+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Göktürk yazıtlarının özellikleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Göktürk yazıtlarının özellikleri








    göktürk yazıtlarının özellikleri







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    göktürk yazıtlarının özellikleri

    göktürk yazıtları hakkında bilgi


    İslamlıktan önceki Orta Asya Türkçe sinde başlıca iki edebi lehçe meydana gelmiştir. Bunlar, en kuvvetli örneği şu yazıtlarda gördüğümüz Göktürk lehçesi ile aşağıda göreceğimiz Uygur lehçesidir.Göktürk yazıtlarındaki düzyazı, o zamanki Türkçenin en yüksek anlatım özelliklerini taşır. Şiir yüklü bir düzyazıdır bu. Bugünkü düzyazıya örnek olacak bir cümle yapısı; duru, açık, yalın bir söyleyiş güzelliği; Türkçenin ancak Dede Korkut'ta bulduğu*muz destansı söz kudreti vardır.

    Türk edebiyatının ilk düz yazı örneklerini oluşturan bu yazıtlar yabancı etkilerden uzaktır. Metinler, gerçekçi bir dil ve güçlü bir hitabet dili ile yazılmıştır.

    Bu yazıtlar çok işlek nesir üslubu ile yazıldığına göre, aynı lehçe ile meydana gelmiş, fakat ele geçmemiş daha birçok eserler olsa gerektir. İlk devre edebiyatının en kuvvetli örneklerini veren bu lehçe, bazı değişmelere uğramış olmakla birlikte Batı (Anadolu) Türkçe sinin kaynağı olmuştur.


    Göktürkçe’nin Anadolu Türkçesi'nden farkları şöyledir:

    1- Bugün (G) ile başlattığımız sözler, Göktürkçe’de (K) ile başlar. Göz, gelmek, görmek kelimeleri köz, kelmek, körmek şeklindedir.
    2- Göktürkçe’deki bazı (T) ler bugün (D) olmuştur. Timiş, tiyip yerine demiş, diyip gibi.
    3- Bugün kullandığımız bazı (Y) lerin yerine Göktürkçe’de (D) kullanılmıştır. Ayak, boy, uyumak yerine adak, bod, udımak gibi.
    4- Bugünkü bazı (V) lerin yerine Göktürkçe’de (B) vardır: vermek, var, ev yerine bermek, bar, eb gibi.
    5- Göktürkçe’de olmak fiili bolmak, su ismi sub şeklindedir.
    6- İsmin (i-) hali Göktürkçe’de (-g veya –ig) şeklinde bulunur. Kişi-y-i, ordu-y-u, iş-i, yerine kişiğ, ordug, işig gibi.
    7- İsimin (e)hali Göktürkçe’de (-ke, -ga)şeklindedir. Kime kağana yerine kim-ke, kağan-ka gibi.
    8- Göktürkçe’de belirsiz isim takımları çoğunlukla takısız söylenir. Türk milleti, Türk hakanı, Gök tanrısı yerine Türk budın, Türk kağan, Kök tengir gibi.
    9- Kelimelerden isim ve sıfat türetmeye yarayan –li (lı, lu lü) eki Göktürkçe’de –lig, lıg şeklindedir. Vatan-lı millet, Hakan-lı millet yerlerine il-lig budın, kağanlığ budın gibi.

    Göktürk yazıtlarında dil hemen hemen arı Türkçe’dir. Bununla birlikte Konçuy, biti-yad, yalmas (elmas) kamag (kamu) gibi yabancı kelimeler bu metinlerde de bulunmaktadır.

    Aradan 1200 yıl geçtiği düşünülürse Gök-Türkçeye göre bugünümüzdeki dilimizde görülün bu değişmeler pek önemli sayılmaz. Yazıtlardaki kelimelerin pek çoğu (Kara, il, kanı (hani), kağan, bey, işitmek, oğul, kul, sözleşmek, taşra, özüm, sakınmak vs.) bugün hemen hiç değişmemiş bulunmamaktadır. Ayrıca anlam veya biçim bakımından az çok değişmiş olarak yaşayan kelimeler pek çoktur.

    Göktürk yazıtları, Türklerin icadı olduğu sanılan Orhun alfabesi ile yazılmıştır. Yazıtlarda bu alfabenin en gelişmiş biçimi görülüyor. 6 yy. ait bulunan, Yenisey Kırgızları’nın mezar taşlarında ise, bu alfabenin daha ilkel şekillerine rastlanmıştır. Bu hal, Orhun yazısının Türkler tarafından bulunup geliştirildiğini düşündürmektedir. Ayrıca bu yazının, Türk damgalarından çıkmış olduğu anlaşılıyor. Çünkü, ok ve yay resmini andıran iki harf aynen "ok" ve "ya" diye okunmaktadır. Bu yazının Arami alfabesinden alınmış olup, Türkçüye uydurularak geliştirildiğini söyleye bilginler de vardır.

    Köktürk alfabesi 38 harflidir. Harflerin ayrık olarak, sağdan sola veya yukardan aşağıya doğru yazılır. Bu ayrık düzen, Köktürk harflerini kağıda yazılmaktansa, taşa yazılmayı daha uygun kılmıştır. Ne var ki bu yazının kağıt üzerindeki örnekleri de ele geçmiştir. 38 harfin, (4)ü sesli, (26) sı sessiz, 8 tanesi ise birleşik harflerdir.




  3. Zeyneb
    Bayan Üye
    Göktürk yazıtlarının önemi ve özellikleri

    Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleridir.Yazıtlarda, dağılan Göktürklerin, Bilge Kağan ve kardeşi Kültigin tarafından bir araya getirilişi ve Göktürk devletinin yeniden kuruluşu anlatılmaktadır.Anıtların yazarı Yuluğ(Yollug) Tigin’ dir.Dil, yabancı etkilerden uzak ve yalın bir Türkçedir.Yazıtlarda yer yer gerçekçi bir tarih dili, yer yer eleştiri cümleleri, yer yer de güçlü bir söylev dili kullanılmıştır.Yazıtlarda, Türk ulusunun benliğini unutmaması ve birlik olması gerektiği, düşmanların tatlı sözlerine ve hediyelerine aldanmayıp uyanık olması gerektiği vurgulanmıştır.Yazıtların varlığından ilk kez, 13.yy.da İlhanlı dönemi tarihçisi Cüveyni “Tarih-i Cihan-Güşa” adlı eserinde bahsetmiştir.Orhun yazıtlarını, bilim dünyasına ilk kez, İsveçli bir subay olan Strahlanberg tanıtmıştır.Anıtlar üzerindeki yazıları ise ilk kez Danimarkalı bilgin Thomsen 1893’te okumuştur.Yazıtların tamamının okunması 1922’de tamamlanabilmiştir.





+ Yorum Gönder