+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Milli doğal servetimiz olan toprağın erozyon etkisiyle nasıl kaybedilir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Milli doğal servetimiz olan toprağın erozyon etkisiyle nasıl kaybedilir








    Toprak erozyonla nasıl kaybedilir? bunu gerçekten anlamıyorum. Toprak erozyon ile kayar, yer değiştirir vs. anlarım. Fakat toprağın yok olduğunu söylüyorlar. Bu nasıl oluyor?







  2. Ziyaretçi





    milli doğal servetimiz olan toprağın erezyon etkisiyle nasıl kaybedildiğini




  3. Ziyaretçi
    Milli Doğal Servetimiz Olan Toprağın Erozyon Etkisiyle Nasıl Kaybedilir Lütfen Cevap




  4. Asel
    Bayan Üye
    milli doğal servetimiz olan toprağın erozyon etkisiyle nasıl kaybedilir

    Barajlar ve yeraltı suları da, erozyonun etkilerinden nasibini almaktadır Yerinden kopup giden topraklar, baraj göllerini doldurarak su depolama hacimlerini azaltmakta ve barajların ömrünün kısalmasına neden olmaktadır Erozyon sonucunda toprağın altındaki cansız tabaka (ana kaya) ortaya çıkmaktadır Faydalı toprak katmanlarını kaybeden arazilerde çölleşme başlamaktadır NASA'nın yaptığı bir araştırmaya göre, erozyonun şiddetlenerek devam etmesi halinde Türkiye'nin büyük bir bölümü 55 yıl sonra çöl olacaktır Toprakları çölleşen bir ülkenin temel sorunları, açlık, sussuzluk, işsizlik ve iç göç olacaktır

    Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Toprak kaybı sürecinin en önemli etkeni erozyondur Arazi eğimi, iklim, Bitki örtüsü ve toprak özelliklerinin etkileşimi sonucu oluşan doğal Erozyonun yanısıra, insanın doğaya müdahalesi temeline dayanan bir dizi yapay etgen, Erozyonu bir afet niteliğine dönüştürmektedir
    Türkiye kara yüzeyinin %90’ında çeşitli şiddetlerde Erozyon cereyan etmektedir Arazinin %63'ü çok şiddetli ve şiddetli, %20'si ise orta şiddetli erzyonla karşı karşıyadır Ülke genelinde yaklaşık 67 milyon hektarlık bir arazide toprak giderek yok olmaktadır Erozyon büyük ölçüde tarım alanlarında yaşanmaktadı
    İşlenen tarım alanların %75'inde (yaklaşık 20 milyon Ha) yoğun erozyon görülmektedir Diğer bir anlatımla Türkiye tarım alanlarının ancak 50 milyon hektarlık bölümünde erozyon yoktur Su ve rüzgar erozyonu tüm ülke topraklarının %865'inde cereyan etmekte, rüzgar erozyonu 506 bin hektarlık bir yayılımla daha çok kural iklime sahip olan Konya ve dolaylarında görülmektedir
    Keban barajı'na 32 milyon, Karakaya Barajı'na 31 milyon ton toprak birikmektedir Erozyonla yılda 90 milyon ton bitki besin Türkiye'de akarsularla birlikte alandan taşınan Toprak, ABD'nin 7, Avrupa'nın 17 ve Afrika'nın 22 katı daha fazla düzeydedir Fırat Nehri, yılda 108 milyon ton, Yeşilırmak 55 milyon ton toprak taşımaktadır Her yılMaddesi toprak birlikte yitirilmektedir Her yıl tarım alanlarından 500 milyon ton, tüm ülke yüzeyinden 1,4 milyar ton verimli üst toprak, erozyonla kaybedilmektedir Kaybedilen bu topraklar, 25 cm kalınlığında, yaklaşık 400 bin hektar genişliğinde bir araziye eşdeğerdir
    Yanlış toprak kullanımı, yanlış tarım uygulamaları, kent, sanayi, ulaşım ve benzeri yatırımların yanlış konumlanması süreci ise erozyonun hızını arttırdı Afet nitelikli erozyon yetmezmiş gibi, tarım arazileri, özellikle de verimli tarım arazileri, tarım dışı kullanımlarla açık bir saldırı ve talanla karşı karşıya 1978-1996 yıllarında amaç dışı tarım toprağı %33 artmış ve betonlaşarak elden çıkan verimli tarım toprağı 600 bin hektara, yani verimli alanların yaklaşık onda birine yaklaşmıştır

  5. Ziyaretçi
    aynen boyle cevaplandırılır tammammı

  6. Ziyaretçi
    Milli doğal servetimiz olan toprağın erezyon etkisiyle nasıl kaybedildi :(

  7. Ziyaretçi
    çok güzel bir cevaptı

  8. Ziyaretçi
    muhteşem olmuş
    elinize sağlık

  9. Ziyaretçi
    Yapıcı Unsurlara Göre Erozyonun Çeşitleri

    Özellikle ülkemizde tahribatı büyük boyutlara ulaşan su erozyonu, erozyon çeşitleri içerisinde enönemlisidir. Su erozyonundan sonra diğer erozyon çeşitleri önem sırasına göre; rüzgar, çığlar, heyelanlar ve buzullar olarak sıralayabiliriz. Çığ zaman zaman can ve mal kayıplarına neden oluyorsa da su erozyonu afeti karşısında ikinci planda kalmaktadır.


    Ülkemizde Türkiye’de Erozyon

    Türkiye jeomorfolojik yapısı itibariyle engebeli bir ülkedir. Nitekim ülkemizin toplam alanının % 46′sını % 40′dan fazla eğime ve % 80′den fazlasını da % 15′den fazla eğime sahip sahalar teşkil etmektedir. İklim yarı kurak, yağışlar düzensiz ve şiddetli sağanak şeklindedir. Bütün bu olumsuz faktörlerin yanında, toprağı normal yapısı ile koruması gereken ormanlar, yangın ve kaçak kesim sonucu koruyucu vasfını büyük ölçüde yitirmiş, meralarda aşırı otlatma ve tarla açmaları ile korumasız hale gelmiştir. Erozyon bütün Dünyada değişik şekil ve şiddette meydana gelmekte ise de yurdumuzda özellikle daha yaygın ve hızlı seyretmekte ve hemen hemen her çeşidi bulunmaktadır. Yüzeysel erozyon, oyuntu erozyonu, arazi kaymaları, rüzgar erozyonu ve çığlar bunların başlıcalarıdır.
    Buna karşın Türkiye’de, erozyonla savaş çalışmaları ne yasal, ne teknik ve ne de sosyo-ekonomik yönlerden rayına oturmuştur. Bunun sonucu olarak ta toprak servetinin kaybı yanında sık sık sel felaketleri meydana gelmektedir. En yakın örnek olarak 1998′de Batı Karadeniz selinde 30, 1995 ݝzmir selinde 63, ve yine 1995 Senirkent selinde 74 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, rakamlara dökülmesi çok zor maddi zarar meydana gelmiş, insanlarımız acı çekmişlerdir.

    EROZYONUN NEDENLERݝ

    Doğal Yapıdan Kaynaklanan Nedenler

    1- İklim

    İklimin erozyon üzerine etkisi; yağış, sıcaklık ve rüzgarla olmaktadır. Bunların içerisinde en önemlisi yağış olup, yağışın da şekli, şiddeti, süresi ve rejimi erozyona farklı etkiler yapmaktadır. diğer taraftan sıcaklık, yağışların çeşidini, toprağın donmasını ve nem içeriğini etkilemek suretiyle detaylı olarak erozyonun şiddetine tesir etmektedir. Bu açıdan Doğu Anadolu Bölgemizde toprağın 50 cm. derinliğe kadar donması ve sıcak havalarda gevşemesi olayı, diğer bölgelerimizde yağmur ve rüzgar, erozyon olayları açısından önemlidir.Ülkemizin dünyadaki konumu nedeniyle özellikle Ýç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde yaz kuraklığı ve yağış azlığı/yetersizliği diğer bölgelere göre daha fazladır. Bu nedenden dolayı, bitki örtüsünün zayıf olduğu bu bölgeler ülkemizin erozyondan en fazla etkilenen bölgeleridir. Ã?ünkü, kurak ve yarı kurak sahaların mevcut ekosistemlerinin bozulması kolay ve hızlı olmakta ve bozulan ekosistemlerinin tekrar eski haline getirilmesi de zor ve pahalı olmaktadır.

    2- Topografya

    Yamacın eğim ve uzunluğu erozyonda etkili topografik etkenlerdir. Erozyonun şiddeti ve toprağın yüzeysel akışla taşınmasına neden olan faktörlerin başında eğim gelmektedir. Dünyada kara kütlesinin ortalama yüksekliği 700 m., Avrupa’nın 330 m., Afrika’nın 600 m., Asya’nın 1010 m. olmasına rağmen Türkiye’nin ortalama yüksekliği 1132 m. ‘ye ulaşmaktadır. Yükselti basamaklarıdikkate alınarak yapılan değerlendirmede de 0-500 metre arasındaki alanlar ülkemizin %17,5′u, 500-1000 metre arasındaki sahalar % 26,6′sını kaplamakta , 1000-2000 metre arasındaki alanlar ise % 45,9′ a ulaşmaktadır.
    Ülkemiz arazisinin eğimli ve engebeli olması, orman ve ot örtüsünün tahrip edildiği alanlarda doğal dengenin hızla bozulması sonucunu doğurmaktadır. Doğal dengenin bozulması sonucu hızla toprakların aşınması süreci başlamaktadır. Erozyonun şiddetli olarak devam ettiği alanlarda altta bulunan jeolojik yapı yer yer taşlı ve kayalık araziler halinde ortaya çıkmaktadır.

    3- Jeolojik ve Toprak Yapısı

    Ülkemizin jeolojik ve toprak yapısı; genelde pekişme durumu zayıf, ayrışmaya ve değişmeye karşı fazla direnç göstermeyen taneli, tortul ve volkaniktir. Toprak ile jeolojik yapı arasında sıkı bir ilişki vardır. En fazla aşınmaya uğrayan zeminler Eosen ve Neogen zamanlara ait araziler ile volkanik kül ve tüflerdir. Genelde pekişme durumu zayıf, ayrışmaya ve erozyona karşı fazla direnç göstermeyen gevşek yapılardan oluşan topraklarımız erozyona hassas bir yapıdadır. Bu nedenle, en fazla aşınan ve sellere en fazla malzeme veren kaynaklar kumlu, şiltli, çakıllı olan pekişmemiş araziler ile bünyesine su aldığında kısa sürede eriyebilen tuzlu ve alkali maddeler bakımından zengin, milli ve killi depolar olmaktadır. Ülkemizde, toprak örtüsünün tamamen yok olduğu eğimli alanlarda erozyonun şeklini, şiddet ve seyrini; jeolojik yapıyı oluşturan ana materyalin yapısı, bünye özelliği, yağış sularını tutma ve geçirme kapasitesi gibi fiziksel ve kimyasal özellikleri belirler. Öte yandan, kurak ve sıcak iklim şartları altında Anadolu’nun kapalı havzalarında çökelmiş olan tuzlu, alkali maddeler bakımından zengin killi, marnlı ve jipsli depolarda kimyasal erozyon ön plana geçmiştir. Ülkemizde, bazı ana kayalar üzerinde oluşan toprak aşınması; kayalık-taşlık alanların ortaya çıkmasına ve dolayısıyla buraların VIII. sınıfa giren araziler haline gelmesine yol açmıştır.

    4- Bitki Örtüsü ve Ölü Örtü

    Çıplak arazilere oranla bitki örtüsü ile kaplı arazilerde erozyon daha az meydana gelmektedir; çünkü, bitki örtüsü intersepsiyonla toprağa ulaşan yağışın miktarını, şiddetini ve mekanik etkisini azaltır,kökleriyle toprağı sarar ve taşınmasını önler. Orman toprakları ise, suyun akış hızını azaltır ve suyun toprağa sızmasını artırarak erozyonun şiddetini düşürür. Ayrıca; bitki örtüsü, toprak yüzeyinde biriktirdiği ölü örtü ile toprağı yağmura karşı korumaktadır. Özellikle, orman ölü örtüsü, en şiddetli yağışları yüzeysel akıma geçmeden toprak içerisine kolaylıkla geçirebilecek bir infiltrasyon kapasitesine sahiptir.

  10. Ziyaretçi
    milli doğal servetimiz olan toprağın erozyon etkisiyle nasıl kaybedilir

    Barajlar ve yeraltı suları da, erozyonun etkilerinden nasibini almaktadır Yerinden kopup giden topraklar, baraj göllerini doldurarak su depolama hacimlerini azaltmakta ve barajların ömrünün kısalmasına neden olmaktadır Erozyon sonucunda toprağın altındaki cansız tabaka (ana kaya) ortaya çıkmaktadır Faydalı toprak katmanlarını kaybeden arazilerde çölleşme başlamaktadır NASA'nın yaptığı bir araştırmaya göre, erozyonun şiddetlenerek devam etmesi halinde Türkiye'nin büyük bir bölümü 55 yıl sonra çöl olacaktır Toprakları çölleşen bir ülkenin temel sorunları, açlık, sussuzluk, işsizlik ve iç göç olacaktır

    Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Toprak kaybı sürecinin en önemli etkeni erozyondur Arazi eğimi, iklim, Bitki örtüsü ve toprak özelliklerinin etkileşimi sonucu oluşan doğal Erozyonun yanısıra, insanın doğaya müdahalesi temeline dayanan bir dizi yapay etgen, Erozyonu bir afet niteliğine dönüştürmektedir
    Türkiye kara yüzeyinin %90’ında çeşitli şiddetlerde Erozyon cereyan etmektedir Arazinin %63'ü çok şiddetli ve şiddetli, %20'si ise orta şiddetli erzyonla karşı karşıyadır Ülke genelinde yaklaşık 67 milyon hektarlık bir arazide toprak giderek yok olmaktadır Erozyon büyük ölçüde tarım alanlarında yaşanmaktadı
    İşlenen tarım alanların %75'inde (yaklaşık 20 milyon Ha) yoğun erozyon görülmektedir Diğer bir anlatımla Türkiye tarım alanlarının ancak 50 milyon hektarlık bölümünde erozyon yoktur Su ve rüzgar erozyonu tüm ülke topraklarının %865'inde cereyan etmekte, rüzgar erozyonu 506 bin hektarlık bir yayılımla daha çok kural iklime sahip olan Konya ve dolaylarında görülmektedir
    Keban barajı'na 32 milyon, Karakaya Barajı'na 31 milyon ton toprak birikmektedir Erozyonla yılda 90 milyon ton bitki besin Türkiye'de akarsularla birlikte alandan taşınan Toprak, ABD'nin 7, Avrupa'nın 17 ve Afrika'nın 22 katı daha fazla düzeydedir Fırat Nehri, yılda 108 milyon ton, Yeşilırmak 55 milyon ton toprak taşımaktadır Her yılMaddesi toprak birlikte yitirilmektedir Her yıl tarım alanlarından 500 milyon ton, tüm ülke yüzeyinden 1,4 milyar ton verimli üst toprak, erozyonla kaybedilmektedir Kaybedilen bu topraklar, 25 cm kalınlığında, yaklaşık 400 bin hektar genişliğinde bir araziye eşdeğerdir
    Yanlış toprak kullanımı, yanlış tarım uygulamaları, kent, sanayi, ulaşım ve benzeri yatırımların yanlış konumlanması süreci ise erozyonun hızını arttırdı Afet nitelikli erozyon yetmezmiş gibi, tarım arazileri, özellikle de verimli tarım arazileri, tarım dışı kullanımlarla açık bir saldırı ve talanla karşı karşıya 1978-1996 yıllarında amaç dışı tarım toprağı %33 artmış ve betonlaşarak elden çıkan verimli tarım toprağı 600 bin hektara, yani verimli alanların yaklaşık onda birine yaklaşmıştır

    Kaynak: http://www.alasayvan.net/soru-lar-il...#ixzz1rWAzBYBE

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu


milli servetlerimiz nelerdir,  erozyon etkisiyle toprak nasıl kaybedilir