+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Kızlarda ve erkeklerde ergenlik döneminde görülen değişimler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Kızlarda ve erkeklerde ergenlik döneminde görülen değişimler








    kızlarda ve erkeklerde ergenlik döneminde görülen değişimler







  2. Leyla
    Devamlı Üye





    kızlarda ve erkeklerde ergenlik döneminde görülen değişimler


    kızlarda ve erkeklerde ergenlik döneminde görülen değişimler hakkında bilgi



    Ergenlikte kızlarda ve erkeklerde görülen fiziksel değişimler nelerdir? Ergenlik psikolojisi nasıldır? Ergenlik döneminde hangi durumlarda bir uzmandan destek almak gerekir?
    Ergenlik, yetişkinliğe ilk adım evresi olarak kabul ediliyor. Bir başka deyişle çocukluktan yetişkinliğe geçiş evresi. 12-20 yaş arası olarak kabul edilen bu dönem, kızlarda 8–13, erkerlerde 10–15 yaşlarında başlar.


    Ergenlik döneminde yaşanan değişimler nelerdir, kız ve erkek çocuklara nasıl davranmak gerekir, ergenlik sorunlarıyla ilgili ne zaman bir uzmana başvurmak gerekir?


    Ergenlikte erkeklerde görülen fiziksel değişimler


    Ergenlikte, vücuttaki ilk belirtiler tüylenmedir: Öncelikle cinsel bölgede kıllanma olur, daha sonra dudakların üzeri, yüz ve vücutta kıllanma başlar. Deri ve saçlar yağlanır ve yüzde sivilceler ve siyah noktalar ortaya çıkabilir. Sesleri çatallaşmaya ve erkek sesine dönüşmeye başlar. Penis ve testisler olgunlaşmaya başlar, ereksiyon kabiliyeti artar. Ayaklar büyür, bacaklar ve kollar uzar, 13-15 yaş arasında boy hızla uzar. Kasları geliştiği için daha güçlü olduğunu hisseder.


    Ergenlikte kızlarda görülen fiziksel değişimler



    Kızların göğüsleri belirginleşir ve adet görmeye başlarlar. Genital bölgede ve koltuk altında kıllanma başlar. Vücut ölçülerinde hızla değişir: Bel incelmeye başlar, leğen kemikleri şekillenir ve kalçalar genişler.


    İlk ergenlik belirtileri



    Tabii sadece fiziksel belirtiler değil, ruhsal belirtileri de vardır ergenliğin. Pediatrist-Pediatrik Nörolog Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin, çocuğun ruhsal gelişimlere paralel olarak utanmasının gelişebileceğini belirtiyor. Buna göre, çocuk örneğin annenin tuvalete, banyoya girmesine izin vermeyebilir. Anne de bundan dolayı vücuttaki değişiklikleri göremeyebilir. Annenin utanmanın arttığını fark etmesi, ergenlik için ilk sinyal olarak kabul edilebilir. Bu zamandan itibaren ergenlikle ilgili bilgiler verilmeye başlanabilir.


    Aileyi reddetme


    Okul döneminde sosyal çevreyle özdeşleşen çocuk, bu dönemde arkadaşlarıyla özdeşleşmeye ve onlara benzemeye çalışabilir. Bu dönemde aile bu değişikliği şaşkınlıkla karşılar. Çocuk, ailesini reddedebilir, ailesini beğenmeyebilir. Dr. Sabiha Paktuna Keskin, bunun doğal bir süreç olduğunu, ileriki yaşamda da kendilerini reddedeceği anlamına gelmediğini, dolayısıyla ailenin tedirgin olmasına gerek olmadığını belirtiyor. Dr. Keskin’e göre yapılması gereken, çocuğun içine girdiği arkadaş çevresini sevip saymak ve onore etmektir. Aile tersini yaparsa kendi kaybedebilir. Çocuk şeklen de o girdiği gruba benzemeye başlayacağından, giysileri, saçları değişebilir. Ailenin kendi gençliğine, kendi görüşüne ters olsa bile bunlara aşırı tepki vermemesi gerekir.


    Ruhsal sorunlar



    Uzman Psikolog Sevil Usanmaz, ergenlik döneminde ortaya çıkabilecek ruhsal sorunları şöyle sıralıyor:
    *Genç, çabuk üzülür, çabuk neşelenir, birden öfkelenir, gülerken ağlamaya başlayabilir.
    *Her şeye ilgisi çok fazla arttığından derslere ilgisi azalır.
    *İstekleri artar, bencilleşir. Kendisi ile ilgili her şeyi az bulur. Harçlığı azdır, hakları azdır, evdeki kurallar çoktur, giysileri çok olsa bile azdır ve hep aynı şeyi giyer, hep açtır ve evdeki yemek hep azdır, tatil azdır, öğretmen az not verir.
    *Bağımsızlaşma isteği ve sosyal çevreye ilgisinin artması nedeniyle daha fazla arkadaşlarıyla olmak, değişik yerlere gitmek, görmek ve denemek ister.
    *Karşı cinsle ilgilenir, beğenilmek ister, yakışıklı ya da güzel olup olmadığını sorgular, dış
    görüntüsü için aşırı hassas davranır.
    *Kendinden büyükleri örnek alıp bir taraftan onlar gibi davranmaya çalışırken, diğer taraftan çocuksu davranışı devam eder.
    *Ergen, değişen ve gelişen bedenini, dalgalanan duygularını saklamak, kontrol edebilmek ve çevrenin istediği gibi davranabilmek için içine kapanır.
    *Güvensizlik duygusu, karamsarlığa, üzüntüye yol açar.
    *Arkadaş grubunun içinde olma, takdir edilme, sevilme, beğenilme isteği olumlu bir şekilde karşılandığında mutlu olur. Aksi takdirde öfkelenir, endişelenir, kıskanır, kavga çıkarır.
    *Bu dönemde görülen olumsuz duygular genellikle endişe, üzüntü, korku, hayal kırıklıkları ve öfkedir. Genç, bu olumsuz duygularla baş edebilmek için ya hayal kurar, müzik dinler, içe kapanır veya arkadaşlarıyla çok fazla vakit geçirir, sınırları ve kuralları zorlar, anne babasıyla çatışma halinde olur.


    Genç kızla iletişim


    Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin, ergenliğe giren kız çocuğuyla ilişki kurması gerekenin anne olduğunu söylüyor. Genelde kız çocukları babalarına daha yakın olsalar da ergenlikte içe kapanmaya başlarlar.


    “Hiçbir zaman bir anne kendi kızıyla arkadaş olamaz. Zaten anne ile kızın arkadaş olması da beklenmemeli, olmamalıdır da” diyen Dr. Keskin, genç kızın bütün sorunlarını, sırlarını annesiyle paylaşmak istemeyeceğini, sırlarını kendi yaşıtlarına, güvendiği kişilere vereceğini belirtiyor. Burada anneye düşen görevin, kızıyla dost olmayı başarabilmek, yani karşılıklı güven duygusunu geliştirmek olduğunu ifade ediyor.


    Genç erkekle iletişim


    Dr. Sabiha Paktuna Keskin’e göre ergenliğe giren erkek çocukla iletişim kurması gereken, babadır. Anne, sakin liman olmayı başarmalıdır. Ergenlikle ilgili anlatılması gerekenleri baba üstlenmelidir. Onunla dostluk kurmak, çocuğun güvenini kazanmaktır önemli olan. Güven kazanılmasının temel öğesi de kişinin davranışlarının tutarlı olmasıdır. Yani çocuğun yaptığı herhangi bir şeye verilen tepinin bir başka seferde de aynı olmasıdır. Bu tutarlılık, dostluğun temel adımıdır.


    Ne zaman uzmana başvurmalı?



    Ergenlik, gerek genç gerekse de aile için zor bir dönemdir. Bazen, bazı sorunlarla baş etmenin yolu bir uzmandan yardım almaktır. Uzman Psikolog Sevil Usanmaz o durumları şöyle sıralıyor:
    Ergenin içe kapanma dönemleri çok uzun, duygu dalgalanmaları sık ve şiddetli ise,
    Huy değişikliği aniden tam zıt şekilde olmuşsa; çok neşeli ve hayat dolu bir genç birden
    tamamen içine kapanmışsa,
    Ders başarısı beklenmedik şekilde çok düşmüşse,
    Eve geliş saatlerindeki gecikme artmış ve açıklamaları yetersizse,
    Bütün gün uyumak veya bütün gece oturmak gibi uyku sorunları varsa,
    Aşırı zayıflama ya da şişmanlama olmuşsa,
    Çok öfkeliyse ve sürekli ağlıyorsa profesyonel yardım almakta fayda vardır.





  3. Zeyneb
    Bayan Üye
    Kızlarda ve erkeklerde ergenlik


    Ergenlik, büyüme çağı değildir, büyüme çağının sadece bir parçasıdır ve çocuğun cinsel olgunluğa geçişinin göstergesidir. Büyüme, ergenlik dönemi sona erdikten sonra da uzun bir süre devam eder. İnsanlarda cinsel olgunluk, genel fiziksel ve düşünsel olgunluktan çok önce kazanılmaktadır. Üstelik, ergenlik yaşı da gittikçe küçülmektedir; öyle ki, çeşitli ülkelerde bir çok ilkokul öğretmeni, ilk kez son on yıl içinde adet gören kız öğrenciler için belli kolaylıklar sağlamak zorunda kaldıklarını bildirmişlerdir.

    Kızlar ilk adet kanamalarını çok yoğun ve çarpıcı bir deney olarak yaşadıkları için, kadınların ergenlik dönemine giriş tarihleri hakkında daha kesin bilgiler vardır; erkeklerin ergenlikleri biraz daha belirsiz bir dönemde başlar. Günümüzde kızlarda ortalama ergenlik yaşı onüçtür.

    Daha sıcak ülkelerde, evliliklerin erken yaşta olmasının yarattığı aksi izlenime rağmen, kızlarda ortalama ergenlik yaşı 13,5 - 14 civarındadır. İlk adet yaşının düşmesine yol açan etkenler çeşitlidir. İlk adeti geciktiren kötü beslenme ve çocuk hastalıklarının gelişmiş ülkelerde giderilmesi, bu etkenlerden biridir. Ancak en önemli etkenin toplumsal ve psikolojik dönüşümler olduğu kesindir:

    Cinsellik üzerindeki baskının hafiflemesi, gençlerin cinsel kimliklerini daha erken yaşta ortaya koymalarına olanak verilmesi, kızların cinsel potansiyellerinin daha hızlı biçimde gerçekleşmesine yol açmaktadır. Bununla birlikte, adet yaşındaki bu küçülmenin tamamıyla yeni bir durum olmadığı, ilkel toplumlardaki duruma bir geri dönüş olduğu da ileri sürülmektedir. Bu görüşün sahiplerine göre, herhangi bir cinsel baskının olmadığı ve insanların daha doğal koşullarda yaşadığı geçmiş toplumlarda ilk adet yaşı bugünkünden ve yakın geçmiştekinden daha küçüktü.

    İlk adetin kesin ve belirli bir tarihi olmasına karşılık, kadın ergenliğinin diğer belirtileri için aynı şey geçerli değildir. Yaklaşan ergenliğin ilk belirtisi, dokuz ile onbir yaşları arasında meydana gelen göğüslerdeki şişmedir. Ancak göğüsler bundan sonra 7-9 yıl daha büyüme ve olgunlaşmaya devam edeceklerdir. Göğüs uçlarının koyu renk alması ise ortalama 12-13 yaşlarında olur.

    Cinsel organ kıllanması ise ortalama 11 yaşında başlar ve 14 yaşına kadar devam eder; ancak bundan daha erken başladığı ve daha geç tamamlandığı da olur. Koltuk altı kılları ise bir-iki yıl daha geç çıkar. Kız çocuğun boyunun hızla uzamaya başlaması da 9-10 yaşlarında olur; bu ilk adetin yaklaştığının da işaretidir. En hızlı boy atma çağı olan 12-14 yaşları aynı zamanda ilk adetin geldiği dönemdir.

    Kızlarda hem ergenlik hem de hızlı boy atma erkeklerden önce başlar. Bu yüzden 11-14 yaşındaki kızlar genellikle kendi yaşlarındaki erkeklerden daha uzun ve daha ağır olurlar. Erkeklerde hızlı boy uzaması hem daha geç başlar hem de daha geç biter. Kızların fıziksel gelişimi en geç 20 yaşında biter; hatta Doğu ülkelerinde kızlarda büyümenin üst yaş sınırı l6-17'ye iner. Oysa erkeklerin fıziksel gelişimi ve boylanmaları 23-25 yaşlarına kadar sürebilir.

    Erkeklerin de ergenlik belirtilerinin ortaya çıkış tarihleri kızlarınki kadar değişken ve belirsizdir. Onüç yaşında cinsel bakımdan olgunlaşmış erkek çocuklar olabildiği gibi, onbeş yaşına geldiği halde hala cinsel çocukluktan çıkamamış olanlar da vardır. Erkek çocuklar arasında bu tür farklılıklar, kızlarda olduğundan çok daha fazla eksiklik ve aşağılık duygularına yol açmaktadır. Penisin büyümesi ortalama 13 yaşında başlar ve iki yıl kadar sürer; ama 11 yaşında başlayıp 13'te bitebildiği gibi, 14'te başlayıp 17'de de sona erebiir. Başka bir deyişle aynı yaşlardaki erkek çocuklar arasında, bazıları büyümeye başlamadan"erkekleşmiş" olanlar bulunabilir.

    Genellikle erkek ergenliğinin ilk işareti, erbezlerindeki büyümenin birden bire hızlanmasıdır. Erbezleri ortalama 11 yaşında büyümeye başlayıp 16'da en gelişmiş durumlarına ulaşırlar. Cinsel organ bölgesindeki kıllar da 10 ile 15 yaşları arasında çıkmaya başlar ve l4-18'de tamamlanır. Koltuk altı kılları da çoğu zaman bundan bir süre sonra belirir. Ama bunun tersi de olabilir.
    On sekiz yaşındaki bir kız, ergenlikten önceki çocuksu sesi yitirmiştir; ama erkek çocuklardaki ses değişikliği çok daha belirgindir. Erkek çocuğun gırtlağı, penisin büyümesini tamamladığı sıralarda gelişmeye başlar. Genellikle ses değişimi derece derece gerçekleşir ve bir kaç yıla yayılır. Bu süre içinde çocuğun sesi çatlayabilir, kısılabilir. Çıkan ses ne kadar çirkin olursa olsun aslında yitirilen birşey yoktur. Sadece çocuk henüz büyüyen gırtlak üzerinde kas kontroluna alışamamıştır.

    Kızlarınki kadar belirgin olmasa da erkek göğüsleri de ergenlik sırasında bir değişim geçirirler. Meme başı çevresindeki renkli halka bu sıralarda genişler ve koyulaşabilir. Erkek çocukların üçte birinde de bu halkanın altında kızlarınkine benzer ancak daha küçük bir doku oluşabilir. Ama bu genellikle gençlik çağlarında ortadan kalkar.

    Ergenlik çağının önemli sorunlarından biri de cilt rahatsızlıklarıdır. Sivilce, ergenlik döneminin cinsel değişimine bağlı bir cilt hastalığıdır. Hadım edilmiş erkeklerde sivilce olmaması, ancak cinsel hormon takviyesi yapıldığında sivilce çıkması ve hormonun kesilmesiyle sivilcelerin de ortadan kalkması bunun kanıtıdır. Çoğu insanda sivilceler ergenliğin diğer belirtileri tamamlandıktan sonra da sürüp gider ve ancak ilk gençlik çağının tamamlanmasıyla ortadan kalkar. Bu o kadar yaygın bir sorundur ki, bir hastalık değil, normal bir gelişim olarak görülmesi daha doğru olacaktır.

    Erkek ergenliği 10-12 yaşlarında erbezlerinin büyümesiyle başlar ama bu erbezleri 14-16 yaşlarına kadar olgun sperm üretemezler. Ama bu, bu yaşlardaki çocuğun bir tür orgazm yaşamasını engellemez. Gerçekte, orgazm 6 ile 10 yaşları arasındaki "Cinsel Durgunluk" dönemi dışında, her zaman yaşanabilir.





+ Yorum Gönder