+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Miryokefalon savaşı'nın nedenleri ve sonuçları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Miryokefalon savaşı'nın nedenleri ve sonuçları








    miryokefalon savaşı'nın nedenleri ve sonuçları







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    miryokefalon savaşı'nın nedenleri ve sonuçları

    Sebepleri


    Savaş esnasında Selçukluların Haçlılara kurduğu pusu II. Kılıç Arslan’ın Danişmentlileri alması ve Anadolu’da gittikçe güçlenmesi, Bizans İmparatoru Manuel Komnenos’u tedirgin etti. Ayrıca Türkmenlerin Bizans sınırını geçmesi iki ülke arasındaki anlaşmazlıkları körükledi. Türkmenlere birlikler yolayan ve savaş hazırlığı yapan Manuel’in durumunu öğrenen II. Kılıç Arslan, önceden imzalanmış barış antlaşmasının yenilenmesini istedi. Bu isteği, Türkmen akınlarını durdurması koşulu ile geri çevrildi. Kılıç Arslan bu şartları kabul etmedi ve Ege yöresine seferler düzenledi.


    Sonuçları




    Ağır bir yenilgiye uğrayan I. Manuel, Selçuklulara karşı inşa ettirdiği Eskişehir (Dorileon) ve Uluborlu'nun doğusundaki (Sublaion) kale ve müstahkem mevkilerini yıkmayı kabul etti. Böylece Selçuklu ordularına ve Türkmen göçmenlerine Sakarya Irmağı ve Büyük Menderes Irmağı vadileri açılacaktı. Sublaion kalesini hemen yıktırmakla beraber, I. Manuel Dorileon kalesini yıktırmamıştır. Bunu zorlamak için 1177'de Kılıç Arslan büyük bir ordu ile Menderes vadisinden Bizans arazilerine çok derin bir giriş yapmıştir. Bizanslılar önce bir ufak galibiyet elde etmişlerse de, önemli Bizans şehirleri olan Yalvaç (Antiocheia in Psidia'u) ve Aydın (Tralles) şehirlerini ele geçirilip talan etmiştir. Ancak bu bir yıllık akıncı hücumu olmaktan ileri geçememiştir; çünkü ne girilen yerlerde Selçuklu idaresi kurulmuş ne de Dorileon kalesi surları yıktırılmıştır.
    Bundan başka, Selçuklu devletine savaş tazminatı olarak 100 bin altın gibi çok büyük bir meblağ ödemek zorunda kalmıştır.
    Bu mali destek Anadolu Selçuklulara Doğu Anadolu'daki ufak ve serbest emirleri bertaraf etmede çok yardımcı olmuştur. Böylece Anadolu Selçukluları Orta Anadolu'da siyasi nüfuslarını çok yükseltmişlerdir.
    II.Kılıç Arslan Miryokefalon Savaşı'ndan sonra Anadolu'da siyasi birliği kurma ve ve genişleme siyasetine devam etmiştir. Bu amaçla Malatya'yı alarak Danişmentoğullarına son vermiştir . (1178)
    Bu zafer sonucunda, Manuel idaresindeki Bizans'ın o zamana kadar uygulanan atılgan bir stratejiyi geride bırakmak zorunda kalmıştır. Gelecekte Selçuklular karşısında Bizans ordusu sadece sınırları savunan bir güç olmuştu. Böylece bölgede siyasî ve askerî insiyatif Anadolu Selçuklu Devletine geçmiştir.
    Avrupalı tarihçiler bundan sonra Anadoluya Türkiye demeye başlamıştır.
    Anadoluda Haçlı Seferleriyle Bizans'a geçen üstünlük tekrar Türklere geçmiştir.




  3. Zühre
    Devamlı Üye
    miryokefalon savaşı nedir


    Miryokefalon Savaşı;
    Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan (1155-1192) ile Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos (1143-1180) arasında Denizli yakınlarındaki Miryokefalon’da yapılan savaştır (17 Eylül 1176).

    Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan, 1175′te Sivas, Tokat ve Niksar’ı da ele geçirerek Danişmentoğulları Beyliği’ nin topraklarını sınırlarına kattı. Edremit ve Bergama’ya doğru ilerleyince rakipleri Bizans’a sığındılar. Türkmen akıncıları Bizans topraklarına akınlar yapınca I. Manuel, ortamın yeni bir Haçlı seferinin düzenlenmesine uygun olduğunu, Anadolu’dan geçen yolun Bizans tarafından güvence altma alınacağını papaya bildirdi. 100 bin kişilik bir orduyla harekete geçti. Manuel’in Eğirdir Gölü’nün ucundaki Sultan Dağı dizisine giden dağlık bölgeye geldi. Asıl hedefi Anadolu Selçuklu Devleti’nin merkezi olan Konya’yı ele geçirmekti. Bu arada Türkmen akıncıları, bir yandan çete savaşlarıyla Bizans Ordusu’nu hırpalarken, öte yandan onları Denizli yakınlarındaki dar ve sarp Miryokefalon Vadisi’ne sokmaya başardılar. Kalenin bulunduğu çukur geçidin dağ yamacmda Selçuklu Ordusu toplu olarak bulunuyordu. I. Manuel’in bazı komutanları hareket yeteneğinden yoksun ordunun bu çukur geçitten geçmesinin tehlikeli olacağını ortaya koymalarına karşın imparator ve bazı genç prensler bu uyarıyı dikkate almadılar. Selçuklu sultanı da düşmanın yıpratılarak bu vadide kastırılması amacını güdüyordu. İki ordu sayıca birbirine eşit olmasına karşın, Selçuklu Ordusu’ nun donanım açısından eksik olması hareket yeteneğini artırıyordu. Bizans Ordusu 17 Eylül 1176′da vadiye girer girmez ok yağmuruna tutuldu, imparatorun kayınbiraderinin başında bulunduğu süvari alayı kılıçtan geçirildi. Geçitte sıkışan Bizans Ordusu günün kararmaya başladığı saatlerde büyük kapılar vermişti. II. Kılıç Arslan, I. Manuel’e haber göndererek Dorylaion (Eskişehir) ve Sublaion (Gümüşsü) kalelerini yıkması ve ağır bir tazminat vermesi koşuluyla barış önerisinde bulundu. Çok zor durumda bulunan Bizans imparatoru bu öneriyi kabul etmek zorunda kaldı. Sağ kalan askerleriyle birlikte geçitten çıkmasına karşın İstanbul’a uzanan yol boyunca sürekli Türkmenlerin saldırısına uğradı. Bu savaş, Bizans İmparatorluğu’nun Anadolu’da yitirdiği toprakları yeniden ele geçirmek için beslediği umutları tümüyle ortadan kaldırdı. Miryokefalon Zaferi’ne kadar Hristiyan dünyasının Türklerin işgali altındaki topraklar olarak gördükleri Anadolu, bu tarihten sonra Türklerin kesin olarak denetimine girdi. Öte yandan Birinci Haçlı Seferi’nden beri sürekli saldırıda olan Bizans İmparatorluğu, bu zaferden sonra savunmaya çekilmek zorunda kaldı.





+ Yorum Gönder