+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Atomlar ve atom kuramı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Atomlar ve atom kuramı








    Atomlar ve atom kuramı







  2. Şemsihan
    Devamlı Üye





    Atomlar ve atom kuramı



    Atomlar ve atom kuramı hakkında bilgi




    Kâinatı meydana getiren maddelerin ana çekirdeğini keşfedebilmek için insanlar asırlar boyu uğraşmıştır. Bir maddeyi oluşturan parçacıklar bir başka maddeyi oluşturan parçacıklardan pek farklı değildir. Sadece bu parçacıkların değişik oranlarda bir araya gelmesiyle temel maddelerin (elementlerin) atomları oluşmaktadır. Bu atomlar da farklıoranlarda birleşerek daha kompleks maddeler oluşmaktadır. Nefes aldığımız havadan yediğimiz yiyeceklere, dünyadan güneşe, gözbebeğimizdeki bir zerreden dev yıldızlara kadar her şeyin tuğlasını yine atomlar oluşturmaktadır. Herhangi bir elementten alınan bir numuneyi küçük parçalara bölelim. Bölünen bu küçük parçaları daha küçük parçalara bölmeye devam edelim. Bu bölme işlemi sonsuza kadar sürer mi? Bu elementin istenildiği kadar küçük numunesi elde edilebilir mi? Bu soruların cevabını ilk olarak felsefi temellere dayalı olarak Yunan filozofları Milattan önce beşinci yüzyılda Leucippus ve Democritus maddenin sonsuz küçük parçacıklara ayrılamayacağını öne sürerek cevaplamışlardır.
    Onlar, bir madde daha küçük parçalara bölünmeye devam edilirse, en sonunda atom denen bölünemeyen taneciklerin meydana geleceğine inanıyorlardı. Atom sözcüğü Yunanca’ da "bölünemez" anlamına gelen atomos sözcüğünden türetilmiştir1.

    Atom yaklaşık 10-8 (0,00000001) cm yarıçapındaki merkezde bir çekirdek ve onun etrafında belirli yörüngelerde hareket eden elektronlardan oluşmuştur. Çekirdek, hacim itibarıyla atomun içerisinde hemen hemen fark edilemeyecek kadar küçük bir hacme sahiptir. Ama atomun hemen hemen bütün kütlesi de bu küçük hacimde toplanmıştır.
    Atom çekirdeğinin yarıçapı yaklaşık 10-13 cm kadardır. Çekirdeğin çapı ile atom çapıkarşılaştırıldığında, çekirdek bütün atom çapının ancak yüz binde biri kadardır. Bu boyutta küçülerek atomlar aleminde bir seyahat yapmayıdüşünseydik çok tenha bir dünyada yaşamış olurduk.
    1 Mortimer Modern Üniversite Kimyası Kitabı’ndan alınmıştır.
    SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI
    SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI
    Atom içerisinde bu kadar büyük boşluklar olmasaydı çok küçük hacimdeki
    maddeler çok büyük kütleye sahip olacaklardı. Meselâ, hidrojen atomunun çekirdeğinin (bir proton) hacmi 10-39 cm3 civarında, ağırlığı ise 10-24 gramdır.

    Çekirdek ile elektronlar arasında boşlukların olmadığı kabul edilirse:
    çekirdeğin yoğunluğu 10-24 / 10-39 = 1015 gram/cm3 ’tür.
    Yani 1 cm3 hidrojen 1015 gram ( 1 milyar ton ) olurdu.
    Atomların varlığına inanmanın mantıki temellerinin 1800 sıralarında Dalton,
    Gay-Lussac ve Avogadro tarafından yapılan çalışmalarla ortaya konulduğunu söylemek yanlış olmaz.
    Dalton, elindeki eksik denel verilere dayanarak, bölünemez atomların var olmasıgerektiğini ileri sürdü;Dalton’a göre:
    •Kimyasal bir bileşik, iki veya daha çok sayıda elementin basit, sayısal bir oranda birleşmesi sonucunda oluşuyordu.
    Biz bugün bu verilerin tam doğru olmadıklarını biliyoruz, fakat onlar kimyasal birleşmenin ilk nicel kanunlarını gerçekleştiriyorlardı. Dalton’un fikirlerinin esas bakımından doğru olduğunu gösteren ilk inandırıcı deneylere yol açan birleşme kanunları, atomik teorinin deneysel temelini oluştururlar. Şimdi bu kanunların her birini, hem atom teorisinin gelişmesindeki rolleri bakımından hem de bugünkü doğruluk dereceleri bakımından inceleyelim:
    Kütlenin Korunumu Yasası:
    1774 yılında Antoine Lavoisier (1743-1794) bir deney gerçekleştirmiştir. Lavoisier, bir kalay örneği ve bir miktar hava içeren bir balonun ağzını kapatmış ve tartmıştır. Tartım; kalay örneği + hava + balon kütlesidir.
    Sonra bu kapalı balonu ısıtmış ve kalayın tebeşir tozuna benzer bir toz verdiğini görmüştür. Kabı yeniden tartmış (balon + beyaz toz + kalan hava) ve kütlenin değişmediğini bulmuştur. Yaptığı daha başka deneylerle de görmüş ki, beyaz tozun (şimdi buna kalay oksit diyoruz.) kütlesi, kalay örneğinin kütlesi ile kullandığı havanın bir miktarının kütlesi toplamına eşittir.




+ Yorum Gönder