+ Yorum Gönder
Güncel Konular ve Bunları Biliyormuydunuz Forumunda Kelebeklerin 17 Bin Gözü Olduğunu Biliyormuydunuz? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. firdevs
    Üye

    Kelebeklerin 17 Bin Gözü Olduğunu Biliyormuydunuz?








    Kelebeklerin 17 Bin Gözü Olduğunu Biliyor muydunuz?Hakkında Bilgi


    Her hayvanın kendine özgü ilginç şeyleri vardır. Büyüleyici kanatlarını bir fizikçi gibi kullanan kelebeklerin, kısa ömürlerinde kamufle olmak için düşmanlarının düşmanını taklit ettikleri ve 17 bin gözleri olduğu tespit edildi.
    Tat alma duyuları ayaklarında olan kelebeklerin, binlerce küçük gözden oluşan özel görme organına sahip olduğunu belirleyen uzmanlar, bu küçük göz sayısının bazı türlerde 17 bine çıktığını tespit etti. Kendi boylarının 3 katı kadar uzayabilen bir dile sahip olan kelebeklerin, bunu çiçeklerin derinliklerindeki nektar ile su içmede kullandıkları görüldü. Kelebekler, bu uzun dillerini kullanmadıkları zamanlarda ise içeriye doğru sarıyor.

    Ayrıca kelebeklerin fizikte kullanılan 3 temel kuralı uygulayarak uçtukları ortaya çıktı. Vücut sıcaklığı 28 dereceden düşük olduğunda uçamayan kelebeklerin üzerlerin de ısıyı emen siyah renklerin bulunduğu kanatlarını, güneş ışınlarıyla 90 derece yapacak şekilde ayarlayarak vücut ısılarını yükselttikleri, ısıyı düşürmek için de güneş ışınlarını yatay alır şekilde kanatlarını ayarladığı görüldü. Optikte kullanılan 3 temel kurala göre, siyah cisimler diğer renklere göre çok daha çabuk ısınıyor. Cisim, güneş
    ışınlarıyla 90 derece açı yaptığında ısınıyor, ışınları yatay aldığında ise ısıdan etkilenmiyor.

    Kelebeklerin, düşman saldırısı karşısında kamufle olmalarında çok önemli bir yere sahip kanatlarının alt ve üst desenleri birbirinden farklı. Dinlenirken kapalı tuttukları kanatlarını muhtemel bir tehlike karşısında açan kelebek, kendisini dev bir yaratıkmış gibi göstererek, avcıların saldırılarılarını başlamadan bertaraf ediyor. Zoologlar, kanatlar açıldığında oluşan desen üzerinde incelemelerini yoğunlaştırdı. Kelebeğin, düşmanının düşmanını taklit ederek kendisini koruduğunu hayretler içinde kalarak
    inceleyen bilim adamları ilginç bir bilgiye ulaştı. Bilim adamları, en büyük düşmanları yusufçuk ile bazı böcek ve böceklerle beslenen kuşlar olan kelebeklerin kanatlarını açtıklarında oluşan cismin baykuşa benzediğini gördü. Bu hali gören kuşların, kelebekleri baykuşa benzeterek çekindikleri ortaya çıktı.

    Yeryüzünde 100 binden fazla çeşidi bulunan kelebeklerin bazılarının kanatlarının yaprak şeklinde, bazılarının ise toprak şeklinde olduğu, bu sayede tabiatta çok rahat kamufle olduğu belirtildi. Hayata küçük bir tırtıl olarak başlayıp birçok devreden sonra kelebeğe dönüşen bu minik canlı, hayranlık uyandıran kanatlarıyla bazen 24 saat, bazen de 1-2 ay yaşayabiliyor.

    Öte yandan Kuzeydoğu Amerika'da yaşayan kral kelebeğinin ise yumurtlamak için Kanada'nın güneyinden Meksika'nın içlerine kadar 4 bin kilometre yol kat ettiği biliniyor. Üremek için yaklaşık 2.5 ay süren yolculuğun ardından ölen bü türün yeni nesilleri de her yıl aynı yolu kat ediyor.








  2. Asel
    Bayan Üye





    Kelebekler Hakkında bilgi


    Vücutları kiremit dizilişi şeklinde renkli gözle zor görüle bilen pullarla örtülüdür. Pullar, uçları yassılaşarak genişlemiş kıllardır. Ufak sarsıntılarda koparlar. İki çift olan kanatlarının büyüklüğü türlere göre değişir. Pek az türde ve bazı türlerin dişilerinde kanat bulunmaz. Emici tipteki ağız parçaları hortum şeklindedir. Kullanılmadığı zamanlar bu hortum başın alt tarafında helezon biçiminde kıvrılır. Balözü emerler. Çiçeklerin balözünün tadını ayaklarıyla alırlar. Tat alma cisimcikleri ayaklarına yerleşmiştir. Ayaklarıyla çiçeğin suyunu kontrol ederler. Beğendikleri takdirde kıvrılı duran hortumlarını uzatarak emerler.





    Ağız organları, yalnız çiçek tozu (polen) ile geçinen "Micropterygidae" kelebek familyasında çiğneyicidir. Tüylü başlarında büyükçe iki petek göz ve çoğunda iki nokta (osel) göz bulunur.

    Kelebekler faaliyet durumlarına göre gece ve gündüz kelebekleri olarak iki gruba ayrılırlar.Gece kelebekleri kalın ve ağır vücutlarıyla alaca karanlıkta veya gece uçarlar. İnce kıl gibi olan antenlerinin ucu sivridir. Bazı türlerde antenlerde birer dizi tüy bulunduğundan tarak görünümündedirler. Genellikle renkleri mattır. Hızlı uçucudurlar.Bu uçucular diğer kelebeklere göre daha hızlı uçarlar fakat daha az uçarlar. Tehlike anında sürüden ayrılarak farklı yönlere kaçışırlar ve tehlike bittiğinde tekrar toplanırlar.

    Gündüz kelebekleri gece istirahat edip, gündüz uçarlar. İnce ve hafif vücutludurlar. Anten uçları topuzludur. Kanatları gâyet güzel renk ve desenlerle süslüdür. Uçuşları yavaştır. Bir yere konduklarında kanatlarını yukarıya dik tutarlar. Gece kelebekleri ise dinlenme hâlinde kanatlarını çatı gibi gövdelerinin üzerine kapatırlar veya tamâmen açık bırakırlar. Bu kâideler bütün kelebekler için geçerli değildir. Meselâ; Skiperler pervâne olmadığı halde antenleri incedir. Vücutları kalın ve renkleri mattır. Gündüz uçarlar. Çoğunlukla pervanelerle karıştırılırlar.

    Gece kelebeklerinin işitme ve koku alma duyuları da çok hassastır. Bazı türlerin erkekleri, 5 km uzaktaki dişinin kokusunu alabilirler. Gündüz kelebeklerinin duyargaları (anten) çıplak olduğundan bu hassaslıktan mahrumdurlar.

    Kelebeklerde çoğalma yumurta ile olur. Kelebek yumurtaları yarım küre, küre, silindir ve iğ şeklindedir. Dişileri yumurtalarını tek tek veya gruplar halinde ağaç kabukları veya yapraklar üzerine yapıştırarak bırakırlar. Bazıları da üst üste yapıştırarak kuleler meydana getirir. Bazıları yumurtaların üzerini vücutlarından kopardıkları kıllarla bir kürk gibi kapatırlar. Kışı geçirmek zorunda kalan yumurtalar “Korion” denen sert bir kabukla örtülüdür. Yumurtadan çıkan larvalara “tırtıl” adı verilir. Kışı genellikle tamamen gelişmiş olarak yumurta kabuğu içinde geçirir. İlkbaharda her yer yeşermeye başlayınca kabuğunu yırtarak besin aramaya çıkar. Dişi kelebekler yumurtlarken özellikle tırtılların beslendiği bitki türlerinin üzerine veya yakınına yumurtalarını bırakırlar.

    Tırtıllarda üç çift göz ve 2-5 çift karın bacağı bulunur. Ağız parçaları ısırıcı çiğneyicidir. Alt dudağa dökülen ipek salgı bezleri vardır. Oburca beslenen tırtıllar, 4-5 defa deri değiştirirler. Normal iriliğe ulaşınca ipek salgısı ile kendilerine koza örerler.

    Koza içinde erginin şekillendiği pupa durumuna geçer. Bir müddet sonra pupa kabuğunu yırtar ve kozadan genç ergin yeni kelebek ortaya çıkar. Fakat hemen uçamaz. Kanatlarındaki damarların kanla dolması ve kuruyarak güçlenmesi için birkaç saat beklemesi gerekir. Bazı erginlerin ömrü 24 saat, bir kısmının 1-2 aydır. Hayatları birkaç mevsim sürenler kış uykusuna yatar veya daha sıcak bölgelere göç ederler. Bunlar yüzlerce kilometrelik yolu uçabilecek güçtedir. İngiltere’de yaygın bir tür, havalar soğumaya başlayınca Kuzey Afrika’ya göç eder. Kuşların aksine kelebeklerin göçü tek yönlüdür. Amerika’da yaşayan bir çeşidin dışında hiçbiri geri dönmez.

    Bazı kelebekler zehirlidir. Bunlar çok yavaş uçar ve göz kamaştırıcı parlak renklere sahiptir. Bu renkler düşmalarına karşı bir ikaz işaretidir. Böcekçil hayvanlar bunları yemekten çekinirler. Bazı kelebekler de, sahte kafa işaretleri, kanatlarındaki göz işaretleriyle ve antene benzeyen kuyruk uzantılarıyla düşmanlarını şaşırtarak kendilerini korurlar. Bu işaretlere aldanan avcı hayvanlar, kelebeklerin öldürücü olmayan kısmına saldırır. Yırtık kanatlı bir kelebek hayatını sürdürebilir. Birçokları da kondukları yerlerde tamamen kamufle olabilirler. Kuru yaprak görünümündeki bazı kelebekleri kondukları yerden ayırdedebilmek çok zordur.Ayrıca çiçekteki bizim çıplak gözle göremediğimiz bir ışık vardır. Bu ışık sayesinde kelebekler çiçeği görür.





+ Yorum Gönder