+ Yorum Gönder
Atatürk Forumu ve Atatürk'ün inkilapları Forumunda Atatürk’ün milli mücadele ile ilgili anısı, Atatürk’ün milli mücadele anıları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Atatürk’ün milli mücadele ile ilgili anısı, Atatürk’ün milli mücadele anıları








    Atatürk’ün milli mücadele ile ilgili anısı


    Bir aralık konu İstiklâl Savaşı’na geldi. Dikkat ettim, Binbaşılar dahil her komutanın hangi birliğe komuta ettiğini, nerede bulunduğunu, -bir gün önce olmuş gibi- hatırlıyordu. O savaş ki araç, gereç, personel kıtlığı bugün güç tasavvur edilirdi. Tümenlere binbaşılar, Kolordulara yarbaylar komuta ediyordu! Fakat, bu kadro canını dişine takmış bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savaşın sonucuna bağlıydı. 30 Ağustos bu ruh haletinin eseriydi. Böyle bir dramı, hem yazarı, hem baş aktörünün ağzından dinlemek müstesna bir mutluluktu. O anılar Ata’yı coşturdukça coşturuyordu. Anlatmalarında abartma yoktu. Ama bu anlatış öylesine canlı, öylesine plastikti ki, hepimiz heyecandan heyecana sürükleniyorduk. Anlatışlarını şöyle bağladı:
    - İşte büyük zafer böyle ortak bir eserdir. Şerefler de ortaktır.
    Bu alçakgönüllülük şaheseriyle konunun kapanacağını tahmin ediyorduk. Bu arada
    Atatürk bir duraklama yaptı. Sonra içine dönük, adeta kendisiyle konuşur gibi ilave etti:
    - Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalnız bana ait olacaktı.
    Bu belagat karşısında gözyaşımı tutamadım. Tarihin, zaferleri kendine maleden, yenilgileri ise maiyetine yükleyen sahte kahramanlarını hatırladım.
    Ord. Prof. Sadi IRMAK
    Kaynak: Sadi Irmak, Ord Prof. – Atatürk’ten Anılar, 1978

    BEN CEPHEYE GİDİYORUM
    Bir akşam Recep Bey (Peker) beni ve İhsan Bey’i evine akşam yemeğine çağırdı. Ayağım burkulmuş, alçıda idi. Koltuk değnekleriyle gittim. Gazi Paşa da Refet (Bele) Paşa’nın evinde imiş. Bizim Recep (Peker) Bey’in evinde bulunduğumuzu haber almışlar. Yaver Muzaffer (Kılıç) telefonla beni çağırdı. Kendilerini beklememizi söyledi.
    Gazi, gece yarısından sonra geldi. Fazlaca alkollü idi.
    - “Vakit geç oldu. Oturamayacağım gideceğim.”
    Dedi ve giderken beni, İhsan ve Recep (Peker) Bey’i baş başa getirdi. Ellerini omuzlarıma atarak:
    - “Ben doğruca cepheye gidiyorum, düşmana taarruz edeceğim,” dedi.
    Hepimiz şaşırdık ve telaşlandık. İhsan Bey:
    - “Paşam, ya muvaffak olamazsan?” deyince:
    - “Ne?… Bir haftalık süre içinde onları yok edip denize dökeceğim.” karşılığını verdi.
    Ali KILIÇ

    TÜRK ORDULARI BAŞKUMANDANIYIM


    Afyonkarahisar’ın hatlarının çözülmesi sonunda birkaç Yunanlı tutsak, geceleyin Mustafa Kemal’in çadırına getirilmişti. Bunlardan birisi, Muzaffer Generalin doğup büyümüş olduğu Selanik’ten gelmişti. Yüz, kendisine yabancı gelmediğinden ve üniformasında da hiçbir bellilik görmediğinden kim olduklarını ve rütbelerini sormaya başlamıştı.
    - Binbaşı mısınız?
    - Hayır.
    - Albay mı?
    - Hayır.
    - Korgeneral mi?
    - Hayır.
    - Peki nesiniz?
    - Ben Mareşal ve Türk Orduları Başkomutanıyım! Şaşkınlıktan ağzı açık kalan Yunanlı kekeledi:
    - Bir başkomutanın savaş hattına bu kadar yakın yerlerde dolaşması işitilmiş değil de!..
    General SHERRIL
    Kaynak: General Sherril – Atatürk Nezdinde Bir Yıl Elçilik, 1935







  2. Asel
    Bayan Üye





    Milli mucadele ile ilgili mekaleler


    Biz bu harekâtı neticesini tamamen bilerek yaptık. Bütün bunlar belki bütün dünyaya hayret verecek niteliktedir. Onun için ordumuzun kudretini anlamayan ve anlamaktan âciz olanlar bu muazzam eseri beklenmedik bir tesadüf eseri gibi göstermek istiyorlar. Fakat; hiçbir vakit öyle değildir. Hareket bütün teferruatına kadar tamamen düşünülmüş tespit olunmuş hazırlanmış idare edilmiş ve neticelendirilmiştir.
    1922

    Milletin mukadderatını doğrudan doğruya üzerine alarak karamsarlık yerine ümit perişanlık yerine düzen tereddüt yerine azim ve iman koyan ve yokluktan koskaca bir varlık çıkaran meclisimizin yiğit ve kahraman ordularının başında bir asker sadakat ve itaatiyle emirlerinizi yerine getirmiş olduğumdan dolayı bir insan kalbinin nadiren duyabileceği bir memnuniyet içindeyim. Kalbim bu sevinçle dolu olarak pek aziz ve muhterem arkadaşlarımı bütün dünyaya karşı temsil ettikleri hürriyet ve bağımsızlık fikrinin zaferinden dolayı tebrik ediyorum.
    1922

    Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Muharebesi ve ondan sonra düşman ordusunu tamamen imha veya esir eden ve kılıçtan kurtulanları Akdenize Marmaraya döken harekâtımızı izah ve tavsif için söz söylemekten kendimi müstağni sayarım.
    1927

    Her safhasiyle düşünülmüş hazırlanmış idare edilmiş ve zaferle neticelendirilmiş olan bu harekât Türk ordusunun Türk subay ve kumanda heyetinin yüksek kudret ve kahramanlığını tarihte bir daha tesbit eden muazzam bir eserdir.
    1927

    Bu eser Türk milletinin hürriyet ve bağımsızlık fikrinin ölmez âbidesidir. Bu eseri meydana getiren bir milletin evlâdı bir ordunun Başkumandanı olduğumdan daima mesut ve bahtiyarım.
    1927

    30 Ağustos Bayramında tebrikleri kabul ederken:
    Bu zaferi kazanan ben değilim. Bunu asıl tel örgüleri hiçe sayarak atlayan savaş meydanında can veren yaralanan kendini esirgemeden düşmanın üzerine atılarak Akdeniz yolunu Türk süngülerine açan kahraman askerler kazanmıştır. Ne yazık ki onların herbirinin adını Kocatepe’nin sırtlarına yazmak mümkün değildir. Fakat hepsinin ortak bir adı vardır: Türk askeri… Tebriklerinizi onların namına kabul ediyorum!…
    1928

    Bütün arkadaşlarımın Anadolu’da daha başka meydan muharebeleri verileceğini gözönüne alarak ilerlemesini ve herkesin fikri güçlerini ve kahramanlık ve vatanseverlik kaynaklarını yarışırcasına göstermeye devam etmesini isterim.
    1922

    Ordular; ilk hedefiniz Akdenizdir. İleri!
    1922

    Türk kumandanları kumanda etmesini Türk askeri ölmesini bildi. Harbi kazanışımızın sırrı bundan ibarettir.
    1922

    Vatanın kurtuluşu milletin görüş ve idaresi kendi alınyazısı üzerinde kayıtsız şartsız hâkim olduğu zaman başlamış ve ancak milletin vicdanından doğan ordularla olumlu ve kesin neticelere ermiş.
    1922

    Memleketimizi hiçbir hak ve adalete dayanmayarak çiğnemek ve çiğnetmek teşebbüsü muzaffer ordumuzun fedakârane ve cansiperane gayretiyle lâyık olduğu başarısızlığa uğratılmış ve milletimiz tarihin nadir kaydettiği bir zafer kazanarak sevgili yurdumuzu kurtarmıştır.
    1923

    Şunu bir gerçek olarak biliniz ki şeref hiçbir vakit bir adamın değil bütün milletindir. Eğer yapılan işler mühimse gösterilen muvaffakiyetler belli ise inkılâplar dikkati çekici ise her fert kendini tebrik etmelidir. Çünkü böyle büyük şeyleri ancak çok kabiliyetli olan büyük milletler yapabilir ve bu milletin her ferdi böyle en kabiliyetli ve büyük bir millete mensup olduğunu düşünerek kendini tebrik etsin.
    1923

    Bütün bu muvaffakiyet yalnız benim eserim değildir ve olamaz. Bütün muvaffakiyet bütün milletin azim ve imanıyla çalışmasını birleştirmesi neticesidir. Kahraman milletimizin ve seçkin ordumuzun kazandığı başarı ve zaferlerdir.
    1928

    Kahraman Türk ordularının kazandıkları büyük zaferlerde şahsıma düşmüş olan vazifeleri yapabilmişsem çok bahtiyarım. Yalnız bu noktada bir gerçeği açıklamak için söyliyeyim ki; benim ordularımızı yönelttiğim hedefler esasen ordularımın her erinin bütün subaylarının ve kumandanlarının görüşlerinin vicdanlarının azimlerinin ülkülerinin yönelmiş olduğu hedefler idi.
    1928

    Her safhası vatan için evlâtlarımızın torunları için şerefli hâdiselerle dolu büyük bir kahramanlık menkıbesi teşkil eden Anadolu muharebelerinin heyecan veren tafsilâtını tarihin diline terkediyorum. Millet; milletin ruh sanatı musikisi edebiyatı ve bütün estetiği bu kutsal mücadelenin ilâhî nağmelerini sonsuz bir vatan aşkının coşkun heyecanlarıyla daima şakımalıdır.
    1923

    Geçirdiğimiz buhranlı günlerin şerefli kahramanlarını hep beraber kutlayalım. Onlar arasında muharebe meydanlarında düşman silâhiyle göğüsleri delinmiş bahtiyarlar olduğu gibi yangınlarda ateşlerde yakılmış bedbaht çocuklar kadınlar ve ihtiyarlar vardır. Onlar arasında namuslarına tecavüz edilmiş ebediyen ağlamağa mahkûm genç kızlar da vardır. Onlar arasında yurtlarını kaybetmiş aileler evlatlarını gömmüş analar vardır ve yine onlar arasında muharebedeki namus vazifesini şerefle yaparak bugün memleketlerine dönmüş gaziler vardır. Onlardan şehitlik şarabını içmiş olanların ruhlarına fatihalar sunalım.
    1923




+ Yorum Gönder


milli mücadele ile ilgili sözler,  atatürk cumhuriyet ile ilgili özdeyişleri,  atatürk ün anıları,  yhs-ddc_bd