+ Yorum Gönder
Ekoloji ve Çevre ve Çevre Bilimi Forumunda Ağaçlandırma çalışmaların erozyon ve sel ile ilişkisi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Ağaçlandırma çalışmaların erozyon ve sel ile ilişkisi








    Ağaçlandırma çalışmaların erozyon


    Çayır meralar yeryüzünde hayatın varoluşundan günümüze kadar insanoğlunun beslenme ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaklardan birisi durumundadır. Başlangıçtan bu güne kadar insanoğlunun yaşam tarzında her ne kadar köklü değişiklikler olsa da, çayır ve meraların onların yaşamındaki önemini muhafaza etmiştir. Çayır ve meraların gelecekte de insanoğlunun yaşamında önemli bir yere sahip olması kaçınılmazdır. İnsanoğlunun başlangıçtan günümüze kadar yaşam tarzında ortaya çıkan değişiklikleri 3 ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;
    1- Başlangıç Dönemi: İnsanlar bu dönemde yaşadıkları çevreden bitki toplayarak ve bu bitki örtülerinde beslenen hayvanları avlayarak besin ihtiyacını karşılamaya çalışmışlardır. Bu dönemde insanlar gününün büyük bir bölümünü besin ihtiyaçlarını karşılamak için bitki arama, hayvan avlama gibi faaliyetlere ayırmışlardır.
    2- Hayvanların evcilleştirildiği Dönem: Bu dönemde tabii bitki örtülerinden toplanan yiyecekleri tüketmenin yanı sıra evciltilen hayvanların ürünlerinden de istifade edilmiştir. Zira artan nüfusa bağlı olarak insanların aktivite sahaları daralmış ve besin temin etme güçlenmiştir. Bu durumda kendilerinin direkt tüketemedikleri bitkileri hayvanlara yedirerek hayvansal besin temin etme yoluna gidilmiştir.
    3- Yerleşik Hayata Geçiş: Bu dönemde insanlar yavaş yavaş yerleşik hayata geçiş yapmışlardır. Evciltilen hayvanların ürünlerinden faydalanmanın yanı sıra kısmen de bitki yetiştiriciliğinde de ilerlemeler kaydedilmiştir. İlk bitki yetiştiriciliğine ait arkeolojik bulgulara verimli yarım ay (Harran, Basra, Mısır üçgeni) ve ana yurdumuz Orta Asya’da rastlanmaktadır. Örneğin, Orta Asya’da yapılan arkeolojik kazılarda M.Ö. 10.000 yıllarına ait arpa tohumlarına ve toplu hayvan sürüsü kalıntılarına rastlanmıştır.



    İnsanoğlunun geçmişten günümüze sergilediği yaşam tarzına ait açıklamalardan da anlaşılacağı gibi ilk 2 dönemde insanoğlu besinlerinin tamamını tabii bitki örtülerinden (çayır, mera, orman vs) karşılarken, 3. dönemde tabii bitki örtülerine ilaveten tarım alanları da bu konuda devreye girmiştir. Tabii bitki örtüleri içerisinde çayır ve mera alanlarının önemli bir yeri vardır. Örneğin, Dünya Gıda ve Tarım Kuruluşunun 1992 raporlarına göre Anakara yüzeyinin yaklaşık % 25’i daimi çayır-mera alanlarından meydana gelmektedir. Bunun haricinde otlatılan tarım alanları, ormanlar ve çalılıklar da hesaba katıldığında dünyadaki karasal yüzeyin yaklaşık % 70’i otlatılarak değerlendirilmektedir. Dünyada meydana getirilen primer üretimde (bitkisel üretim) tarım alanları % 8’lik bir paya sahip olmasına karşılık, çayır ve mera alanları % 16’lık bir paya sahiptir.
    Ülkemizde ise 1940’lı yıllarda 46 milyon hektar olan mera varlığımız, çeşitli faktörlerden dolayı 1950’li yıllarda 37 milyon hektara ve günümüzde 21,7 milyon hektara düşmüştür. (Ülkemizde mera, orman ve tarım alanlarının ölçümleri tamamlanmadığı için bu konuda verilen farklı rakamlar kaynağına göre değişim göstermektedir.)
    Ülkemizde mera alanlarının tahribatında hukuki boşlukların önemi büyüktür. Tarihi kayıtlara göre Anadolu’da M.Ö. 1350-1390 yıllarında yaşayan Hititler’in mera ve otlak alanlarının kullanımı ile ilgili otlatma kanunu yaptıkları belirtilmektedir. Ülkemizde Osmanlı Döneminde ve Cumhuriyet döneminde meralarla ilgili kanuni düzenlemeler yapılmış ise de ihtiyaca tam anlamıyla cevap verememiştir. Meralarla ilgili kapsamlı ilk kanun teklifi 1958 yılında verilmiş, fakat kanun çıkarılamamıştır. Bu tarihten 40 yıl sonra 25 Şubat 1998 tarihinde TBMM’de oylamaya katılan tüm milletvekillerinin kabul oyuyla Mera Kanunu yasalaşmış ve 28 Şubat 1998 tarih ve 23272 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Kanunu ile doğal yem alanlarının geliştirilmesi, korunması ve sınırlarının muhafaza altına alınması amaçlanmıştır. Bu gelişme meralarımız açısından hukuksal boyutta çok önemlidir. Ancak bugüne kadar kanunun uygulanmasında beklenilen performans gösterilememektedir. Kanun gereği olarak bir an önce meralarımızın tespit ve tahdit işlemleri tamamlanmalı ve mera fonunda biriken kaynakla bu alanların ıslahı yoluna gidilmelidir.
    Ülkemiz, tüm doğal kaynaklarında olduğu gibi, çayır ve mera alanlarını da sürdürülebilir kullanım ilkesinden hareketle, gelecek nesillerin istifadesine sunmak zorundadır.
    ÇAYIR VE MERA NE DEMEKTİR?
    ÇAYIR
    Çayırlar genellikle düz ve taban suyu yüksek olan taban arazilerde teşekkül etmişlerdir. Toprak uzun süre nemli olduğundan bitki örtüleri sık ve yüksek boyludur. Dolayısıyla bitki örtülerinde mezofitler (suyu seven bitkiler) hakim durumdadır. Sık ve yüksek boylu olan bitki örtüleri sıkı bir çim kapağı meydana getirerek toprağı sıkıca tutar. Aktif büyüme döneminde yapraklar tüm yüzeyi kapatır. Biçilerek değerlendirilen bu alanlardan elde edilen ot kış aylarında hayvanlara verilir. Toprak yaklaşık biçim zamanına kadar ıslak olduğundan otlatma açısından elverişli değildir. Bu dönemde yapılacak otlatma hayvanların çiğnemesinden dolayı toprağın sıkışmasına, bu da toprak sütrükrünün bozulmasına neden olur. Şahıs malı olmalarından dolayı idaresi da kolaydır. Çayır toprakları mera topraklarına göre; a)Organik maddece daha zengindir, b)PH’sı daha düşüktür, su bilançosu daha yüksektir.
    MERA
    Çayırların aksine taban suyunun bulunmadığı veya derinde olduğu meyilli ve engebeli alanlarda teşekkül etmişlerdir. Engebe sebebiyle yağış sularının bir kısmı sızarak veya yüzey akışıyla kaybolur. Buraların toprakları sığ, kumlu veya çakıllı ve su tutma kapasitesi düşüktür. Yağışlı dönemin haricinde toprak kurudur. Genellikle su, bitkiler için yeterli değildir. Bitki örtüleri seyrek ve kısa boyludur. Dolayısıyla açık vejetasyona sahiptirler. En iyi değerlendirme şekli otlatmadır. Mera kavramı ile ilgili olan fakat çoğu zaman tanım olarak karıştırılan otlak ve otlakiye tanımlar vardır. Otlakiye: Nispeten düz arazilerde meydana gelmiş bitki örtüleri daha iyi durumda olan meralardır.
    MERA ÇEŞİTLERİ
    Bitki örtülerinin teşekkül edişlerine göre;
    1.Tabii Meralar 2. Suni Meralar
    Teşekkül ettikleri yerlere göre;
    1.Taban Meralar 2.Dağ meraları 3.Alpin Meralar
    4.Orman İçi Meraları 5.Çalı Meraları
    Otlayan hayvan cinsine göre;
    1.Koyun Merası 2.Sığır Merası 3.Keçi Merası
    4.At Merası 5.Kanatlı Merası
    Kullanım sürelerine göre;
    1.uzun Süreli Meralar 2.Orta Süreli Meralar 3.Kısa Süreli Meralar MERALARIN ÖNEMİ
    Alınan tedbirlere rağmen bir türlü istenilen seviyelere ulaşamayan hayvancılığımızın en önemli sorunu olan yıllık 25 milyon ton civarındaki kaba yem açığının en ucuz temin edilebileceği yerler, çayır-meralarla birlikte yaylak ve kışlaklarımızdır.
    Çayır ve meralarımızın, üzerinde dikkatle durulması gereken bir diğer faktör ise erozyonun önlenmesinde oynadığı roldür.
    Meralar aşırı ve düzensiz otlatılması sonunda, kalite ve vasfını kaydederek erozyona açık alanlar haline gelmektedir. Ülkemizde meydana gelen erozyonun başlangıç noktalarını bir çok yerde mera alanları oluşturmaktadır.







  2. Asel
    Bayan Üye





    Gerek tarımsal yapı ve gerekse ekolojik denge açısından büyük önem arz eden meraların önemini kısaca şöyle gruplandırabiliriz.
    1- Ekolojik sistemde bitki, temel faktör olup, bitkisiz insan ve hayvan yaşamı düşünülemez.
    2- Hayvanlar içim önemli yem kaynağıdır ve hayvan beslemede en ekonomik değerdir
    3- Toprak ve su muhafazasında önemlidir.
    4- Su kaynaklarının oluşumu, gelişimi ve kalitesini olumlu yönde etkiler.
    5- Meraların büyük çoğunluğu (%87) V-VII. sınıf araziler olup marjinal alanlardır. Bu alanları en ekonomik şekilde koruyan bitki örtüleri, çayır ve meralardır.
    6- Önemli karbon yutağı konumundaki alanlardır.
    7- Biyolojik çeşitlilik ve gen merkezi konumundadırlar.
    MERA ISLAHININ YARARLARI
    Tekniğine uygun olarak uygulanan bir ıslah metodu aşağıda belirtilen faydalı beraberinde getirmektedir.
    1- Verim artışı: Mera ıslahının en önemli hedeflerinden birisi yem üretiminde artış sağlamaktır. Vejetasyonun özellikleri, iklim durumu, toprak yapısı ve topoğrafik yapı dikkate alınarak uygun bir metotla ıslah edilmesi ile verimde önemli artışlar sağlanabilmektedir. Nitekim Erzurum şartlarında sadece gübreleme ile meralarda verimin % 100-150 oranında arttırıldığı tespit edilmiştir. Benzer şekilde suni mera tesisinde verimin 3 katına çıkarılabileceği vurgulanmaktadır.
    2- Yem kalitesinin yükseltilmesi: Uygun ıslah metoduyla verim artışı yanında elde edilen yemin kalitesi de önemli oranda yükselebilmektedir. Botanik kompozisyona uygun olarak yapılan gübrelemelerde otun ham protein, mineral madde ve hazmolunabilirlik oranında önemli artışlar görülebilmektedir.
    3- Hayvansal ürün miktarında artış: Islah uygulamaları sonucu gerek verim ve gerekse kalitede ki yükselme o vejetasyonu değerlendiren hayvanların verimine yansımaktadır.
    4- Hayvanların sevk ve idaresini kolaylaştırır: Mera üzerinde tesis edilen içme suyu tesisleri mera yolları, mera çitleri, gölgelikler ve hayvan barınakları gibi yapı ve tesisler, hayvanların sevk ve idaresini kolaylaştırarak gerek üniform otlatmayı sağlamakta ve gerekse hayvansal ürün miktarında artışlar sağlamaktadır.
    5- Hayvanlarda zehirlenme ve hastalık zararları azalır: Yabancı ot mücadelesi ile özellikle zehirli bitkilerin hayvanlarda ortaya çıkaracağı zehirlenmeler en aza indiği gibi, meradan hayvanlara bulaşabilen hastalıklar da kontrol altına alınabilmektedir. Bazı yabancı otlar bir çok hastalık ve zararlının konukçusu durumundadır. Bunların yok edilmesiyle bu hastalık ve zararlıların da yayılmaları önlenmiş olur.
    6- Havzalarda su verimi artar: Yağış sularının yüzey akışa geçmeden toprağa intikal etmesini sağlayan en önemli mekanizma toprağın iyi bir bitki örtüsüyle kaplı olmasıdır. Mera ıslahıyla bitki örtüsünde meydana gelen iyileşme havzaların su potansiyellerini de artıracaktır.
    7- Erozyonun önlenmesi: Bitki örtüsünün güçlendirilmesiyle mera toprağı su ve rüzgar erozyonuna karşı önemli oranda korunmuş olacaktır.
    8- Yangın tehlikesinin azaltılması: Özellikle orman altı meralarda yangın şeritleri oluşturularak uygun bir mevsimde orman altındaki bitki artıklarının yakılmasıyla daha sonra çıkabilecek yangın tehlikesi azaltılabilmektedir.
    9- Diğer faydaları: Mera ıslahı sonucu daha önce faydalanılmayan mera kesimlerinin otlatmaya açılması, başta av hayvanları olmak üzere yabani hayatın canlandırılması, bitkiden yoksun alanların bitki ile kaplanması, toprak-su muhafazası ile akarsulara daha temiz su sağlanması ve bölgenin peyzajını güzelleştirerek rekreasyon imkanları sağlanabilmektedir.
    Mera Islahının Ekonomisi
    Mera ıslahı oldukça uzun vadeli bir iştir. Islahtan elde edilecek faydalar belirli bir süre sonra ortaya çıkabilmektedir. Mera ıslahı sonucu elde edilen fayda hayvansal ürünlerde ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla ekonomik analizlerin uzun süreyi kapsayacak şekilde yapılması gerekir. Ayrıca mera ıslahının amacı erozyonu önlemek ise, ekonomik yönü dikkate alınmamalıdır. Yine mera ıslahında merayı kullanan üreticilerle işbirliği halinde çalışılmalı, mera ıslahının önemi bu kitleye iletilmeli ve başta iş gücü olmak üzere köylünün ıslah uygulamalarına katkısı sağlanmalıdır.
    ORMANCILIK ÇALIŞMALARINDA MERA ISLAH ÇALIŞMALARININ YERİ
    Orman Köylülerinin sahip olduğu arazi miktarı oldukça yetersizdir. Mevcut araziler genelde eğimli, verimsiz olmakta, birçoğu da ormandan açma sonucu elde edilmişlerdir. Gelir düzeyi düşük olan orman köylüleri, bazı ihtiyaçlarını ormanlardan yasal olmayan yollarla karşılamaktadır.
    Orman rejimi dahilindeki meralardan faydalanmanın düzenlenmesi ve ıslaha muhtaç meraların ıslah edilmesiyle orman köylülerinin faydalanmasına sunulmasındaki amaç, orman köylülerinin yasal olmayan yollarla yaptıkları bilinçsiz ve düzensiz otlatmalardan ormanların kurtarılarak, ormancılık teknik çalışmalarına olan baskıların azaltılması veya ortadan kalkmasını sağlamak olmaktadır. Aynı zamanda hayvancılığın gelişmesi sağlanarak ve havzada bozulan doğal dengenin yeniden kurulmasına yardımcı olmaktır. Meraların bozulmasından kaynaklanan erozyon tehlikesinin durdurulmasıdır.
    Ancak, havzada yapılacak bütün ormancılık çalışmalarının birlikte planlanması, gelir getirici faaliyetlerin devreye girmesi ve halkın bilinçlendirilmesi ile doğal dengenin sürdürülebilirliği sağlanabilecektir.
    Orman içi meraların ıslahı, yaban yaşamı içinde yer alan hayvanların beslenme ihtiyacının karşılanması bakımından da ayrıca önemlidir.
    MERA İDARESİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
    Sorunlar;
    Meraların köy orta malı olması nedeniyle, fırsatçı bir yaklaşımla çok aşırı otlatılması
    Erken ve geç otlatma
    Çoğu yörelerde meraların dışarıdan gelen göçerlere mevsimlik olarak kiraya verilmesi
    Meraların sökülerek tarla arazisi haline getirilmesi
    Mera idaresi ile ilgili köylüleri bilgilendirecek, onlarla birlikte çalışılacak bir birimin olmayışı
    Her köye ait mera varlığının kesin olarak bilinmeyişi
    Meraya uygun otlatma sistemlerinin olmayışı
    Meranın homojen bir şekilde otlatılmaması
    Çözüm Önerileri;
    Meralardan beklenen verimin alınabilmesi için hayvansal üretim düşürülmeden hayvan sayısının ıslah yoluyla azaltılması
    Köylerdeki hayvan sayısının mera otlatma kapasitesine göre sınırlandırılması
    Meradaki baskının azaltılması için yem bitkisi üretiminin artırılması
    Merada otlatılan hayvanlardan belli bir ücret alınması ve bu kaynağın mera ıslahında kullanılması
    Daha önce tarla haline getirilen sonrada terk edilen bu alanların tohumlanarak tekrar mera olarak kazandırılması
    Meranın durumuna göre, en uygun otlatma sisteminin belirlenip uygulamaya sokulması
    Mera idaresi ve amenajmanı ile ilgilenecek sevk ve idaresini yönlendirecek bir organizasyonun kurulması
    Köy ihtiyar heyetinin ve çobanların yoğun bir eğitime tabi tutulması
    Yaylacılık yapılan bölgelerde mera ıslahından yararlanılması
    Mera ıslah ve yönetimi ile ilgili bütün çalışmaların köyü ile birlikte onların istekleri doğrultusunda belirlenmesi
    Mera ıslah fonunun oluşturulması
    Mera kanunun bir an önce tavizsiz olarak uygulanması
    Meranın homojen bir şekilde otlatılması için merada belirli aralıklarla sıvatların yapılması.
    MERA - EROZYON İLİŞKİSİ
    Mera alanlarındaki tahribatın sonucu olarak hem hayvansal üretimde düşüş görülmekte hem de erozyon problemi ortaya çıkmaktadır. Bu tahribatta; Mera alanlarının tarla arazisine dönüştürülmesi, Fiyat politikalarının tarla ve endüstri ürünlerinin lehine geliştirilmesi ve Özellikle son yıllarda hayvansal ürünlere yeterli teşvik yapılmayıp et ve süt gibi hayvansal ürünlerin ithalatının yapılması gibi bir çok faktör etkili olmuştur. Dolayısıyla meraların önemini kavrayamamanın sonucu gerek tarım alanlarında ve gerekse yerleşim yerlerinde önemli tahribatlara yol açan, can ve mal kayıplarına yol açan sel baskınlarında artışlar görülmektedir.

    İyi bir mera vejetasyonu:
    a- Toprağı yerinde tutar,
    b- Yerinde tutulan mera toprağında kaliteli mera bitkileri gelişir ve ekonomik hayvancılık yapılabilir.
    c- Mera alanlarının daha aşağısında bulunan araziler ve tesisler tahrip olmaktan korunmuş olur.
    Mutlak çayır-mera arazilerinin vasfını değiştirmek yukarıda bahsedilen problemleri beraberinde getirmektedir. Nitekim bilimsel verilere göre bu alanlardan hayvan otlatma veya ot üretimi yaparak faydalanma teknik bir zorunluluktur. Konuyla ilgili olarak bir Fransız bilim adamı “Çayır meraların dengesini bozmak o alana atom bombası kadar zarar verir” ifadesini kullanmıştır.

    MERA AMENAJMANI (TEKNİK YÖNETİMİ) VE ISLAHI İLE İLGİLİ ÖNERİLER




  3. Asel
    Bayan Üye
    - Meraların ürettiği yem ile merada otlayan hayvan sayısı arasında denge kurulmalıdır. Genellikle üretilen yemin yarısının otlatılması şeklinde mera kapasitesi belirlenmelidir.
    - Üretilen yemin en elverişli mevsiminde otlatılması esastır. Türler otlatma olgunluğuna geldiğinde otlatmaya başlanmalıdır. İki otlatma arasında yeterli dinlendirme yapılmalı ve otlatmaya son verme tarihine dikkat edilmelidir.

    - Hayvanların mera üzerinde sevk ve idaresini uygun bir şekilde temin ederek üniform otlatma sağlamalıdır.

    - Meranın ürettiği yemin tipine uygun hayvanla otlatılması gerekmektedir. Örneğin taban mera veya buğdaygillerin çoğunlukta olduğu meralarda sığırların, engebeli alanlarda ve geniş yapraklı vejetasyonlarda koyunların ve çalılık vejetasyonlarda ise keçilerin otlatılması önerilebilir.

    - Meralarda otlatma baskısını azaltmak için özellikle büyük yerleşim merkezlerinin yakınlarında ahır hayvancılığı teşvik edilmeli ve tarla arazisi içerisinde rotasyon meraları oluşturulmalıdır. Bu durum özellikle kültür ırkı hayvan yetiştiriciliğinde büyük öneme sahiptir.

    - Meralar üzerindeki otlatma baskısını azaltmak, özellikle erken otlatmayı önlemek için köylünün yeterli kaba yem stoklarının bulunması gerekmektedir. Bu amaçla da yem bitkileri üretiminin arttırılması gerekir.

    - Tespit ve tahdit işlemi yapılan köylerde gerekli vejetasyon etüdleri yapılarak mera amenajman ve ıslah haritaları oluşturulmalıdır.

    - Mera ıslahı ve amenajmanı konusunda bu alanları kullanan köylüyle işbirliği halinde çalışmak ve konunun önemini onlara anlatmak gerekmektedir.

    - Mera ıslahı için gerekli araç ve gereç sağlanmalıdır. Bu konuda Mera Fonunda biriken kaynağın zaman kaybetmeden mera ıslahında kullanılması gerekmektedir.

    - Otlatmada otlatma olgunluğuna daha erken gelen düşük rakımlı yerlerden başlanılmalı ve yüksek rakımlara doğru devam edilmelidir.

    - Mera ıslahında gübreleme ile olumlu sonuçlar alınmıştır.

    - Sürülüp terk edilen alanlar başta olmak üzere toprak yapısı ve topoğrafik yapının uygun olduğu yerlerde bölgeye uygun türlerle karışım halinde suni mera tesisi kurulmalıdır.

    MERALARDA OTLATMAYI DÜZENLEYİCİ YAPI VE TESİSLER
    Mera ıslah metotları direk olarak vejetasyonunun ıslahına yöneliktir. Bunun yanında meralarda içme suyu tesisleri, ek yemlikler, tuzluklar, gölgelikler kaşınma kazıkları, mera çitleri ve hayvan barınakları gibi otlatmayı kolaylaştıran ve hayvanların sevk ve idaresini düzenleyen yapı ve tesislerde mevcuttur. Bu tesisler vejetasyonu direk olarak etkilemeyip mera ıslahında dolaylı etkilere sahiptirler

    1-İÇME SUYU TESİSLERİ

    Meralarda otlayan hayvanlara içme suyu temini çeşitli kaynaklardan sağlanabilir. Bu kaynaklar pınarlar, akarsular, göletler gibi doğal kaynaklar olabilmektedir. Bu kaynakların yerleri sabit ve yalnızca hayvanların su ihtiyacını karşılayabilmektedirler. Halbuki bu kaynaklardan alınacak su, belirli mesafelerde yapılacak sulaklara iletilirse, merada daha uygun otlatılma sağlanmış olur. Çünkü sulakların çevresi gerek çiğneme, gerekse aşırı otlatmadan dolayı daha fazla yıpranmaktadırlar. Halbuki mera üzerinde su kaynaklarının yerleri değiştirilebilir ise meranın daha üniform otlatılması sağlanabilmektedir. Ayrıca sonradan yapılacak sulakların, çeşitli faktörlerden dolayı hayvanların daha az otladıkları alanlara yapılması, bu alanlardan da hayvanların faydalanma imkanını ortaya çıkaracaktır. Ayrıca pınar, akarsu ve göletlerde hayvanların tehlikesiz ve rahat su içebilmeleri için akarsu kenarlarına içme suyu iskeleleri pınarların çevresine bataklık oluşumunu önleyici tesisler ve beton sulaklar yapılmasında fayda vardır.

    2-EK YEMLİKLER

    Merada otlayan hayvanlar mera yeminin beslenme değerine göre belirli oranda besin maddeleri alırlarsa da, alınan bu besin maddeleri yılın her mevsiminde hayvanların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmayabilir.
    Yaz periyodunda meradaki yem hem az hem de kuru olduğu için hayvanlara yeterli değildir. İşte otlatma sezonunun mera yeminin yetersiz olduğu devrelerinde ve yemin beslenme değerinin düşük olduğu zamanlarda hayvanlara ilave yemlerin verilmesi gerekmektedir.
    Bu ilave yemler daha ziyade enerji yönünden zengin kesif yemler olup, çeşitli malzemeden yapılan yemliklere konularak hayvanlara verilir. Bu yemlikler merada barınakların çevresinde olduğu gibi tuzlukların yanında da olabilir. Bazen de tuz bu yemlerle beraber hayvanlara verilebilir.

    3-TUZLUKLAR

    Merada otlayan hayvanlardan optimum düzeyde hayvansal ürün sağlamak için ihtiyaçları olan tuzu düzenli bir şekilde almaları gerekmektedir. Tuzluklar mera üzerinde uygun bir şekilde ve uygun mesafelerle dağıtılarak, üniform otlatmanın tesisinde rol oynamaktadırlar. Hayvanlara verilecek tuz miktarı: a) Hayvanın cinsine, b) Otlatma zamanına, c) Yemin yeşil veya kuru olma durumuna, d) Mera toprağının tuz konsantrasyonuna, e) İçme suyunun tuz içeriğine, bağlı olarak değişmektedir. Yemin yeşil olduğu devrede hayvanların tuz ihtiyacı artmaktadır.

    4-GÖLGELİKLER

    Otlatma mevsimi boyunca günün güneşli ve sıcak saatlerinde hayvanların otlatmaya ara vererek gölgelikler altında dinlenmeye, geviş getirmeye ve hatta uyumaya ihtiyaçları vardır. Hayvanların bu ihtiyaçlarını karşılamak için meranın belirli yerlerinde gruplar halinde ağaçlar yetiştirilir. Meranın bulunduğu ekoloji bu ağaçların yetişmesine elverişli değilse suni olarak sundurma şeklinde veya çadırlarla seyyar gölgelikler oluşturulur. Gölgeliklerin etrafında aşırı çiğnenme ve gübre birikiminden dolayı vejetasyon tahrip edilmektedir. Bu nedenle gölgelikler meranın en verimsiz kesimlerine tesis edilmelidir.

    5-KAŞINMA ARAÇLARI

    Kaşınma ihtiyacı hayvanlarda fizyolojik olarak oluşabildiği gibi siner, arı, ve diğer böceklerin etkileriyle de ortaya çıkabilmektedir. Bu ihtiyacını gideremeyen hayvanlar huzursuz olmakta ve meradan yararlanma randımanı düşerek verim güçleri azalmaktadır. Hayvanların bu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sağlam bir şekilde toprağa tespit edilmiş 1,5-2 m. boyundaki kazıklar kullanılmaktadır. Ancak kaşınma kazığı üzeri çuval gibi maddelerle sarılarak hayvanlara zarar vermesi önlenmelidir. Ayrıca kazık üzerine sarılan çuvallara içerisinde antiseptik maddelerin bulunduğu gres yağı sürülmelidir. Böylece hayvan kaşınırken bir taraftan da gres yağı hayvanın vücuduna bulaşmakta ve bu madde böceklerin hayvana yaklaşmasını engellemektedir.

    Kaşınma araçlarının mera üzerinde uygun yerlere dağıtılmış olması ve zaman zaman yerlerinin değiştirilmesi ile meralarda üniform otlatmanın sağlanmasına katkıda bulunulacaktır.

    6- MERA ÇİTLERİ

    Meraların gerek amenajmanı ilkelerine uygun olarak kullanımı ve gerekse ıslahı ile üniform otlatmanın sağlanmasında mera çitleri oldukça etkin bir rol oynamaktadırlar.

    Mera çitlerinin faydalarını şöyle sıralayabiliriz.

    1- Meraların sınırları kalıcı bir şekilde korunmuş olur,

    2- Yabancı kişi ve hayvanların meraya girmeleri önlenir,

    3- Meraların amenajman ilkeleri (münavebeli otlatma ve dinlendirme gibi) uygun bir şekilde kullanımına imkan sağlar,

    4- Hayvanların sevk ve idaresi daha kolay yapılacağından dolayı çoban sayısı azaltılabilir,

    5- Yeni ekilen mera kesimleri, bataklıklar, zehirli bitkilerin yoğun olduğu yerler, yabancı ot ilacı atılan kesimler ve dinlenmesi gereken mera kesimleri, geçici veya devamlı olarak hayvan otlatmaya kapatılabilir,

    6- Bulaşıcı hayvan hastalıklarının yayılması azaltılabilir,

    7- Çeşitli yaş ve cinslerdeki hayvanların birbirine karışmadan ayrı ayrı otlatılmasıyla meralar daha üniform bir şekilde otlatılmış olur,

    8- Hayvanların mera üzerinde daha üniform bir şekilde dağılışı sağlanmış olur,

    9- Uygun amenajman ilkelerinin uygulanmasıyla mera yemi ve hayvansal ürün veriminde önemli artışlar sağlanır,

    10- İyi idare edildiği sürece mera çitleri sayesinde otlatma kapasitesinde % 25’lik bir artış sağlanabilir.

    7- DİĞER TESİSLER

    Yukarıda anlatılan tesislerin yanında mera yolları, mera kapıları, hayvan barınakları gibi başka tesislerde mevcuttur.




+ Yorum Gönder