+ Yorum Gönder
Hayat Ve Yaşam ve Bahçe ve Bitki Forumunda Yaprak Nedir Bitkilerde Yaprak Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Yaprak Nedir Bitkilerde Yaprak








    Yaprak Nedir, Bitkilerde Yaprak

    Yaprak fotosentez, terleme ve gaz alışverişi gibi olayların meydana geldiği bir organdır. Işıktan gerektiği kadar faydalanabilmek, kolaylıkla gaz alışverişinde bulunmak ve terleyebilmek amacıyla gövdeden dışarıya doğru uzamış, kitlesine göre yüzeyi fazla olan yassılaşmış gövdenin yan organla-rından biridir. Bunlar gövdenin büyüme noktalarındaki tomurcuklardan ge-lişmektedir. Yaprağın yapısında çok miktarda kloroplast ve gözenek (stoma) bulunur. Fotosentez olayı için çok önemli olan klorofil, kloroplast organellerinin içerisinde yer alır ve bitkiye yeşil renk verir. Kurak ortamda yetişen bitkilerde stoma az sayıda olup, yaprağın alt yüzeyinde bulunur. Sulu ortamda yetişen bitkilerde ise gözenekler çok sayıda olup, yaprağın alt yüze-yinde olduğu gibi üst yüzeyinde de bulunur. Yapraklar geniş yüzeyli ve çok iyi gelişmiş bir damarlanma sistemine sahiptir. Yaprağın görevlerini fotosen-tez (besin yapma), solunum, terleme, bazı bitkilerde besin depolama ve bo-şaltım (yaprakların dökülmesi) olarak sıralayabiliriz.

    Bir yaprak dört kısma ayrılmaktadır.

    1) Yaprak Ayası (L-----): Yaprağın genişlemiş ve yassılaşmış kıs-mıdır. Tropikal iklimlerde yaşayan bitkilerde yaprak ayası oldukça geniştir. Kurak iklimlerde yaşayan bitkilerde ise su kaybını önlemek için körelerek diken şeklini almıştır (kaktüs bitkisinde olduğu gibi). Kloroplast içerdiği için genellikle yeşil renklidir. Bazen yapraklar renksiz bölgeler de içerebilmektedir. Bazen de antosiyan taşımaları nedeni ile kırmızı renkli olurlar. Yapraklar dal üzerinde diğer yapraklara güneş ışığının gelişini engellemeyecek şekilde dizilirler. Yaprak ayası oval, eliptik, dilsi, şerit, üçgen, böbrek, yürek, oksu, mızrak, kıvrık gibi şekillerde olabilir. Yaprak ayası yaprak kenarlarının düz, dişli, testere dişli, girintili olmasına göre de farklılık göstermektedir.

    Yaprak ayasının orta kısmında bulunan bir ana damardan değişik yan damarlar gelişmiştir. Damarlanma şekilleri ağsı, paralel, tüysü, elsi damarlanma şeklinde olabilir. Yaprağın damarları bir veya daha fazla iletim demetinden ibaret olup bir ağ sistemi oluşturacak şekilde ayayı sarar. Bu damarlar aracılığı ile madde ve su iletimi sağlanmaktadır.

    2) Yaprak Sapı (Petiyol): Yaprağı gövdeye veya dala bağlayan ve yaprağın ışık yönüne doğru hareketini sağlayan kısmıdır. En önemli görevi iletimdir. Bazı bitkilerde (soğan, mısır, buğday,pırasa) yaprak sapı bulunmaz. Bu bitkilerde yaprak ayası dala veya gövdeye bağlanır.

    3) Yaprak tabanı (Bazis): Yaprağın gövde ve dallara bağlandığı kı-sım yaprak tabanıdır. Yaprak sapına oranla daha geniş ve basıkçadır. Yaprak tabanı yaprak koltuğunda bulunan tomurcukları koruyacak şekilde genişleye-rek bunları sardığı takdirde yaprak kını (vagina) adını alır. Yaprak kınına maydonozgiller ve buğdaygillerde rastlanır. Bazı yaprakların tabanının iki yanında genellikle küçük bir yaprakçık bulunur. Bu yaprakçıklara kulakçık (stipula) denir.

    Yaprak Metamorfozları, Yaprak Çeşitleri

    Yapraklar bazen temel görevleri olan fotosentez ve terleme dışında bazı görevleri üstlenmiştir. Bu değişmeler tüm yaprakta olduğu gibi yaprağın bir kısmında da olabilir. Başlıca yaprak metamorfozları şunlardır:

    1) Depo Yapraklar: Soğan ve zambak gibi bitkilerde görülen soğan şeklinde kalın etli yapraklardır. Klorofilleri azalmıştır, depo görevi yaparlar.
    2) Sülük Yapraklar: Tırmanıcı bitkilerde tutunmaya yardımcı olmak için yapraklar sülük biçimini almıştır. Örneğin, bezelye, burçak ve bakla bit-kisinde olduğu gibi.
    3) Diken Yapraklar: Hayvanlara karşı bitkinin korunabilmesi ama-cıyla yaprakların bazen tümü bazen de belli bazı kısımları fazla miktarda sklerankima içerir ve bir diken şeklini alır. Örneğin, kaktüs, kadıntuzluğu ve çeşitli akasya türlerinde olduğu gibi.
    4) Kapan Yapraklar: Böcek kapan bitkilerde yapraklar böcekleri ya-kalayabilecek şekilde farklılaşmıştır. Yapraklardaki tüy veya emergenslerin salgıladıkları enzimlerle böcekler eritilir. Bu tip yapraklar bitkilerin beslen-mesinde rol alır. Örneğin, ibrik otunda olduğu dibi.
    5) Koruyucu Yapraklar: Büyüme bölgesindeki bölünür dokuları ko-ruyan, bazen üstleri reçine veya mum ile kaplı olan yapraklardır. Genel ola-rak kısa ve sapsız yaprakçıklardan oluşan ve tomurcuk pulu olarak adlandırı-lan metamorfoza uğramış yapraklar bir çok ağacın kış tomurcuklarını örter. Bunlar normal yapraktan daha ince olup sklerankima dokusu fazladır. Gö-revleri iç kısımdaki gövde ve yaprakları verecek olan ince yapılı meristem hücrelerini dış etkenlere ve fazla su kaybına karşı korumaktır. Örneğin, Kes-tane ağacında olduğu gibi.
    6) Üretken Yapraklar: Bitkilerin çoğalmasında rol oynayan yaprak-lara üretken yapraklar denir. Bu tip yaprakların bazı bölgelerinin meristem özelliğini koruması bu bölgelerin genç bitkiler halinde gelişmesine sebep o-lur. Örneğin, nemli toprağa yatırılan begonya yaprağı yeni bir bitki verebilir.

    Yaprak Yapısı

    Yapraktan enine bir kesit alındığında; yaprağın üst yüzeyini örten epidermise üst epidermis denir. Epidermis hücrelerinin üzerini ayrıca bir kutikula tabakası örtmüştür. Bu hücreler aralarında stoma taşımakta ve bazen de bu hücrelerden tüyler oluşabilmektedir. Epidermisin altında palizat pa-rankiması hücreleri yeralır. Bu hücreler uzun silindir şeklindedir ve araların-da küçük intersellüler alanlar (hücreler arası boşluk) bulunmaktadır. Bu parankima hücreleri bol miktarda kloroplast içerirler. Palizat parankimasının altında birkaç sıra halinde ve aralarında geniş intersellüler alanlar bırakacak şekilde düzensiz bir diziliş gösteren sünger parankiması hücreleri yer alır. Kloroplastları daha azdır. Sünger parankimasının altında yani yaprağın alt yüzeyinde yine bir epidermis tabakası bulunmaktadır. Bu tabakaya alt epidermis denir







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Yaprak nedir?

    Bitkilerin; gaz alışverişini sağlayan, ışıktan mümkün olduğu kadar faydalanarak özümleme yapan ve su buharı kaybını kolaylaştırmak bakımından kütlesine kıyasla yüzeyleri fazla olan iletim sistemi bakımından zengin damarlama gösteren yan organları. Gövde ve dallar bitkinin tepe ve yan tomurcuklarından büyürler. Tomurcuklar sürgen dokudan yapılmış bir bitkisel dirim konisine (büyüme konisi) sahiptir. Yapraklar, yan tomurcukların büyüme konisinin yan tarafında bulunan yaprak taslaklarından meydana gelirler. Sınırlı bir büyüme gösterdiklerinden kısa sürgün olarak kabul edilirler. Yapraklar kloroplast bakımından zengin olduğundan fotosentezin en bol olduğu yerdiryaprak

    Yaprakta esas olarak üç kısım bulunur: 1) Yaprak ayası (Lamina), 2) Yaprak sapı (Petiyol), 3) Yaprak tabanı (Bazis).

    Yaprak ayası (Lamina): Yaprağın büyük kısmını teşkil eden yassı, yeşil görünüşlü kısımdır. Büyük olsun, küçük olsun her yaprakta lamina bulunur. Özümleme, terleme ve solunum olaylarının en çok cereyan ettiği yerdir. Yaprak ayasının şekli ya bütündür veya parçalara ayrılmıştır. Bir sap üzerinde tek olarak bulunan yapraklara basit veya yalın yapraklar denir. Basit yapraklarda yaprak ayası, yaprak sapı üzerinde bir bütün halindedir. Eğer yaprak ayası parçalanıp bölümlere ayrılmış ise bileşik

    yapraklar meydana gelir. Bileşik yapraklarda yaprak sapı üzerindeki her lamina parçasına yaprakçık denir.

    Laminanın şekli bitkilere göre çeşitlilik gösterir. Şerit, iğne, yürek, mızrak, üçgen, daire, böbrek, bakla, orak, kılıç, ok gibi şekillere sahip yaprak ayaları vardır. Yaprakları, yaprak ayasının kenarlarının şekillerine göre birçok kısımlara ayırmak mümkündür. Düz dişli, testere dişli, oymalı, girintili gibi isimler alır.

    Gövdeden ayrılan iletim demetleri, yaprak sapı yoluyla yaprak ayası içinde dağılarak damarları meydana getirirler. Genellikle yaprak ayasında bir orta damar ve bu orta damardan ayrılan yan damarlar mevcuttur. Yan damarlar daha sonra ağsı damarlara ayrılırlar. Damarlanma, bitkilere göre, farklılık gösterir. Basit damarlanma, çatalsı damarlanma, paralel damarlanma, ağsı damarlanma olmak üzere dörde ayrılır. Basit damarlanmada aya ortasında bir tek damar görülür. Çam ve selvi gibi iğne veya pulsu yapraklara da rastlanır. Laminada damarlar iki çeşit kola ayrılarak dağılım gösteriyorsa buna çatalsı damarlanma denir. Bu durumda orta damar bulunmaz. Eğreltilerde durum böyledir. Paralel damarlanmada orta damar hakimdir. Yan damarlar orta damara paralel uzanır. Mısır gibi tek çenekli bitkilerin çoğunda görülür. Ağsı damarlanmada orta damar hakim olup, bundan çıkan yan damarlar lamina içinde ağ gibi dağılmıştır. Çift çenekli bitkilerde böyledir. Bazı bitkiler (yeşil renk maddesi) diğer pigmentler tarafından maskelendiğinden dolaylıdır. Bu yapraklar da fotosentez olayını sürdürürler.

    Yaprak sapı (petiyol): Yaprak ayasını belli bir açıyla gövdeye bağlıyan, genellikle ince yapılı kısma yaprak sapı denir. İçi gövdeden gelen iletim demetleriyle doludur. Yaprak sapı çoğunlukla yaprak ayasının tabanına bağlanır. Yaprağı taşıyan ve laminayı ışığın yönüne göre hareket ettiren kısımdır. Petiyol, farklı bitkilerde değişik uzunlukta olabildiği gibi, bazen hiç de bulunmayabilir. Hanımeli yaprakları sapsızdır.

    Yaprak tabanı (Bazis): Yaprak sapının gövde ile birleştiği yere bazis denir. Bazis yaprakların hareketinde rol oynar. Yaprak sapından daha geniştir. Bazı bitkilerde genişleyerek yaprak koltuğunda bulunan lateal tomurcuğu örter. Böyle koruyucu şekline yaprak kını (vagina) denir. Sapı olmayan yapraklar tabanlarıyla gövdeyi sarar veya gövdeyi delinmiş gibi çevreler veya karşılıklı iki yaprak tabanlarıyla birleşmiş durum gösterir. Bazı yaprakların tabanında kulakçıl (stipül) denen yan yaprakçıklar teşekkül eder. Gül ve menekşede yan yaprakçıklar belirgindir. Öz çimenlerde ve buğdaygillerde yaprağın üst yüzü kulaklı bir kın gibi gövdeyi sarar. Bazı bitkilerde kulakçıklar kuru bir deri halinde yaprak tabanını sararlar. Bu duruma okrea adı verilir. bazen kulakçıklar diken şeklinde olabilir.

    Bitkilerin, yeşil renkteki geniş yüzeyli yapraklarının esas ödevi özümleme, solunum ve terlemedir. bazen bu ödevlerden başka görevleri yapmak için yapraklarda değişiklikler meydana gelmiştir. İlk bakışta böyle olan organların yaprak olduklarını kabul etmek çok zordur. Yaprak metamorfozları (değişimleri): Tomurcuk pullar, diken yapraklar, depo yapraklar, sülük yapraklar, kapan yapraklar ve üretken yapraklar olmak üzere altıya ayrılır. Tomurcuk pullar; genel olarak kısa, kalın ve sapsız yaprakçıklardır. Ödevleri, iç kısımdaki gövde ve yaprakları verecek olan ince yapılı meristen hücrelerini dış tesirlere ve fazla su kaybına karşı korumaktır.

    Diken yapraklar, iletim demetleri ve fazla miktarda sklerankima dokusu ihtiva eder. Yaprakların hepsi veya bazı kısımlarının dikenleşmesiyle meydana gelir. Bu yaprakların görevi hayvanlara karşı savunma silahı olmaktadır.

    Depo yapraklar, su veya besin maddelerini depo etmek üzere farklılaşmış, etli ve kalın yapraklardır. Kurak veya tuzlu bölgelerde yaşıyan bitkilerin yaprakları böyledir.

    Sülük yapraklar; tırmanıcı bitkilerin tutunmasını sağlamak için yaprak veya yaprakçıklar incelerek sülük haline geçer.

    Kapan yapraklar; böcek kapan bitkilerin yaprakları farklı şekilde değişikliğe uğrayarak böcekleri yakalayarak kapan şeklini almasından meydana gelmiştir. Böyle yapraklar bitkinin beslenmesinde rol oynar.

    Üretken yapraklar, bitkilerin çoğalmasında rol oynayan yapraklardır. Çiçek parçaları, gerek çiçek örtüsü yaprakları, gerek eşeysel üremede rol oynayan erkek ve dişi organlar yaprakların değişmesiyle meydana gelmiştir. Yaprağın İç Yapısı

    Yaprağın iç yapısı fotosentez olayına elverişli bir durum göstermektedir. Hücrelerinde fazla sayıda kloroplast, fazla ışık alacak şekilde yer almıştır. Gaz alışverişini sağlamak bakımından hücrelerin yüzeyleri mümkün olduğu kadar hücre-arası boşluklarıyla çevrilmiştir. Fotosentezde kullanılacak su ve

    suda erimiş maddeleri alma, fotosentez ürünlerini iletim demetlerine ulaştırma bakımından elverişli bir yapıya sahiptir. Gelişmiş bir yaprağın enine kesiti incelenecek olursa epiderma ve iki epiderma arasındaki parankima dokusundan meydana gelmiş mozofilden meydana gelmiş olduğu görülür. Yaprağın bütün dış yüzeyi tipik bir epiderma dokusu ile örtülüdür. Epidermada stomalar, tüyler, emergensler ve hidatodlar bulunur. Alt epidermadaki stomaların sayısı üst epidermadaki stoma sayısından fazladır. Bir yaprakta ortalama olarak mm2 ye 250 stoma düşer.

    Yaprak epiderması ya tüysüzdür veya şekilleri, bulundukları yer ve sayıları bakımından değişik olan tüylere sahiptir.

    Epiderma arasında bulunan mezotil ince çeperli parankima hücrelerinden meydana gelmiştir. Mezofil palizat parankiması ve sünger prankiması olmak üzere iki cins parankimadan meydana gelmiştir. Genellikle silindir şekilli palizat parankiması üst kısımda, düzgün olmayan hücrelerden meydana gelen sünger parankiması da alt kısımda bulunur. Palizat parankiması hücreleri klorofil bakımından, sünger parankimasından daha zengindir. Sünger parankimasının hücre ara boşlukları daha fazladır. Gözenekler (stomalar) açılacağı zaman klorofilli stoma hücreleri fotosentez yaparak şişer ve gözenekler açılır. Kapanacağı zaman glikoz nişastaya dönüşerek soymuk demetleriyle depo yerlerine taşınır ve gözenekler kapanır.

    Yaprakların çoğunda üst ve alt epiderma tek sıra hücreden olmuştur. Lastik ağacında üst epiderma, üç sıradan meydana gelmiştir. Dutgillerde, ebegümecigillerde ve begonyagillerde çok tabakalı epidermis görülmektedir.

    Bazı bitkilerin yapraklarının üst yüzeyinde mum örtüsü bulunur. Epidermis hücrelerin yer yer kilit hücrelerine değişmesiyle gaz alış-verişini ve terlemeyi sağlayan stomaların (gözenek) oluşu sağlanır. Stomalar her iki yüzeyde de bulunabilir. Stomalar sayesinde bir tek ayçiçek bitkisi günde 1 litre, bir normal ağaç ise 60-70 litre su kaybeder. Yıllık su kaybı çok büyüktür. Bir kırmızı kayınağacı yılda 1 ton su kaybeder. Bitkiler topraktan aldıkları suyu gözenekleri sayesinde havaya verirler. Orman olan yerlerde topraktan çekilen su tonlarcadır.

    Bütün bitkiler yapraklarını döker. Çam gibi yaz-kış yeşil yapraklı gözüken bitkiler de yapraklarını zaman zaman dökerler. Fakat yaprakların hepsi aynı zamanda dökülmediğinden yaprak dökmez bitkiler olarak tanınırlar. Susuzluk, aşırı ısı veya don gibi olaylarda yaprak dökümü hızla olur. normal olarak bitkiler sonbaharda yapraklarını dökerler. Yaprak dökümünden kısa bir zaman önce, yaprak sapının dip tarafından parankima hücrelerinden meydana gelen bir ayrılma tabakası teşekkül eder. Bu ayrılma tabakasının hücreleri dıştan içe doğru çok sayıda bölünerek iletim dokusuna kadar çoğalırlar. Daha sonra yuvarlaklaşırlar. Sonra da orta lamelleri eriyerek birbirlerinden ayrılırlar. Böylece yaprak sapı iletim dokusu ile gövdeye tutunmuş olur. Hafif bir rüzgar, yaprağı dalından koparır ve yaprak düşer. Yapraklar dökülmeden önce renk değiştirirler. Sarı ve kırmızı gibi renklerin meydana gelişi, besin maddelerinin yapraktan uzaklaştırılması esnasındaki kimyasal olaylarla ilgilidir.




  3. Eleman
    Devamlı Üye
    Fotosentez gaz alış verişi ve terlemenin yapıldığı organdır. Bitkilerin yeşil kısmı olan yaprakların görevi terleme ve solunum yapmaktır. Gövde ve dallarda yer alan yaprakların büyümesi sınırlıdır.




+ Yorum Gönder


bitkilerde yaprak,  yaprak metamorfozları,  bitki yaprağı nedir,  çiçek yaprağı nedir,  bitkide yaprak nedir,  bitkide yaprak