 1085 : Süleyman Şah'ın Antalya'yı alması.
    M.S. 1103 : Bizans Ordusu'nun, Antalya'yı Anadolu Selçuklularından geri alması.
    M.S. 1206 : Anadolu Selçukluları'nın Bizans'tan şehri geri alması.
    M.S. 1207 : Antalya Şehri'nin tümüyle Selçuklulara geçmesi.
    M.S. 1221 : Keykubad'ın, Antalya Körfezi'nin doğusundaki Kalanorasa'yı ele geçirmesi.
    M.S. 1308 : Antalya'da Teke Beyliği'nin kurulması.
    M.S. 1361 : Antalya'nın, Kıbrıs Krallığına bağlanması.
    M.S. 1373 : Mehmet Bey'in Antalya'yı geri alması.
    M.S. 1426 : Antalya Bölgesinin tamamen Osmanlı Devletine bağlanması.
    M.S. 1510 : Hasan Halife ve adamlarının, Antalya'nın Kızılkaya nahiyesini basıp yağmalaması.
    M.S. 1808 : Antalya'da Kadı Paşa isyanı çıkması ve bastırılması.
    28 Mart 1919 : Mondros mütarekesi uyarınca, İtalyanların Antalya'yı işgal etmesi.
    31 Mayıs 1921 : İtalyan birliklerinin Antalya'dan çekilme kararı alması.
    1 Haziran 1921 : İtalyanların, Antalya'yı boşaltmaya başlaması.
    29 Ekim 1923 : Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu.
    Coğrafya

    Antalya'da Gün Batımı.Antalya, Akdeniz Bölgesi'nin batısında yer almaktadır. İl merkezi kuzeyinde Burdur, doğusunda Serik, güneyinde Akdeniz, batısında ise Korkuteli, güneybatısında ise Kemer sınırları ile çevrilidir.

    Akdeniz ikliminin bitki örtüsünü olan maki türü bitkiler Antalya'nın da bitki örtüsünü oluşturur. Batı Torosların güneyi ile Akdeniz arasında kalmış bir bölümde bulunmaktadır. Şehrin yukarı kısımlarında kızılçamlar görülür.

    Antalya'dan geçen tek akarsu şehrin doğusundaki Aksu Çayı'dır. Bu akarsuyun üzerinde Düden Şelalesi de bulunmaktadır.

    İklim
    Antalya ili iklimi genel olarak Akdeniz iklimine girmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olarak ifade edilen iklim tipi diğer bir değişle mutedil deniz ve sıcak deniz iklim sınıfına girer, daha iç kesimlerde ise soğuk ve yarı-kara iklim tipi görülmektedir. Yazın ortalama sıcaklık 30-34 derece arasındadır. Ocak ayında ise sıcaklık ortalama 9-15 derece arasında değişir. Şehirde kar yağması ve don gibi meteorolojik olaylar hemen hemen hiç olmaz.




  4. Mineli
    Devamlı Üye
    İlde yıllık ortalama nispi nem %64 civarındadır.[10] Antalya’nın kıyı bölgesinde yazlar hem uzun hem de sıcaktır. Kışlar bile ılığa yakın serinlikte geçer. Yazın hiç görülmeyen yağmur, Aralık, Ocak ayları ile çok nadir olarak ilk ve sonbahar aylarında sağanak halinde yağar. Yılın ancak 40-50 günü kapalı ve yağışlıdır. Antalya, yılda ortalama 300 güneşli günü, 18.7 derece yıllık sıcaklık ortalaması ile yılın 12 ayı turizm hareketlerine açık, ender bölgelerden birisidir. Yılın en az dokuz ayı denize girilebilir.[10] Bitki örtüsü ise Akdeniz iklimi'nin getirdiği maki adlı kısa ve her mevsim yeşil ağaçlardan oluşur.




    Ortalama Veriler
    Aylar Oca Şub Mar Nis May Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Arl
    Ortalama °C 9.6 9.9 12.2 15.8 20.3 25.3 28.3 27.8 24.3 19.5 14.2 10.8
    Ort.En Yüksek °C 15.0 15.3 17.9 21.4 25.9 31.3 34.4 34.3 31.3 26.9 20.8 16.3
    Ort.En Düşük °C 5.6 5.7 7.4 10.6 14.5 19.0 22.1 21.8 18.6 14.5 9.8 6.8
    Ort. Güneşlenme Süresi (saat) 5.3 6.1 6.9 8.0 9.9 11.6 12.0 11.6 10.0 8.1 6.3 4.9
    Ortalama Yağışlı Gün Sayısı 12.4 10.4 9.0 7.3 5.4 2.9 1.5 1.5 2.0 5.6 7.8 11.5

  5. Mineli
    Devamlı Üye
    Nüfus [değiştir]
    Antalya 1927’de yapılan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk nüfus sayımında nüfus büyüklüğü açısından 63 il arasında 29 sırada yer alıyordu ve kilometrekareye düşen kişi sayısı 1927'de yaklaşık 11 idi.
    1960'lı yıllarda başlayan köyden kente göç dalgası, 1985 yılındaki sayımlarda kent nüfusunun köy nüfusunu geçmesiyle devam etmiştir. Antalya'nın nüfus bakımından şu an kalabalık olması da 1960'dan sonraki dönemdeki göçlerden kaynaklanır. Antalya dışından gelip Antalya'da çalışan tarım işçileri zamanla Antalya'ya yerleşmiş ve bu durum Antalya'da kontrolsüz bir şehirleşmeyi beraberinde getirip, çok hızlı bir gecekondulaşmaya sebep olmuştur. Bu gecekondulaşma özellikle Kepez bölgesinde kendini göstermiş olup bölgenin hala çözülmeyi bekleyen sorunları arasındadır.

    Antalya nüfusundaki bu artış 1980-2000 yıllarında turizm sebebiyle artmaya devam etmiştir. Turizm ile Antalya dış ülkelerden göç aldığı gibi sektörün büyümesi ve iş imkanlarının artmasıyla beraber Türkiye'nin diğer şehirlerinin yanında kendi ilçe ve köylerinden de göç almaya başlamıştır. ve Antalya bu sebeplerin bir araya gelmesiyle beraber Türkiye'nin en çok göç alan illeri sıralamasında 2000 ve 2005 yıllarında birinci sıraya yükselmiştir.

    2009 yılı verilerine göre ise Antalya şehir merkezinde 479.581 erkek, 476.015 kadın olmak üzere toplam 955.596 kişi yaşamaktadır. Bunun 912.000 kişisi ilçe merkezlerinde yaklaşık 43.000 kişide şehir merkezine bağlı köylerde ikamet etmektedir. Bu insanların yaş ortalaması 28'dir.

    Antalya'da 12 ve daha yukarı yaştaki nüfus içinde işgücüne katılma oranı yüzde 60 olup, cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Bu oran erkek nüfus için yüzde 73, kadın nüfus için yüzde 46'dır.
    Antalya'nın Yıllara Göre Nüfus Bilgileri
    1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970[17] 1975[18] 1980[19] 1985 1990[20] 1997 2000[21] 2005 2007 2009
    017.000 022.000 025.000 026.000 027.515 035.000 050.000 072.000 095.000 223.089 173.000 318.139 378.208 508.840 603.190 700.027 913.000 927.596



    Yeraltı zenginlikleri
    Antalya'nın yakın çevresi yeraltı kaynakları bakımından çeşitli bir bölgedir. Bölgede zımpara, barit ve boksit madenlerinin yanı sıra altın, gümüş, krom, bakır, kurşun, çinko, mangenez, kuvarsit, maden kömürü, dolomit, alüminyum ve olivin madenlerinin aranması ve işletilmesi faaliyetlerinde bulunulmaktadır.

    Antalya'da deprem
    Antalya, Türkiye Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi'nin hazırladığı Deprem Riski Haritası'nda Antalya ikinci dereceden deprem bölgesidir. Ama Antalya merkezli bilinen (sismografın icadından sonra) çok büyük bir deprem yoktur. Sadece 11 Nisan 1977'de yerin 93 km derinde meydana gelen 4.6'lık deprem yakın zamanda Antalya merkezli tek depremdir.[23] Ayrıca, Antalya'nın batısındaki Elmalı ilçesinden geçen Helen Yayı'nın uzantısı bulunmaktadır. Bu hat Burdur-Isparta hattında çeşitli kırıklar oluşturmuştur. Buradaki deprem riski olan yerler Antalya çevresinde olduğu için Antalya ikinci dereceden deprem bölgesi sayılmaktadır.

    Ulaşım ve haberleşme
    Ulaşım
    Antalya'ya kara, hava ve deniz yoluyla ulaşım mümkündür. Antalya Havalimanı yaz aylarında turizmin de etkisiyle iki dakikada bir uçağın indiği bir havalimanıdır.[24] Antalya'ya karayoluyla dört farklı yoldan (Kemer yönü-Aksu yönü-Korkuteli yönü-Yeşilbayır yönü) ulaşılabilir. Antalya'da ulaşımı olmayan bir belde ve ya köy bulunmamaktadır.

    Önemli yerlere uzaklığı
    Antalya'ya havayolu mesafeleri
    Mesafe Saat
    Antalya-İstanbul 724 km. 50 dakika
    Antalya-Ankara 544 km. 1 saat 5 dakika
    Antalya-İzmir 446 km. 45 dakika
    Antalya-Bursa 537 km. ~1 saat
    Antalya-Adana 558 km. ~45 dakika
    Antalya-Diyarbakır 1077 km. ~1 saat 45 dakika
    Antalya'ya karayolu mesafeleri
    Mesafe Saat
    Antalya-İstanbul 724 km. ~11 saat
    Antalya-Ankara 544 km. ~7.5 saat
    Antalya-İzmir 446 km. ~7 saat
    Antalya-Bursa 537 km. ~7.5 saat
    Antalya-Adana 558 km. ~10 saat
    Antalya-Diyarbakır 1077 km. ~16 saat



    Şehiriçi ulaşım
    Ana madde: Antalya'da Toplu Taşıma
    Antalya Hafif Raylı Sistemin Ulaşım HaritasıŞehir içi toplu ulaşım Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisinde ve sorumluluğundadır. Belediye otobüsleri vasıtasıyla şehrin hemen her yerine ulaşım sağlanabilir. Toplu ulaşım hizmetlerinin hat ve güzergâhları ile birbirini tamamlaması için otobüs ve minibüs ulaşım hizmet bütünlüğü sağlanmıştır. Antalya'da 1999 yılından beri Müze-Zerdalilik hattında tramvay hattı mevcuttur.
    Ayrıca Antalya'da 2008 yılında hafif raylı sistem için çalışmalar yapılmıştır. Kasım 2009'da halkın kullanımına açılması planlanmaktadır.

    Haberleşme
    Gazete
    1921'de yayın hayatına başlayan Antalya başta olmak üzere birçok yerel gazete yayındadır.

    Televizyon
    Bugüne kadar Antalya'da ART, ETV, Kanal Vip, Kanal 07 ve Tim TV kanalları yayın yapmış, sonraları ETV, Kanal 07 ve Tim TV yayına kapatılmıştır.

    ETV ve Kanal Vip (VTV)'in Turksat Kablo üzerinde yayın yapmalarına karşın, sonradan Türksat Kablo'dan kaldırılmışlardır.

    ETV ve Tim TV Türksat uydularından yayınlarına kapanışları ile yayından çekilmiştir..

    ART Türksat'ta Akdeniz TV adıyla yayım yapmaktadır.

    Radyo
    TRT Antalya Radyosu başta olmak üzere Antalya'da FM üzerinden yayın yapan yerel radyo kanalları şunlar'dır;

    Üniversite Radyo: 91.3 FM
    TRT Turizm Radyosu: 92.1 FM
    Radyo Box: 92.5 FM
    Radyo Akdeniz: 95.0 FM
    Radyo Muba: 96.5 FM
    Radyo Martı: 98.0 FM
    TRT Antalya Radyosu: 100.6 FM
    Set FM: 106.4 FM
    E FM: 107.1 FM (Artık yayın yapmamaktadır)
    Radyo Umut: 107.6 FM
    İnternet
    Yerel Gazete ve Televizyon kanalları'nın dışında BizimAntalya.com, AntalyaBugün.com, HaberAntalya.com ve Antalyagazetem.com sayfaları Antalya ile ilgili haberler vermektedir.
    Şehir ekonomisi
    Antalya şehrinin ekonomisinde turizm, ticaret ve tarım ön planda olup sanayi faaliyetleri de son dönemde gelişme gösteren faaliyetlerdendir. Bunun dışında Antalya'da hayvancılık, madencilik gibi diğerlerine göre daha az yönelinen kollarda iş faaliyetleri de sürdürülmektedir.

    Ticaret
    Antalya'da 1970'li yıllara kadar belirli bir seviyede kalmış olan ticaret sektöründe bu tarihten sonra çeşitli hareketlenmeler olmuştur. 1980'lerde gelişen turizm hareketi ile birlikte de konaklama ve dinlenme tesisleriyle değişik türde lüks mağazalar açılmıştır. Teknolojinin de kullanımını yaygınlaşmasıyla tarım ve sanayide üretimi artırmış, ticari piyasa oldukça hareketlenmiştir

    Antalya'da ticaretteki en etkili kuruluş Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'dır(ATSO). Üye sayısı 10.000'i geçen ATSO kadar önemli olan diğer kuruluşlar: Antalya Ticaret Borsası ve Antalya İhracatçılar Birliği'dir

    Antalya'daki ticaret sektörü, toplam gelirlerin %34'ünü oluşturan önemli bir ağırlığa sahiptir. Antalya'da ihracatın %67'si ve ithalatın %60'ı Avrupa Birliği üye ülkeleri ile gerçekleşmektedir

    Antalya Serbest Ticaret Bölgesi
    Türkiye'de serbest ticaret bölgesine olanak veren yasanın 1985 yılında çıkmasından bu yana Türkiye'de 21 serbest ticaret bölgesi kurulmuştur.[29] Bunlardan ikincisi olan Antalya Serbest Ticaret Bölgesi 14 Kasım 1987 tarihinde faaliyetlerine başlamıştır.[30] Şu an 607.130 m²'lik bir alanda etkinlik gösteren Antalya Serbest Ticaret Bölgesi, Antalya'nın Konyaaltı belediyesi sınırları içinde bulunmaktadır

  6. Mineli
    Devamlı Üye
    Antalya Serbest Ticaret Bölgesi, Bakanlar Kurulu kararınca işletmesi özel sektöre verilmiştir. Bu amaçla %36'sı kamuya geri kalan %64'lük kısmı ise ASBAŞ'a(Antalya Serbest Bölge İşleticisi A.Ş.) verilmiştir.

    Sanayi
    Antalya, Türkiye'nin gelişmişlik düzeyine göre 7. ili olmasına rağmen sanayi alanında Türkiye ortalamasının altında kalmaktadır. Bunun temel nedeni olarak Antalya'da turizmin ve tarımın ön planda olmasını gösterebiliriz. Ayrıca Antalya bu iki ekonomik faaliyetle sanayileşmenin yarattığı hava kirliliği gibi durumların yaşanmadığı bölgelerdendir.

    1950'li yıllarda Sümerbank ve Antbirlik tesisleriyle başlayan sanayileşme girişimleri sonucunda Antalya'da yaklaşık 200 sanayi siciline sahip firma bulunmakta olup bunlardan 63'ü Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nin kontrolündedir.[28] 1961 yılında kurulup Antalya'nın ilk sanayi kuruluşlarından olan ve kurulduğu bölgeye Dokuma ismini veren Antalya Pamuklu Dokuma Fabrikası ise 17 Kasım 2004 tarihinde faaliyetlerini durdurmuştur.[31] Döşemealtı'ndaki Organize Sanayi Bölgesi ve Konyaaltı'nda bulunan Serbest Bölge dışında, Antalya şehir merkezinde üç sanayi sitesi bulunmaktadır. Bunlar: Akdeniz Sanayi Sitesi, Yeşil Antalya Sanayi Sitesi ve Antalya'daki en eski sanayi sitesi olan Sanayi Çarşısı'dır.

    Sanayi sektörünün gayrisafi hasıla içindeki payı Türkiye genelinde %28 iken, Antalya'da %7 düzeyindedir. Antalya ili milli geliri içerisindeki sanayi payı sadece %4,3 gibi bir oranda kalmaktadır.
    Antalya Organize Sanayi Bölgesi (AOSB)
    1976 yılında Bakanlar Kurulu'nun verdiği onayla yapımına başlanan Antalya Organize Sanayi Bölgesi, bir yıl iki aylık bir sürenin ardından tamamlanıp 370 hektarlık bir alanda faaliyet göstermeye başlamıştır. Kurulduktan 6 yıl sonra kurulduğu arsa üzerinde bir hata tespit edilmiş ve faaliyet alanı 310 hektar daraltılarak 60 hektara indirilmiş, ama 1998 yılında bu sorun aşılmış ve yeniden 370 hektarlık bir alanda etinliklerine devam etmiştir. 2005 yılında çevresindeki 294 hektarı da bünyesine katarak 664 hektarlık bir alan yayılmıştır.[32]

    Antalya-Burdur karayolunun 26. kilometresinde bulunan Organize Sanayi Bölgesi 2 batıda ve 1 doğuda olmak üzere toplam üç giriş kapısına sahiptir. %84.86'lık bir doluluk oranına sahip OSB'de 179 firmaya ait 208 adet alan tahsis edilmiştir.

    Bu sayfada devam eden bir çalışma vardır.
    Siz de yardım etmek istiyorsanız ya da çalışma yarıda kalmışsa, çalışmaya katılan kişilerle iletişime geçip, sayfanın durumunu onlara sorabilirsiniz.
    Sayfanın geçmişine bakıldığında, sayfa üzerinde 7 günden daha uzun bir süredir değişiklik yapılmadığı gözleniyorsa, bu şablon sayfadan kaldırılabilir.

    Tarım
    Antalya ili sahip olduğu Antalya Ovası ile tarımsal potansiyel ve ekolojik uygunluk açısından Türkiye tarımında önemli bir yere sahiptir. Antalya topraklarının beşte birinde tarım yapılan bir bölgedir.

    Antalya'da tarım yapılan yerleri kıyı kesimi ve kıyıdan uzak kesimler olarak ayırırsak kıyı kesminde portakal, muz, avakado gibi tropikal bitkilerin yetiştirilebilmesinin yanında sera tarımına da uygundur. Ama ykıyıdan uzak kesimlerde ise elma, armut, ayva gibi meyve türleri yetiştirilebilir.

    Kentin hızlı gelişmesine paralel bir süreç yaşayan tarım sektörü kendi yapısında da derin değişimlere uğramıştır. 1970 yılında nüfusun dörtte üçü tarımsal sektörlerden geçiniyorken 2000 yılında bu oran %49'a düşmüştür.
    Hayvancılık
    Antalya şehirinde hayvancılık çok yaygın olmayan bir ekonomik faaliyettir. Merkeze bağlı köylerde daha çok küçükbaş hayvancılık yaygındır çünkü arazi yapısı küçükbaş hayvancılığı için uygundur. Kümes hayvancılığı da yaygın bir ekonomik faaliyettir. Büyükbaş hayvancılık daha çok şehir merkezi dışındaki yüksek bölgelerde yapılmaktadır.Bunlar dışında arıcılık gezginci arıcılık şeklinde yapılmaktadır.

    Şehrin kuzeyindeki Kepez Su Ürünleri Üretme İstasyonu'nda ise balık çeşitlerinin artırılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır

    Turizm
    Antalya'ya 2008 yılında 8.564.513'ü yabancı, 428.624'ü yerli turist gelmiştir.
    Antalya'da pekçok turistik yer ve bu yerlerin çevresinde turistik işletmeler mevcuttur. Antalya'da turizm pek çok farklı alanda yapılmaktadır.

    Kültür Turizmi
    Kültür turizmi, geniş anlamda ziyaretçilerin gittikleri yerdeki tarihi ve bir ulusa ait değerleri görmesi ve tatmasına verilen isimdir.

    Müzeler ve ören yerleri
    Antalya müzesi
    Ana madde: Antalya Müzesi

    Antalya Müzesi'nden Adriano heykeli1922 yılında Antalya'da açılan ilk müze Fikri Erten tarafından Aleaddin Camii'nin deposunda açılmıştır. Bu müze 1937 yılında Yivli Minare Külliyesi'ne taşınmıştır. 35 yıl burada faaliyet gösteren müze 1972 yılında Konyaaltı Caddesi üzerinde şu anki bulunduğu yere taşınmıştır. Antalya'nın tarihine ışık tutan bir çok eserin bulunduğu müze 1988 yılında Avrupa Konseyi Özel Ödülü'ne layık görüldü.

    Antalya Kent Müzesi
    Antalya'nın çağdaş tarihi ve kent kültürü'nü araştırmak amacı ile 2007'de kurulmuş'tur. Şu an Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı olarak proje hazırlığı aşamasındadır. Her haftasonu Kent-Müze-Tarih söyleşileri düzenlemektedir.

    Suna-İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi
    1993 yılında Suna ve İnan Kıraç tarafından satın alınan yıkık bir binanın iki yıl içinde onarılıp Türk halk kültürüne ait eserlerin bulunduğu bir etnografya müzesi olarak tasarlanmıştır.

    Atatürk Evi Müzesi
    Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 Mart 1930 tarihinde Antalya’ya geldiğinde bir hafta kaldığı evdir. 1980 yılında düzenlenip Atatürk Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

    Perge

    PergePerge, Antalya'nın 18 km doğusunda, Aksu ilçesi sınırları içinde bulunan bir antik kenttir. M.Ö 12. yüzyılda kuzey Anadolu'dan güney kıyılara büyük bir Yunan göçü oldu. Bu gelenler modern Antalya şehrinin doğusuna yerleştiler ve bu bölgeye Yunanca'da "Irkların Ülkesi" anlamına gelen Pamphylia denildi. Perge de, Kilikya - Pisidya ticaret yolunun üstünde yer aldığı için önemli bir Pamphylia şehridir. O dönemde yaygın olan korsan saldırılarından korunma amacıyla iç kesimde kurulmuştur. Şehrin kuruluşu diğer Pamphylia şehirleriyle aynı zamana rastlar (M.Ö. 7 yüzyıl)
    Termessos
    Termessos Antalya’ya 34 kilometre mesafedeki bir Doğal Park olan Güllük Dağı içerisinde batı tarafında 1050 metre yükseklikte bir plato üzerindedir. Termessos Türkiye’nin en önemli antik kentlerinden biridir. 4200 kişilik tiyatrosu ve yüzlerce kalıntısıyla çok geniş bir alana yayılmıştır.

    Ariassos
    Ariassos, Antalya-Burdur otoyolunda Dağbeli sapağından önce ulaşılabilinecek bir bölgededir. Yaklaşık 960 metre yükseklikteki Batı Torosların yamacında kurulmuş olan bir Psidia şehri olan şehir; hamamları, kaya mezarları barındırmaktadır

    Daha Küçük Çapta Tarihi Yerler
    Selçuklu Tersanesi
    1228 yılında yaptırılan tersane 56,5 m. uzunluğunda, 44 m. derinliğinde ve 5 gözlüdür. Tersane güneyden gelebilecek tehlikelere karşı, iki katlı, iki odalı bir kule ile güçlendirilmiştir

    Kırkgöz Han
    Antalya’nın 31 km kuzeybatısında Döşemealtı belediyesine bağlı bir bölgededir. 1247 yılında Selçuklu Sultanı 2. Gıyasettin Keyhüsrev tarafından kurulmuştur. Han’ın ortasındaki sofa etrafında çok sayıda oda vardır. Merkezinde bir kuyu vardır ve hanın birçok odası da hala yaktadır Şu an çevresi halk tarafından mesire alanı olarak kullanılmaktadır.

    Evdir Han
    Antalya’nın 18 km kuzey batısında Antalya-Korkuteli karayolu üzeri Yukarıkaraman mevkisinde yer alan han, 1219 yılında Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus tarafından yaptırılmıştır

    Kıyı ve yat turizmi
    Bir kıyı şeridi üzerindeki turizm faaliyetlerinin yanında deniz sporları, su altı dalış etkinlikleri gibi birçok aktivitelerin bütününe denir

    Konyaaltı sahili

    Konyaaltı sahiliAntalya'da, falezlerin batısından başlayıp kıyı şeridi boyunca uzayan sahil hattıdır. Sahil boyunca bir çok hotel ve konaklama tesisi bulunmaktadır. Turizm genellikle burada ve Lara sahilinde yaygındır Yerli ve yabancı turistler için falezlerin hemen bitişiğinde bulunan Beachpark işletmesi ise Konyaaltı sahilinde bir çok aktivitenin yapıldığı yerdir

    Lara Plajı
    Antalya'nın 12 km. doğusundadır Kumu gayet ince olup çam ormanları ile kaplıdır. Halka açık plajları, yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılayacak gazinoları ve soyunma kabinleri vardır

    Karpuz Kaldıran Plajı
    Lara Plajı'nın batısında Düden Şelalesi'nin denize döküldüğü yerdedir Askeri dinlenme kampı olarak kullanılan plajın kumu çok ince, denizi sığdır

    Adalar Plajı
    Karaalioğlu Parkı'nda kayalık bir plajdır. Yeme içme ihtiyacının karşılandığı gazinosu ve soyunma kabinleri vardır.

    Marinalar

    Antalya Yat LimanıAntalya şehir merkezinde yat turizmi için bir liman bulunmaktadır. Yaklaşık 65 yat kapasitesine sahip olan bu marina; konaklamanın yanında elektrik ve PTT hizmetleri, sintine boşaltım, akaryakıt, yeme-içme hizmetleri verilmektedir

    Kış turizmi
    Kış turizmi için Antalya'daki en çok tercih edilen yerin Saklıkent'tir. Antalya'nın 50 km kuzeybatısında bulunan Saklıkent'te en yüksek nokta 2250 metrelik Bubi Dağı'nın zirvesidir. Kayak merkezleri ise 2200-2400 metre arasındadır. Saklıkent'te zorluk derecesine göre 2 adet kayak pisti ve 2 adet teleski bulunmaktadır. Ayrıca Sakılkent'te TÜBİTAK'ın astronomik araştırmalarını yaptığı bir gözlemevi bulunmaktadır

    Diğer Turistik Yerler
    Antalya'da turizmin gelişmesi ile birlikte turizm dalları çeşitlenmiştir. Örneğin; golf turizmi, doğa yürüyüşleri, av turizmi, konge turizmi ve buna benzer pek çok turistik faaliyet Antalya'da yapılabilmektedir. Ayrıca 2010 Dünya Plaj Hentbolu Şampiyonası'nın Antalya'da yapılacak olması da turizmde plajlarında değerlendirildiğini göstermektedir.

    Antalya'da Turizm
    Kültür Turizmi Deniz Turizmi İnanç Turizmi Mağara Turizmi Diğer Başlıklar
    Müzeler:
    • Antalya Müzesi
    • Antalya Kent Müzesi
    • Atatürk Evi Müzesi
    • Suna-İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi

    Ören Yerleri:
    • Ariassos
    • Perge
    • Termessos


    Daha Küçük Çapta Tarihi Yerler:
    • Selçuklu Tersanesi
    • Evdir Han
    • Kırkgöz Han
    Kıyı Turizmi:
    • Konyaaltı Plajı
    • Lara Plajı
    • Karpuzkaldıran Plajı
    • Adalar Plajı
    Yat Turizmi:
    • Antalya Yat Limanı (Marina)
    Sualtı Dalış Turizmi:
    • Gelidonya Batığı
    • Fransız
    • Falezler
    • Sıçan Adası
    Camiler:
    • Kesik Minare Camisi
    • İskele Camisi
    • Muratpaşa Camisi
    • Bali Bey Camisi
    • Yivli Minare
    • Karatay Medresesi

    • Karain Mağarası
    • Kocain Mağarası
    • Geyikbayırı Mağarası
    • Konakaltı Mağarası

    • Kış Turizmi
    • Dağ ve Doğa Yürüyüşü
    • Yayla Turizmi
    • Kamp ve Karavan Turizmi
    • Golf Turizmi
    • Kongre Turizmi
    • Turizm Amaçlı Spor Faaliyetleri
    • Bitki İnceleme
    (Doğa Koruma Alanları)
    • Av Turizmi

    Kültür ve sanat
    Spor
    Antalyaspor
    Daha çok bilgi için: Antalyaspor


    Antalya Atatürk Stadı Açık TribünŞehirde 197 adet tescilli spor kulübü [49] ve 7,443'ü aktif 58.395 sporcu bulunmaktadır. Bu kulüplerde atletizm, basketbol, futbol, güreş, judo, karate, tekvando, tenis, voleybol ve yüzme başta olmak üzere birçok spor dalında faaliyet yapılmaktadır

    Antalya'da futbol çok önemli bir yer tutmaktadır. Akrepler takma ismini kullanan Antalyaspor, şehrin üst düzeyde tek takımıdır. Antalyaspor Turkcell Süper Lig 'de mücadele etmektedir. Karşılaşmalarını 11.137 kişilik Antalya Atatürk Stadı'nda oynamaktadır Türkiye'nin ışıklandırmalı statlarındandır

    Antalyaspor Türkiye 1. Liginde (Süper Ligde) hiç şampiyon olamamıştır ve en iyi sezonunu 1998/99 sezonunda 49 puanla 6. olarak geçirmiştir.1 Türkiye Kupası finali oynamıştır. Avrupa kupalarında en iyi başarısı ise 2000/01 sezonunda UEFA Kupası'nda 1. turdur 2007/08 sezonunda Turkcell Süper Lig'e çıkmıştır

    Yerel yönetim
    Antalya, 1 Şubat 2003 tarihinden bu yana Alaaddin Yüksel'in valiliği altında yönetilmektedir.[54] Bugüne kadar 22 farklı belediye başkanı tarafından yönetilen Antalya'nın şu anki belediye başkanı ise Prof Dr Mustafa Akaydın'dır. İdari olarak şehir merkezi Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı ve Muratpaşa olmak üzere beş bölümdür

  7. Mineli
    Devamlı Üye
    Akdenizin Antalya İl Resimleri


    Antalya İl Resimleri.jpg

+ Yorum Gönder


antalyayı tanıtma,  antalyayı tanıt,  antalya ilinin tanıtımı,  antalya ili tanıtımı,  antalya yı tanıtma,  antalya il tanıtımı