+ Yorum Gönder
Aşka Dair Yazılar ve Aşk Hikayeleri Forumunda Aşk Hikaye Platonik Aşklar Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Aşk Hikaye Platonik Aşklar








    Aşk Hikaye Platonik Aşklar



    Birinci ses
    “Müsaitseniz size aşık olabilir miyim?” dedi.
    Karşısındaki bir an onu süzdü, başını öne eğdi.
    Sanki “…Şimdi soruyorum büküp boynumu,
    daha önceleri nerelerdeydiniz?” diyen eski bir
    şarkıyı anımsamış gibiydi. Ama bunu karşısındakine
    söylese bile ne ifade edecekti ki? Hayatta her şeyin
    zamanlamasının tutması mümkün değildi ki zaten.
    Kalbinin boş olduğu zamanlarda kimse karşısına çıkıp,
    ” Müsaitseniz size aşık olabilir miyim ?”
    dememişti ki. Doğruydu işte sözler şiirler.
    akhikayeplatonikaklar1.jpg
    Aşkın kapıyı ne zaman nasıl çalacağı belli olmazdı.
    Aşka randevu verilemezdi. O gelip bulur, ansızın
    “cee!” diye karşına çıkabilirdi. İkinci ses birinciye,
    “Senin adına çok üzgünüm , aşkına karşılık
    veremeyeceğim için. Çünkü hayatımda birisi var,”
    dedi, yürüdü gitti, ayaklarını sürükleyerek.
    Birinci ses, sorusunun havada asılı kaldığını hissetti.
    Ürperdi. Halbuki o, bir çok ikinci sesin yaptığı
    gibi hayatında birisi olduğunu ondan saklayabilir,
    yalan söyleyebilirdi. Oysa yapmamış, dürüst
    davranmıştı.Birinci ses düşündü
    “Tanrım, demek ki hala böyle birileri var hayatta.
    Roman kahramanları yalan değilmiş.”
    Olmayacaktı bu aşk, belliydi işte de hayalindeki yüz,
    beynindeki isim, kalbindeki çocuksu heyecan niye
    silinmiyordu acaba? Müsait değildi bak, söylediği gibi.
    Aşık olmaması gerekiyordu. Aşık olursa acı çekecekti,
    kavuşamayacaktı ona. İkincinin sesi, yüzü, elleri,
    tarzı yine de akılndan çıkmıyordu. Acaba o da
    hoşlanmış mıydı kendisinden? Bunu öğrenmeyi
    o kadar çok istiyordu ki? İyi de, hoşlansa bile
    bunu söylemesi neyi değiştirecekti? İkinci ses,
    hayatında birisi olmasına rağmen, o gün karşısına
    onu beğenen, hatta aşkı için izin isteyen bir
    Ses’in çıkmasına içten içe çok sevindi.
    Gidip gelip aynada kendisine göz attı gün boyu.
    İçini tarifsiz bir sevinç kaplamıştı.
    Gururu okşanmıştı. Kalbi boş olsaydı,
    “Evet” deyip, onunla birlikte bir aşka yelken
    açmaktan açınmazdı. Acaba, mazeretini söylerken
    bunları da söylese miydi birinci sese?
    Yoo, duygularıyla oynamak istemezdi onun.
    Bunca çürümüş ilişkinin arasında sevginin, aşkın
    adı dama atılmışken birisinin ortaya çıkıp cesurca,
    “Müsaitseniz size aşık olabilir miyim?” demesi,
    inceliğin ve karşısındakine değer vermenin eski
    şarkılarda, filmlerde kalmadığının kanıtıydı işte.
    Aşk için izin istenmezdi, biliyordu? Telefonu ara
    sıra, bilinmeyen bir numara tarafından aranıyor,
    “Alo!” dediğinde kapanıyordu. Son açtığında,
    “Sen misin?” dedi. Telefon kapanmadı.
    Derin bir iç çekiş duyuldu. Birinci ses konuştu:
    “MÜSAİT OLMASANIZDA BEN SİZE AŞIĞIM.”
    Sessizlik, ölüm kadar kesin ve uzun sürdü.
    Aşk, ölümden daha çaresizdi o an.








  2. Eleman
    Devamlı Üye





    Platonik aşklar genelde bir tarafın sevdiği diğer tarafın ise hiç haberinin olmadığı durumları anlatmak için kullanılan bir tabirdir. Platonik olarak yani karşılıksız olarak duyulan bu aşkta bir taraf sevmekte ve görmeye can atmakta her gördüğünde eli ayağı birbirine dolaşmaktadır. Karşı taraf ise durumdan habersiz yaşamını sürdürmektedir. Genelde platonik olarak aşık olan kişiler sevdiklerinin her hareketinden bir anlam çıkarmaya kendilerini sevdiğine inandırmaya meyillidirler.




+ Yorum Gönder