+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Barışlar ve Savaşlar Forumunda Haçova zaferi işte böyle bir zaferdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Aycan
    Devamlı Üye

    Haçova zaferi işte böyle bir zaferdir








    Haçova zaferi hakkında bilgi

    Haçova zaferi işte böyle bir zaferdir.jpg

    Haçlı askerleri çadırları yağmalarken, padişah kılık değiştirip kaçmanın yollarını ararken ne olmuştu da Osmanlı bir savaştan daha galip çıkmıştı? Bu büyük imparatorluğun tarihi parlak zaferlerle dolu. Ancak Haçova Meydan Savaşı’nda elde edilen ‘zafer’in ayrı bir önemi olduğu kesin.


    Haçlı askerleri çadırları yağmalarken, padişah kılık değiştirip kaçmanın yollarını ararken ne olmuştu da Osmanlı bir savaştan daha galip çıkmıştı? Bu büyük imparatorluğun tarihi parlak zaferlerle dolu. Ancak Haçova Meydan Savaşı’nda elde edilen ‘zafer’in ayrı bir önemi olduğu kesin.

    Haçova’da Osmanlı ordusu düşmanın beklenmedik bir saldırısıyla karşı karşıya kalmış, yenilgi an meselesi olmuştu. Padişah kılık değiştirip kaçmanın yollarını ararken sadrazam yaşadığı şoku üzerinden atamamış, savaş alanında öylece kalakalmıştı. Tam bu sırada garip bir şey oldu.

    Hoca Hoca, ne çare etmek gerek?

    Yıl 25 Ekim 1596. Osmanlı ordusu uzun ve yorucu bir yolculuğun sonunda Haçova önlerinde, Haçlı ordusu karşısında. Ordunun başında sefere zorla katılmış bir padişah, yanında ona sürekli cesaret veren Şeyhülislam Hoca Saadettin. Birazdan Macar toprakları bu büyük mücadeleye şahit olacak

    Savaşın başlarında zırhlı düşman süvarileri, ateşli silahların da desteği ile öyle bir saldırıya geçti ki Osmanlı kuvvetleri bir kağıt gibi ezildi. Yeniçeriler çareyi kaçmakta bulmuş, sipahiler ise mücadeleye devam etmekteydi.

    Padişah III. Mehmet, Peygamber Efendimiz’in mübarek hırkasını giyerek bir taraftan olup bitenleri izliyor, bir taraftan da dua ediyordu. Vezirler, padişahı savaş alanını www.alasayvan.net terk etmesi yönünde ikna turları atarken, III. Mehmet hocası Saadettin Efendi’ye dönerek “Hoca Hoca, şimdiden sonra ne çare etmek gerek?” diye sordu. Hoca “Düşmanlarınız aman dileyip silahlarını terk edinceye kadar onlarla savaşın. Hasmınıza sırtınızı dönmeyin” mealindeki ayeti okuyunca padişah irkildi ve geri çekilme fikrinden hiç düşünmeden vazgeçti.

    Saldırın seyisler, hademeler, aşçılar!

    Bu sırada düşman, Osmanlı ordusunun merkezine dalmış, neredeyse padişahın otağına kadar ulaşmıştı. Zafer sarhoşluğu içerisinde çadırları yağmalayan haçlı askerleri kendilerinden geçmişti. İşte tam bu sırada bir mucize oldu. Osmanlı ordusunun geri hizmet bölüğü, savaştan kaçan yeniçerilerin gözleri önünde düşmana saldırmaya başladı. Hiçbir silahı olmayan ve savaş eğitimi almamış seyisler, deveciler, katırcılar, mutfak sorumluları ve hademeler ellerine kazma, odun, kepçe, balta, lobut artık ne geçirdilerse, düşmanın üzerine yürüyorlardı. Haç Ovası’nda bir destan yazılıyordu.

    “Kafir kaçtı” nidaları atarak yeniçerileri geri döndürmeyi de başaran geri hizmet bölüğünün bu cesareti, padişah dahil tüm devlet erkanını www.alasayvan.net gözyaşlarına boğmuştu. Savaşı kesin kazandıklarını sanan Haçlı askerleri neye uğradıklarını şaşırmış bir halde delice kaçıyorlardı. Korkudan nereye gittiklerinin farkında olmayan yirmi bin asker, bataklıklılara doğru sürüklenmiş ve hepsi oracıkta ölmüştü.

    Ne Mohaç Ne Çaldıran ile mukayese edilebilir

    Osmanlı, böylesine büyük bir meydan muharebesini, askerlerinin değil geri hizmet bölüğünün gayretleri sayesinde kazandı








  2. AYPARE
    Devamlı Üye





    Osmanlı devleti topraklarına Avustralya üzerinden akın eden Uskoklar birbiri ile iyi anlaşan bu iki devletin arasının bozulmasına neden olmuştu. Durum böyle olunca iki ülke savaşmaya başladı ve Haçova savaşı yapıldı bu savaşta Osmanlı büyük bir zafer kazandı.




+ Yorum Gönder