+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Mescidi aksa camii hakkında bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Mescidi aksa camii hakkında bilgi








    Mescidi aksa camii hakkında bilgi vermenizi istiyorum Lütfen yazı çok uzun olmasın. bunun dışında bana Mescidi aksanın tam olarak kaç yılında yapıldığını ve bu Mescidi aksanın tam olarak kim tarafından da yapıldığı hakkında bilgi verebilir misiniz.







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Mescidi aksa camii hakkında bilgi

    Mescidi aksa cami

    Kudüste Süleyman aleyhisselam tarafından bina ettirilen mescid, cami. Peygamber efendimiz zamanında bulunan mescidler arasında, Mekkeye en uzak mescid olduğu için burası Mescid-i Aksa yani en uzak mescid ismiyle meşhur oldu. Beyt-ül-makdis veya Beyt-ül-mukaddes adı da verilen Mescid-i Aksanın inşasına Davud aleyhisselam başladı. Duvarlarını bir adam boyu yükseltti fakat tamamlıyamadan vefat etti. Davud aleyhisselamdan sonra hem peygamber, hem hükümdar olan oğlu Süleyman aleyhisselam, Beyt-ül-makdis yani Mescid-i Aksanın inşasını tamamlamak istedi. Allahü teala tarafından emrine verilen cinleri toplayarak aralarında vazife taksimi yaptı ve her bir cemaati bir işle vazifelendirdi. Sonra usta ve mühendislere, on iki mahallesi olan Kudüs şehrini inşa ettirdi. Şehrin kurulması bitince, mescidin tamamlanmasını emretti. Cinlerden bir kısmı altın, gümüş ve yakut; bir kısmı denizden saf inci; bir kısmı mücevherat ve kıymetli taşlar; bir kısmı da misk, anber ve diğer güzel kokuları getirdiler. Bütün bunlardan yeteri kadar hazırlanınca, işlemek üzere ustalar ve Fenikeli mimarlar getirdi. Gelen ustalar, taşları yontarak bu mücevher, inci ve yakutları işlediler. Toplanan malzemeleri kullanarak mescidin yapımını yedi senede tamamladılar. Uzaktan bakılınca bir altın parçası gibi parlayan, görenleri hayran bırakan ve o zamanda bir eşi bulunmayan bu mescide, Beyt-ül-makdis dediler. Süleyman aleyhisselam, Beyt-ül-makdise, Musa aleyhisselamdan beri nesilden nesile intikal ederek gelen, içerisinde Tevratın bulunduğu Ahid sandığını yani Tabut-i sekineyi koydu. Bu durum; Kudüsün, Asuri hükümdarı İkinci Buhtunnasar tarafından işgaline kadar devam etti. 58 Buhtunnasar, Kudüsü zabt ettiği zaman, şehri yakıp yıktı. Mescid-i Aksada bulunan altın, gümüş ve diğer mücevherleri alıp, Babile götürdü. Daha sonra Keyhüsrev, Mescid-i Aksayı tamir ettirdiyse de M.S. 70 senesinde Romalılar tekrar yıktılar. Bu tarihle, Kudüsün musevilere olan bağlılığı son buldu. M.S. 123 yılında Mescid-iAksayı Bizanslılar tamir edip, Kudüse İlya ismini verdiler. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Mirac gecesinde Kudüse gelerek Mescid-i Aksada namaz kıldı. Peygamber efendimizin; Yalnız üç mescide ziyaret için gidilir: Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve benim bu mescidim (yani Mescid-i Nebi). buyurarak medhettiği Mescid-i Aksa, hicretten on altı ay sonraya kadar Müslümanların kıblesi olarak kaldı. 638 (H.16) senesinde Ömer radıyallahü anh, Suriye seferinde, Şamdan sonra Kudüse uğrayıp Mescid-i Aksayı ziyaret etti. Uzun senedir kendi haline terk edilen Mescid-i Aksada biriken ve etrafı kirleten pislikleri temizletti. Ezan okutarak cemaatle namaz kıldırdı. Yahudilere mescide emniyetle girmek hakkını tanıdı. Hıristiyanlara da, Yahudileri aralarına sokmamalarını tavsiye etti.Kudüsteki kiliselere dokunulmaması için emir verip, Hıristiyanlarla antlaşma yaptı. Kudüsün Müslümanlar tarafından feth edilmesinden sonra, halifeler ve Müslüman valiler tarafından Mescid-i Aksanın temizlik, bakım ve onarım işlerine çok önem verildi. Dört halife devrinden sonraki Emeviler zamanında, Mescid-i Aksanın temizlik ve bakımına özel ihtimam gösterildi. Muaviye bin Ebi Süfyan radıyallahü anh, Abdülmelik bin Mervan, Ömer bin Abdülaziz, Velid bin Abdülmelik ve Süleyman bin Abdülmelik gibi halifeler, Kudüse gelerek Mescid-i Aksayı ziyaret ettiler. Halife Abdülmelik bin Mervan, Mescid-i Aksanın yakınındaki arsa üzerinde Kubbet-üs-sahra Mescidini yaptırdı. Zelzele yüzünden harab olan Mescid-i Aksayı, altıncı Emevi halifesi el-Velid, bugünkü haline benzeyen şekliyle yeniden yaptırdı. Abbasiler zamanında da bakımına ve tamirine ihtimam gösterilen Mescid-i Aksa, zelzeleler ve harpler sebebiyle zaman zaman yıkılıp tamir edildi. Halife Ebu Cafer Mansur ve Mehdi bin Mansur, Kudüse gelerek Mescid-i Aksayı ziyaret ettiler ve tamir ettirdiler. Mescid-i Aksanın, Emeviler ve Abbasiler zamanlarındaki şekli, bugünkü durumuna çok yakın idi. Kıble karşısında kuzeyde on beş kapı vardı. Ortadaki altın kaplı olanı tunçtan yapılmıştı. Yanlarda yedi ve on bir kapı daha vardı. Son cemaat yerinde revakları bulunan mescid, 280 mermer sütuna dayanan revakların taşıdığı bir dam ile örtülüydü. Orta kısmında bir kubbe bulunuyordu. Damın üstü kısmen mozaikle süslü, kısmen de levhalarla kaplıydı. Kubbet-üs-sahra Mescidi (Ömer Camii) de, Mescid-i Aksanın kıble tarafındaydı. Kudüsü 1099 (H.492)de Haçlılar istila edince, şahri yakıp yıktılar. Pekçok Müslümanı kadın ve çocuk demeden kılıçtan geçirdiler. Bu arada Mescid-i Aksayı da yağmalayıp, tepelerine haçlar dikip, içerisine heykeller koyarak kiliseye çevirdiler. Sultan Selahaddin-i Eyyubi, 1187 (H.583)de Kudüsü Haçlılardan kurtarıp, Mescid-i Aksadan Haçları ve putları kaldırttı. Eski haline getirip yeni bir mihrab yaptırdı. Daha sonraki devirlerde bu mihrabın iki yanına pencereler açılıp bir minber, kuzey cihetine de son cemaat revakları ve bir tahta minare ilave edildi. Emeviler, Abbasiler, Eyyubiler ve Memlukler dönemlerinde bir ilim merkezi haline getirilen ve pekçok İslam aliminin yetişmesine sebep olan Mescid-i Aksa, defalarca tamir gördü. Mescid-i Aksanın en son bakımı ve tamiratı Osmanlılar tarafından yapıldı. Yavuz Sultan Selim Han, 1517 (H.923)de Memluk topraklarını ülkesine katınca, Kudüs de Osmanlı idaresine girdi. Kanuni Sultan Süleyman Han Mescid-i Aksa ve yanındaki Kubbet-üs-sahra mescidlerini tamir ve tezyin ettirdi. Daha sonraki asırlarda da bazı tamiratlar geçiren Mescid-i Aksa, Birinci Dünya Savaşından sonra Kudüs Müslüman Türklerin elinden çıkınca, bakımsız hale geldi. 1967 (H.1387)deki Arab-İsrail savaşında Yahudiler tarafından Kudüs işgal edildi. Bu işgalden sonra Mescid-i Aksa, suikast neticesinde kısmen yandı. Bugün kendi haline terk edilmiş olup, ziyadesiyle tamire muhtaçtır. Mescid-i Aksanın ismi Kuran-ı kerimde zikr edilmekte ve Peygamber efendimizin Mirac gecesinde oraya götürüldüğü, hadis-i şeriflerle bildirilmektedir. Eshab-ı kiramdan Ebu Zerr-il-Gıfari radıyallahü anh şöyle bildirdi: Bir kerre ben; Ya Resulallah! Yeryüzünde ibadet için en önce hangi mescid bina edildi? diye sordum. Resulullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; Mescid-i Haramdır. buyurdu. Sonra hangisi? dedim. Mescid-i Aksadır. buyurdu. Sonra ben; Bu iki mescidin kuruluşu esnasında ne kadar zaman vardır? dedim. Resulullah efendimiz; Kırk sene vardır. buyurdu. Başka bir hadis-i şerifte; Kureyş bana (Miracda) seyahat ettiğim yerlerden soruyordu. Bilhassa Mescid-i Aksaya dair öyle şeyler sordular ki, ben İsra (Mirac) gecesi onlarla ilgilenip tesbit etmemiştim. Bu sebeple o kadar müşkül bir vaziyete düştüm ki, hiç bir zaman öyle sıkılmamıştım. Bunun üzerine Allahü teala, benimle Beyt-i makdis arasında perde olan mesafeyi kaldırdı. Şimdi ben Beyt-i makdisi görüyordum. Ne sorarlarsa muhakkak ona bakarak cevap vermiştim. Kureyş, Mescid-i Aksanın kaç kapısı var? diye sormuşlardı. Halbuki ben Kudüs mescidinin kapılarını saymamıştım. Fakat karşımda mescid tecelli edince, ona bakmaya ve kapıları birer birer saymaya başladım. buyurdu. Mescid-i Aksa Camiinin sağında ve solunda kemerli sütunlar ve dar iki sahn ile tamamlanan geniş bir orta sahn vardır. Ortadaki geniş sahnı, güney duvarına paralel bir sahn keser. Bu iki sahnın keşiştiği bölümde bir kubbe vardır. Ortadaki geniş sahnın sağındaki ve solundaki iki dar sahnın dış kısmında sağa sola altışar sahn eklidir.




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Mescidi aksa bilindiği gibi müslümanlarca kutsal sayılan önemli yerlerden biridir. bunun dışında bilindiği gibi Mescidi aksa müslümanların ilk kıblesi olma özelliğine sahiptir. sonolarak Mescidi aksa bilindiği gibi 705 yılında açılmıştır.




+ Yorum Gönder


mescidi aksa hakkinda genel bilgi