+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Şiir inceleme planına göre incelenmiş bir şiir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Şiir inceleme planına göre incelenmiş bir şiir








    Şiir inceleme planına göre incelenmiş bir şiir, şiir nasıl incelenir örnekleri varmı elinizde..

    gazelde olabilir..







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Şiir inceleme planına göre incelenmiş bir şiir

    Şiir İnceleme Yöntemi Şiir İnceleme Planı Şiirin Biçim Yönünden İncelenmesi Şiir
    1- Zihniyet
    Şiirin yazıldığı döneme ait sosyal siyasi ve kültürel özellikleri şiirin zihniyetini oluşturur.
    2- Şiirde Ahenk
    Şiirin ölçüsü uyağı[IMG]redifi[IMG] asonans[IMG] aliterasyon
    gibi ses tekrarları ahengi oluşturan unsurlardır.
    3- Şiir Dili
    Şairlerin süslü ya da süzsüz(sade)
    duru ya da karmaşık anlatımları şiir dilini oluşturur. Edebi sanatlar şiirin estetiğini artırır.
    4- Şiirde Yapı
    Nazım şekilleri venazım türleri şiirin yapısını oluşturur.
    5- Nazım
    Duygu ve düşüncelerin ölçülü ve uyaklı bir biçimde ifade edilmesidir.
    a) Nazım türü : Şiirlerde işlenilen konu ve temaya göre şiirlerin aldığı adlardır.
    b) Nazım şekli/biçimi: Şiirlerin ölçü nazım birimiaheng özelliklerine göre aldığı adlardır.
    6- Şiirde Tema
    Şiirde birimleri birbirine bağlayan anlam bütünlüğü sağlayan temel öğe temadır.
    7- Şiirde Gerçeklik ve Anlam
    Şairler edebiyatın konusu olan(insan doğa ve yaşam)alırlar ve bunların ifade ediliş biçimi şiirde kullandıkları zaman gerçeklik birbirinden farklıdır.Şair herkesin gördüğü bir gerçeği değişik şekil ve boyutlarda anlatılır.(benzetmeler mecazlarsöz sanatlarından faydalanılarak)
    8- Şiir ve Gelenek
    Şairlerin yaşadıkları dönemdeki geleneği şiirlerine yansıtmalarıdır. Ritim aheng unsurları ölçü konu tema zihniyet aynı olsada farklı dönemlerde yaşayan şairlerin şiirlerinde kullanılan imgeler[IM semboller[IMG] birbirlerinden farklı olur.
    9- Yorum
    Şairin ne anlatmak istediğini anlamaya yorum denir. Bir şiiri doğru yorumlayabilmemiz için şairin hayatını edebi kişiliğini (zihniyetini geleneğini…) iyi bilmemiz ve şiir üzerinde doğru düşünebilmemiz gerekir
    ŞİİR İNCELEME PLANI
    Özellikle ilköğretim 2.kademe düzeyindeki öğrenciler aşağıdaki plana göre şiir incelemesi yapabilirler.
    A. ŞİİRİN BİÇİM YÖNÜNDEN İNCELENMESİ
    1. Nazım biriminin (dörtlük beyit) belirtilmesi
    2. Kaç dörtlükten veya kaç beyitten oluştuğunun belirtilmesi
    3. Şiirin ölçüsünün ve duraklarının belirtilmesi
    4. Kafiye (kafiye çeşitleri belirtilecek) ve rediflerin gösterilmesi
    5. Kafiye şemasının gösterilmesi
    B. ŞİİRİN İÇERİK YÖNÜNDEN İNCELENMESİ
    1. Anlamı bilinmeyen kelimeler ve deyimlerin açıklanması
    2. Şiirin bölümler halinde açıklanması (kıtadörtlük beyit)
    3. Şiirin ana duygusunun (tema) belirtilmesi
    4. Şiirin dil ve anlatım özelliklerinin açıklanması
    5. Şiirin türü hakkında bilgiler verilmesi
    Bir Şiir İnceleme Örneği
    Bir Şiir İnceleme Örneği
    Ne İçindeyim Zamanın
    Ne içindeyim zamanın,
    Ne de büsbütün dışında;
    Yekpâre geniş bir ânın
    Parçalanmaz akışında.
    Bir garip rüyâ rengiyle
    Uyuşmuş gibi her şekil,
    Rüzgarda uçan tüy bile
    Benim kadar hafif değil.
    Başım sükûtu öğüten
    Uçsuz bucaksız değirmen;
    İçim muradına ermiş
    Abasız, postsuz bir derviş.
    Kökü bende bir sarmaşık
    Olmuş dünya sezmekteyim,
    Mavi, masmavi bir ışık
    Ortasında yüzmekteyim.
    (A.HamdiTanpınar)





  3. Harbi @ kız
    Bayan Üye
    Yaşamla ölümün bıçak sırtı düzleminde, sersem sepet gezinip duran insanoğlunu, her zaman ilgilendirmiştir zaman kavramı. Özellikle de sanatçıları: Şairleri, yazarları, ressamları, müzisyenleri… Bu kişilerin yaşam boyunca ortaya koydukları, koymaya çalıştıkları şeyler de, zamanla didişmekten başka bir şey değildir aslında.
    Şairler ve yazarlar, zamanı alt etmek için kendilerine yazılı anlatımı kalkan olarak seçmiş kişilerdir. Şairler, yapıtlarında (şiirlerinde) zaman sözcüğünü şiirsel düzlemde kullanırlar ve ellerindeki kalkanı daha da sağlamlaştırmaya çalışırlar.
    Şiir, zaman kavramını somutlama aracı olarak kullanılmaktadır şairler tarafından.
    Ahmet Hamdi Tanpınar da şiirlerinde zaman kavramına yer veren, zamanı şiirle yoğurmaya çalışan şairlerimizdendir. Bu yazıda, Tanpınar’ın “Ne İçindeyim Zamanın” adlı şiirine bu açıdan bakılacak ve şiir incelenecektir.
    Önce şiirin, içeriğe de yansıyan biçim özellileri üzerinde durmak gerekiyor. Bu özellikleri şöyle belirleyebiliriz:
    a-Şiir dörtlüklerden meydana gelmektedir.
    b-Şiirde sekizli hece ölçüsü kullanılmıştır.
    c-Şiirde çapraz uyak düzeninden (abab, cdcd, efef, ghgh) yararlanılmıştır.
    Yukarıda sözü edilen biçim özellikleri şiire bir yandan kısıtlamalar getirirken, öte yandan da şiirin genişlemesine olanak tanımıştır.
    Kısıtlamalar getirmiştir: Belirli bir ölçü ve uyak düzeninde ister istemez sınırlara dayanırsınız.
    Genişlemesine olanak tanımıştır: Her dörtlükte şiirin bütünü içinde düşüncenin, duygunun yayılması söz konusudur.
    Şair, şiirin ilk dizesine “ne… ne de”yi yerleştirerek kararsızlığı gündeme getirmektedir. Zamanın içinde olmamak, bir varlık, bir nesne, bir şey olarak zaman dışı olmak yaşamamak olmasa gerektir. Zamanın büsbütün dışında olmamak ise, sanırım, yaşamsallığa, bir varlık olarak “hayatiyet bulma”ya işarettir.
    Yaşamı, nesneleri, zamanı adlandıran insanoğlu olduğuna göre “yekpare, geniş bir an”, “ezel ve ebed” içerisindeki algılamamızın bir yansımasıdır olsa olsa.
    Bu yorum içinde ilk dörtlüğe bir bütün olarak bakıldığında, görülecek olan şudur: İlk iki dizedeki zaman karşısındaki kararsızlık, netleşememe, üç ve dördüncü dizelerde yerini belirginliğe bırakmaktadır. Zaman, insanın sınırlandırıcı düş gücüyle, kavramlaştırıcılığı ve adlandırıcılığıyla bir savunma düzeneği olmuştur. Bu nedenle, zamanın içinde ya da dışında olmak, kâr ya da zarar değildir. Kısaca, insan, tek parça anların ayrılmaz akışında debelenip durmaktadır.
    Rüyalar belki de yaşamımızın en gerçekçi göstergeleri,kendimizle buluştuğumuz,hesaplaştığımız anlar toplamıdır.
    Tanpınar,ikinci dörtlükte “bir garip rüya rengi”nden söz etmektedir. Rüya,yaşamımızın en gerçekçi göstergesi olmasına karşın somut bir şey değildir. Dolayısıyla,rüyanın –gerçek anlamda-renginden konuşmak da söz konusu olamaz. Birinci dizedeki “bir garip rüya rengi”,ikinci dizedeki”her şekil”i uyuşturan,devinimsiz kılan,yaşamla yarı yaşam olan rüya hali arasındaki çizgiyi anlatan bir “yakıştırma”dır. Uyku ile uyuşukluk örtüşmesinde rüyanın payı elbette inkar edilemez ve sanırım bu iki dizede (Bir garip rüya rengiyle/Uyuşmuş gibi her şekil) rüya halinin,insanın uyuşukluğuna denk düşme düşüncesi şiirleştirilmiştir.
    İlk bakışta,bölümün ilk iki dizesiyle sonraki iki dizesi arasında bir karşıtlık varmış gibi görünmektedir. Çünkü ilk iki dizede rüya halinden kaynaklanan uyuşukluk söz konusu iken, son (üçüncü ve dördüncü) dizelerde bir devinimden, devinimle bağdaştırılacak bir nesneden,tüyden,söz edilmektedir. Tüyün ifade ettiği eğretileme ise sonunda şaire,şairin ruh haline ve oradan da bedensel yapısına yansımaktadır:”Rüzgarda uçan tüy bile/Benim kadar hafif değil.”
    Üçüncü dörtlükte, şairle (ya da şiir kişisiyle) ilgili ve ikişer dizeden oluşan bir yapı var. İlk iki dizide maddi durumu anlatan bir betimleme söz konusu: “Başım sükutu öğüten/ Uçsuz bucaksız değirmen.” “Baş” (duygu dünyasına yön veren nesne), değirmene, üstelik uçsuz bucaksız değirmene benzetilmektedir. Değirmende -şairin düşleminde- öğütülen, un ufak edilen, zaman karşısında yoksanan ise “sükût”tur. Uçsuz bucaksızlık içindeki dağınık sessizlik…
    Dörtlüğün üçüncü ve dördüncü dizelerinde soyut bir varlık (iç), somut bir varlığa (derviş) benzetilmektedir. Burada bu benzetmeden çok, son belirleme (muradına ermiş bir dervişin durumu) önemlidir. Şair, bu belirmeyle zaman karşısındaki durumun gözler önüne sermektedir: “Benim sorunum zamanla!”
    Bu dörtlükte kullanılan benzetme sözcüklerinin dizelere yerleştirilme biçimi de dikkat çekicidir. Bu biçim, şöyle gösterilebilir:
    Başım…………………………….
    ………………………..değirmen
    İçim………………………………..
    …………………………….derviş
    (Benzetme ögeleri, çapraz olarak dize başında ve sonunda yer almaktadır.)
    Bu dizilişte, benzetme ögelerinin, dörtlüğün hem biçim, hem de içerik belirlemesinde etkili olduğu görülebilir. Zaman kavramının bilinçli ya da kurgusal olarak algılandığı yer, dünyamızdır. Çünkü -en azından şimdilik- zamanı algılayan insanoğlu dünyada yaşıyor. Şair de sanırım bu düşünceden hareketle, insanın zaman karşısındaki çaresizliğini biraz olsun hafifletmek için “Kökü bende bir sarmaşık/ Olmuş dünya sezmekteyim” benzetmesine tutunmaktadır.
    Masmavi bir ışık ortasında (yaşamla ölüm arasında, zamanın tedirgin ettiği bir dünyada) dönenip duran şair, son iki dizeyle başa, zaman karşısındaki kararsızlığa dönmektedir.
    “Ne İçindeyim Zamanın” şiiri, biçim olarak kolay bir şiir olarak görünmesine karşın, zaman gibi “belalı” bir kavramı ele alması bakımından duyumsanması bile güç bir şiir olarak karşımızda durmaktadır




  4. Ziyaretçi
    Ders kitabında yer alan Nâbî ve Necâti Bey'e ait olan gazellerin incelenmesi:


    Gazel

    Cem'in tamama irüp devri câm kalmışdur
    O câmdan da bu meclisde nâm kalmışdur

    Rüsûm-ı lütf u kerem halk içinde mensidür
    Fakat alıp virilür bir selâm kalmışdur

    Rakip sâye-i lütfunda oldi perverde,
    Aninçûn ey gül-i ter böyle ham kalmışdur.

    Cihan içinde mûradun ne ise virdi kazâ,
    Hemân bir almadığım intikam kalmışdur.

    Ümid kâtip-i takdirden müsadedür,
    Ceride-i emelüm nâ-tamam kalmışdır (Nabi)


    Gazel

    Tutalum zenbil ile gökden iner meh-pâreler
    A begüm yerden mi çıkdı âşık-ı bî-çâreler

    ihtiyat itmez misin andan ki ashâb-ı niyâz
    Baş açub zârî kılub yerden göge yalvaralar

    Câm-ı lâ'lünle şarâb-ı nâb hem-reng olmasa
    Güvleyüb düşmezdi sâgar üstine âvâreler

    Âfitâbum yüzün ağ alnun açıkdur gerçi kim
    Sâye-vâr arduncadur bir nice yüzi karalar

    Ey Necâtî çıkma yoldan aldanub güzellere
    Şem' gibi sanma kim dâim önünce varalar (Necati Bey)




    Buna göre 1. Gazelde ritim aruzla sağlanmıştır. Gazel, aruzun "mefâîlün/ feilâtün/ mefâîlün/ feilün" kalıbına göre yazılmış olduğu; kafiye şemasının aa/ ba/ ca/ da şeklinde olduğu; nazım biriminin beyit ve nazım şeklinin gazel olduğu belirtilir.
    Gazelin;
    1. beytinde artık eğlence meclislerinde eski eğlencenin kalmadığı anlatılmaktadır.
    2.Beytinde halk arasında cömertlik ve iyiliğin unutulduğunu sadece selamlaşmanın kaldığını belirtir.
    3. Beytinde sevgiliye seslenir rakibin , onun iyilikleri yüzünden ham kaldığını belirtir.
    4. Beytinde her şeye kavuşulduğu ama kötülerden intikam alınamadığı belirtilir.
    5. Beytinde Cenab-ı Allah'tan yapamadıklarını yapmak için izin istediğini belirtir.

    1. ve 3. beyt alakalı.1. beyitte telmih, 3. beyitte nidâ sanatı vardır.

    Necâtî'nin gazelinde de buna benzer özellikler vardır. Aruz kalıbı 3 fâilâtün 1 fâilün şeklindedir. 2. gazelin dilinin daha sade olması da bir fark olarak düşünülebilir.

+ Yorum Gönder


Sarmaşık ışık daki kafiye cesidi,  incelenmiş şiirler