+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda 2000 2005 arası marmara bolgesine patetes uretimi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    2000 2005 arası marmara bolgesine patetes uretimi








    2000 2005 arasi marmara bolgesine patetes uretimi nolur bulun abilerim ablalarim. bunu dışında bana bu bölgede üretilen patates ürünün tam olarak ne kadar olduğunu tablo olarak gösterebilir misiniz. bunun dışında son olarak bana patates hakkında bilgi verebilir misiniz.







  2. Ayyıldız Bayrak
    Devamlı Üye





    MARMARA BÖLGESİNDE YILLARA GÖRE PATATES ÜRETİM MİKTARI

    Türkiye’de muz yetiştiriciliği ile ilgili bazı kısa bilgiler.

    Muz ülkemize ilk defa 1750 yıllarında Mısır’la ilgisi olan zengin bir aile tarafından süs bitkisi olarak, Mısır’dan Alanya’ya getirilmiştir. Meyve verdiğinin görülmesi üzerine, 1930′lu yıllardan sonra meyvesi için ticari amaçla yetiştirilmeye başlanmıştır.

    Dünyada en önemli muz ihracatçısı ülkeler, Ekvador 2.557.000 ton, Kosta Rika 1.769.000 ton, Kolombiya 1.500.000 ton ve Filipinler 821.000 ton olarak sıralanmaktadır. Dünya Muz Üretim Miktarları-1992 yılına göre Hindistan 7.000.000 ton, Brezilya 5.650.000 ton, Filipinler 3.900.000 ton, Ekvador 3.600.000 ton, Endonezya 2.500.000 ton, Çin 2.200.000 ton, Mısır 400.000 ton, İspanya 355.000 ton, Güney Afrika 180.000 ton, İsrail 84.000 ton ve Türkiye 20.000 ton civarındadır.

    Dünya muz ihracatı 1973 yılında 6.637.358 tondur. II. Dünya savaşından önce İngiltere Dünya muz ticaretinin % 75’ini elinde bulunduruyordu. Savaştan sonra muz ticareti ABD eline geçmiştir. Bugün Dünya muz ticaretinin % 50’den fazlası ABD’nin elindedir. Toplam ithalat değeri 7 milyar doları bulan Dünya muz ticareti ve pazarı, çoğu Amerikan kökenli çok uluslu şirketler tarafından yapılmaktadır. Bu şirketlerin en önemlileri Chiquita, Dole, Del Monte ve Coral Gables dir. Bu 4 firma Dünya muz ticaretinin % 70’ini kontrol etmektedir.

    Ülkemizde muz, başta Anamur olmak üzere, Bozyazı, Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde yetiştirilmektedir. Ancak son yıllarda Fethiye, Finike, Kumluca, Bodrum, İskenderun, Samandağı, Dörtyol, Silifke, Antalya, Serik, Manavgat ilçelerinde de muz yetiştiriciliği istekli üreticiler tarafından başlatılmıştır.

    100.000 ton üretime ulaştık.

    Türkiye üretimi 1955 yılında 1.070 ton idi. O tarihte bu üretimin 550 tonuna yakınını sadece İstanbul, Ankara ve İzmir tüketiyordu. Daha sonra Anamur merkez olmak üzere Güney Akdeniz kıyılarında muz üretimi önemli rakamlara çıktı. 1968 yılında 6.800 ton olan üretim 1970′de 12.600 tona yükseldi. 1975 yılındaki üretim miktarı 21.000 ton’dur. 1993 yılında ise 18.000 tona çıkmıştır. 1998 yılında 32.000 tona çıkan üretim 1999 yılında 77.585 tona, 2001 yılında 101.698 tona ulaşmıştır.

    Bu verime ulaştığımız 2001 yılında ülkemiz muz tüketimi olan 300.000 tonun üçte birini yerli üretimle karşılamaya başladık. 2002 yılında elma fiyatına gerileyen muzun tüketimi ülkemizde halen çok yetersizdir. Şu anda yerli üretimle karşılanamayan tüketimin üçte ikilik kısmı ithalatla karşılanmaktadır.

    Muz ithalatına 2000 yılında 100 milyon dolar döviz ödedik. Borç para alarak muz yedik. Ülkemizde 1985 yılında 6.000 $ olan ithalat miktarı, 1986 da 474.000 $, 1989 da 505.000 $, 1990 da 12.766.000 $, 1993 de 41.711.000 $, 1998 de 48.023.000 $, 2000 yılında en yüksek olarak 110.000.000 $ olarak gerçekleşmiş, 2001 yılında tekrar 35.000.000 $ a düşmüştür.

    1985 yılından 1988 yılına kadar muz ithalat miktarlarının giderek arttığı, ancak bu yıldan itibaren çok büyük artışlar gösterdiği kolayca anlaşılmaktadır. 1994 yılında ise fonların yükseltilmesi nedeniyle yarıya yakın bir azalış görülmektedir. Ancak 1992-2000 yılları arasında ithalat miktarı fonlara rağmen yükseliş göstermiştir. Bu dönemde özellikle sınır ticareti uygulaması altında gümrüksüz giren muzlar, gümrük vergisi engellemesini kırmıştır. 2001 yılında sınır ticareti engellenmiş ve ithal muz girişi azalmıştır. 2001 yılı sonunda ise muz ithalatına uygulanan gümrük vergisi oranı % 119’dan % 149’a yükseltilerek yerli muz üretiminin teşvik edilmesi doğrultusunda yeni bir destek sağlanmıştır.

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yayınları 1990’lı yıllarda ülkemizin ortalama verimini açık muz yetiştiriciliğinde dekara 1,5-2 ton, örtü altında 5 ton civarına çıkabildiğini, bu verim rakamlarının dünya standartlarına yakın değerler olmakla birlikte, meyve kalitesinin genellikle düşük düzeyde olduğunu açıklamıştır. 2000’li yıllara geldiğimizde bölgemizin ulaştığı ortalama verim örtü altında 8-9 tona çıkmış, verim ve meyve kalitesi yönünden Dünya kalitesine ulaşmıştır.

    Bütün bu gelişmeler olurken üniversitelerde, Ziraat Fakültelerinde, Araştırma Kuruluşlarında ve Tarım Bakanlığında muz ile ilgili ciddi bir çalışmanın yapılmadığı da dikkat çekmektedir. Şimdiye kadar bir-iki küçük çalışma dışında bu konuda ne bir ders, ne bir araştırma ne de bir uzmanlık geliştirilmiş değildir. Üretici tamamiyle kendi imkanları ve bu kitap ve yazarı gibi bazı küçük desteklerle kendisini geliştirmeye çalışmaktadır. Yıllık 150 trilyon liralık bir üretim potansiyeli bulunan ülkemiz muz yetiştiriciliğinin bu kadar sahipsiz bırakılması anlaşılır değildir.

    Bünyamin Kozak’ın Anamur ilçesine geldiği 1994 yılı Çilek yetiştiriciliğinin parlama, muz yetiştiriciliğinin ise düşüş dönemiydi. Ortalama verim ağaç başına açıkta 15 kg., örtü altında ise 22 kg. idi. 22 kg. ortalama verimi aşan muzcu iyi muzcu olarak değerlendiriliyordu. Çilekçiliğin alternatif ürün olarak parladığı bu dönemde muzculuk terk edilen ürün konumundaydı. Mineral gübre kullanımı yetersizdi. 1995 yılında tamamlamak amacıyla tekrar başladığı yüksek lisans eğitimiyle muz üretimiyle ilgilenmeye başladı. Muz üreticilerinin seralarında yaptığı uygulamalarla ilk yılda başarı yakalanmıştı. Sonraki yıllarda yapılan denemeler, araştırmalar sonucu elde edilen sonuçlar bölgeye hızla yayıldı. Özellikle 1998 yılından itibaren araziler hızlı bir şekilde örtü altı muz yetiştiriciliğine geçiyor, buna bağlı olarak muz pazarlama tesisleri de çoğalmaya başlıyordu.

    2005 yılında Anamur ilçesindeki muz alanları yaklaşık 16 kat artarak 10.200 dekara ulaşmış, verim ise 70.000 tona çıkmıştır.

    Kozak, 1999 yılında muz üzerine yaptığı araştırmalar ve uygulamaları kitap haline getirdi. Ülkemizde şimdiye kadar muz yetiştiriciliği konusunda yayınlanan ilk ve tek kitap olan bu kitap Ziraat Mühendisleri Odası İçel Şubesi tarafından yaklaşık 20 firmanın maddi destekleriyle yayınlandı. Yapılan çalışmaların çevre ilçelere ulaşmasıyla da Türkiye muz üretimi 20.000 tonlarda iken bugün 100.000 tonu aştı.

    Alanya ilçesinde de ilk muz seralarının kurulmasına yardım etti. Zaman olarak üretici taleplerine yetişememesi nedeniyle “aylık Muz Bülteni” yayınlama fikrini düşündü. Düzenli olarak her ay 1500 adet muz bülteninin hazırlanıp ücretsiz olarak Anamur, Bozyazı, Alanya ve Gazipaşa’daki muz üreticilerine ulaşmasınısağlamaya başladı. Kozak’a çalışmalarından dolayı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri çerçevesinde 2002 yılı “Teşvik Ödülü” verildi.

    Muz üreticilerinin büyük bir çoğunluğu (% 77), ithal muzun çok miktarda girmesi ile yerli muz fiyatlarının çok düştüğünü ve böylece gelirlerinin azaldığını düşünmektedir. Muz ithalatının, Anamur muzunun henüz piyasaya çıkmadığı Mart-Ekim aylarında yapılması ve böylece bir dengenin sağlanabilmesi daha yararlı olacaktır. Dünyadaki muz tröstlerinin bazı ülkelere çok düşük fiyatlar ile muz satarak o ülkelerdeki muz üretimini durdurmayı amaçladıkları düşünülebilir. Bu bakımdan devletimizin ithalat politikaları, tüketicimizi olduğu kadar üreticimizi de koruyacak şekilde yapılmalıdır.

    İşletme sahiplerinin % 26 ‘sı muz üretimi ile ilgili teknik bilgilerinin az olduğunu ifade etmişler, kendilerine kurslar ve seminerler düzenlenmesini, televizyonda bu konularda yayınlar yapılmasını, muz seralarının çoğunun ilkel durumda olduğunu, kendilerine örnek seralar yapılarak gösterilmesini önermişlerdir. Üreticilerin büyük bir kısmı, gübre kullanımını bilinçsiz yaptıklarını belirtmişlerdir.

    Açıkta yetişen muz bahçelerinde kış soğukları bazı yıllar büyük zararlar vermektedir. Bu nedenle örtü altı yetiştiriciliğe geçmek ve bu yetiştiriciliğin teşvik edilmesi gereklidir.

    Yörede pazarlama hizmetleri son derece zayıftır. Yeni yeni muz olgunlaştırma ve ambalajlama tesisleri devreye girmektedir. Tarımsal ürünlerin üretimde ve satışta karşılaştığı sıkıntılarını daha kolay çözmek amacıyla, üreticimiz üretim ve satış şirketleri kurmaya eğilimlidir. Doğasıyla, iklimiyle mikroklima özellik gösteren ve turfanda sebzeciliğin önemli merkezlerinden biri olan ülkemizin bazı bölgeleri Tarımda Kalkınmada öncelikli bölge ilan edilmelidir.




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Marmara bölgesi bilindiği gibi türkiyenin sahip olduğu yedi bölgede biridir. bunu dışında bu bölge de bilindiği gibi tarım önemli ekonomik faaliyetlerden biridir. bu tarım faaliyetlerin de bilindiği gibi en çok zeytin şeftali patates gibi ürünlerdir. hepsinin üretim miktarı farklıdır.




+ Yorum Gönder