+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Harnamenin kısa özeti Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Harnamenin kısa özeti








    Harnamenin kısaca özeti lazım acil yardımcı olur musunuz?







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    harnamenin kısa özeti


    harnamenin hakkında bilgi


    Harnâme; Ünlü divan edebiyatçısı Şeyhi tarafından kaleme alınmış mesnevi.
    Aynı zamanda bir hekim olan Şeyhi Sultan Çelebi Mehmed'i tedavi edince, Çelebi Mehmed ona bir köy (Tokuzlu Köyü) hediye etmiştir. Köye doğru yola koyulan Şeyhi, yolda eşkiyalar tarafından soyulmuş ve dövülmüştür. Bunun üzerine Harnâme'yi kaleme alır. Eser toplumun kötü yönlerini hicvetmektedir. Fakat bunu mizahi bir üslub ile yapmıştır.
    Eser 126 beyitten oluşmaktadır. Divan edebiyatında hiciv eserlerinin ilk önemli örneklerindendir.


    Harname

    Zevk içinde cihân velî ŞEYHî
    Yatur uş minnet ü belâda dahı

    Bahtı zengî yüzü tek agarmaz
    İşi başmaklayın başa varmaz

    Râhat umdukça gördü zahmetler
    Devlet isteyü buldu mihnetler

    Fikr olurken hâletün sıfatı
    Geldi bu kıssanun münâsebeti

    Münasebet-i Hikayet

    Bir eşek var idi zâif ü nizâr
    Yük elinde kat'i şikeste vü zâr

    Gâh odunda vü gâh suda idi
    Dün ü gün kahr ile kısuda idi

    Ol kadar çeker idi yükler ağır
    Ki teninde tü komamışdı yağır

    Nice tü kalmamışdı et ü deri
    Yükler altında kana batdı deri

    Eydür idi gören bu sûretlu
    Tan degül mi yürür sünük çatlu

    Dudağı sarkmış u düşmiş enek
    Yorılur arkasına konsa sinek

    Toğranur idi arpa arpa teni
    Gözi görince bir avuç samanı

    Kargalar dirneği kulağında
    Sinegün seyri gözi yağında

    Arkasından alınsa pâlanı
    Sanki it artuğıydı kalanı

    Birgün ıssı ider himâyet ana
    Ya’ni kim gösterür inayet ana

    Aldı pâlanını vü saldı ota
    Otlayurak biraz yüridi öte

    Gördi otlakda yürür öküzler
    Odlu gözler ü gerlü göğüzler

    Sömürüp eyle yirler otlağı
    Ki çekicek kılın tamar yağı

    Boynuzı ba’zısınun ay bigi
    Kiminün halka halka yay bigi

    Böğrişüp çün virürler âvâze
    Yankulanurdı tağ ü darvâze

    Har-ı miskîn ider iken seyrân
    Kaldı görüp sığırları hayrân

    Geh yürürler ferâgat ü hoş-dil
    Gâh yaylâ vü kışla geh menzil

    Ne yular derdi ne gâm-ı pâlân
    Ne yük altında haste vü nâlân

    Acebe kalur u tefekkür ider
    Kendü ahvâlini tasavvur ider

    Ki birüz bunlarunla hilkatde
    Elde ayakda şekl ü sûretde

    Bunlarun başlarına tâc neden
    Bize fakr ü ihtiyâc neden

    Bizi ger arpa ok u yây itdi
    Bunlarun boynuzun kim ay itdi

    Didi bu müşkilümi itmez hal
    Meger ol bir falân har-i a’kal

    Var idi bir eşek firâsetlû
    Hem ulu yollu hem kiyâsetlû

    Çok geçürmiş zamâneden çağlar
    Yükler altında sızırup yağlar

    Nûh Peygamber’ün gemisinde ol
    Virmiş İblîse kuyruğıyla yol

    Dir imiş ben döşedimdüm döşeği
    Dirilürken ölüp ’Üzeyr eşeği

    Hoş-nefesdür diyü vü ihl ü fasîh
    Hürmet eyler imiş humâr-ı Mesîh

    Kurd korkar idi kulağından
    Arslan ürker idi çomağından

    Ol ulu katına bu miskîn har
    Vardı yüz sürdi didi iy server

    Sen eşekler içinde kâmilsin
    Âkıl ü şeyh ü ehl ü fâzılsın

    Anda k’ıslâh ide tapun şer ü şûr
    Har-î Deccâle diyeler ker ü kûr

    Menzil-i mü’minîne rehbersin
    Merkeb-i sâlihîne mazharsın

    Nesebündür mesel hatîblere
    Nefesün hoş gelür edîblere

    Sen eşeksin ne şek hakîm-i ecell
    Müşkilüm var keremden itgil hall

    Bugün otlakda gördüm öküzler
    Gerüben yürür idi göğüzler

    Her biri semîz ü kuvvetlü
    İçi vü taşı yağlu vü etlü

    Niçün oldu bulara enzâni
    Bize bildür şu tâc-ı sultanî

    Yok mıdur gökde bizüm ılduzumuz
    K’olmadı yir yüzinde boynuzumuz

    Her sığırdan eşek nite ola kem
    Çün meseldür ki dir benî âdem

    Har eger hâr ü bî-temîz oldı
    Çünkü yük tartar ol azîz oldı

    Bâr-keşlikde çün bizüz fâik
    Boynuza niçün olmaduk lâyık

    Böyle virdi cevâb pîr eşek
    K’iy bilâ bendine esîr eşek

    Bu işün aslına işit illet
    Anla aklunda yog ise kıllet

    Ki öküzi yaradıcak Hallâk
    Sebeb-i rızk kıldı ol Rezzâk

    Dün ü gün arpa buğday işlerler
    Anı otlayup anı dişlerler

    Çün bular oldu ol azîze sebep
    Virdi ol izzeti bulara Çalab

    Tâc-ı devlet konıldı başlarına
    Et ü yağ toldı iç ü taşlarına

    Bizüm ulu işimüz odundur
    Od uran içümüze o dûndur

    Bize çokdur hakîki buyrukda
    Nice boynuz kulağ u kuyruk da

    Döndi yüz derd ile zaîf eşek
    Zâr ü dil-haste vü nahîf eşek

    Didi sehl ola bu işün aslı
    Çünki şerh oldı bâbı vü faslı

    Varayın ben de buğday işleyeyin
    Anda yaylayup anda kışlayayın

    Nice yiyem odun ile letler
    Bulayın buğday ile izzetler

    Gezerek gördi bir gögermiş ekin
    Sanki dutardı ol ekin ile kîn

    Aşk ile değdi girdi işlemeğe
    Gâh ayaklayu gâh dişlemeğe

    Arpa gördi gögermiş aç eşek
    Buldı cân derdine ilâç eşek

    Değme kerret ki şevk ile karvar
    Toprağın bile götürür harvar

    Eyle yidi gök ekini terle
    Ki gören dir zihî kara tarla

    Yiyürek toydı karnı çağnadı
    Yuvalandı vü biraz ağnadı

    Başladı ırlayup çağırmağa
    Anup ağır yükin ağırmağa

    Dimiş ol âdemî ki hoş-demdür
    Niam oldukda bî-nagam gamdur

    Pes idüp cûş içinde eşvâkı
    Rast düzdi nevâ-yı uşşâkı

    Çeker âvâze tîz ider perde
    Hoş ser-âğaz ider muhayyerde

    Nice düzmek ki bozdı âhengi
    Perdesin açdı ol cihân nengi

    Çıkarur har çün enker-ül esvât
    Ekin ıssına arz olur arasât

    Ağaç elinde azm-i râh itdi
    Tarlasını göricek âh itdi

    Dâneden gördi yiri pâk olmış
    Gök ekinliği kara hâk olmış

    Yüreği sovumadı söğmeg ile
    Olımadı eşeği dögmeg ile

    Bıçağın çekdi kodı ayruğını
    Kesdi kulağını vü kuyruğını

    Kaçar eşşek acıyaruk cânı
    Dökilüp yaşı yirine kanı

    Uğrayu geldi pîr eşek nâgâh
    Sordı hâlini kıldı derd ile âh

    Yermürü inleyü didi iy pîr
    Har-ı rûbâh bigi pür-tevzîr

    Bâtıl isteyü haktan ayrıldum
    Boynuz umdum kulakdan ayrıldum

    Benem ol gâm yükinde har-ı leng
    Gussalar balçığında vâlih ü deng

    Ne yüküm bir nefes giderici var
    Ne biraz çekmeğine yarıcı var

    Har gedây-iken arpaya muhtâç
    Gözedürem k’urıla başuma tâc

    İster iken halâldan rûzî
    Varım itdüm haramîler rûzî

    Ger tonuzlara olmaya buyruk
    Âh gitdi kulağ ile kuyruk

    Hükm-i sultâna k’ola pâyende
    Çarh çâkerdürür felek bende

    Kim ola bâri bir iki eclâf
    K’ide tevk-i pâdişâha hilâf

    Şâh kahrı ne’ûzü-billâh eger
    Çarh baş çekse ide zîr ü zeber

    Göklere irdi nâle vü feryâd
    Dâd iy pâdişâh-ı âdil dâd

    Şeyhî uzatma nâle vü âhun
    Nüktedândur bilür şehen-şâhun

    Ger inâyetden istesen tevfîr
    Kılma devlet duâsını taksîr

    Nice kim bu zamâne-i nâ-sâz
    Câhile nâz vire ehle niyâz

    Ne kadar kim cihân-ı bî-ihlâs
    Ârifi hâric ide âmiyi hâs

    Ol şehün işi izz ü nâz olsun
    Düşmeninün gam ü niyaz olsun

    (Vezin: Feilâtün mefâilün feilün)




+ Yorum Gönder


harname kısa özeti,  harname özeti,  harnamenin özeti,  harname özeti kısa,  harnamenin kısa özeti,  şeyhi harname özeti