+ Yorum Gönder
Hukuk ve Kanunlarımız ve Anayasa ve Kanunlar Forumunda Boşanma davası sırasında aldatan tazminat öder Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gülcan
    Devamlı Üye

    Boşanma davası sırasında aldatan tazminat öder








    Boşanma davası sırasında aldatan tazminat öder

    Aldatma

    Boşanma davanız devam ederken yani boşanma kararınız kesinleşmeden önce başka biri ile yaşayacağınız ilişki aldatma sayılmakta ve tazminat sorumluluğunuzu doğurmaktadır.

    Boşanma davası sırasında aldatan tazminat öder.jpg.

    Eşler arasındaki boşanma davası kesinleşinceye kadar evlilik birliği sürece
    .ği kabul edildiğinden bu durumun doğal sonucu olarak taraflar arasında sadakat yükümü de evlilikbirliğinin sona ermesine kadar devam etmek zorundadır. Yani eşler arasında devam eden bir boşanma davası olması tarafların birbirlerine karşı sadakat yükümlülüklerinin de sona erdiği anlamına gelmemektedir

    Bu husus özelikle taraf arasındaki kusur durumuna etki eder ki bu da devam eden bir boşanma davasının seyrini oldukça önemli ölçüde etkiler. Örneğin tarafların eşit kusurlu olması halinde tazminata hükmedilmezken taraflardan birinin boşanma davasının kesinleşmediği temyiz süresi içerisinde bir başkası ile ilişki yaşaması evlilik dışı ilişki yaşayan tarafı daha çok kusurlu hale getirir ve diğer eş tazminata hak kazanabilir.

    Davalı-Davacı Koca Evlilik Birliği Devam Ederken Yapmış Olduğu Sadakatsizlik Nedeniyle Daha Fazla Kusurlu Olup Bu Nedenle Kişilik Hakkı Saldırıya Uğrayan ve Eşit Kusurlu Olmayan Eş Lehine Manevi Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği 4721/m.174/2,185;

    ÖZET : Dava; karşılıklı boşanma, maddi-manevi tazminat ve ziynet alacağı istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, henüz boşanma kararı verilmeden kocanın başka bir kadınla ilişkiye girdiği anlaşılmıştır. 4721 Sayılı kanunun 185. maddesi hükmü uyarınca boşanma kararı verilip kesinleşinceye kadar evlilik birliği süreceğinden, bu durumun doğal sonucu olarak taraflar arasında sadakat yükümü de evlilik birliğinin sona ermesine kadar devam edecektir.

    Bu düzenleme dikkate alındığında, kocanın evlilik birliği sona ermeden, diğer bir anlatımla sadakat yükümü devam ederken başka bir kadın ile evlilik dışı ilişkiye girdiği hususunun hüküm kurulurken dikkate alınması gerekir. Özellikle, tarafların kusur durumuna etkili olan bu husus göz ardı edilmemelidir. Hal böyle olunca; davalı-davacı koca evlilik birliği devam ederken yapmış olduğu sadakatsizlik nedeniyle daha fazla kusurlu olup, bu nedenle kişilik hakkı sa
    .ldırıya uğrayan ve eşit kusurlu olmayan eş lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.

    DAVA : Taraflar arasındaki "karşılıklı boşanma, maddi-manevi tazminat ve ziynet alacağı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;İzmir 13.Aile Mahkemesince boşanma davasının kabulüne, maddi-manevi tazminat ve ziynet alacağı davasının reddine dair verilen 29.03.2007 gün ve 2006/684 E., 2007/211 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 27.11.2008 gün ve 2007/15965 E., 2008/16186 K. sayılı ilamı ile;

    1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın temyiz itirazları yersizdir.

    2-Davacı-davalı kadının temyizine gelince;

    a-Toplanan delillerden cinsel birlikteliği gerçekleştiremeyen, ailesinin hakaretlerine ses çıkarmayan, eşini evden kovan ve başka bir kadınla ilişkiye giren davalı-davacı koca daha ziyade kusurludur.

    Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları ( TMK. 4 BK. 42,43,44,49 ) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

    b-Toplanan deliller ve özellikle tanık Ramazan'ın beyanından davacı-davalı kadının evden ayrılırken bileziklerinin rızası hilafına elinden alındığı anlaşılmaktadır. Kadının talep ettiği bilezikler yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır ),

    Gerekçesi ile kısmen bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece manevi tazminat yönünden önceki kararda direnilmiştir.

    Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edil
    .diği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

    KARAR : Dava; karşılıklı boşanma, maddi-manevi tazminat ve ziynet alacağı istemine ilişkindir.

    Davacı-Davalı vekili, taraflar arasında davalının kusuru nedeniyle cinsel ilişki gerçekleşmeyince davalının davacıyı hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz bıraktığını ileri sürerek tarafların boşanmasını, davacıya düğünde takılan takıların bedeli olan 2.500,00 TL'nin davalıdan tahsilini, 10.000,00 TL. manevi tazminat ile 150,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmolunmasını istemiştir.

    Davalı-Davacı vekili, cinsel ilişkide bulunamamaları üzerine davalının soruna tıbbi çözüm bulmak yerine evliliklerinin onbeşinci gününde ailesi ile gitmek istediğini, bütün ısrarlara rağmen yirminci gün ailesi ile birlikte İzmir'e döndüğünü ve eşine yönelik olarak "erkekliği yok, yanaşamadı" türünden dedikodular çıkmasına sebep olduğunu, bu durumun evlilik birliğini temelinden sarstığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, davacının uğradığı maddi ve manevi zarar nedeniyle 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.








  2. Acil

    Boşanma davası sırasında aldatan tazminat öder isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder