+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Bitkilerde kök hücre Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Bitkilerde kök hücre








    Bitkilerde kök hücre hakkında bilgi verin lütfen. Fen ve teknoloji dersinden performans ödev konum bitkilerde kök hücre, ödevimi tamamlamam için lütfen yardımcı olun.







  2. Ayyıldız Bayrak
    Devamlı Üye





    KÖK HÜCRE NEDİR:

    Kök hücre, canlı metabolizmayı var eden doku ve organları oluşturan ana hücrelerin ismidir. Vücudumuzda var olan diğer hücrelere göre farklılık gösterirler. Temel özellikleri henüz bir amaca hizmet etmemeleridir. Farklılaşma aşamasını henüz yaşamadıkları için var olan ihtiyacı karşılamaya meyillidirler. Herhangi bir doku ya da organda hasar oluşması durumunda sınırsız olarak bölünebilme ve ihtiyaç duyulan hücreye dönüşebilme yeteneğine sahiptirler.

    Kök hücre elde etmenin ve kök hücre oluşturmanın çeşitli metotları vardır ama genel olarak 3 türde incelenirler. Totipotent, multipotent ve pluripotent bu 3 tür hücrenin ismidir. Totipotent isimli hücre kullanım alanı en geniş olandır, çünkü her hücreye her dokuya ve hatta her organa dönüşebilme kabiliyeti vardır.

    Multipotent hücreler daha ileri evrelerde kullanılan hücrelerdir, her hücre, doku ve organa dönüşme kabiliyeti yoktur. Örneğin multipotent bir kan hücresi, eksikliği durumunda başka bir kan hücresine dönüşebilir. Pluripotent hücreler ise geniş bir dönüşme yeteneğine sahiptirler ama bu yetenek totipotent hücreler kadar geniş değildir.


    Kök hücreler canlı organizmalardan 4 farklı şekilde elde edilir.

    Embriyonik kök hücre:

    Embriyonik kök hücre blatokist evresindeki bir emriyonun (anne karnında yeni oluşmakta olan bebek) iç hücre kitlesinden elde edilir. 1998 yılında Thomson ve arkadaşlarının embriyonik kök hücre keşfiyle tıp tarihinde yeni bir dönem başlamıştır. 1998 yılından bu yana aynen ilik bankası ve kan bankası embriyo bankaları oluşum göstermekte ve bilim dünyası araştırmalarını bu bankalardaki bağışlar aracılığı ile yapmaktadır. Embriyonik kök hücre başka bir ailenin embriyosundan elde edilebildiği gibi çekirdeği çıkartılmış bir yumurta ile kişinin kendi hücresinin kaynaştırılmasından yani klonlamadan elde edilen embriyo ile de elde edilebilir. Klonlama ile elde edilmiş bir embriyodan alınan kök hücre kişinin kendi bağışıklık sistemi ile uyum sağladığından daha güvenilir olmaktadır.

    Halk arasında cenin olarak bilinen embriyo canlı bir varlık ve insan olarak kabul edilir. Bu nedenle araştırma yapılması için ya da tedavide kullanılmak üzere embriyo üretmek ve öldürmek birçok inanç, kültür ve ülke tarafından reddedilmiştir. Günümüzde çalışmalar hala kısıtlı şartlarda devam etmektedir.


    Fetal kök hücreler:

    5-9 haftalık anne karnında ölmüş ya da kürtaj edilmiş bebeklerden elde edilir. Kök hücre nakillerinde kullanılmaktadır.


    Embriyonik Korsinoma Hücreleri:

    Embriyonik karsinoma hücreleri teratokarsinom olarak adlandırılan germ hücre tümörlerinde bulunan kök hücrelerdir. Teratokarsinomların öncü germ hücrelerin malign halinden kaynaklandığı düşünülmektedir. İnsanda daha sık olarak testis tümörlerinde rastlanmaktadır. Bu tümörler tek bir tümör hücresi tipinden çok, farklılaşmış hücre tiplerinden oluşmaktadır.

    Yetişkin kök hücreler:

    Yetişkin kök hücreler için çok önemli bir kaynaktır. Doğum anından itibaren 15 dk içinde plesanta ve kordon bağından elde edilen kanla kaynak elde edilir. Doğru saklama koşullarında 15 yıl saklanabilir. Kordon kanı bankacılığı embriyo bankacılığına göre daha çok rağbet görmektedir. Yapılan çalışmaların çoğu kordon kanı teknolojisiyle yapılmaktadır.


    KÖK HÜCRE TEDAVİSİ :


    James Thomson’un başında olduğu ekibin, 1998 yılında kök hücreleri ilk kez embriyodan ayrıştırıp, laboratuvar ortamında yaşattıklarını açıklayalı beri, bilimsel çevrelerde kök hücrenin yaratacağı mucizeden ve tıpta devrim sayılacak gelişmelere gebe olunduğundan bahsedilmektedir. Bunun anlamı insanda bulunan bütün hücrelere dönüşebilen kök hücre sayesinde, vücudumuzda artık işlev göremeyecek hale gelmiş ya da bir kaza sonucu eksilmiş bir organımızın yerine yenisini koyabileceğimizdir.

    1990′lı yıllardan beri kan kanserleri ve genetik kan hastalıklarında (talassemi gibi) kullanılan kök hücre tedavisiyle ilgili çalışmalar, özellikle son 5 yıldır hız kazandı.


    Kan hastalıklarında ve kanserlerde başarısı nedir?

    Kök hücre tedavilerinin en sık şekli, kan yapıcı kök hücre tedavisidir. Bunun başlıca kaynağı da kemik iliğidir.
    Daha sonra dolaşımdaki kandan ve kordon kanından hematopoetik kök hücre tedavisinde birinci sırayı habis kan hastalıkları alır. Bunda da ilk sırada akut lösemiler bulunurken, bunu kronik lösemiler, lenfomalar, multipl miyelom izler. Lösemilerde iyileşme şansı yüzde 60 dolayında. Kronik miyeloid lösemide de aynı başarı oranı söz konusu. Bu tedavi ilk seçenek.
    Aplastik anemide (ağır kemik iliği yetmezliği, kemik iliğinin kan üretmemesi) başarı oranı yüzde 80′lere kadar çıkıyor.


    Peki nörolojik hastalıklarda kullanımı?

    Özellikle bu alanda ümit verici. Çünkü nöron, yani beyin hücresini oluşturduğu gösterilmiş kök hücrenin. Alzheimer, parkinson gibi hastalıklarda geliştirilerek onarmayı ve yenilemeyi mümkün hale getirecek ileride. MS’te (multipl skleroz) kullanılması gündemde. Burada bağışıklık sistemini yeniden yapılandırma amacıyla kullanılıyor.


    Kalp kasını yeniliyor:

    2000′lerin başlarından itibaren kök hücrelerin hastalıklı dokuyu tamir etme özellikleri fark edildi. Bu kök hücre tedavisinde yeni bir çığır açtı. Birinci sırayı kalp hastalıklarında kök hücre tedavisi aldı. Kalp kası, enfarktüsten sonra kalp yetmezliğine gidecek şekilde hasar görüyor. Kök hücre tedavisi, kalp kasındaki hasarın tamirinde ve ağır kalp yetmezliğinde kullanılıyor. Enfarktüs geçirmiş hastalarda, kişinin kemik iliğinden alınan kök hücreler ayıklanıp koroner damara enjekte ediliyor. Bu tedavi yeni damar oluşumunu da sağlayabiliyor. Hastaların kalbinde hasar gören alanların 6 ay içinde tamamen gerilediğini, kalbin atım gücünün arttığını saptadık.



    Böbrek ve meme kanserinde hayat kurtarıyor:


    Tümör böbreğin dışına atladığı an, hastanın kurtuluşu olmuyor. Burada bir mini nakil geliştirdik. Avrupa’da artık strateji, doku tutuyorsa, ilaç tedavisi sonrası hastanın kardeşinin kök hücrelerini toplayıp vermek. Buradaki amaç, hastayı kemoterapiyle değil kök hücreyle tedavi etmek. Hastaların üçte birinde başarılı sonuç alınıyor. Yöntem, Avrupa’da yaklaşık 130, bizde 5 vakada uygulandı. Böbrek tümörlerinde uygun hasta grubunda 2 yıllık yaşam süresi yüzde 70′e çıkıyor. Meme kanserinde de mini nakil deneyimleri var. Tedavi ümitleri tükenmiş hastalara yapılıyor ve yaşam süresini 2 – 3 yıl uzatabiliyor.
    Belki de 50 – 60 yıl sonra bakacaksınız kişinin kök hücresi karaciğerine, beyin hücresine dönüştürülecek.


    KÖK HÜCRE NAKLİ:


    Kök hücre nakli, vericinin kemik iliğinde alınan canlı hücreler olgunlaşıncaya kadar beklenir, alıcıya verilir, kök hücre olarak çoğalma yeteneğine sahip eritrosit lökosit ve trombositler uygun seviyeye ulaşır.

    1- Allogeneik kök hücre nakli: Bir başka kişiden yapılan nakil.
    2- Otolog nakil: Kişinin kendisinden alınan iliğin kendisine tekrar verilmesi.
    3- Singeneik nakil: İkiz kardeşten yapılan nakil.


    Hangi hastalıklarda kök hücre nakli gerekir.


    1- Kemik iliği kanserleri diyebileceğimiz lösemiler
    2- Lenf bezi kanserleri olan Hodgkin hastalığı ve Non- hodgkin lenfomalar
    3- Çeşitli organ kanserleri (meme testis akciğer kanseri gibi)
    4- Kemik iliğinin yetersiz çalıştığı veya çalışmadığı durumlar (Aplastik anemi gibi).

    Kök Hücre Nakli Bir Çok Hastalığın Tedavisinde Umut Vaadediyor

    Hayatından tamamen ümit kesilen ve makineye bağlı yaşayan Serdar Tengiz ile belden aşağısı felçli olan Asiye Yaşar (19) ve Sibel Kula (38) adlı kişiler, başarılı kök hücre nakli sonucu vücutlarını hareket ettirmeye başladı.

    İnşaat işçisi Eyüp Düek’in kireçten yanan sağ gözünü, sol gözü iyileştirdi. Sağlam gözünden alınan kök hücreler kör olan gözüne nakledildi. Tamamen beyaza dönmüş olan göz, iki haftada eski haline kavuştu. Henüz 20 yaşında olan Eyüp Dilek, Sivas’tan İstanbul’a geldiğinde kök hücrenin ne anlama geldiğini bile bilmiyordu. İnşaatlarda çalışmaya başladı. Bir gün, kireç makinelerinden gelen parça gözüne isabet etti. Hemen bol su ile gözünü yıkadı; hastanede de yıkamaya devam etti ama bir işe yaramadı. Kireç gözünü yakmıştı. Ertesi sabah uyandığında sağ gözü bembeyaz olmuştu. Doktorlar kök hücre tedavisini önerdi. " Gözünün kendi kendini iyileştirmesini sağlayacağız " denildiğinde , Eyüp Dilek umutsuzdu ama yine de denemeye karar verdi.

    KÖK HÜCRE ÇALIŞMALARI:


    TÜBA, kök hücreleri konusundaki araştırmaların taşıdığı stratejik önemi göz önüne alarak 2005’te Kök Hücre Çalışma Grubu adı altında bilim insanlarının katılımına açık çok disiplinli bir grup kurmuştur.


    Kök Hücre Çalışma Grubu, kök hücre konusunda; bilimsel gelişmelerin ve bilgi birikiminin güncel takibinin gerçekleşmesini, kök hücrelerin araştırma ve uygulamalarında ulusal ve uluslararası yasal, etik ve çeşitli bürokratik kuralların takibini, ilgili disiplinlerin konuyla ilgilenen elemanların katılımıyla bilgi ve deneyim paylaşımını, kurum içi, ulusal ve uluslararası benzer gruplarla işbirliğine öncelik vererek araştırma projelerinin hazırlanmasını teşvik eden interaktif bir ortam sağlamayı, eğitsel etkinlikler düzenlemeyi ve yayınlarda bulunmayı amaçlamaktadır.

    TÜBA-Kök Hücre Çalışma Grubu Prof. Dr. Emin Kansu yürütücülüğünde aşağıdaki üyelerden oluşur:Prof. Dr. Okan Akhan, Doç. Dr. Mutlu Arat, Prof. Dr. Meral Beksaç, Prof. Dr. Alp Can, Prof. Dr. Turgay Dalkara, Prof. Dr. Yaşar Murat Elçin, Prof. Dr. Dicle Güç, Prof. Dr. Yücel Kanpolat, Prof. Dr. Işınsu Kuzu, Prof. Dr. Tayfun Özçelik, Prof. Dr. Meral Özgüç, Prof. Dr. Şevket Ruacan, Prof. Dr. Aslıhan Tolun ve Doç. Dr. Duygu Uçkan.


    Çalışma Grubu, kök hücreler alanında temel kavramları tanımlayan, bilimsel gelişmeleri derleyen, konuyla ilgili bilimcilerimizi ve kamuyu aydınlatmak amacıyla “Kök Hücre Araştırmalarında Güncel Kavramlar” konulu bir rapor yayınlamıştır. Raporda, ülkemizde en kısa sürede, kök hücre araştırmalarının bilimsel, biyoetik, ekonomik, yasal ve medikal yönlerini araştırma ve uygulama ilkeleri ile denetimlerinin düzenlenmesi ve diğer ilgili konuları görev tanımı içine alacak kapsamlı bir mevzuat değişikliği ile ilgili konular ele alınmıştır.

    TÜBA Kök Hücre Araştırma ve Klinik Uygulamaları ile ilgili Kılavuz niteliğinde bir görüş belgesini oluşturmak amacıyla Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimleriyle ortak çalışmalar yürütülmektedir.

    TÜBA-Kök Hücre Çalışma Grubu, kök hücre konusuyla ilgilenen ve çalışma yapan ulusal ve uluslararası bilimcileri bir araya getirerek kök hücre alanında ortak bir tartışma/araştırma platformu oluşturmak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla 2005 yılından itibaren her yıl “Kök Hücre Biyolojisi ve Klinik Uygulamaları”nı konu alan bilimsel sempozyumlar düzenlemektedir.

    Dördüncü Kök Hücre Sempozyumu’nun tarihi önümüzdeki günlerde açıklanacaktır. Türkiye’deki çalışmaların yanı sıra Avrupa’da da çok önemli gelişmeler devam etmektedir. Görülen odur ki kök hücre tedavisinin önündeki tüm engeller kalktığında, kazalar dışında ölüm için bir sebep kalmayacak.



    KÖK HÜCRE ARAŞTIRMALARI :

    Yapılan kök hücre araştırmaları sonucunda,

    Kök hücre nakli ile hangi hastalıklar tedavi edilir?

    1- Lenfomalar (Lenf Bezi kanseri)
    2- Lösemiler:
    a) Akut Lenfositik Lösemi
    b) Akut Myelositer Lösemi
    c) Akut Non-lenfositik lösemi
    d) Kronik Myelisiter Lösemi
    e) Miyelodisplazi

    3- Multipl myeloma
    4- Solid tümörler
    a) Göğüs Kanseri
    b) Beyin tümörleri
    c) Ewings sarkoma
    d) Over kanseri
    e) Neuroblastoma

    5- Anemiler
    a) Aplastik anemi
    b) Fanconi anemisi

    6- İmmün yetersizlikler
    a) Ağır Kombine immün yetersizlik (Severe Combined Immunodeficiency Disease) (SCID)
    b) Kombine değişken immün yetersizlik (Combined Variable Immune Deficiency) (CVID)
    c) Wiscott-Aldrich Sendromu (WAS)
    d) Hemofagositik lenfohistiyositoz


    7- Kalıtsal metabolik bozukluklar
    a) Hurler sendromu
    b) Lökodistrofiler
    c) Osteopetrosis

    Birçok hastalık üzerinde ise çalışmalar devam etmektedir. Çalışmaların yakın zamanda sonuçlanacağı bazı hastalıklar:


    - İnme
    – Bazı otoimmün hastalıklar( diyabet, lupus, multipl skleroz)
    – Kalp hastalıları
    – Musküler distrofi
    – Neurolojik bozukluklar (ALS, Parkinson)
    – Kemik/kıkırdak hastalıkları

    Hastalıklarında başarılı sonuçlar alınabileceği gözlemlenmiştir.

    Kök Hücre ve Kordon Kanı Bankacılığı

    Yirmi yılı aşkın bir zamandan beri yapılan kök hücre araştırmaları, bu hücrelerin tedavide kullanılabilirliğini ve başarısını göstermektedir. Kök hücreler vücudumuzda kemik iliği ve kanda da mevcuttur. Ancak kemik iliğinden kök hücrelerin elde edilmesi zahmetli, acı veren, hastanede uzun süre yatmayı gerektiren bir işlem olmasının yanında kök hücre naklinde vazgeçilmez kural olan doku uyumu olasılığı da milyonda birdir. Kanda bulunan kök hücreler ise sayıca çok yetersizdir.

    Göbek kordon kanı kök hücreleri en kolay ve hızlı elde edilebilen, çoğalma potansiyeli yüksek bir kaynaktır. Bebeğin kendi kanı olduğundan doku uyumu sorunu yoktur, ayrıca aile bireylerine de doku uyumu olasılığı yüksektir. Bilim adamları kordon kanının geleceğin nakilleri için çok kıymetli bir kaynak olacağı konusunda hemfikir. İlerleyen günlerde kök hücre olgusu insan ömrünün uzamasına çok büyük oranda katkıda bulunacaktır.

    Bu durumu görmek için tıp bilgini olmaya gerek yoktur.
    Tıbbın dışında olan kişilerin de bu bilgilere ulaşması artık çok kolaydır. Kök hücre tedavisi yıllardır kan kanserleri ve diğer kan hastalıklarının tedavisinde uygulanmakta olan tek gerçek tedavi yoludur. Son yıllarda yapılan klinik çalışmalar kök hücre tedavisinin insanda görülen kanser hastalıklarında, sinir sistemi hastalıklarında (yaralanmalar ve dejenerasyonlar), kalp hastalıklarında ortopedik hastalıklarda, pankreas hastalıklarında (diabet) ve diş hastalıklarında gözle görülür kesin başarılar elde ettiğini göstermektedir.

    Bu başarılar dışında deneysel olarak başka pekçok hastalık grubuna karşı savaşta da çalışmalar sürmektedir.

    Kök hücre devriminin dev adları arasında, İtalya’nın Veneto kentindeki Göz Bankası Vakfı’nda çalışan Graziella Pellegrini de yer alıyor. Onun deri hücreleri, özellikle de kornea kök hücreleri üzerine araştırmaları, görme özürlülerin görme yetisi kazanmalarına yardımcı oluyor.
    Yakın dönemde keşfedilen ve kornea kök hücrelerini kullanarak, kimyasal ya da diğer yanıklar nedeniyle görme yetisi zarar görmüş hastalar için yeni ve temiz kornea dokuları yaratıyor.

    KÖK HÜCRE ENJEKSİYONU :

    Kök hücre enjeksiyonu genellikle gençleşme ve estetik amaçlı kullanılmaktadır.Genel prensibi yağ naklidir. Kişinin kendi vücudundan alınan yağ hücresi ve kök hücre olgunlaştırılır yüzün düzensiz olan bölümlerine enjekte edilerek gerekli genç ve dolgun görünüm sağlanır. Bu yöntem kolljen üreten ve cilde gençlik veren fibroblast hücresinin üretiminin belli bir yaştan sonra da devam etmesini sağlar. Doğru teknik uygulanırsa yüzdeki geometrik şekil bozuklukları sarkma ve kırışıklıklar neredeyse %100 düzeltilir.

    Kök hücre içeren hücre transferleri şunlardır:

    1- Yağ hücresi enjeksiyonu
    2- Yağ dokusu nakli
    3- Kök hücreden zengin yağ hücresi enjeksiyonu (ultra konsantre hücre nakli)
    4- Aktive edilmiş kök hücreden zengin yağ hücresi enjeksiyonu
    5- Kök hücre nakli (Sağlık Bakanlığı izni ile)
    6- Kültüre kök hücre nakli (Sağlık Bakanlığı izni ile)

    Kök hücreden zengin yağ hücresi basamakları şunlardır:

    1- Yağ dokusu alımı
    2- Rejeneratif hücrelerce zenginleştirme
    3- Hücre karışımının elde edilmesi
    4- Mikroenjeksiyon



    KÖK HÜCRE VE SAÇ :

    Kanada Ottowa Hastanesi’nde embriyonik kök hücre ile deri üzerinde araştırmalar yapan Türk bilim adamı Prof. Dr. Kürşad Türkmen, saçlı deri üretmeyi başardı. Embriyonik kök hücreyle ürettiği yeni deri hücrelerini farelerde deneyen ve başarı elde eden Prof. Dr. Kürşad Türkmen, aynı yöntemle saçlı deri üretmeyi de başardı. Türkmen, diyabet yaraları ve derin yanıkların tedavisi için çalışıyor.

    Hematoloji Kongresi için Antalya’ya gelen Prof. Dr. Türkmen, embriyonik kök hücre ile deri araştırmaları yürüttüğünü söyledi. Dünya nüfusunun yaşlandığına ve yaşlılığın neden olduğu hastalıkların arttığına dikkati çeken Türkmen, bu hastalıkların tedavi maliyetlerinin ülke ekonomilerini tehdit eder boyuta ulaştığını bildirdi.

    Başka bir kök hücre teknolojisine göre;

    Kök hücre ile yeni saçlar elde etme ve zayıflayan saç köklerinin canlanması şöyle gerçekleştiriliyor: Önce hastanın venöz kanından 10 cc alınır (1 çay bardağının 1/10 ‘u kadar). Santrifüj edilen kan beyaz ve kırmızı kan olarak iki kısma ayrılıyor. Kırmızı kanda akyuvar, trombosit, pıhtılaşma faktörleri, PGF (Trombosit büyüme faktörü)’ler bulunur. Kırmızı kan özel bir işleme tabi tutulduktan sonra seyrelmiş bölgeye napaj yöntemiyle enjekte ediliyor. Bu uygulamanın temeli doku yenilenmesine dayanmakta.

    Vücudumuzda bulunan kök hücreler zaten herhangi bir yara durumunda devreye girerek yeni doku oluşturmakta. Bu işlemde de kök hücrelerin uyarılarak hızla devreye girmesi ve doku yenilenmesinin oluşturulması hedefleniyor.

    Başka bir kök hücre tedavisine göre;

    Kişinin kanından bir miktar alınıyor. Amerika’da üretilen özel bir kit var. Hastanın kök hücreleri bu kitten geçirilip yoğunlaştırıyor ve bir serum elde ediliyor. Bu kit her hasta için ayrı açılıyor. Elde edilen serumu saç köklerinin dibine dört milimetrelik iğnelerle enjekte ediliyor. O hücreler koyduğunuz yerde yine ana işlevlerini yapıyorlar. Kök hücrenin içinde 9 çeşit büyüme hormonu ciltteki hücreleri, saç kökündeki hücreleri arttırıyor. Onların yaşam döngülerini hızlandırıyor. Oraya serumu koyduğunuzda saçı hemen tamire başlıyor. Bu serum saça zarar veren eksik hücrelerin tamamlanmasını sağlıyor.

    Başka bir kök hücre yöntemine göre;

    Pennsylvania Üniversitesi”nden Dr. George Cotsarelis başkanlığındaki bir araştırma ekibi, kobay olarak kullanılan hayvanlar üzerinde yaptığı deneylerde, saç üreten özel bir tip kök hücreyi izole ederek, kel kobaylara nakletti ve başarılı sonuç aldı. "Blank slate" denilen söz konusu kök hücrenin embriyonik kök hücreden farklı olduğu ve kafa derisinde saç köklerini tutan keseciklerin bu kök hücreden geliştiği belirtildi.

    İnsanlar için denenecek

    EMBRIYONIK kök hücre, hamileliğin ilk birkaç gününde oluşuyor ve yaşamın ileriki aşamalarında 200 farklı hücreye dönüşerek insan vücudundaki çeşitli organları meydana getiriyor. Saç çıkaran kök hücreler saç dibi derisindeki keseciklerde yer alıyor. Amerikalı araştırmacılar kobaylarda başarılı olan yöntemin insanlar için de geçerli olabilmesi için en az 5 yıl daha araştırma yapılması gerektiğini söyledi



    KÖK HÜCRE VE CİLT BAKIMI :


    İnsanın kendi vücudundan alınan yağ dokuları kök hücre bakımından zenginleştirildikten sonra yüze nakledilerek, hem kırışıkların giderilmesi hem de cildi daha gergin ve parlak hale getirilmesi amacıyla kullanılmaya başlandı.

    Kök hücrenin en fazla göbek yağında bulunduğu, dolgu maddesi halinde kullanılan kök hücrelerinin cildi yenilediğini kaydedildi.

    Yaşlandıkça yüze gençliği veren dolgunluk azalıyor, yumuşak dokunun kaybı başlıyor, cilt inceliyor, cilde oksijen taşıyan damarlar azalıyor ve kaslar eriyor. Estetik açıdan elimizdeki tedavi yöntemleri ile sarkmış cildi gerebiliyor, asabiliyor veya boşalan dokuyu yağ ile doldurabiliyoruz.

    Ama bunlar problemi tedavi etmiyor, sadece görüntüyü düzeltiyor. Kök hücre tedavisi yüzde bir gençlik aşısı gibi çalışabiliyor. Çünkü bu hücreler çevrelerindeki ortama göre değişim gösterip çoğalan hücreler.

    Yani kişinin yağ hücresine ihtiyacı varsa bu hücreler yağa damar hücresine ihtiyacı varsa damara, deriye, yada ne gerekiyorsa orada ona dönüşüyor. Hatta Japonlar bu yöntemle meme büyütmeye bile başladılar


    Bitkisel Kök Hücre Nedir ?


    Bitkiler ve insanlar gibi üstün yapılı canlılarda bu hücreler, her birinin ayrı bir işlevi olan organları ya da özelleşmiş dokuları oluşturacak biçimde bir araya toplanmıştır.



    Hücre yapısı : bazı yaşamsal işlevler açısından bitkiler ile insanlar arasında belirgin farklılıklar göze çarpar.


    Örneğin bitki hücresinin, insan hücresinden farklı olarak, büyük ölçüde selülozdan oluşmuş sertçe bir hücre duvarı ve klo-roplast denen organelleri vardır .

    Böylece bitkiler, kloroplastlardaki yeşil renkli klorofil pigmentinin yardımıyla güneş ışığını (enerjisini) soğurup, fotosentez denen bir süreçle kendi besinini üretebilir.


    Oysa insanlar , yaşamaları için gerekli olan besin maddelerini yiyeceklerle dışarıdan almak zorunda olan dışbeslek canlılardır.


    Bitkiler de insanlar gibi büyüyüp gelişir ve yeni hücreler üreterek yaralı dokularını onarabilir.


    Ama erişkin yaşa gelen bir insanın büyümesi durduğu halde, bitkilerde büyüme olayı yaşam boyunca sürer.


    Bu sonsuz büyüme özelliği de bitkiler ile insanları ayıran temel farklardan biridir !

    Bitkisel kök hücre teknolojisi saça etkisi nasıldır ?
    Bitkisel kök hücre teknolojisi içeriğindeki PhytoCellTecTM Malus Domestica teknolojisiyle saç kök hücrelerini besleyerek hızla bölünüp çoğalmasını sağlar saç kök hücre sayısını artırarak saç sayısındada bu artışı sağlamış olur.

    PhytoCellTecTM Malus Domestica :

    · İnsan kök hücrelerin sınırlı bir yaşam süreleri vardır



    · Çevresel ve içsel stres faktörleri kök hücreleri etkilerler



    · Yaşlanmış saç derisinde aktivite halinde olan kök hücre sayısı azalmıştır



    · Erken yaşlanmayı geciktirmek için kök hücreleri korumak ve desteklemek gerekir



    · Bitki kök hücreleri insan kök hücreleriyle benzer epigenetik faktörler barındırır



    · Bitki kök hücrelerinden elde edilen özler insan kök hücreleri için önemli besin kaynağıdır



    Bitki kök hücreleri insan kök hücrelerinin canlılığını ve sağlığını olumlu yönde etkiler



    Son safhadaki epidermal ata hücreler (S14) 3D epidermis oluşturma kapasitelerini kaybederler.



    Fakat bu hücreler PhytoCellTecTM Malus Domestica ile 3D epidermis oluşturma kapasitelerini ilk dönem ata hücrelere benzer şekilde geri kazanırlar



    Tüm kök hücrelerde olduğu gibi saç kök hücreleride belirli bir olgunluğa ulaştıktan sonra bölünerek çoğalmaya geçer.hairman bitkisel kök hücre teknolojisi ölü kök hücreleri canlandırmak yerine canlı hücreleri hızlı bir şekilde besleyerek bölünmesini sağlar bu sayede ölmüş hücrelerin yerine çoğalarak yenilenen hücreler geçer.





    Bitki hücreleri "auksin" isimli bir hormonun üretimini artırırlar. Bu hormon kök hücrelerine ulaşır ve bu hücrelere bölünmelerini ve çoğalmalarını emreder. Böylece yeni kökler üretilir.

    PhytoCellTecTM Malus Domestica ata hücre karakteristiklerinin korunmasına yardımcı olur. Ayrıca son safha hücreleri hızla çoğalma ve kompleks katmanlaşma ve farklılaşma süreçlerini atlatma yeteneğine sahip olur.



    Saç kök hücrelerinin özellikleri:

    · Kendilerini yenileme – Farklılaşmama konumlarını koruyarak
    birçok döngü ve bölünmelere uğrama yetisi

    · Farklılaşma – Aynı dokunun başka hücre tiplerine doğru farklılaşma

    · Birincil roller: Ölen hücreleri ikmal eder ve hasar görmüş dokuları
    iyileştirir

    · Saç yaşlanmasını geciktirme

    · Bitki kök hücreleriyle rejenerasyon gücünü korur

    · Bitki kök hücreleriyle asli kök hücrelerinin yaşlanmasını geciktirir
    yenilenerek çoğalmasını sağlar.




+ Yorum Gönder


bitki kök hücre laboratuvarı,  Bitki Kök Hücreleri