+ Yorum Gönder
Hayvanlar Alemi ve Balık ve Akvaryum Forumunda Balinalar ve Yunuslar / Yaşadıkları Ortam Konusunu Okuyorsunuz..
  1. sen_AY
    Devamlı Üye

    Balinalar ve Yunuslar / Yaşadıkları Ortam








    Balina ve Yunusların özellikleri


    Balina, yunusbalığı ve benzerlerini icine alan balinalar takımı , 38 cins ile 90 türden oluşur. Balinalar takımına giren

    hayvanların tümü, memeli olmalarına karşın, gecirdikleri yapısal ve bedensel değişiklikler sayesinde, bütünüyle su icinde

    yaşarlar.

    Gövdeleri torpil bicimindedir, ön bacaklar yüzgeclere dönüşmüştür, arka bacakları yoktur. Suyun icinde, kendilerini

    balıklarınki gibi dikey değil, yatay duran güclü kuyruklarıyla iterler. Gövdelerinin genellikle tüysüz oluşu ( oysa öbür

    memelilerinki tüylüdür ) , bu takıma giren hayvanların suda kolayca ve rahatca kaymasını sağlar.

    Derinin altında bir yağ tabakası, hem ısı yalıtkanı görevi yapar, hem de yüzmeye yardımcı olur. Dış kulak yoktur. Burun

    delikleri basın tepesinde ve bir püskürtme deliği bicimindedir. Bu konum, hayvanın suda boğulmaksızın hava solumasını

    kolaylaştırır.

    Bütün memeliler gibi, balinagiller de yavrularına süt verir. Ne var ki, yavrular sütü emmezler, cünkü, süt emecek olsalardı,

    ağızlarına sütle birlikte pek cok deniz suyu da girerdi. Bu nedenle, balinalar takımından dişilerin meme bezleri cevresinde,
    bir kas halkası vardır, bu halkayı kasarak, sütü doğrudan doğruya yavrularının ağzına püskürtebilirler. Ayrıca, yavrunun

    ağzı ile solunum yolları arasında ilişki bulunmadığı için de, kazayla su yutacak bile olsa, bu su, akciğerlere gitmez.

    Balinalarin kemikleri süngerimsidir ve ici yağla doludur: Bu sayede hayvan su üstünde durabilir. Yağlı ve saydam bir salgı,
    gözleri denizin olumsuz etkisinden korur.


    Balinalar usta dalıcılardır ve gövdeleri, denizin derinliklerindeki büyük basınclara dayanabilecek bicimde değişikliğe

    uğramıştır. Oksijen, hayvanın kanında ve kaslarında, onu su altındayken ve soluk almadığı zaman besleyecek kimyasal

    maddelerle karışır. Dolaşım sistemleri kanı ic organlardan beyne gönderebilecek bicimde olduğu için, bedendeki oksijen,

    hayvan soluk almak için yüzeye cıkıncaya kadar, en cok gereksinme duyulan yerlere gönderilebilir. Dalan insanın zorunlu
    olduğu gibi su altındayken basınclı hava solumadıkları için, hızlı bicimde daldıklarında ya da su yüzüne cıktıklarında, öbür

    memeliler ( özellikle insan ) için gecerli olan vurgun yeme tehlikesi, balinalar takımı için söz konusu değildir. Koku alma

    duyusundan yoksun olan balinaların, dokunma ve işitme duyuları, görme duyusundan çok daha keskindir. Bazi türleri, su

    altında cesitli sesler cıkarır ve seslerin yankısını dinleyerek yön bulabilirler ( bu duyunun calışma bicimi ile ( sonar )

    sisteminin calışma bicimi aynıdir ) . Ayrıca cıkardıkları seslerin son derece karmaşik bir dil oluşturduğuna da inanılır.

    Beyinlerinin büyük olması ve kullandıkları bu karmaşık dil nedeniyle, bircok araştırmacı, balinaların cok akıllı olduklarına,

    hatta bazı balinaların insanlar kadar akıllı olabileceklerine inanmaktadır. Balinalar takımı üc alttakıma ayrılır: Dişli balinalar

    ( Odontoceti ) : dişsiz balinalar ( Misticeti ), soyu tükenmiş olan
    Archeoceti.








  2. sen_AY
    Devamlı Üye





    Dişli Balinalar

    Dişli balinalar ( Odontoceti ) monofiyodonttur, yani dişleri yaşam boyu değişmeden kalır. Ayrıca, bu hayvanlarda tek bir

    püskürtme deliği ve kubbeli, bakışımsız bir kafatası vardır. Bu alt takıma giren başlıca aileler arasında

    ırmakyunusbalığıgiller ( Platanistidae ) , gaglibalinagiller ( Ziphiidae ) , ispermecetbalinasigiller ( Physeteridae ) , kücük

    yüzgecli yunusbalığıgiller ( Delphinapteridae ) , yunus balığıgiller ( Delphinidae ) sayılabilir.


    Irmakyunusbalığıgiller



    Irmakyunusbalığıgiller ( Platanistidae ) ailesi, dört ırmak

    yunusbalığı türü içerir. Bunlar, boyları 2 - 3 m arasında degişen,

    kücük hayvanlardır, kafatasları yassıdır, ceneleri ince, uzun ve öne doğru cıkıntılı olduğundan bir tür gaga oluşturur.

    Gözlerinde mercek bulunmadığından, görme duyuları zayıftır. Boyunları, bedenin geri kalan bölümüne oranla daha

    belirgindir.

    Bu yunuslara coğunlukla balıkcı tekneleri cevresinde raslanır. Sık sık, kısa dalışlar yaparak avladıkları, dipte yaşayan

    balıklarla beslenirler. Bu ailenin bütün bireyleri yerel göcler yaparlar, kücük selsularını ve gölleri, yüzerek aşarlar.

    Platanista cinsi: Kuzey Hindistan ırmaklarında yaşayan

    Ganj yunusbalığını ( Platanista gangetica ) icerir. Bu hayvan

    kördür, duyarlı burnuyla, ırmakların dibindeki camurda yaşayan balık , karıdes ve öteki organizmaları bulup yer.

    Inia cinsi: Güney Amerika' nın Amazon ve Orinoco ırmak ağında yaşayan Geofroy yunusbalığı ( inia geoffrensis ) türünü

    kapsar. Bu hayvanın ince gagası hafifce aşağı kıvrıktır, geniş burnu kıllarla örtülürdür

    Ganj yunusbalığının tersine, görme duyusu oldukca iyidir.

    Lipotes cinsi: Tek türlü, Cin ‚ de dung – Ding gölünde ve göl yakınındaki Yang – dzı ırmağında yaşayan Çin

    yunusbalığıdır ( Lipotes vexillifer ) . Hayvan suyun dışındayken, sırt ya da arka.. yüzgeci, bir bayrağa benzer. Hafifce

    yukarı kıvrık gagasıyla, yaşadığı gölün ve ırmağın dibinde balık avlar.

    Stenodelphis cinsi: Yalnızca La Plata yunusbalığını ( Stenodelphis blainvillei ) kapsar. Bu yunusbalığının uzun, ince bir

    gagası ve ücgen biciminde sırt yüzgeci vardır. La Plata ırmağı halicinde ve Güney Amerika ‚ da bu ırmak ağzı cevresindeki
    kıyılarda yaşar. La Plata yunusbalığı ırmakyunusbalığıgillerin en kücüğüdür: Boyu en çok 1,5 m’ dir, ağırlığısa 40 kg’ i çok
    ender aşar.

    Gagalıbalinagiller

    Gagalıbalinagiller ( Ziphiidae ) ailesi, gagaları bulunan, yeryüzündeki bütün denizlerde yaşayan beş balina cinsi ve birçok

    tür içerir. Uzunlukları 7 – 9 m arasında değişen bu hayvanların, sırt yüzgecleri kuyruğa çok yakındır ve öbür balinaların

    sırt yüzgecleri gibi iceri doğru değil, dışarı doğru kıvrıktır Üst Cenede diş yoktur, alt

    cenedeyse yalnızca bir ya da iki cift

    diş vardır. Dişilerinde bazen hic diş yoktur. Erkeklerin derisi, genellikle birbiriyle kavga etmekten, yara bere izleriyle

    doludur. Sayıları oldukca az olduğundan ve acık denizlerde yaşamaları nedeniyle incelenmeleri güc olduğundan, bu

    hayvanlar konusunda cok az bilgi edinilebilmiştir.
    birce
    01-17-2008, 04:43

    Mesoplodon cinsi: Yaklaşık on türü vardır. Bu hayvanlarda yalnızca iki diş ( alt cenenin her iki yanında birer tane ) iyice

    gelişmiştir. Mesoplodon grayi türünün üst cenesinde, kücük diş kalıntıları vardır.

    Mesoplodon cinsine giren bu balinalar genellikle okyanusun derinliklerinde yaşadıklarından, davranışları konusunda fazla

    bir şey bilinmez. Arasıra bazıları kumsallara vururlar ve bazı türleri bu karaya vuran örnekler aracılığıyla bilinir.

    Mürekkepbalığı gibi kafadan bacaklıları ve balıkları yedikleri sanılmaktadır.

    Ziphius cinsi: Yalnızca bir türü vardır: Cuvier gagalı balinası..

    ( Ziphius cavirostris ) . Bu türün erkeklerinde, cenenin

    ucunda, ise yarayan iki diş bulunur ( dişilerde bu dişler de bulunmaz ) . Her iki cenede birer dizi göstermelik diş yeralır.

    Türün iki rengi vardır, birinde gövde siyah, yüz ve sırtın üst kesimi krem rengindedir. Ikincisindeyse gövde, kurşunımsı acık
    kahverengi ve koyu lekelidir.

    Cuvier gagalı balinaları 30 – 40 bireylik gruplar halinde dolaşır ve beslenir, cesitli kafadanbacaklıları avlarlar. Sık sık dalar

    ve su altında yarım saat kadar uzun süre kalabilirler.

    Tasmacetus cinsi: Tek türü tasmacetus shepherdi, 1937 ‚ de Yeni Zelanda kıyısına vuran tek bir birey aracılığıyla tanınır.
    Ama bu hayvan da kokuşmuş ve dağılmış olduğundan, ancak iskeletinden bir şeyler öğrenilebilmiştir: Işe yarayan 90

    dişinden ikisi çok iriydi ve cenesinin ucundaydı.


    Berardius cinsi: Şişe burunlu iki dev balina türü kapsar:

    Kuzey Büyük Okyanus’ ta Japonya’ dan Kaliforniya’ ya kadar uzanan bölgede yaşayan Berardius bairdi, Güney Büyük

    Okyanus’ ta ve çevre sularında yaşayan Berardius arnouxi.

    Bu balinaların rengi boz – karardır, bazen karınları beyaz lekeli olur. Boyu 13 metreye yaklaşan bu hayvan, gagalı

    balinaların en irilerindendir. Alt ceneleri üst cenenin hafifce önüne cıkar ve alt cenede genellikle iki cift diş bulunur.

    Yaklaşık 20 bireylik gruplar halinde dolaşan bu balinalar, sürekli tetikte bulundukarından, yakalanmaları güc hayvanlardır.

    Balık ve ahtapot ile beslenirler.

    Hyperoodon cinsi: Iki tür şise burunlu balina türü kapsar: Yazın Kuzey Atlas Okyanusu’ nda ördek balinası ya da gagalı

    balina ( Hyperoodon ampullatus ) Güney Atlas Okyanusu

    sularından batıya ve güneye, Avustralya kıyılarına kadar yayılan Hyperoodon planıfrons. Bu hayvanlar son derece ağırdır,

    coğunun ağırlığı üc tonu gecer. Alın , gagadan dimdik yükseldiği

    için, şişe burunlu bir görünüş verir. Erkeklerde alın, yaşlandıkca şişer ve centiklenir. Yaşlı erkeklerin alt cenesinde tek bir

    diş, bazen de sıra sıra diş kalıntıları bulunur.


    4 - 12 bireylik sürüler oluşturur, birlikte gezerler ve iclerinden biri yaralanacak olsa, onu asla bırakmazlar.




  3. sen_AY
    Devamlı Üye
    Ispermecetbalinasıgiller nasıl hayvanlardır

    Ispermecetbalinasıgiller ( Physeteridae ) aılesi iki cins ve iki tür icerir. Bu balinaların ise yarayan dişleri, yalnızca alt

    cenededir. Kafataslarında, ( ispermecet ) adı verilen bir tür sıvı yağla dolu geniş bir organ vardır, teknolojik gerecleri

    yağlamakta kullanılan bu yağ, ispermecet balinasını avcılar icin çok değerli kılar. Günümüzde, bir zamanlar eşsiz

    değerdeki bu yagın yerini tutabilecek pek cok değerli ve ucuz yapay madde bulunmasına karşın, balina avcısı uluslar,

    ispermecet baslinasını, soyunu tüketecek kadar cok avlamaktadırlar.


    Ispermecet balinalarının kafatası çok bakısımsız, alt cenesi kücük, dar ve kısadır. Yalnızca alt cenede bulunan dişlerin

    kökü yoktur ve sağlam, esnek bir bağdokusuyla uzun bir yarıga tutturulmuşlardır.


    Ispermecet balinaları bütün denizlerde rasltanan, sürüler halinde yaşamayı seven hayvanlardır. Yiyeceklerini okyanusun

    derinlerinde avladıkları icin, kıyıya pek seyrek yaklaşırlar. Başlıca besinleri,


    400 – 600 metre derinlikte yakaladıkları bir cesit mürekkepbalığıdır.



    Kogia cinsi: Tek türü cüce ispermecet balinası dır

    ( Kogia breviceps ) . Uzunluğu 3 – 4 metre arasında değişir. Incecik gövdesinin sırtı kara dursuni, karnı pembemsi kursuni
    renktedir.


    Physeter cinsi: Ispermecet balinası ya da kasalotu ( Physeter catodon ) icerir. ( Amberbalığı ) da denen bu balinaların

    boyunun 40 m’ yi bulabildiği söylenir, ama genellikle 18 metre kadardırlar. Üstelik bu uzunlukta olanlarını bile bulmak cok

    güctür, cünkü balina avcıları, bu hayvanları genc yaşta avlar.


    18 metre uzunluğundaki bir ispermecet balinasının ağırlığı

    50 ton kadardır. Kafası cok iridir: Hayvanın toplam ağırlığının

    yaklaşık ücte birini oluşturur. Alt cenedeki dişler üst cenedeki ceplere girer, bu ceplerde de birkac diş kalıntısı bulunabilir.
    Püskürtme deliği S biciminde ve öne doğru yöneliktir.


    Ispermecet balinasının barsaklarında ( amber ) adı verilen çok değerli bir madde bulunur, bu madde koku tutma yeteneğini
    taşıdığından parfüm sanayisinde kullanılır. Ama günümüzde parfüm yapımcıları, bir zamanlar ağırlığınca altın değerinde

    olan amberin yerine başka maddeler bulmuşlardır. Bir ispermecet balinasının barsagında bes yüz kiloya yakın amber

    bulunduğuna raslanmıştır.


    Ispermecet balinaları iki tür sürü oluştururlar: Birinci tür, haremin dişileri, yavrular ve bunları koruyan bir erkekten oluşur,

    ikinci türse, yalnızca bekar erkekleri icerir.


    Kücükyüzgecliyunusbalıpıgiller

    Kücükyüzgecliyunusbalığıgiller ( Delphinapterius ) ailesi iki tür kapsar: Beyaz balinalar yada belugalar: nar balinaları. Her

    iki tür de Kuzey kutbu cevresindeki sularda yaşar ve arasıra ırmaklardan yukarı cikar. 100’ ü aşkın bireyden oluşmuş

    sürüler halinde yaşayan ve buzların oradan oraya sürüklenmesine göre göc eden bu hayvanlar, buzun altına sıkışıp

    kalırlarsa, buzu kırıncaya kadar kafalarıyla vururlar. Her iki tür de deniz dibinde avlanır, balıkları , kafadanbacaklıları ve

    kabuklu hayvanları yer.

    Delphinapterus cinsi: Beyza balina ya da belugayı ( Delphinapterus leucas ) icerir.

    Bu hayvanın rengi, yaşı ilerledikce acılır, koyu kurşuni ya da

    siyahtan, kirli sarıya ve hayvan dört, bes yaşına geldiginde beyaza dönüşür. Üst cenede on alt cenede sekiz diş vardır.

    Sirt yüzgeci yoktur.

    Beyaz balinalar, suyun dısında da kolayca duyulabilen cesitli sesler cıkarırlar. Cevik hayvanlardır, sırtüstü bile yüzebilirler.
    Beyaz balina, yağı ve eti icin bütün Kuzey denizlerinde avlanır.


    Monodon cinsi: Tek türü narbalinasıdır ( Monodon monceros ) . Erkek narbalinalarının bir tür uzun boynuzu vardır.

    Bunlar, gercekte, alt cenedeki tek dişin üst dudağı delerek

    2 – 3 m uzamasının sonucudur. Bu dişlerin hayvanın hic bir isine yaramadıigı sanılır. Insanlar uzun süre bu dişi değerli

    saymışlar, eski Kuzey halkları bu boynuzları, ( ünikorn ) denen efsane hayvanının boynuzu diye satmışlardı.

    Narbalinasının dişleri, günümüzde de cesitli yerlerde kullanılmaktadır.


    birce
    01-17-2008, 05:39

    Yunusbalığıgiller


    Yunusbalığıgiller ( Delphinidae ) ailesi, yunusbalıkları ve domuzbalıklarından oluşur. 18 cins ve 62 kadar türü vardır. Bütün

    okyanuslarda ve bircok büyük irmağın haliclerinde yaşarlar. ( Yunusbalığı ) adı genellikle, ağız kesimi gaga gibi uzamış ,

    ince akıcı bicimli gövdeli kücük balinagiller için ( domuzbalığı ) adıysa, ağız kesimi küt ve gövdesi tıknaz balinagiller için

    kullanılır.

    Bu hayvanların her iki cenedeki dişleri de işe yarar. Balinagillerin en hızlı ve en ceviklerinden bazıları bu ailedendir: Sık sık
    suyun dışına, oldukca yukarı sıcrarlar ve saate 25 deniz mili hız yapabilirler. Coğunlukla gemilerle yarışırlar ve teknelerin

    cevresinde oynaşırlar.


    Steno cinsi: Tek türü, Atlas Okyanusu, Büyük Okyanus ve Hint Okyanusu’ nun ılık sularında, Bengal körfesinde,

    Kızıldeniz, Akdeniz ve Antil denizinde yaşayan pürtüklü dişli


    yunusbalığıdır ( Steno bredanensis ) . Bedeninin üst kesimi seyrek benekli ve lekeli, koyu maviye calan kursuni renktedir.
    Karın kesimiyse pembe, kursuni lekelidir. Dişlerinin yüzeyi pürtüklü, girintili cıkıntılıdır. Üst ve alt cenelerin her birinde 20

    – 27 diş vardır. Bu yunusbalığının alışkanlıkları bilinmemetedir.


    Sousa cinsi: Eski Dünya’ nın hem tatli, hem tuzlu sularında yaşayan beş kadar türden oluşur, cilli yunusbalığı ( Sousa

    lentiginosa ) Güney Hindistan ve Seylan’ in kıyılarında, kursuni yunusbalığı ( Sousa plumbea ) Doğu Hindistan kıyısından

    Malaka boğasına kadar uzanan bölgede, Borneo yunusbalığı

    ( Sousa borneensis ) Çin kıyısı acıklarında, Batı Afrika yunusbalığı ( Sousa teusii ) ise, Kamerun ile Batı Afrika Senegal

    cevresinde yaşar.

    Denizlerde ve ırmak haliclerinde yaşayan bu yunusbalıkları, şişe burunlu ve pürtüklü dişli yunuslara benzerlerse de,

    omurgalarında 10 – 15 omurun eksik olması ve dişlerinin daha çok olmasıyla onlardan ayrılırlar. Gagaları uzun ve başın

    geri kalan bölümünden ayrıdır, yüzgeclerinin de dibi geniştir. Ortalama uzunlukları 1 – 3 m arasında değişir. Türlerin

    coğunun sırti boz, siyah ya da kurşunidir, karın kesimleri daha acık renktir. Borneo yunusbalığı ile Çin yunusbalığı

    beyazdır.

    Soluk alırken yuvarlanan bu yunusbalıkları, tek olarak ya da genellikle birbirine çok yakın yüzen kücük sürüler halinde

    dolaşırlar.



    Sotalia cinsi: Beş türden oluşur. Brezılya yunusbalığı ( Sotalia

    brasiliensis ) Rio de Janeiro körfezinde, Guyana yunusbalığı ( Sotali guianensis ) Guyana kıyılarında, soluk renkli

    yunusbalığı ( Sotalia Pallida ) , ırmak yunusbalığı ( Sotalia fluviatilis ) ve Tocantins yunusbalığı ( Sotalia tucuxi ) ise

    Amazon ırmağı ile geniş kollarında ve Tocantins ırmağında yaşar. Bu türlerden ilk ikisi körfez ve haliclerde bulunur, öteki

    ücüyse, ırmaklarda yaşar ( sular yükselince zaman zaman göllere kadar cıktıkları da olur )


    Bazı arasitrmacilara göre, Amazon ırmağı yunusları gercekte ayrı bir tür değil, ayni türün cesitli yaslardaki hayvanlarıdır.

    Brezilya yunusbalığının sırtı mavi kursuni ya da siyah, karnı beyazdır. Gözleri, bedeninin yanları, göğüs yüzgecleri,

    kuyruga kadar uzanan siyah bir seritle cevrilidir. Sırt yüzgecinin her iki yanında parlak sarı birer leke vardır. Guyana

    yunusbalığının üstü siyah , donuk kurşuni ya da boz yanınları ve karnı pembe, mor – kursuni ya da beyazdır.

    Tatlisu yunusbalıklarının üstü mavi ya da inci rengi kursuni, önü arkasına oranla daha koyu, karnı beyazdır. Sırt rengi,

    ağzın köşesinden göğüs yüzgeclerinin dibine kadar, belirgin bir cizgi oluşturur. Gaganın ve sirt yüzgecinin ucu beyazdır.




  4. sen_AY
    Devamlı Üye
    Yunus balığı çeşitleri


    Stenella cinsi: Ilık sularda yaşayan benekli yunusbalığı türlerinden ( 10 tane ) oluşur: Mavi-beyaz yunusbalığı

    ( Stenella caeruleoalbus ), kücük yunusbalığı


    ( Stenella attenuata ), alınlı yunusbalığı


    ( Stenella frontalis, Stenella graffmani, Stenella longirostris, Stenella microps, Stenella plagiodon, Stenella styx, Malaysia
    yunusbalığı ( Stenella malayana ) Stenella alope. Erişkinlerde bedenin üst kesimi, boz – kursuni ya da siyah, alt kesim

    daha acık renktedir. Bazı türlerin lekeleri beyazdır, bazılarının baş, omuz ve sırtlarında beyaz, ten rengi ya da mavi cizgiler
    vardır. Hayvan gemilerle yarışırken ya da teknelerin cevresinde oynarken sudan firladığınında , bu renkler, benekler

    görülebilir. Bu cinsin üyeleri balıkla beslenirler.

    Delphinus cinsi: Üc türü vardır. Yunusbalığı ( Delphinus delphis ) , dünyanin her yerinde, ılık ya da sıcak denizlerde

    yaşar, bazen soğuk sularda da görülür, kızıl karınlı yunusbalğı ( Delphinus roseiventris ) , Banda denizinde ve Torres

    boğazında bulunur, kap yunusbalığı ( Delphinus capensis ), Güney Afrika ve Japonya dolaylarında yaşar. Bu

    yunusbaliklarinin iyice belirgin gagaları, alından V biciminde bir oyukla ayrılır. Cenenin her iki yanında 40 – 50 dişleri

    vardır.

    Bular yunusbaliklarinin en hızlılarıdır: Genellikle saatte 3 – 4 deniz mili hızla giderlerse de 25 deniz miline kadar hız

    yapabilirler. Balıklar ve kafadanbacaklılarla beslenirler ve 20 – 100 bireylik sürüler olutururlar. Coğunlukla gemilerin

    cevresinde oynaşırlar.

    Yunusbalığı boz ya da siyahtır, yanlarında cizgiler ya da seritler bulunur, karın altı beyazdir, göz ile burun arasında koyu

    renk bir cizgi uzanır.


    Grampus cinsi: Yalnızca bir türü vardır, Risso yunusbalığı ( Grampus griseus ) . Bu yunusbalığı A.B.D ‘ nin doğu ve batı

    kıyıları acıklarında, Kuzey Atlas Okyanusu’ nda , Güney Afrika’ da , Akdeniz Kızıldeniz, Japonya, Cin, Avustralya ve Yeni
    Zelanda’ da yaşar.

    Tursiops cinsi: Dünyanın her yanına yayılmış iki tür şise burunlu yunusbalığını icerir: Tursiops truncatus ve Tursiops gilli.

    Eriskinlerin ağirlığı 160 – 230 kg .arasında değişir. Üstü siyah,

    mavimsi kurşuni ya da mavidir, kuyruk yüzgecleri ve yan yüzgecleri koyu renk, karın kesimiyse acık renktir. Gagası ya da
    ağız kesimi kısadır, cenelerin her iki yanında 20 – 26 diş vardır.


    Turisops truncatus, Kuzey Amerika’ nin doğu kıyısı acıklarında en cok raslanan yunusbalığı türüdür. Genellikle beş ya da

    daha cok birey bir arada gezer. Ceşitli balıklar, köpekbalıkları, mürekkepbalıkları, vatozlar ve karideslerle beslenirler.


    Lagenorhynchus cinsi: Cizgili, beyaz yanı ve beyaz gagalı beş yunusbalığı türünden oluşur. Bu türlerin coğu, renk ve

    işaretleriyle ayırt edilir. Genellikle sırtları siyah ya da kurşuni,..

    karın acık renktir. Bedenlerinde cesitli cizgi ve lekler vardır.

    Lagenorhynchus albirostrisin gagası beyazdır. Lagenorhynchus obliquidensin bedeninin yanlarında, parlak sarımsı ve boz

    – kurşuni cizgileri vardır.


    Bu cinsin üyelerinde bircok omur, kısa gagalar, sivri uclu sırt yüzgecleri ve sivri uclu yan yüzgecler bulunur. Cenelerin her

    iki yanında 22 – 45 dişleri vardır. Büyüklü kücüklü sürüler oluştururlar. Lagenorhynchus acutus ve Lagenorhynchus

    albirostris 1 000 – 1 500 bireylik sürüler halinde gezerler, ama bircok tür, daha kücük gruplar halinde yaşar. Bu hayvanlar
    yunusbalıklarının coğu gibi oyuncu değildir ve şise burunlu yunusbalıklarının yaptığı gibi yiyecek atılınca gemilerin

    cevresinde oynaşarak dolanmaz. Bu türler dünyanın her yanına dağılmışlardır.

    Feresa cinsi: Tek türü, Feresa attenuatadır. Ama bazı Japon araştırmacıları iki türden oluştuğunu öne sürerler: Feresa

    attenuata, Feresa oculta. Bu cinsin üyelerine cok ender raslanır: Kuzey ve Güney Büyük Okyanus’ ta Afrika kıyısı

    acıklarında görüldükleri olmuş ve yalnızca dört örneği kayıtlara gectiği için, bu cins konusunda çok az bilgi elde

    edilebilmiştir. Cenelerin her iki yanında 10 – 13 dis vardır. Ele gecen bireylerden bir tanesinin rengi koyu kurşuniydi,

    dudaklarının cevresinde beyaz cizgiler, gerisinde de beyaz bir kesim bulunuyordu.

  5. sen_AY
    Devamlı Üye

    Cephalorhynchus cinsi: Güney denizlerinde yaşayan dört tür Commerson yunusbalığından oluşur. Bedenlerinde cok

    belirgin lekeler görülür. Chphalorhynchus commersoniinin geniş beyaz –siyah lekeleri vardır. Öteki türlerin sırtları siyah,

    karınları beyazdır. Gaga yoktur ve her cenenin her yaninda 25 – 32 diş bulunur. Bu yunuslar coğunlukla soğuk sularda

    yaşar, karides ve mürekkepbaligi yerler. Alışkanlıkları konusunda cok az sey bilinmektedir.


    Orcinus cinsi: Tek türü vardır, katil balina yada falyanos ( Orcinus orca ) . Kuzey ve Güney kutup sularında cok bulunan

    bu hayvana, başka denizlerde de raslanır. Cesitli ısıdaki sulara karşı olağanüstü bir dayanıklıgı vardır. Hepcildir.


    Katil balinaların ağzı küt,. yuvarlaktır, gözünün üstünde ve

    arkasında beyaz lekeler bulunur. Karın beyaz, sırt siyahtır.

    Yüzerken geniş, dik sırt yüzgecleri, coğunlukla deniz düzeyi üstünde görülür. Cenelerin her iki yanında 20 – 24 iri, güclü

    diş vardır

    Katil balinalar sürü halinde avlandıları icin iri avlara da saldırabilirler. Ağız ve boğazları fokları, kücük morsları ve öteki

    balinagilleri yutabilecek kadar geniştir. Buz üstünde yemek istedikleri bir hayvan görür görmez, hemen buzun altına girip

    kırarlar. Buz parcalanınca av suya düşer, katil balinalar, bir metre kalınlıgındaki buzları bile kırabilecek güçtedirler.

    Lissodelsphis cinsi: Sırt yüzgecinden yoksun iki tür vardır: Büyük Okynus’ ta Japonya’ dan Kaliforniya’ ya kadar uzanan

    bölgede yaşayan Kuzey nunusbaligı. ( Lissodelphis borealis ) Güney yarıkürenin her

    yanında bulunan güney yunusbalığı ( Lissodelphis peroni ) .


    Kuzey yunusbalıgının boyu 2.5 metre kadardır, bedenin üst kesimi, yüzgecleri, kuyruğu siyah, karnı beyazdır.


    Güney yunusbalığının boyu 1,5 – 2 metre, sırtı ve başının tepesi siyah , gagası, yüzgecleri, yanları, kuyrugu ve karnı

    beyazdır.

    Her iki türün de gagası kısa ve belirgindir, her cenenin her iki yanında 43 – 47 arası sivri, keskin diş bulunur. Sırt

    yüzgecleri yoktur. Balık ve kafadanbacaklılarla beslenirler. Sık sık suyun dışına sıcrayan , hareketli hayvanlardır.


    Legenodelphis cinsi: Tek bir türü vardır: Borneo yunusbalıgı. ( Lagenodelphis hosei ). Bu tür, Borneo’ da Lutong

    ırmağının ağzında ele gecirilmiş bir kafatası ve bir iskelet aracılıgıyla tanınır..

    ..Boyu 2,5 metre kadardır, cenelerin iki yanında 40 – 44 diş

    vardır.


  6. Fatma
    Administrator
    Yunus balıkları en sevimli ve eğlenceli büyük balıklardır. Büyük görünümleri sevimli olmalarına engel değildir. Suda adeta dans ederler. Balinalar tam aksine korkutucu deniz yaratıkların arasındadır.

+ Yorum Gönder