+ Yorum Gönder
Çocukların Forumu ve Çocuk Masalları Forumunda Uzun Çocuk Masalları Karla İlgili Eğitici Çocuk Masalı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mine
    Devamlı Üye

    Uzun Çocuk Masalları Karla İlgili Eğitici Çocuk Masalı









    Eğlenceli Çocuk Masalı


    Bir varmış,bir yokmuş Eski çağlarda, kuzey ülkelerinden birinde, ormanlar içindeki küçük bir köyde, Daniel adında bir çiftçi ve Anna adındaki karısı yaşıyorlarmış Artık genç sayılmayacak yaşa gelmiş oldukları halde, Daniel ve Anna'nın çocukları yokmuş Halleri vakitleri yerinde olduğundan, çocuksuz olmak, karı kocayı çok üzmekteymiş Ama her ikisi de iyi kalpli insanlar oldukları için, yalnızlıklarını gidermek için türlü yollara sapar, huysuz ihtiyarlar gibi yaşamazlarmış Daniel ve Anna, köyün bütün çocuklarına sevgi gösterir, her fırsatta komşu çocuklar için pastalar yapar, onları evlerinde misafir eder ve ağırlarlarmış Ayrıca evlerinde altı tane kedi, dört tane de köpekleri varmış Yalnız ev hayvanlarına değil, ormanda yaşayan yaratıklara da iyi davranırlarmış Bütün bunlara rağmen, yaşlı karı koca, bir çocukları olsa daha da mutlu olacaklarını düşünmekten kendilerini alamazlar mış Bir kış günü, Daniel ve Anna'nın yaşadıkları köyü karlar kaplamış O kadar kar yağmış ki,evlerin kapıları dışarda biriken kar yüzünden açılamaz olmuş Çiftçiler bütün kış hazırlıklarını yazdan yapmış oldukları için evlerine çekilmiş, burunlarını bile dışarı çıkarmıyor, gürül gürül yanan ocaklarının karşısın da oturup pencerelerinden dışarı bakıyorlarmış Çiftçi çocukları ise, kar yağmaya başlayınca sabırsızlan mışlarBir önceki senenin kışında kar ve buzla kaplı oyun yerlerinde oynadıkları oyunları hatırlıyor ve dışarı çıkmak istiyorlarmış Nihayet ertesi günü kar dinince artık çocukları evde tutmak mümkün olmamış Her tarafı diz boyu karla kaplı olan bahçeler, sabahın erken saatlerinde irili ufaklı çocuklarla dolmuş Kimisi kar topu oynamaya, kimisi kayak kaydırmaya, kimisi de kardan adam yapmaya başlamış Daniel ve Anna pencerelerinden çocukları seyrederken kendileri de dışarı çıkıp karlar arasında oynamak hevesine kapılmışlar Üstlerine kalın elbiseler giyip bahçeye çıkmışlar Yumuşak, temiz bir halı gibi ayakları altında ezilen karın içinde gezmek bile başlı başına bir eğlen ceymiş Karı koca, arkalarından köpekleri koşturarak bahçede kovalamaca oynamışlar Bir müddet sonra yorulmaya başlayınca daha az hareketli bir oyun oynamaya karar vermişler Komşu bahçede çocukların yaptığı kocaman bir kardan adama gözleri ilişen Anna, ellerini çırparak bağırmış: --Daniel buldum Değişiklik olsun diye biz de kardan bir kadın yapalım Daniel başını sallayarak itiraz etmiş: --Hayır Kardan bir çocuk yapalım Anna bu fikri çok beğenmiş Hemen küçük bir kartopunu yerde yuvarlayarak büyütmüş ve bir kenara ayırmışlar Bir yuvarlak kartopuna küçük kol ve bacaklar uydurmak için karları avuçlayıp şekil vermişler Sonra daha küçük bir kartopundan da baş yapıp gövdenin üstüne oturtmuşlar Usul usul kar parçasını yontarak kardan güzel bir çocuk yapmışlar Çocuğun gözleri yerine iki yuvarlak kömür parçası, burnu yerine koni şeklinde bir küçük havuç, saçı yerine de bir tutam siyah at kılı yapıştırmışlar O zaman kardan çocuk daha da güzelleşmiş İşin sonlarına doğru üşümeye başladığı için artık içeri girmeyi düşünen Anna,birden elinin üstünde ılık bir nefesin sıcaklığını hissetmiş Hemen başını çevirip bakmış Bir de ne görsün? Küçük kardan çocuğun gözleri beyaz karların arasında pırıl pırıl parlayıp dönmüyor mu? Anna heyecanla kocasına seslenmiş: --Daniel Hayal mi görüyorum? Bu kardan bebeğin gözleri oynuyor gibi geldi bana Ama Anna hayal görmüyormuş, gerçekten de kardan çocuk canlanmış Daniel kollarını kardan çocuğun boynuna dolayıp onu sevmek isteyince, parmaklarının değdiği yerlerden, inceli kalınlı, sıva gibi kar parçacıkları dökülmüş Bu döküntüler, tıpkı bir yumurtanın kabuğuna benziyormuş Kabukların için den küçük, çok güzel bir kardan bebek çıkmış Bebek gülüyor, sesler çıkarıyor ve kıpırdanıyormuş Anna hemen atılıp bebeği etekliğine sarmış: --Çabuk içeri gidelim Daniel, diye bağırmış Tanrı dileğimizi kabul etti ve bize bir çocuk verdi Ama onu hiç kimseye göstermeyelim Köy halkı kardan yaptığımız bir bebeğin canlandığını duymasın Heyecanla hemen evlerine kapanmışlKardan kızlarının adını "kar tanesi" koymuşlar Bu isim ona çok da yakışıyormuş, çünkü bütün vücudu kar kadar beyaz olan bebeğin yalnız saçları ve gözleri siyahmış Kar tanesi o kadar çabuk büyüyormuş ki bir hafta içinde on üç yaşlarında bir kız kadar gelişmiş, büyümüş Anna komşu kadınlara kar tanesini yeğenleri olarak tanıtmış Kar tanesi gün geçtikçe büyüyor, güzelleşiyor ve bütün köylüler tarafından çok seviliyormuş Her gün köyün çocukları kar tanesiyle oynamak için evlerine geliyormuş Bahar ayları yaklaştıkça, çocuklar başka oyunlar oynamaya başlamış Ama kar tanesi kışın olduğu kadar neşeli görünmüyormuş Durumu farkeden Anna ve Daniel telaşlanmaya başlamışlar, çünkü kar tanesi artık her zamanki gibi yemek de yemiyormuş Anne ve baba çocuğa sordukları halde bir cevap alamamışlar Kar tanesi bahar boyunca gölgeli ve serin yerlerde tek başına dolaşmış ve her gün biraz daha solmuş Yaz ayları gelip çattığında ise kar tanesi evden dışarı çıkmak istemiyor, davetleri reddediyormuş O ülkede her sene yaz ortası büyük bir bayram yapılırmış Yaz bayramı günü gelince, Daniel ve Anna, yanlarına kar tanesini alarak bayram yerine gitmişler Ormanın orta yerinde, ağaçlık ve çimenlik bir alana yerleşmişler Bütün köy halkı ordaymış Herkes gülüp oynuyor, eğleniyormuş Yalnız kar tanesi günün güneşli olduğu saatler boyunca hiç bir eğlenceye katılmamış Yaz ayları gelip çattığında ise kar tanesi evden dışarı çıkmak istemiyor, davetleri reddediyormuş O ülkede her sene yaz ortası büyük bir bayram yapılırmış Yaz bayramı günü gelince, Daniel ve Anna, yanlarına kar tanesini alarak bayram yerine gitmişler Ormanın orta yerinde, ağaçlık ve çimenlik bir alana yerleşmişler Bütün köy halkı ordaymış Herkes gülüp oynuyor, eğleniyormuş Yalnız kar tanesi günün güneşli olduğu saatler boyunca hiç bir eğlenceye katılmamış Sıra kar tanesine gelince, arkalarından gelen bir "Ahh" sesi duymuşlar Dönüp bakınca hiç bir şey görememişler Kar tanesinin aralarında olmadığını görünce onun ailesinin yanına gittiğini sanmışlar Oysa bu sırada Daniel ve Anna da kar tanesini arıyorlarmış Bütün bir gece herkes kar tanesini aramış ama bulamamışlar Üzüntü içinde evlerinin yolunu tutmuşlar Bir gece, kar tanesinin kayboluşundan bir ay kadar sonra, Anna'nın uykusu kaçmış O sırada korkunç bir fırtına başlamış Rüzgar çatıları sarsıyor, pencereleri çarpıyormuş Hava birden bire soğumuş Karı koca oturup fırtınanın dinmesini beklerken, pencereden bir tıkırıtı duyulmuş Ne olduğunu anlamaya çalışan Anna ve Daniel, kar tanesini pencereden kendilerine bakarken görmüşler Hemen koşup kızlarını içeri almak istemişler, ama kız gülerek karşı koymuş Onlara demiş ki: --Ev çok sıcak Sizin çok sevdiğiniz yaz aylarından ben hoşlanmıyorum

    Ben kardan yapılmış olduğum için sıcağa dayanamıyorum Yaz bayramında ateşin üstünden atlarken eriyip yok olmuştum Benim için ne kadar üzüldüğünüzü gördüğüm halde, gelip sizinle birlikte yaşayamadım Bu günkü fırtına benim amcamdır Ondan rica ettim, havayı biraz soğuttu Ben de sizi görmeye geldim Yaz aylarında sizinle birlikte oturmama imkan yok Ama kış gelip de ilk kar düşünce, kardan bir çocuk yaparsınız, yine sizin yanınıza gelirim Bu sözleri gözleri yaş dolu olarak dinleyen Anna, kış gelene kadar beklemeye razı olmuş Ama Daniel'in aklına daha iyi bir fikir gelmiş --Senin bütün korkun sıcak havalardan ve güneş ışığından değil mi kar tanesi? diye sormuş Kız evet demek ister gibi başını sallamış O zaman Daniel şunları söylemiş --Öyleyse yarından tezi yok, evimizi ve tarlalarımızı satıp, daha kuzeyde, daha soğuk bir yere taşınıyoruz Kışın yılda on ay sürdüğü o kuzey ülkelerinde, yaz aylarında bile kar vardır Orada bizimle beraber yaşarsın değil mi? Bu fikir kar tanesinin çok hoşuna gitmiş Sevinçle ellerini çırpmış Aradan bir ay geçtikten sonra, Daniel ve Anna, kuzeyde, soğuk bir yere, halkı balıkçılık ve avcılıkla geçinen bir köye taşınmışlar Aynı gün, kar tanesi onların yanına gelmiş Hep birlikte yaşamış ve ömürlerinin sonuna kadar mutlu olmuşlar Bu masaldan alınacak ders: Eğer insanlar çok güçlü bir sevgi bağıyla birbirlerine kenetlenmişlerse; birlikte olabilmek ve mutlu yaşayabilmek için önlerine çıkan her engeli kolayca geçerler







  2. Forumacil
    Devamlı Üye





    ASLAN VE TAVŞAN

    Bir ormanda yaşayan birkaç küçük hayvanınHuzurları kaçmıştı korkusundan aslanın.Birden pusudan çıkar, birisini kapardı;Bu yüzden hepsinin de ondan ödü kopardı.Bir çâre düşündüler ve ona dediler ki :`Biz seni doyururuz, sen kabul et yeter ki;Her gün birimiz gelir oluruz sana kurban,Yeter ki sen avlama bizi çıkıp pusudan.Bu korkuyla yaşamak bize çok zor geliyor,Kovuklara sinmekten yağlarımız eriyor.`Aslan kabul edince anlaşmaya varıldı,Topluluk yavaş yavaş evlerine dağıldı.Her gün sabah toplanıp kur`a çekiliyordu,kur`ada ismi çıkan aslana gidiyordu.Sonunda bir gün sıra küçük tavşana geldi,Ama zulme isyanı tavşancık görev bildi.`Böyle devam edemez bu iş !` diye bağırdı.Ama böyle cesaret çoğu için ağırdı.`Şaşırdın mı ? ` dediler, `hep beraber söz verdik;Hem de bunca zamandır sözümüzde direndik.Hadi isyancı tavşan, bizi yalancı etme,Hadi, çabuk yürü de padişahı incitme.``Dostlarım` dedi tavşan, `kızmayın, izin verin bir oyun yapacağım, izi kalacak derin.`Dediler : `Kendine gel, böyle köpürüp taşma, sen bir küçük tavşansın, dev aslana sataşma;Gurura mı kapıldın, haddini aşıyorsun, sen hepimiz için de tehlike taşıyorsun !``Tersine !` dedi tavşan, `barışı bulacağız, o zalimin elinden hepten kurtulacağız.`Sonunda küçük tavşan dönüp koyuldu yola, arkasından baktılar gözleri dola dola.Biraz yolu uzattı, eğlendi sağda solda, epeyce gecikerek gitti vardı huzura.Aslan çok sinirlenmiş, kükreyip duruyordu, yerleri tırmalıyor, burnundan soluyordu.Nihayet görününce uzaktan bizim tavşan `Nerde kaldın ey soysuz !` diye bağırdı . aslan.`Bilmezmisin her canlı benden çekinir, korkar; gücümün karşısında eğilir tüm hayvanlar ?`Nice koca öküzü hakladım bir vuruşta; Bunun için karşımda herkes esas duruşta.Sen kim oluyorsun da böyle geç kalıyorsun, benim yüce emrimi hafife alıyorsun ?`Tavşan boynunu büküp dedi : `Aman efendim, Müsaade buyurun, hâlimi arzedeyim :Tam vaktinde çıkmıştık arkadaşımla yola, Geliyorduk beraber bu çok yüce huzura;Ben küçüğüm diyerek orman arkadaşlarım bizi çift gönderdiler size ey Padişahım.Ama yolda bir aslan birden saldırdı bize, çok iri ve güçlüydü, getirdi bizi dize.Dedim ki : `Bizi bırak, biz Padişah kuluyuz, yüce kapıya giden iki garip yolcuyuz.`Dedi ki : `O da kimmiş ? burda Padişah benim, dünyada benden güçlü başka aslan görmedim.Kendine güvenirse gelsin, çıksın karşıma, kim büyük ve güçlüymüş, göstereyim ben ona.`Dedim `Bana izin ver, Sultanıma gideyim, senin dediklerini ona haber vereyim.``Çabuk hemen git ve dön, yoldaşın kalsın rehin; kralına da söyle, gözüme görünmesin.``Dedi o aslan bana` deyince minik tavşan Öfkeden kudurmuştu bizim o koca aslan.`Kim acaba bu sersem, gidip onu bulayım, o kendini bilmeze kendimi tanıtayım;Hadi şimdi çabucak öne geç de yol göster !` dedi aslan ve yola koyuldular beraber,Nihayet kenarına geldiler bir kuyunun. Yâni son perdesine gelinmişti oyunun.Tavşan dedi : `O aslan yaşıyor bu kuyuda, böylece el altında içeceği suyu da.`Eğilerek baktılar beraberce kenardan : Dipte bir aslan vardı, bir de yanında tavşan.Bu kendinin sudaki yansımasıydı ama, gerçek gibi göründü bizim koca aslana.Kocaman kükremesi kuyuda yankılandı, böylece gördüğüne bir kat daha inandı.Cesaretle atladı üzerine düşmanın son hamlesi oldu bu, o zavallı aslanın.Kuyu oldukça derin, taşları da pek sertti; bu çok cesur atlayış onu canından etti.Güçlü olmak iyidir, ama zorbalık kötü. İyi dinle ve öğren; Oğuzhan bu öğüdü:Akıllı ve güçlü ol, ama haksızlık etme gücünü ve aklını kötülükte tüketme.Zalime boyun eğme, bu onu güçlendirir; Her zaman hakkı gözet, etrafını sevindir.`Kim ki olur dünyada zulüm ederek âbâd, elbette akıbeti olacaktır çok berbat.`




+ Yorum Gönder


cocuk masalları uzun