+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Atasözlerimiz ve Deyimler Forumunda Zülf-i yare dokunmak deyiminin öyküsü Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ömer
    Devamlı Üye

    Zülf-i yare dokunmak deyiminin öyküsü








    zülf-i yare dokunmak deyiminin hikayesi

    BİR AŞIĞIN SEVGİLİSİ çok alıngan ve her sözün altında başka mânâlar arayan evhamlı bir güzelmiş. Güzelliği eşi bulunmaz derecede göz kamaştırıcı olmakla beraber, evham ve alınganlığı da güzelliğinden daha üstün ve çekilmez durum-daymış.

    Yüzünün iki tarafından sarkan zülüfleri varmış. Aşık delikanlının en çok hoşuna giden de bu zülüf-lermiş. Bir gün onları bukle bukle sarkan ipeklere benzetecek olmuş, güzel gücenmiş:
    "Demek benim zülüflerim ipek telleri gibi cansız ve ruhsuz geldi sana öyle mi" diye sitem etmiş.

    Genç aşık bir gün sevgilisiyle bahçede gezerken, hırçın ve hoyratça esen rüzgara kızmış;
    "Benim sevgilimin zülüflerini dağıtıyorsun" diye söylenmiş. Nazlı güzel bunda da bir mânâ bulmuş:
    "Anlıyorum, sen rüzgarı bahane ederek benim dağınıklığımı yüzüme vurmak istiyorsun. Saçlarımı ve zülüflerimi taramadığımı ima ediyorsun" demiş.
    Zavallı aşık artık o hale gelmiş ki, "ne desem zülf-i- yare dokunuyor" diyerek, zülüf sözünü ağzına alamaz olmuş.

    Bu söz, hassas konular hakkında imâli sözler söyleyerek, başkalarını tenkid etmek veya gücendirmek mânâsında kullanılır.

    Selim Gündüzalp







  2. HAZEL
    Üye





    Bir kişiye kimsenin anlayamayacağı şekilde ince bir dil yeteneği ile karşıdaki kişiye laf atması durumunda kullanılan ince ve ağır bir deyimimiz tir.




+ Yorum Gönder