+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Coğrafya Forumunda Ayın Oluşumu Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Ayın Oluşumu Hakkında Bilgi








    ayın oluşumu nasıl olmuştur?


    Büyük Patlama’dan çok, çok uzun bir zaman sonra… Samanyolu galaksimizin, yay adını verdiğimiz spiral kolu üzerinde bir yerlerde, Güneş benzeri iki büyük yıldız çarpıştı. Bu çarpışma sonucunda kopan küçük parçalardan biri galaksinin dış tarafına doğru yol almaya başladı. Bu yolculuk o küçük parça için uzun ve zorlu bir yolculuk olacaktı. Yolculuğa başladığında tıpkı şimdiki Güneş’imiz gibi alev topunu andıran bu küçük parça, uzun bir zaman sonra yavaş yavaş soğumaya başladı. Soğudukça küçük parçanın dış yüzeyi katılaşmaya başladı. Bu aşamada küçük parçanın görüntüsü, üzerinde katılaşmış siyah lekeleri olan sıcak, sıvı bir gezegene benziyordu. Gezegene benzeyen bu oluşum biraz daha soğudu. Dış yüzey biraz daha katılaştı ve siyah lekeler bütün yüzeyi kapladı. Yolculuğa başladığında alev topuna benzeyen küçük parça, artık üzerinde binlerce yanardağ olan, siyah ve kızıl renklerin hakim olduğu bir gezegen görüntüsüne sahipti. Gezegenin iç kısımları hala sıcak ve sıvı haldeydi. Yanardağ olarak adlandırdığımız çatlaklardan sıvı, gezegenin dış yüzeyine çıkıyor, dış katman biraz daha kalınlaşıyordu

    Bütün bunlar olurken, gezegen gaz ve toz bulutları arasından geçiyor, farklı türden maddeleri kendisine çekiyordu. Çekim alanına giren maddeler nedeniyle gezegenin dış yüzeyinde ince bir kabuk tabakası oluştu. Son olarak girdiği gaz ve toz bulutundan çıktığında gezegenin yüzeyi kalın bir buz tabakasıyla kaplanmıştı. Bu sırada volkanik faaliyetler biraz daha yavaşladı, gezegeninin dış yüzeyi iyice katılaştı.

    Gezegen, yolculuğunun sonuna yaklaştı. İç kısmı hala çok sıcak olduğundan gezegenin dış kabuğunun ince olduğu yerlerde buz tabakası yavaş yavaş erimeye başladı. Bu erime sonucunda, bugün deniz ya da okyanus olarak adlandırdığımız sıvı madde oluşmaya başladı. Buz tabakasının erimesi çok uzun sürmedi. Gezegenin dış yüzeyinin hemen hemen büyük bir kısmı suyla kaplandı.

    Yola çıktıktan sonra gezegen, giderek soğuduğu için zamanla çeken niteliğini yitirdi, çekilen bir nitelik kazandı. Yolun sonuna geldiğinde, artık şimdiki Güneş sistemine ulaşmıştı. Başından geçen olaylar yüzünden gezegenin hızı düştü.

    Güneş’in çekim alanına giren gezegen, Güneş’in çevresinde dönmeye başladı. Bu dönüş yörüngesi, Güneş sistemini oluşturan gezegenlerin yörüngelerinin en dışındaydı. Ancak, gezegen kütle olarak ağır olduğu için yavaş yavaş Güneş’e doğru yaklaşmaktaydı. Güneş’in çekim alanına giren gezegen, aynı zamanda Güneş’in manyetik alanından da etkilenmişti. Güneş’in manyetik alanı, gezegenin içinde hala sıvı halde bulunan sıcak maddenin belli bir yönde hareket etmesine neden oldu. Bu hareket, gezegenin kendine ait bir manyetik alan oluşturmasına yol açtı. Oluşan bu manyetik alanın Güneş’in manyetik alanıyla etkileşmesi sonucunda, gezgen yavaş yavaş kendi ekseni etrafında dönmeye başladı. Bu gezegen, bugün üzerinde yaşadığımız “Dünya”ydı.

    Bu sırada, Güneş’i merkez aldığımızda Plüton’un biraz daha uzağında, Güneş sistemi içinde başka bir küçük gezegen, Güneş’in çevresinde dönüyordu. Bu küçük gezegenin yüzeyi, bugün krater adını verdiğimiz ve meteorların neden olduğu izlerle doluydu. Bu küçük gezegen, ilk oluşumundan beri Güneş sisteminin bir üyesiydi; Güneş sisteminin en dış yörüngesinde olduğu için de meteor yağmurlarından korunma olanağı yoktu. Bu küçük gezegen, gene Güneş sisteminin en dış yörüngesinde olduğu için Güneş’in çekim gücüne çok az maruz kalıyordu.

    Güneş sistemine girdikten ve Güneş’in çevresinde dönmeye başladıktan bir süre sonra Dünya bu küçük gezegenle bir noktada buluştu. Ancak, bir çarpışma olmadı. Bu buluşma sonucunda küçük gezegen, mevcut yörüngesinden saparak Dünya’nın çevresinde dönmeye başladı. Dünya’nın çevresinde dönen bu küçük gezegen, yavaş yavaş Dünya’ya yaklaşıyordu. Bu sırada Dünya da Güneş’e doğru yaklaşıyordu. Ayrıca, Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönme hızı da artıyordu.







  2. Asel
    Bayan Üye






    Ayın Oluşumu İle İlgili Bilgi

    Ay, Dünya'nın tek doğal uydusudur. Güneş Sistemi içinde beşinci büyük doğal uydudur. Dünya ile Ay arasında ortalama merkezden merkeze uzaklık 384.403 km, yani Dünya'nın çapının yaklaşık otuz katı kadardır. Ay'ın çapı 3.474 km'dir, bu da Dünya çapının dörtte birinden biraz fazladır. Dolayısıyla Ay'ın hacmi Dünya'nın hacminin %2'sidir. Kütlesi Dünya kütlesinden 81,3 kat daha düşüktür. Yüzeyinde kütleçekim etkisi yerçekiminin yaklaşık %17'sidir. Ay, Dünya'nın yörüngesinde bir turunu 27,7 günde tamamlar. Dünya, Ay ve Güneş geometrisinde görülen periyodik değişimler sonucunda her 29,5 günde tekrar eden Ay'ın evreleri oluşur.





+ Yorum Gönder