+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Barışlar ve Savaşlar Forumunda Gümrü barış antlaşmasının önemi nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Gümrü barış antlaşmasının önemi nedir








    gümrü barış antlaşmasının önemi nedir kısaca







  2. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye






    Gümrü barış antlaşmasının önemi



    Sovyet Dışişleri Komiseri Çiçerin'in Kafkasya'da Türkiye'ye ait bazı bölgelerin Ermenistan'a verilmesini istemesi üzerine antlaşmanın imzalanmasından vazgeçilmişti. Bunun üzerine Eylül-1920'de taarruza geçen Doğu Cephesi komutanı Kâzım Karabekir komutasındaki 15. kolordu, Misak-ı Milli sınırları içinde olan Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin, Batum ve Iğdır'ı alıp, Gümrü'yü de işgal edilince, barış görüşmeleri 22 Kasım 1920'de Gümrü'de başladı.
    Ermenistan Taşnak Hükümeti ile Türkiye arasında imzalanması planlanan Gümrü Anlaşması ile doğudaki harekat sona erdi. Kars sancağının bütünü, anlaşma öncesi Ermenistan'ın elinde bulunan Tuzluca kazası Türkiye topraklarına katıldı. Antlaşmanın 10. maddesiyle Ermenistan, Doğu Anadolu'da bir miktar toprağın Ermenilere verilmesini öngören Sevr Antlaşması'nı yok sayacağını kabul etti. Türkiye sınırları içinde Ermenilerin çoğunlukta bulunduğu hiçbir bölge olmadığı kabul edildi. Erzurum-Bakü demiryolu açıldı. Türkiye-Sovyetler arasında doğrudan bağlantı bu yolla sağlanarak Türkiye'nin bu devletten yardım alması kolaylaştı. Türk kuvvetleri doğudan emin bir şekilde güney ve batıda savaşma olanağı buldular.
    Antlaşmanın imzalanmasından bir gün sonra Ermenistan, Bolşevik Kızıl Ordu'nun denetimine girince burada bir Sovyet Hükümeti kurulduğu için Gümrü Antlaşması onaylanamadı. Bunun yerine Moskova Antlaşması ve Kars Antlaşması imzalanarak yürürlüğe girdi.





  3. Zeyneb
    Bayan Üye
    Gümrü Antlaşması Maddeleri ve Önemi


    TBMM ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında imzalanmış bir antlaşma olup 3 Aralık 1920′de gerçekleşmiştir. Yeni bir meclis olan TBMM’nin uluslararası olarak yaptığı ilk antlaşma özelliğini taşımaktadır. Bu özellik ile artık bu yeni hükümetin diğer devletler tarafından tanınmaya başlandığı savunulabilir.

    30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması Türk tarihinde büyük bir yaradır. Türklerin elinde bulunan Brest Litovsk Antlaşması avantajına rağmen bu yok sayılmıştır ve Türk kuvvetleri Kafkasya Cephesi’nden ayrılmak zorunda bırakılmıştır. Boş kalan bu bölge Rusya’nın da yerini yeni Bolşevik rejimine bırakmasıyla açık bir alan haline gelmiştir ve Ermenilerce 1919 senesinde işgal edilmiştir. Söz konusu bölgeler Doğu Anadolu içerisindeki bazı bölgelerdir.

    Bekir Sami Bey’in başkanlık yaptığı bir heyet Bolşevik rejimi iktidara geldikten sonra Moskova’ya gönderilmiştir. TBMM hükümeti Sovyet Rusya’nın genel siyasetini dikkate almaktadır ve bu hamlesi olan biteni yerinde incelemek amacıyla yapılmıştır. Sovyetler ile Ankara hükümeti arasında ileride yapılacak antlaşmaların temeli atılmıştır ve hatta Brest Litovsk Barış Antlaşması’nın görmezden gelinen bazı maddeleri birlikte tespit edilmiştir. 20 Ağustos 1920′de resmi olarak iki hükümetin görüşmeleri başlamış fakat Çiçer’in (Sovyet Dışişleri Komiseri) Kafkasya’daki bazı bölgeleri Ermenistan’a vermeyi arzulaması üzerine iki hükümet arasında imzalanması düşünen antlaşmadan vazgeçilmiştir. Çünkü bu bölgeler esasında Türkiye’ye aittir.

    Kazım Karabekir (Doğu Cephesi Komutanı) önderliğinde 15. kolordu bu bölgeleri geri almak için işgal etmek amacıyla taarruza geçmiştir. Sarıkamış, Kars, Aradahan, Artvin, Batum, Iğdır ve Gümrü işgal edilmiştir. Bu bölgeler Misak-ı Milli kapsamındadır. Bunun üzerine barış görüşmeleri başlatılmış ve 22 Kasım 1920′den 3 Aralık 1920′ye kadar yaklaşık iki haftalık bir süreç başlamıştır.

    Gümrü Antlaşması’nın maddeleri şu şekildedir:

    -Kars ve çevresi Türklere verilecek.

    -Ermenistan TBMM’nin varlığını tanıyacak.

    -Ermeniler Sevr Antlaşması’nı tanımayacaklar ve bu antlaşma ile kendilerine verilen haklardan vazgeçecekler.

    -Ermeniler Türklere düşmanca tavır beslemeyecekler, Türklere karşı savaşmamış Ermeniler yurtlarına dönebilecekler.

    -Sınır, Aras Nehri ve Çıldır Gölü olacak.

    Bu antlaşma uluslararası boyuttaki ilk TBMM hükümeti antlaşması olup diğer devletler tarafından tanınmayan Misak-ı Milli’nin ilk defa Ermenistan tarafından tanınmasına vesile olmuştur. Doğu cephesi büyük bir kısmıyla kapanmış ve Ermeniler’den büyük miktarda silah ele geçirilmiştir. Gerek Doğu Cephesi’nde boşa çıkan askerlerin Ankara’ya kaydırılması, gerekse ele geçirilen silahlar askeri gücü arttırmıştır.





+ Yorum Gönder