+ Yorum Gönder
Güncel Konular ve Bunları Biliyormuydunuz Forumunda Damarlarımızın uzunluğu nekadardır ? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. sen_AY
    Devamlı Üye

    Damarlarımızın uzunluğu nekadardır ?








    Damarlarımızın Uzunluğu Hakkında Bilgi



    Damarlarımızın Uzunluğu Hakkında Bilgi.jpg

    Doktorları söylediği bilgilere göre vücudumuzdaki tüm damarların uç uca eklenmesi halinde toplam uzunluğunun 160.000 km olduğu uzmanlarca belirtiliyor. Yani, Dünya'nın çevresini bir değil, dört kez dolaşacak uzunlukta. Dolaşım hızına gelince, kanın değişik organ ve dokulara ulaşması, farklı hızlarda ve karmaşık bir örüntüye göre gerçekleştiğinden, örneğin tek bir kırmızı kan hücresi saniyede şu kadar yol alır diye bir genelleme yapılamıyor. Bununla birlikte vücudumuzdaki tüm kanın birkaç dakika içinde sistem içinde dolaşıp oksijenlenmesini tamamladığı söylenebiliyor.








  2. Asel
    Bayan Üye





    Damarların görevleri hakkıda bilgi


    Damarların görevleri.gif


    Kalp – Damar Yapısı ve Görevleri
    Kalp, kanın vücutta dolaşmasını sağlayan bir pompa görevi yapar.
    Bu organ, iki akciğerin ortasında biraz sol yandadır. Kalbin dışı nemli ve pürüzsüz iki katlı zarla çevrilidir. Zarın içinde kalbin kas tabakası (miyokard) bulunur. Kas tabakasınm iç yüzünü de pürüzsüz bir zar döşer. Kalbin içinde, kanı içine alan odacıklar (kulakçıklar) ve kam dışarı boşaltan odacıklar (karıncıklar) bulunur. Kulakçıklarla karıncıklar arasında kapaklar ve damarların kalpten çıkış yerlerinde kapakçıklar yer alır. Bunlar kanm doğru yönde akışını sağlarlar. Kalp, özel damarlar (koroner damarlar) aracılığıyla beslenir. Genel dolaşımın kalp kasını besleyen bu koluna “koroner dolaşım” adı verilir.
    Yetişkin insan vücudunda 4-5 litre dolayında kan bulunur. Kalbe, dakikada beş litreye yakın kan girer ve çıkar. Buna göre 24 satte kalpten altı tona yakın kan geçer. Kan, damarlar içinde dolaşır ve kılcal damarlar aracılığıyla hücrelere gerekli maddeleri iletir; zararlı ve gereksiz maddeleri de alarak solunum ve boşaltım organlarına taşır.
    Kanın, hücrelere O2 götürmek, CO2′i akciğerlere getirmek; besin öğeleri ve hormon gibi çeşitli maddeleri hücrelere taşımak, ısı iletmek, metabolizma artıklarını ve zararlı maddeleri vücuttan atıcı organlara iletmek gibi taşıyıcı, koruyucu, dengeleyici görevleri vardır. Bu ve benzeri görevlerini yerine getirebilmesi, kalp ve damarların sağlıklı olmasına bağlıdır. Kalp ve damarların yapı ve çalışmasındaki bozukluklar başka organların çalışmasına da yansır; sistemler ve organlar arası dengeyi de bozar.
    Kan vücutta damarlar içinde dolaşır. Damarlar genel olarak üç ana gruba ayrılır:
    1. Atardamarlar (Arterler): Bu damarlar kam kalpten dokulara taşırlar. Üç tabakadırlar.
    2. Toplardamarlar (Venler): Kanı dokulardan kalbe taşırlar. Üç tabakadan yapılmışlardır.
    3. Kılcal damarlar (Kapiller): Atardamarlarla toplar damarlar arasında bulunurlar ve hücrelerle kan arasındaki bağıntıyı sağlarlar. Çok ince ve gözenekli yapıdadırlar. Vücutta balıkağı gibi yayılmışlardır. Üst deri dışında tüm dokularda kılcal damarlar ağı bulunur. Kan, atardamar ve toplardamarlarda dolaşır, yalnız kendilerini besleyemezler. Bu damarların duvarları da kılcal damarlarla beslenir.
    Kalpten temiz kan (oksijeni artmış) pompalanarak damarlar yoluyla vücudu dolaşarak hücreler oksijen taşır. Oksijen, hücrelerde besin öğelerinden enerji elde edilmesinde kullanılır. Hücrelerde enerji oluşumunda ortaya çıkan CO2 kana .geçer. Kirli kan (O2′i azalmış, C02′i çoğalmış) damarlarla kalbe taşınır. Oradan damar içine pompalanarak akciğerlere gönderilir. Akciğerlerde temizlenen kan kalbe gelir ve yeniden vücuda pompalanır.
    Kalbin kasılması, gevşemesi ile kanın odacıklardan akışı ve damarlara pompalanmasında, basınçta birbirini izleyen değişiklikler olur. Kanm, atardamarlarda yaptığı en yüksek basınca “sistolik basınç”, en düşük basınca da “diyastoSik basınç” denir. Halk arasında sistolik basınca “büyük tansiyon”, diyastolik basınca da “küçük tansiyon” adı verilir. Kan basıncı (tansiyon) normalden yüksek olursa “hipertansiyon”, normalden düşükse de “hipotansiyon” diye adlandırılır.





+ Yorum Gönder