+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda bedri rahmi eyüboğlu hakkında bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    bedri rahmi eyüboğlu hakkında bilgi








    bedri rahmi eyüboğlu hakkında bilgi verirseniz memnun olurum. Bedri Rahmi Eyüboğlu kimdir nerede yaşamıştır ne iş ile ilgilenmiştir bana bu konuda acil bilgi verebilirseniz çok memnun olurum.







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    bedri rahmi eyüboğlu hakkında bilgi

    Bedri Rahmi Eyuboğlu
    Görele’de doğdu. Ailesinin beş çocuğundan ikincisidir. Trabzon Lisesi’nde okurken, 1927′de bu okula resim öğretmeni atanan Zeki Kocamemi’nin öğrencisi oldu. Onun derslerinin etkisi ve okul müdürünün özendirmesiyle 1929′da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne (şimdi Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. Burada Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1930′da eğitimini bitirmeden, ağabeyisi Sabahattin Eyüboğlu’nun yanına Paris’e gitti. Orada André Lhote’un yanında resim çalıştı. Daha sonra evleneceği Rumen asıllı eşi Eren Eyüboğlu ile de burada tanıştı.
    Yurda döndükten sonra 1934′te D Grubu’nun dördüncü sergisine otuz resmi ile katıldı. İlk kişisel sergisini de aynı yıl Bükreş’te açtı. 1934′te katıldığı Akademi’nin diploma yarışmasında üçüncü oldu. Bu derece ile mezun olmak istemediği için bir yandan diploma yarışmasına yeniden hazırlanırken, bir yandan da bir süre Çerkeş demiryolu
    yapımında çevirmenlik yaptı, Tekel Genel Müdürlüğü’nde çalıştı. 1936′daki diploma yarışmasında Hamam adlı kompozisyonuyla birinci oldu. Aynı yıl Moskova’da düzenlenen Çağdaş Türk Sanat Sergisi’ne katıldı. 1937′de Cemal Tollu’yla birlikte Akademi’nin Resim Bölümü Şefi Léopold Lévy’nin asistanı oldular. Bedri Rahmi birçok
    ressamın katıldığı CHP’nin kültür programı çerçevesinde resim yapmak için 1938′de Edirne’ye, 1941′de de Çorum’a gitti. Bu dönem resimlerinde köy manzaraları, köy kahveleri, faytonlu yollar, iğde dalı takmış gelinler gibi Anadolu’ya özgü görünümler egemendir.
    1940′lardan sonra duvar resimlerine yöneldi. İlk duvar resmini 1943′te İstanbul’da, Ortaköy’deki Lido Yüzme Havuzu için yaptı. 1947′de İstanbul’da özel bir atölye ve galeri açtı. 1950′de Ankara’da sanatının o güne kadarki bütün dönemlerini kapsayan bir sergisi düzenlendi. Bedri Rahmi aynı yıl bir kez daha Paris’e gitti ve İnsan Müzesi’nde (Musée de I’homme) ilkel kavimlerin sanatını inceledi. Bu incelemeleri “güzel”in aynı zamanda “yararlı”da olabileceği, “yararlı” olmanın “güzel”in gücünü eksiltmeyeceği düşüncesine ulaşmasına yol açtı. Bu düşünce ise onun bundan sonraki sanat görüşünü tümüyle etkiledi, yönlendirdi. Mozaik çalışmalarına 1950′de başladı. 1958′de Uluslararası Brüksel Sergisi için 272 m²’lik bir mozaik pano gerçekleştirdi ve bu yapıtıyla serginin büyük ödülü olan altın madalyayı kazandı. Bundan bir yıl sonra Paris’teki NATO yapısı için, şimdi Brüksel’de bulunan, 50 m²’lik bir mozaik pano hazırladı. 1960 ve 1961′de iki kez ABD’ye gitti. Orada birçok geziye katıldı, konferanslar verdi ve resim çalışmaları yaptı.1969′da Sao Paulo Bienali’nde (iki yıllık sergi) onur madalyası kazandı. Ayrıca 1940′ta Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde resim dalında üçüncülük, 1943′te aynı serginin 4.sünde ikincilik ve 1972′de de 33. sergide birincilik ödülünü aldı. Ölümünden sonra 1976′da Ankara’da “Yaşayan Bedri Rahmi” adıyla bir sergisi düzenlendi. Aynı yıl İstanbul’da da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde adına düzenlenen bir sergiyle anıldı. 1984′te İstanbul’da “Bedri Rahmi-Her Dönemden” adlı bir toplu sergisi açıldı.
    Bedri Rahmi Akademi’deki ilk yıllarından sonra temel bilgilerini Paris’te André Lhote’un akademisinde edinmesine karşın onun kübist ve yapımcı (konstrüktif) yaklaşımını benimsememiş, Dufy ve Matisse’i kendine daha yakın bulmuştur. Paris’ten döndükten sonra Anadolu ve Trakya gezilerinde yaptığı resimlerle İstanbul görünümlerinde Dufy’nin renk ve çizgi anlayışının etkileri görülür. Zamanla bu etkiden sıyrılan Bedri Rahmi halk sanatını sağlam bir kaynak olarak görmeye başlamıştır. Halk sanatından yola çıkarak yeni anlatım biçimleri aramıştır. Minyatürlerden de esinlenmiştir. Anadolu kilimlerinin geometrik, soyut biçimleri, çini, cicim, heybe, yazma ve çorapların bezeme düzeni ve renk uyumlarını kaynak olarak kullanmış, motifin ağırlık kazandığı süslemeci bir tutumla resimler yapmıştır. Ancak, yalnızca motifleri resme uygulamakla yetinmemiş, renk ve malzeme araştırmalarına da girmiştir. Çeşitli teknikleri deneyerek gravür, mozaik, heykel ve seramik alanlarında birçok ürün vermiştir. Yine bir halk sanatı olan yazmacılığa da yönelmiş, kumaş üstüne baskılar yapmış, bu çalışmalarını öğrencileriyle birlikte de yürütmüştür.
    İki yıl kadar süren ABD gezisinden sonra değişik malzemelerden yararlanarak soyut resimler ve renk düzenlemelerine yönelmişse de son yıllarında yeniden eski konularına dönmüştür. Kemençeciler, gecekondular, hanlar, kendi portreleri, balıklar ve kahvelerle, yeni renk ve doku deneyimlerinden de yararlanarak, doğaya eğilişin ustaca ve yetkin örneklerini vermiştir. Çağdaş resim öğelerini de içeren bu çalışmalarında, konu soyuta yaklaştığı oranda, resmin de bir tür “nakış”a dönüştüğü izlenir.
    Bedri Rahmi 1927′de başladığı resim öğretmenliğini ölümüne değin sürdürmüş, Akademi’deki atölyesinde sayısız öğrenci yetiştirerek, çağdaş Türk resmi için bu açıdan da etkili ve yararlı olmuştur.
    Bedri Rahmi 1928′de daha lise öğrencisiyken şiir yazmaya başlamıştır. Şiirlerine, 1933′ten sonra Yeditepe, Ses, Güney, İnsan, İnkılapçı Gençlik ve Varlık dergilerinde yer verilmiştir. 1941′den başlayarak çeşitli şiir kitapları yayımlanmıştır. Halk edebiyatının masal, şiir, deyiş gibi her türüne karşı duyduğu hayranlık, şiirlerine de yansımıştır. Halk dilinden ve şiirinden aldığı öğeleri kendine özgü bir biçimde kullanarak halk diline yaklaşma çabasını sonuna dek götürmüştür. Bu nitelikleriyle şiirleri, resimleriyle büyük bir benzerlik gösterir. Akıcı, rahat bir dille kaleme aldığı gezi ve deneme yazılarında ise sürekli gündeminde olan halk kültürü, halk sanatı konularındaki görüşlerini sergilemiştir. Bedri Rahmi Eyüboğlu 21 Eylül 1975′te vefat etti.
    Bedri Rahmi Eyuboğlu Şiirleri
    BAHAR VE BİZ
    Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden
    Rabbim ne güzel çıldırır.
    Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak;
    Sevincinden titreyerek.
    Yılda bir kere kendini verir toprak
    Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan
    Rabbim ne güzel yarılır.
    Biz de bir kere sevinebilseydik.
    Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya.
    Kimbilir belki bir gün sulh olunca
    Biz de deliler gibi seviniriz,
    Ağaçları ve baharı taklit ederiz
    Renkli bez parçalarıyla donatırız şehri
    Renkli ampuller asarız pencerelerden
    Kimbilir belki bir gün sulh olunca
    Biz de çatır çatır çatlarız binbir yerimizden
    Ağaçlar gibi.
    BÜYÜK ŞEHİR
    Bir değil hallerin beş değil
    Nasıl anlatsam hepsini bir bir
    Nasıl bağlansam sana nasıl, büyük şehir.
    Yüz tane kolum olsa kucaklamağa yetmez
    Tepeden tırnağa dudak kesilsem bitip tükenmezsin.
    Anten misali gerilse bütün damarlarım
    Nasıl duyarım semt semt bucak bucak seni
    Nasıl sararım?
    Büyük hastanelerinde yatarım insan dolu,
    Büyük gemilerine binerim mahşer,
    Hanların dolu, hamamların dolu…
    Gel gör ki her Allahın günü
    Göz göze, diz dize
    Tramvayda, sinemada, meyhanede, mabette.
    Herkes kendi murdar karanlığına gömülmüş
    Herkes gurbette.
    ÇAKIL
    Seni düşünürken
    Bir çakıl taşı ısınır içimde
    Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
    Bir gelincik açılır ansızın
    Bir gelincik sinsi sinsi kanar
    Seni düşünürken
    Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
    Deliler gibi dönmeğe başlar
    Döndükçe yumak yumak çözülür
    Çözüldükçe ufalır küçülür
    Çekirdeği henüz süt bağlamış
    Masmavi bir erik kesilir ağzımda
    Dokundukça yanar dudaklarım
    Seni düşünürken
    Bir çakıl taşı ısınır içimde.
    Seni düşünürken
    Bir çakıl taşı ısınır içimde.




  3. Gülşen
    Devamlı Üye
    Bedri Rahmi Eyuboğlu Görelede doğmuştur Trabzonda eğitim almıştır. Lisede eğitim görürken müdürü ve öğretmeninin teşviki ile mimar sinan sanat akademisini kazanmış ve orada eğitim almıştır. Mimar sinanda ki eğitimi bitirmeden okuldan ayrılarak parise gitmiştir.Bedri Rahmi Eyuboğlu ünlü bir şairdir.




+ Yorum Gönder