+ Yorum Gönder
Atatürk Forumu ve Atatürk'ün hayatı Forumunda Milli Mücadele Atatürk ve Beraberindekilerin Samsun'a Ayak Basışı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Milli Mücadele Atatürk ve Beraberindekilerin Samsun'a Ayak Basışı








    Milli Mücadele Atatürk ve Beraberindekilerin Samsun'a Ayak Basışı

    Atatürk ve Beraberindekilerin Samsun'a Ayak Basışı Hakkında Bilgi


    Tarih kültürü çok geniş olan ve tarihten sonuç çıkarmasını çok iyi bilen Atatürk, gerçek kararı sezmekte gecikmedi. Bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı. O da milli egemenliğe dayanan, kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak idi. Atatürk'e göre önemli olan "Türk milleti'nin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıydı. Ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun, istiklalden mahrum bir millet, medeni insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık görülemezdi. Yabancı bir milletin himaye ve efendiliğini kabul etmek, insanlık vasıflarından yoksunluğu, acizlik ve miskinliği itiraftan başka birşey değildi. Halbuki Türk'ün haysiyet ve gururu çok yüksek ve büyüktü. Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun daha iyiydi". Öyleyse Milli Mücadele'nin parolası "Ya istiklal ya ölüm!" olacaktı. Artık Anadolu'ya geçerek Milli Mücadele bayrağını açmak gerekiyordu. İşte bu sıralarda, Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa'ya Dokuzuncu Ordu Müfettişliği teklif edildi. Mustafa Kemal (Atatürk), kendisine geniş salahiyetler tanıyan bu vazifeyi kabul etti.

    16 Mayıs 1919 günü Bandırma vapuru ile İstanbul'dan hareket eden; Refet Bey (Bele), Kazım Bey (Dirik), Mehmet Arif Bey, Hüsrev Bey (Gerede) ile beraber Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa, olağan üstü yetkiler ile donatılarak; Vilayet-i Sitte (Altı Vilayet)'yi "Büyük Ermenistan" ve "Bağımsız Kürdistan" projelerinden koruması ile Samsun ve çevresindeki asayişsizliğin biran önce önüne geçmek için görevlendirildi. 19 Mayıs 1919 günü sabahı Samsun'da Anadolu topraklarına ayak bastı. Hükûmete verilen İnqiliz raporlarında, bu bölgede Türklerin, Rumlara karşı gerilla hareketine giriştikleri ve bölgenin asayişini bozdukları bildirilmekte ise de durum tam tersine idi. Bu bölgede, Pontus Rum Devleti kurma amacına yönelik geniş bir Rum faaliyeti vardı. Baskı gören Rumlar değil, Türklerdi. Rum Patrikhanesinden idare edilen Mavri Mira Cemiyeti bu bölgede kurduğu çeteler vasıtasıyla Türk köylerini basıyor, katliamlar yapıyor, yerli halkı yıldırmak istiyordu. Bu girişimlere karşı vatansever Türkler de mukabil çeteler oluşturmuşlar; bölge Rumları ile mücadeleye başlamışlardı. Bütün bu gerçeklere rağmen Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa'ya verilen talimat gereğince bölge Türklerinin direnmeleri önlenecekti. Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa, görevi kabul için Ordu Müfettişliği sıfatı ve geniş salahiyetler istedi. İstanbul Hükûmeti bu istekleri de kabul etti.


    Saray ve İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa'nın bu görevi yapacağını zannetmişti. Oysaki Mustafa Kemal (Atatürk)'in düşünceleri tamamen başka idi. Ama bu görev, kuşkuları çekmeksizin Anadolu ya geçmek için değerlendirilmesi gereken bir fırsattı. Kendisine verilen yetkileri de, geri alınıncaya kadar milletin menfaatleri adına kullanmak vicdani bir davranış idi. Esasen olayların akışı da kısa zamanda bunu ispatlayacaktı. Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa İstanbul'dan ayrılmadan önce başta sadrazam olmak üzere kabine azalarının hemen hepsi ile ve en sonunda Padişahla görüşmüştü. Fakat bu kişilerin hiçbirinde memleketi içinde bulunduğu badireden kurtaracak bir enerji, bir ümit ışığı görmemiş, görememişti. İstanbul Hükümetinin ve Padişahın davranışlarında İtilaf Devletlerini gücendirmemek görüşünün ağır ezikliğini hissetti. Oysaki onların kararlarına uymak değil, karşı koymak lazımdı. İşte Anadolu'ya bu gaye ile gidiyordu. Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa'nın İstanbul'dan ayrılırken yakın arkadaşlarına söylediği şu sözler bu bakımdan büyük önem taşımaktadır: "Düşman süngüsü altında milli birlik olamaz. Ancak hür vatan topraklarında memleketin istiklali ve milletin hürriyeti için çalışılabilir. Bu gayeyi tahakkuk ettirmek üzere Anadolu'ya gidiyorum".

    Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa, Anadolu'ya geçer geçmez planını uygulamaya başladı. 21 Mayıs 1919'da Kazım Karabekir'e bir telgraf çekti.








  2. Acil

    Milli Mücadele Atatürk ve Beraberindekilerin Samsun'a Ayak Basışı isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder