+ Yorum Gönder
3. Sayfa BirinciBirinci 123
Sağlık Merkezi ve Çocuk Sağlığı Forumunda Sağlıkla ilgili Çocuklara özel bilgiler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Cevap: Sağlıkla ilgili Çocuklara özel bilgiler

    GÜNE KAHVALTIYLA BAŞLAYIN

    Kahvaltı tüm gece boyunca boş kalan karnınızı doldurarak güne iyi başlamanızı sağlar.Ayrıca okulda daha verimli olmanıza da yardımcı olur.Kahvaltı için süt ile birlikte mısır gevreği,yumurta,peynir ve reçel güç kazanmanızı sağlayacak olan seçenekler arasında yer alır.

    HAREKET EDİN

    Günlük hayatınıza fiziksel aktiviteler katmanız çok kolay.Mesela arkadaşlarınızı görmeye yürüyerek,bisikletle yada hafif koşuyla gidebilirsiniz.Kitap okurken,televizyon seyrederken yada ödev yaparken saatte bir kendinize ara verin ve 10 dakikalık bir egzersiz yapın.Asansöre binmek yerine merdivenleri yürüyerek çıkabilirsiniz.Yaptığınız bu küçük aktivitelerin toplamının 30 dakika tutmasını sağlayın.

    ABUR CUBUR

    Bir şeyler atıştırmak azalan enerjimizi toplamak için iyi bir yol.Canınız bir şeyler atıştırmak istediğinde farklı yemek gruplarını seçmeye özen gösterin.Mesela bir bardak buz gibi süt ve birkaç kraker yada elma ve bir dilim çikolatalı ekmek gibi…Eğer öğünlerinizde düzgün yemek yiyorsanız cips ve şeker gibi abur cuburlardan hem uzak kalırsınız hem de çok sık yemediğiniz için canınız çektiğinde özgürce yiyebilirsiniz.

    TERLEYİN

    Jimnastik yaparak derin nefes alıp terlediğinizde kalbiniz kanı daha iyi pompalar.Böylece daha çok enerji alır ve daha iyi hissedersiniz.İşe önce kaslarınız ısıtarak başlayın ve 20 dakika boyunca koşu,yürüyüş ve dans gibi egzersizler yapın.Derin nefes alıp vererek jimnastiğinizi tamamlayın.

    TEK BİR ŞEYDEN ÇOK FAZLA YEMEYİN

    Sağlıklı yemek yemek için hamburger,patates kızartması ve dondurma gibi yiyeceklerden uzak durmanız gerekmez.Sadece yediğiniz sıklığa ve miktara dikkat etmelisiniz.Vücudunuzun protein,karbonhidrat,yağ,vitamin ve mineral içeren gıdalara ihtiyacı vardır.Aldığınız ürünlerin üzerindeki etiketlerde bu açıklamalara yer verilmektedir.

    ARKADAŞLARINIZ DA KATILSIN

    Arkadaş yada ailenizle beraber sağlıklı yaşam için hareket etmek daha eğlenceli olacaktır.Çevrenizdekileri de size katılmaya teşvik edin.Her hafta bir aktivite planlayın ve uygulayın.

    DAHA ÇOK SEBZE MEYVE YİYİN

    Sebze ve meyve size karbonhidrat,vitamin,mineral vererek enerji sağlar.Aynı zamanda lezzetlidirler de.Makarna ve yulaf ise tahıl grubuna girer ve karbonhidrat deposudurlar.

    OKULDA BİR AKTİVİYEYE KATILIN

    Okulda herhangi bir spor aktivitesine katılarak hem sağlıklı görünür hem de hissedersiniz.

    STİLİNİZİ BELİRLEYİN

    Sağlıklı beslenme birçok parçası olan bir puzzle gibidir.Her bir parça birbirinden farklıdır.Bazı yiyeceklerde daha çok yağ,şeker ve tuz varken diğerleri daha vitaminli ve liflidir.Yeme sitilinizi iyi yada kötü olarak belirleyecek olan şey yemekleri nasıl seçtiğinizle ilgilidir.Eğer öğlen ağır bir yemek yediyseniz akşam hafif yemekle yemeye özen gösterin.Eğer 2 dilim pizza sizi doyuruyorsa üçüncüsünü yemeyin!

    EĞLENCEYE DÖNÜŞTÜRÜN

    Arkadaşlarınızla birlikte farklı besinlerin yanında yeni spor,oyun ve aktiviteleri de deneyin.Daha güçlü olacak ve kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.
    Cevap: Sağlıkla ilgili Çocuklara özel bilgiler sayfa üç frmacil 3 Cevap: Sağlıkla ilgili Çocuklara özel bilgiler

  2. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Sana Uygun Spor




    Bazen, çocuklar spor yapmaktan hoşlanmaz, çünkü nasıl oynayacaklarını bilmezler yada onları yapabilecek kadar pratikleri yoktur. Sporlar kuralları ve ekipmanları yüzünden fazla karmaşık görünebilir. Oynandıkları alanlar, biçimleri ve ölçüleri farklı ve kafa karıştırıcı çizgileri vardır.

    İnsanlar popüler sporları en iyi şekilde yapmak için uzun yıllar çalışır. Yani Amerikan futbolunda köşe vuruşu ile gol vuruşu arasındaki farkı bilmiyorsanız kendinizi kötü hissetmeyin. Bir spor hakkında daha fazla şey bilmek istiyorsanız, babanızla yada annenizle yeni sporları öğreten kamplar hakkında konuşabilirsiniz. Bu daha sonra oyun oynamak üzere bir takıma katıldığınızda daha az soru sormanıza yardımcı olacaktır.

    Eğer bir spor dalında başarılı sizden büyük bir arkadaşınız yada ailenizden biri varsa, ona sorabilir ve çalışmak için yardım alabilirsiniz. Bazı sporlar kolay anlaşılabilir, özellikle de eğer rekabete dayanan bir spor dalında oynamak istemiyorsanız. Örneğin voleybol yaz pikniklerinde sizi eğlendirecektir.Bazı çocuklar örgütlü sporları sevmez çünkü daha önce bir takımda yer alıp, bundan zevk almamışlardır. Yada belki biri kaybedip diğeri kazanacağından diğer takımlarla yarışmanın verdiği baskıdan hoşlanmadınız. Yarışmalar bazı yoğun duygulara yol açabilir. Bazen takımda yapılan hatalardan dolayı kızma ve üzüntü olabilir. Bu stres verici bir durumdur özellikle de hatayı yapan sizseniz! Fakat herkes arada hata yapabilir ve kimse bunun için sizinle alay edemez. Eğer böyle bir durum olursa, koçunuzla, anne yada babanızla konuşmak iyi bir fikirdir. Bazen çocukların diğerlerine karşı anlayışlı ve saygılı olmaları gerektiğini hatırlamaları gerekir.

    Bazen aileler ve takımın koçu da oyunun gidişi için üzülüp çocuklara fazla baskı yapabilir. Çocuklar ne olacağını kestiremedikleri bir oyun sırasında kendilerini karmaşık ve stres altında hissedebilirler. Fakat takım sporları aynı zamanda büyük bir deneyimdir. Çocuklar yeteneklerini geliştirebilir ve bir gole birlikte giderken takım ruhunu hissedebilirler. Eğer bir takımla kötü bir deneyim yaşadıysanız yeni bir spor deneyebilirsiniz.

    Düzinelerce spor dalı vardır, fakat yine siz henüz bir tane bulamamış olabilirsiniz. Çocukların çoğu futbol yada basketbolu dener. Fakat sizin için en uygunu volebol yada jimnastik olamaz mı? Denemeli ve bulmalısınız. Bazı çocuklar doğuştan naziktir. Bazıları güçlüdür. Bazılarının doğuştan hedefleri vardır. Değişik sporlar değişik yetenekler ister, size uyacak spor dalını bulmak için farklı spor dallarını denemek isteyeceksiniz. Karate yada amigoluk gibi bazı aktivitilerin spordan sayılmayacağını düşünebilirsiniz fakat hareketli kalmak için oldukça iyi aktivitelerdir.

    Eğer bir takımda olmaktan hoşlanmıyorsanız, kişisel sporları tercih edebilirsiniz. Kişisel sporun anlamı yalnızca kendini desteklemektir. Bu tür sporlara örnek olarak; yüzme, dalış, koşu, jimnastik, tenis, kay kay, bisiklet, bowling gibi sporları sayabiliriz.
    Büyürken neden hareketli olmak ve spor yapmak gerektiğinizi merak edebilirsiniz. Çok iyi bir nedeni vardır. Spor yapmak iyi bir çalışma biçimidir ve çalışmak vücudunuzu sağlıklı tutar. Sizin yapabileceğiniz sporlardan bahsettik ancak birkaç iyi haber de verebiliriz. Spor sayılmayan ancak sizi çalıştıracak ve hareketli tutacak birçok aktivite vardır. Bunlardan bazıları; Oyun bahçesinde oyun oynamak, ip atlamak, odanızda dans etmek, köpeğinizi gezdirmek, odanızı temizlemek, araba yıkamak, kardan adam yapmak.

    Aslında spor yapmak zorunda değilsiniz, ancak yine de hoşlanacağınız bir spor bulabilirsiniz. Önemli olan hareketli bir çocuk olmanızdır. Seçebileceğiniz aktivitelerle dolu bir dünyanız var. En doğru seçenek dışarıda bir yerde sizi bekliyor!

  3. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Su





    İnsanlar, bitkiler ve hayvanların ortak noktasını söyleyebilir misiniz? Aklınıza ne geliyor?? Durun biz söyleyelim Hepsinin suya ihtiyacı var! Yaşayan tüm canlıların hayatta kalabilmesi için suya ihtiyacı vardır. Size çok ciddi görünmese de tüm gıdaların arasında en önemlisidir. Öyle ki, insanlar su içmeden çok fazla süre yaşayamazlar. Vücut ağırlığımızın yarısından fazlası sudur… Öyleyse suyun vücudumuza olan etkisini inceleyelim…

    Fındık ezmesinin ana malzemesinin fındık oluşu gibi vücut sistemimizi oluşturan sıvıların içinde su da ana malzemedir. Bu sıvılar vücudun içinde hücre ve organlara besin taşır. Kalp, göz, bağırsak ve hatta parmakların bile yaşamak için bu sıvıya ihtiyacı vardır.

    Vücudunuzun her bölümde ihtiyacı olan kanın ana maddesi sudur. Ayrıca sindirim sisteminizde bulunan sıvının ana maddesi de sudur ki onun sayesinde yediklerinizi rahatça sindirebilirsiniz. Boşaltım sisteminde de büyük rol oynayan su sayesinde vücudumuzdaki sıvı atıkları idrar yoluyla atarız. Deri yoluyla dışarı atılan su ile vücut ısımızı dengeye sokan terlemeyi de unutmayalım.

    Gıcırdayan bir kapı sesini duyduğunuzda bunun yağlanması gerektiğini bilirsiniz. Yağlamanın anlamı birşeyin parçalarının birbirine sürtünmeden çalışmasını sağlamaktır. Vücudunuz bu durumla karşılaştığında sorunu çözecek olan şey sudur! Su vücudunuzdaki eklem yerlerinin rahatça hareket edebilmesi sağlar. Yani bir çeşit yağ görevi görür. Göz, burun,boğaz ve vücudunuzun göremediğiniz diğer yerlerinde bulunan sümük yada balgamın da ana maddesi de sudur. Grip olduğunuzda durmadan akan burnunuzdan nefret edersiniz. Ama vücudunuzun doğru olarak çalışması için bu gereklidir. Aynı şey tükürük için de geçerlidir. Sudan oluşan tükürük ağzınızın ve sindirim sisteminizin doğru çalışması için gereklidir.

    İnsanların vücut ısısı 98.6 F olmalıdır. Ama koşuyor yada egzersiz yapıyorsanız bu ısının daha fazlasını hissedersiniz. Bazen hareket etmediğiniz halde havanın sıcaklığı bile sıcak hissetmenizi sağlar. İşte bu noktada terleme ile vücuttan çıkan su serinlemenizi sağlar. Terin havada buharlaşması derinin ve kanın serinlemesini sağlar. Kanın ısısı düştükçe vücut da soğur. Okuduklarınızdan da anlayacağınız gibi su vücut için oldukça yoğun bir şekilde çalışmaktadır. İşte bu görevlerin yerine getirilmesi için vücudun ihtiyacı olduğu suyu sağlamak çok önemlidir. Gün içinde terleme, idrara çıkma ve bizim görmediğimiz birçok şey için vücut su kaybetmektedir.

    Egzersiz yaptığınız günlerde ise vücut çok daha fazla su kaybetmektedir. Bu nedenle vücudun kaybettiği suyu geri kazandırmak önemlidir. Bunun için yemek yemek ve birşeyler içmek yeterlidir. Birçok besin kendi içinde su içermektedir, özellikle sebze ve meyvede su miktarı fazladır. Eğer üzüm, karpuz ve portakal seviyorsanız şanslısınız demektir çünkü bu meyveler hem lezzetli hem de bol suludur. Marul,salatalık ve kereviz de su açısından çok zengindir. Ama kaybettiğiniz suyu sadece sebze ve meyve ile karşılamaya çalışmayın. Hergün düzenli olarak su için. Belki insanların günde 6 yada 8 bardak su içmesi gerektiğini duymuşsunuzudur.

    Peki diğer içecekler? Bunları tüketerek kaybettiğiniz suyu geri kazanabilir misiniz? Süt ve meyve suyu iyi içeceklerden. Buzlu çay, limonata ve kakao gibi içecekleri çok sık tüketmemeye özen gösterin. Çünkü bunlar çok fazla şeker ve kafein içeren içeceklerdir. Kafein daha fazla idrara çıkmanıza sebep olur. Böyece kaybettiğiniz suyu kazanmaya çalışmak anlamsız olur.

    Egzersiz yaptığınız günlerde ise vücut çok daha fazla su kaybetmektedir. Bu nedenle vücudun kaybettiği suyu geri kazandırmak önemlidir. Bunun için yemek yemek ve birşeyler içmek yeterlidir. Birçok besin kendi içinde su içermektedir, özellikle sebze ve meyvede su miktarı fazladır. Eğer üzüm, karpuz ve portakal seviyorsanız şanslısınız demektir çünkü bu meyveler hem lezzetli hem de bol suludur. Marul,salatalık ve kereviz de su açısından çok zengindir. Ama kaybettiğiniz suyu sadece sebze ve meyve ile karşılamaya çalışmayın. Hergün düzenli olarak su için. Belki insanların günde 6 yada 8 bardak su içmesi gerektiğini duymuşsunuzudur.

    Peki diğer içecekler? Bunları tüketerek kaybettiğiniz suyu geri kazanabilir misiniz? Süt ve meyve suyu iyi içeceklerden. Buzlu çay, limonata ve kakao gibi içecekleri çok sık tüketmemeye özen gösterin. Çünkü bunlar çok fazla şeker ve kafein içeren içeceklerdir. Kafein daha fazla idrara çıkmanıza sebep olur. Böyece kaybettiğiniz suyu kazanmaya çalışmak anlamsız olur.

    SPOR YAPARKEN

    Spor yapmadan önce,yaparken ve yaptıktan sonra ne kadar su içmelisiniz?

    Spordan 1 - 2 saat önce:1,5 bardak soğuk su
    Spordan 10 - 15 dakika önce :1 1/3 bardak
    Spor sırasında:Her 15 dakikada bir yarım bardak
    Spordan sonra:1 yada 2 bardak

    Spor yaparken su içmek için beklemeyin. Bazen ağzınızın kuruduğunu ve aniden çok susadığınızı hissetmişsinizdir. İşte vücut suya ihtiyacı olduğunu ve bu suyu tükürük bezlerinizden aldığını söylemeye çalışmaktadır. Su vücudumuzdaki her hücre için faydalıdır ve organlarımızın gerektiği gibi çalışmasını sağlar. Her zaman yeterince su içmeye devam edin!!! Kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz

  4. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Süt





    Sütün nereden geldiğini hiç merak ettiniz mi? Evet süt çiftliklerde iyi beslenen ineklerden sağlanıyor.

    BİLİYOR MUYDUNUZ?

    İnekler dişidir. Erkek olanlar boğadır.
    Bir inek doğum yapmadan önce süt veremez.
    İnekler dünyanın süt ihtiyacının %90 ‘ını karşılar.

    -Bir inek memesi bir seferde 11-22 litre süt taşıyabilir. Bu durumda ineklerin sağılmak için sabırsızlanması çok normal değil mi

    -Bir inek yaşamı boyunca 200,000 bardak süt verir.

    -İneklerin dört midesi olduğunu ve günde 40 kilo yemek yediğini biliyormuydunuz?Bu muhtemelen sizin kilonuzdan bile fazla!Sadece otla beslenen bir inek günde 50 bardak süt verebilir.Ama ot,ekin ve samanla beslenen bir inek günde 100 bardak süt üretir.

    -Süt sağma makineleri icat edilmeden önce (1894’de) çiftçiler saatte sadece altı inek sağabiliyorlardı.(Zor iş!!!)Bugün çiftçiler saatte 100 ineği sağabilen makineler kullanıyorlar.

    -Sağma işleminden sonra süt 5 dereceye kadar soğutulur.Daha sonra sütü soğuk tutması için izole edilmiş kamyonlara konulur.Süt taşıyan kamyonları dev birer termos gibi düşünebilirsiniz…Kamyonlar sütleri bazı işlemlerden geçmesi için fabrikalara getirirler.

    Fabrikada süt test ,homojenize ve pastorize edilerek tadı güzelleştirilir.

    Homojenize: Sütün içinde bulunan kaymağı parçalamak için yapılan işlemdir.Eğer içtiğiniz süt homojenize edilmemiş olsaydı bu kaymak sütün yüzeyine çıkacak ve siz içmeden evvel karıştırmak yada çalkalamak zorunda kalacaktınız.

    Pastorize: 1856’da Fransız bilim adamı Louis Pasteur sıvıları yüksek derecelerde ısıtmasının bakterileri öldürdüğünü keşfetmiştir.

    Süt daha sonra kartonlara doldurularak evinize,okulunuza ve süpermarketlere dağıtılır.Bugün içtiğiniz sütün iki gün önce ineğin memelerinde olduğunu bilmek garip değil mi?Bu arada sütünüzü içtikten sonra kalanı buzdolabına koymayı unutmayın.

    Kemiklerinizinde sizinle birlikte geliştiğini ve şu dönemlerde kalsiyuma her zamankinden daha çok ihtiyacınız olduğunu unutmayın.Vücuttaki en hızlı gelişim 11-13 yaşları arasında gerçekleşiyor ve 15-19 yaşlarında ise bu hızlı gelişim tamamlanıyor.Kemiklerin %50'lik kısmı bu yıllar arasında şekillense de kemiklerinizin gelişimi durduktan sonra bile güçlenmeye devam etmektedir. Bu yüzden kemiklerinizi olabildiğince güçlendirmek için kalsiyum depolamanız gelecek yıllar için çooookkkk önemli.

    Kemiklerin egzersizle de kalınlaşmakta ve güçlenmektedir.Bu yüzden sevdiğiniz bir sporu alışkanlık edinerek haftada en az üç sefer 30 dakika olmak üzere spor yapın.Futbol,dans,bisiklet,yürüyüş..hiç farketmez

  5. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Şişmanlık




    Dünya nüfusunun altıda birinin şişman olduğunu biliyor muydunuz? Kalıtım ve yalnış beslenme alışkanlığından kaynaklanan şişmanlık zaman geçtikçe beraberinde büyük sağlık sorunlarınıda getirmekte.

    ŞİŞMANLIK NEDİR?

    Şişmanlık insan vücudunda aşırı yağ toplanmasıyla oluşan bir hastalık. Evet şişmanlık kalıtımsal bir hastalık. Ailenizde şişman kişi çok ise siz de şişman olabilirsiniz. Ama bunun dışında şişmanlığın en önemli sebebi Yeme Alışkanlığı.

    HATALI DAVRANIŞLAR

    •Hızlı yemek, büyük lokmalar almak, az çiğnemek

    •Öğün atlamak, öğün aralarında sürekli bir şeyler atıştırmak,

    •Sıkıntılı veya stresli durumlarda aşırı yemek,

    •Akşam yemeğinden sonra yatıncaya kadar atıştırmak,

    •Su içmemek veya az su içmek.

    ŞİŞMANLIĞIN GETİRDİĞİ PROBLEMLER

    •6.yaşında şişman olan bir çocuğun yetişkin dönemde de şişman olma ihtimali %25 dir. 12 yaşında şişman olan bir çocuğun yetişkin dönemde şişman olma ihtimali %75.dir.

    •Şişman olan bir kişide kendine güven kaybolması gibi psikolojik sorunlar meydana gelir.

    yağlanma

    •Kanser gelişimi

    •İskelet anormallikleri

    Şişmanlığın önüne geçilmez ise ileride yemeği çok arzu ettiğimiz birçok yiyeceğe uzaktan bakmak zorunda kalabiliriz. Bizler şimdiden sağlıklı beslenerek ileride yaşayabileceğimiz sorunların önüne şimdiden geçmeye çalışmalıyız.

    Elbette bizlerin şimdi bunu düşünmemiz belki de zor ama denemekten ve dikkat etmekten ne zarara gelir. Değil mi?

  6. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Uykunun Önemi




    Eğer bir sınav için çalışıyorsanız, bir oyun için prova yapıyorsanız yada zor bir şarkı ezberlemeye çalışıyorsanız hafızanız için yapacağınız en iyi şey vaktinde yatağa gidip uyumanızdır. İki yeni çalışma hafızamızı birkaç aşamada şekilldendirdiğimizi ve uykunun bu aşamaların en önemli parçası olduğunu gösteriyor.

    İlk çalışmadaa 84 lise öğrencisi bir makine tarafından benzer sesli bir kelime serisini tanımlamayı öğrendiler. Eğitimden hemen sonra katılımcılar öğrendikleri kelimelerden test oldular ve başarı gösterdiler. Fakat günün ilerleyen saatlerinde başarılı olamamaya başladılar. Güzel bir gece uykusundan sonra ise gündüz erken saatlerdeki performanslarını geri kazandılar.

    İkinci çalışmada farklı bir araştırma grubu 100 yetişkinin bir klavyeyle ardışık olan 5 özel sayıyı girmesini öğretti. Yetişkinler bunu mümkün olduğunca çabuk ve hatasız ve tekrar tekrar girmek zorundaydılar. Altı saat sonra henüz ikinci bir ardışık sayı öğrenmelerine rağmen ilk ardışık sayıyı hatırlıyorlardı. İyi bir gece uykusu onların daha iyi olmalarının sağladı.

    Araştırmacılara göre hafızanın oluşumu bir gecelik iyi uykudan daha fazlasını gerektirmektedir. İkinci gün, eğer katılımcılar ilk sıralama üzerine sınava girseydi ve hemen ardından ikinci bir sıralamayı öğrenselerdi, ilk sıralamayı günden güne unutacaklardı. Eğer ikinci sıralamayı öğrenmeden önce ilk sıralamadan test edilmeselerdi ertesi gün her iki sıralamayı da hatırlayacaklardı.

    Bu sonuçlar gösteriyor ki, eskiden öğrendiğiniz bir şeyi gelecekte hatırlamanın yolu, ilk öğrendiğiniz şeyin ardından hemen yeni bir şey öğrenmenizdir. Kalıcı hafıza hemen şekillenmez gibi görünmektedir. Bunun yerine, hafızayı güçlendirmek için uyumalı ve böylece yavaş yavaş unutma olasılığını ortadan kaldırmalısınız.

    Eğer bir şeyi gerçekten hatırlamak istiyorsanız, uyku zamanına dek çalışın. Fakat tüm gece uykusuz kalmayın. Belki daha az öğrenirsiniz, fakat tümünden daha fazlasını hatırlarsınız.

  7. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Uyuşturucu


    Uyuşturucu bağımlılığı. Filmlerde,televizyonda görüyor, arkadaş, aile ve öğretmenlerinizden ne olduğunu duyuyorsunuzdur. Bu konuda birçok şey duyuyor ve neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda kararsız kalıyor olabilirsiniz. İşte aşağıda aklınıza gelebilecek birkaç soru:

    -Dünyada kaç çeşit uyuşturucu var?

    -Bu konuda yanlış karar veren bir arkadaşıma nasıl yardımcı olabilirim?

    -Neden uyuşturucu denen şey var? Neden insanlar uyuşturucu kullanıyorlar?

    -Uyuşturucu kullanan insanlar arasında güvende sayılır mıyım?

    -Bana uyuşturucu kullanmayı teklif eden birisine nasıl hayır diyebilirim?


    Uyuşturucu Hakkında Söylenenler



    Uyuşturucu kullanımı hakkında birçok şey duyabilirsiniz. İşte aşağıda bunlardan bazılarını sizler için araştırdık:

    “Uyuşturucu kullanmak iyi hissettiriyor ayrıca okul stresi ile başa çıkmada yardımcı oluyor”

    YANLIŞ. Bazı uyuşturucular kısa süreliğine insanları mutlu edebilir fakat uyuşturucunun kötü etkileri verdiği mutluluktan çok daha kötü ve korkutucudur. Ayrıca her insane uyuşturucudan daha farklı etkilenmektedir. İnsanların kendilerini mutlu hissetmek için aldıkları bazı belli uyuşturucular çocukları kötü bir kabusta gibi çok çabuk ve kötü etkiler. Okuldaki stresten kurtulduktan sonra uyuşturucunun sadece kötü etkileri kalacaktır. Uyuşturucu kullanan çocuklar davranış ve derslerinde sorun yaşamaktadırlar. Uyuşturucu kullandığını bildiğiniz yada televizyonda izlediğiniz karekterlere bakın. Sizce sorunsuz mu görünüyorlar?

    “Kontrol edebildiğin sürece uyuşturucu kötü değildir”

    YANLIŞ. Az yada çok uyuşturucu kullanmak kanunlara aykırıdır. Uyuşturucu kullanırken yakalandığın zaman okuldan atılabilir yada yaşına bağlı olaak hapse girebilirsin."Kontrol etmek" fikrinin tamamen yanlış olduğunu bilmelisin. Uyuşturucu beyin ve fiziksel gücünüzü alarak o sizi kontrol etmeye başlar ve bu aşamadan sonra daha fazla kullanmaya ihtiyaç duyarsınız. Kendi hayatınızı kontrol etme şansına sahip,sağlıklı ve başarılı olmak sizce de çok daha iyi değil mi?

    “Uyuşturucu kullandığında teninin altında böcekler geziyormuş gibi hissedersin”

    DOĞRU. Bazı uyuşturucu maddeleri kullananlara derisinin altında böcekler geziniyormuş hissi verir ki bu çok korkunç bir şeydir. Ayrıca bazı uyuşturucular insanların çevrelerinde aslında var olmayan şeyleri görmesine sebep olur.

    İnsanlar neden uyuşturucu kullanırlar?

    İnsanlar birçok sebeple uyuşturucu kullanabilirler. İşte bunlardan birkaçı:

    Baskı. Bazen insanlar yanlız kaldıklarında bir gruba dahil olmayı isterler. Bu grup uyuşturucu kullananlardan oluşsa bile herşeyin hallolacağına inanırlar.

    Depresyon. İnsanlar üzüntüye boğulduklarında yada depresyona girdiklerinde bir süreliğine gerçek dünyadan kopmak için uyuşturucuya yönelebilirler. Ama uyuşturucu kullanımı bu sorunları çözmektense daha kötü boyutlara getirir.

    Can sıkıntısı. Bazı insanlar çok yaratıcı değillerdir ve eğlenmek için sağlıklı bir yol düşünemezler. Zaman öldürmek için uyuşturucu kullanmayı ilginç bir yol olarak düşünüp uyuşturucuya başlar vücutları ve beyinlerine zarar verirler.

    Bağımlılık: Birçok uyuşturucu başlandığında bırakılması zor olan bir bağımlılık yaratır. Bazen insanlar doktorun verdiği ağrı kesiciyi gerektiğinden fazla alıp bağımlı olabilirler. Bağımlılık çok güçlü bir durum olup kişinin hayatını mahvedebilir.

    Neden insanlar çocuklara uyuşturucu satıyorlar?

    İnsanlar para kazanmak için çocuklara uyuşutrucu satarlar. Çocukların aldıkları bir haftalıkları vardır yada ihtiyaçları olduğundan ailelerinden para alabilirler. Uyuşturucu yapıp satan insanlar bunu bilirler ve bir şekilde bunu onlara satacak yolu bulurlar. Bunun zarar vereceğini belkide öldüreceğini hiç umursamazlar. Bu suçlu insanların istedikleri paradır ve hapse girmeyi bile göze alırlar.

    Neden devlet ve polis bu sorunu çözemiyor?

    Devlet çalışanları ve kanun hazırlayan kişiler insanların uyuşturucu kullanması ve satmasını önlemek için yoğun bir zaman, para ve çaba harcamaktadır. Fakat uyuşturucu satan kişiler bu işten para kazandığı ve kullanıcılarda almaya devam ettiği sürece çalışmalar belli bir noktada kalmaktadır. Uyuşturucuyu durdurmanın tek yolu onu kullanmamaktadır. Eğer uyuşturucu alacak kimse kalmazsa bunu satan insanlarda para kazanamadıkları için bu işi yapmayı bırakacaklardır. Bu kural her iş için geçerli değil midir? Eğer kimse almıyorsa satıcının yapacak işi kalmaz.


    Uyuşturucular

    ESRAR

    Esrar en çok kullanılan uyuşturuculardan birisidir. Kenevir bitkisinin yapraklarının ve tohumlarının öğütülmesiyle elde edilir. Genelde kahverengi veya yeşil ve çok keskin bir kokusu vardır.

    Esrar kullanan insanların karşılaşacakları rahatsızlıklar :

    -Hislerde değişim (Görme ve işitmede farklılıklar yada ciltte aşırı hassaslık)
    -Baş dönmesi ,Yürümede problem
    -Gülme,herşeyi komik bulma
    -Düşünme,refleks ve konuşmada ağırlık
    -Kızarık gözler ,susuzluk ve ağız kuruluğu
    -Açlık,endişe
    -Paranoya,insanların saldıracaklarından yada kötü birşeyin olacağından korkmak

    Uzun dönem esrar kullanımı sonucunda oluşabilecek büyük ve ciddi sağlık sorunları :

    -Hafıza ve öğrenme sorunları
    -Düşünmede güçlük
    -Hızlı kalp atışı
    -Kanser riski
    -Zatürre riski
    -Öksrük,hırıltı ve solunum hastalıkları
    -Enfeksiyon riski

    Sonuçları :

    -Ne duyarsanız duyun polis,hakim ve devlet başkanlarının esrara karşı çok ciddi yaklaşımları vardır ve esrarla yakalanma çok kötü sonuçlanmaktadır.

    -Alkol gibi esrar da kişinin refleks ve hislerini yavaşlatarak tehlikeye sebep yaratır.Ayrıca esrar kullanmış birisinin araba kullanması yasaktır.

    -Esrar insanların enerjsi ve hırsını çalarak hayatları için üretim yapmalarına engel olur

  8. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Vitamin





    Vitaminler vücut sağlığının korunmasında temel bir rol oynayan organik maddelerdir. Bunlar doğal olarak besinlerde bulunduğu gibi laboratuarlarda da üretilebilir.

    Başlıca iki grup vitamin vardır: Yağda çözünen vitaminler ve suda çözünen vitaminler. A, D, E ve K vitaminleri yağda çözünür; dolayısıyla vücutta depolanabilir. B grubu vitaminleri ve C vitamini suda çözünür. Bunlar vücutta depolanmadığı için her gün alınmaları gerekir.

    A vitamini yapraklı yeşil ve sarı sebzelerde, meyvelerde, balıkta, karaciğerde ve süt ürünlerinde bulunur; kemik ve kıkırdakların gelişmesi için zorunludur. D vitamini süt ürünlerinde ve balık yağında bulunur; tehlikeli bir kemik hastalığı olan raşitizmi önler.

  9. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Aspirin


    Aspirin, 1900’lü yılların daha ilk günlerinde insanoğlunun dünyasına bir daha çıkmamak üzere girmiş, kullanıldıkça faydası görülmüş, faydası görüldükçe daha da yaygınlaşmıştır.


    Şüphesiz, su, insanoğluna Rabbinin en önemli hediyelerinden biri. Suyun, biri yanıcı, diğeri yakıcı, iki maddeden oluştuğunu göz önünde tutarsak, gerçekten onun mucizevî moleküler yapısının insanoğluna ne kadar büyük bir hediye olduğunu anlayabiliriz. Fakat bugün konumuz su değil, aspirin. Aspirin çok faydalı bir nimet olma hususunda sudan hiç de geri kalmayacak bir moleküler yapıya sahiptir.

    Mangal kömüründen aspirine…
    Asıl kökeni itibariyle [charcoal] bildiğimiz mangal kömürünün karbonundan yola çıkarak formulize edilen aspirin, son yüzyılda tüm insanlığın sağlığı üzerinde küçümsenemeyecek bir etki yapmıştır. Milattan önce 400 yılında Hipokrat, salicin denen ve aspirinin temelini oluşturan bir maddeyi ağrı kesmek ve ateş düşürmek amacıyla kullanmıştı. Milattan önce 200 yılında Romalı ve Galenli hekimler de papirüs yazılarında aynı ilacı ağrı ve ateş için kullandıklarını belirtmişlerdir.
    1800’lü yılların ikinci yarısında Alman Bayer firması ilkel anlamda salisilat tozu üretmiş ve yaptığı denemelerde ilacı çok etkili bulmuştur. Bayer firması, bin derde deva bu ilacın büyük bir ticari değeri olduğunu da fark etmekte gecikmemiştir.

    Aspirinin söğüt yolculuğu…
    Aspirin, 1900’lü yılların daha ilk günlerinde insanoğlunun dünyasına bir daha çıkmamak üzere girmiş, kullanıldıkça faydası görülmüş, faydası görüldükçe daha da yaygınlaşmıştır. Aspirinin bu kadar rağbet görmesinin en önemli nedeni, üretiminin çok ucuz olmasıdır. Bugün artık karbondan değil Osmanlı’nın simgesi olan söğüt ağacının kabuklarından ve söğüt yapraklarının tozundan sentez edilmektedir.
    Ağrı ve ateş üzerindeki olumlu etkisinin yanısıra kanı sulandırıcı özelliğinin fark edilmesi 1950’li yıllara rastlar. İlk kez İngiltere’de bu amaçla denenmiştir. 1948 yılında Amerika’da küçük bir ilçede derme çatma bir sağlık ocağında pratisyen hekim olarak çalışan Dr. Lawrence Craven 500’e yakın hastaya aspirin yazmış ve bu hastaların kaydını tutmuştur.

    Aspirin bağımlılık yapar mı?
    Aynı hasta grubunu 15 yıla yakın bir süre takip etmiş ve istisnasız hiçbirinin bu süre zarfında kalp krizi veya felç geçirmediğini gözlemlemiştir. Hastaların bu olumlu durumlarının düzenli kullandıkları aspirinle bağlantılı olduğunu düşünmüş ve nihayet deneysel kıyaslama yoluyla aradaki ilintiyi ispatlamayı başarmıştır.
    O yıldan sonra aspirinin önlenemez yükselişi başlamış ve tüm kalp damar hastalarında hayat kurtarıcı olarak kullanılmıştır. Çünkü kanın akışkanlığı ve yapışkanlığı arasındaki zıt denge hastaların klinik bulguları üzerinde son derece önemli bir faktör olduğundan, aspirinin günlük hayatımızdaki şöhretini daha da perçinlemiştir.

    Aspirinin zararları…
    Bu kadar faydasının yanında aspirinin bazı zararları da yok değildir. Mide iç yüzeyindeki koruyucu tabakayı incelttiği için peptik asitin mide iç duvarında ülser yapmasını kolaylaştırdığı bilinmektedir. Yani mide ülseri ve şiddetli mide kanamalarına yol açtığını da görmezden gelemeyiz. Bu nedenle hekimler mide rahatsızlığı olan hastalara aspirin verilmesini doğru bulmamaktadırlar. Ne olursa olsun, aspirin bugün insanlığın vazgeçilmezleri arasındadır.

  10. Eleman
    Devamlı Üye
    Sağlıklı olmaları için çocukları sağlık konusunda mutlaka bilgilendirmemiz gerekir. Sağlıklı olmaları için nelere dikkat edilmesi gerektiği çocuklara anlayabilecekleri şekilde anlatılmalıdır. hijyen konusunda çocuklara mutlaka bilgi verilmeli ve uygulamalarına rehberlik edilmelidir.

+ Yorum Gönder
3. Sayfa BirinciBirinci 123


çocuk ve sağlık ile ilgili yazı,  2.sınıf spor ve sağlıkla ilgili yazı