+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Coğrafya Forumunda Fosiller Nasil Olusur Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Fosiller Nasil Olusur








    Kısaca Fosiller Nasil Olusur?

    Fosilleri inceleyen bilimdalına paleontoloji, fosil toplayıp bunlar üzerinde çalışma yapan kişilere de paleontollog denir. Fosiller bir polen tanesi küçüklüğünde ya da dev bir dinazorun kemiği büyüklüğünde olabilir. Bir hayvan ya da bitkinin fosilleşmesi için milyonlarca yıl devam eden bir süreç gerekmektedir. Genellikle hayvan ya da bitkilerin sert kısımları bu uzun süreç boyunca dayanıklılık gösterebilir.

    BİTKİ FOSİLLERİ: Genellikle sert tohumlar ve tahta kısımlar fosilleşmiş olarak bulunur. Çiçek ve yaprakların kendileri korunmazlar ancak karbon etkisi onların yapısındaki çok ince detayları dahi korumaktadır.

    HAYVAN FOSİLLERİ: Dişler,kemikler ve kabuklar, deri, et, kürk, tüyden daha fazla rastlanan kalıntılardır. Genellikle kemikler bulunur ancak Alaska, Siberya gibi yerlerde nadiren tüm mamut fosiline rastlanmıştır. Bu bölgelerdeki donmuş hayvanlar fosil olarak tümüyle milyonlarca yıl korunmuştur.

    KABUKLU DENİZ CANLILARI: Milyonlarca yıl önce denizlerle kaplı olan bölgelerden su geri çekildiğinde kabuklu deniz canlıları çamur, kum ve balçığa gömülmüşlerdir. Bu şekilde fosil olarak milyonlarca yıl korunmuşlardır.







  2. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye





    Fosiller Nasil Olusur ilgili bilgi


    Kemiklerden tohumlara, dişlerden deniz canlılarına on binlerce yıl öncesinde yaşamış birçok canlının günümüzde incelenebilmesini sağlayan fosiller, havanın aniden kesilmesi sayesinde oluşur. Canlı kalıntılarının üzerini kum, çamur ya da kil gibi ağır toprak parçalarının aniden örtmesi, kalıntı ile hava temasının ani bir şekilde kesilmesini sağlar ki böylece fosiller binlerce yıl boyunca bozulmadan korunabilir. Canlı herhangi bir organizma kömürleşerek fosil haline gelebileceği gibi, bu katılaşma “mermerleşme” şeklinde de görülebilir. Canlı kalıntıları birçok farklı şekilde fosilleşebilir ve günümüze dek bozulmadan korunabilir.





  3. Zeyneb
    Bayan Üye
    Fosiller Nasıl Oluşur Hakkında Bilgi


    Bir canlının ölümünün ardından kemikleri dişleri kabuğu tırnakları gibi sert parçalarının olduğu gibi korunmasıyla ya da bunlardan geriye iz kalmasıyla fosiller meydana gelir. Genel olarak fosil canlının söz konusu bu parçalarının taşlaşmış hali olarak bilinir. Ancak fosil sadece taşlaşmayla meydana gelmez. Buz kütlesi içinde donmuş mamutlar reçine içine hapsolmuş böcek ve küçük sürüngen türleri gibi canlının yapısı hiç bozulmadan günümüze kadar ulaşan fosiller de vardır.Amber içinde fosilleşmiş 54 - 28 milyon yıllık bir yaban arısı.

    Çamura saplanmış olan bu yusufçuk çok yüksek ihtimalle fosilleşecek ve gelecek nesillere asla evrim yaşanmadığının bir delili olarak ulaşacaktır.

    Bir canlının ölmesiyle birlikte bedeni meydana getiren yumuşak dokularbakterilerin ve çevre koşullarının etkisiyle çürümeye başlar. (Çok nadirençürümenin gerçekleşmediği durumlar da olabilir.) Organizmanın daha dayanıklı parçaları (bunlar kemikler dişler ve kabuk gibi mineral içeren kısımlardır) bazı fiziksel ve kimyasal süreçlerden geçecek kadar uzun süre varlıklarını devam ettirirler. Ve bu süreçler fosilleşmenin oluşmasını sağlar. Dolayısıyla fosilleşen kısımlar çoğunlukla omurgalıların kemikleri ve dişleri brakiyopodların (kolsuayaklılar) ve yumuşakçaların kabukları bazı kabukluların ve trilobitlerin dış iskeletleri mercanımsıların ve süngerlerin genel yapıları ve bitkilerin ağaçsı kısımlarıdır.

    Canlının bulunduğu ortamın ve çevre koşullarının fosilin oluşumunda çok büyük etkisi vardır. Canlının içinde bulunduğu ortama göre fosilleşme olup olmayacağı tahmin edilebilir. Örneğin su altındaki ortamlar kara ortamlarına göre fosilleşmenin olması için daha avantajlı ortamlardır.

    En yaygın fosilleşme süreci permineralizasyon ya da mineralleşme olarak adlandırılan süreçtir. Bu süreçte organizmanın yerini cesedin içine gömüldüğü çökeltide bulunan sudaki mineraller alır. Permineralizasyon sürecinde şu aşamalar yaşanır:

    Öncelikle ölen hayvanın bedeninin aniden toprak çamur ya da kumun altında kalarak havayla temasının kesilmesi gereklidir. Bunu takip eden aylar boyunca ise hayvanın gömüldüğü yerin üzerini yeni toprak tabakaları örter. Bu tabakalarhayvanın bedenini dış etkenlerden ve fiziksel aşınmalardan koruyan özel bir kalkan görevi görür. Gitgide daha çok tabaka üst üste oluşur ve birkaç yüzyıl içinde canlının bedeni yer yüzeyinin ya da deniz tabanının birkaç metre altında kalır. Zaman içerisinde hayvanın kemik kabuk pul kıkırdak gibi dokuları yavaş yavaş kimyasal bozunmaya uğramaya başlar. Bozunmaya uğrayan dokuların içine yer altındaki sular sızmaya başlar ve bu suların içerdikleri mineraller zamanla dokulardaki kimyasalların yerini alır. Dokulardaki kimyasalların yerine yerleşen bu mineraller aşınmaya ve bozunmaya karşı çok daha dayanıklı olan kalsit pirit silis demir gibi kayaların yapı taşları olan minerallerdir. Böylece milyonlarca yıl içerisinde bu mineraller canlının bedenindeki dokuların yerini alarak onun adeta taştan bir kopyasını çıkarırlar. Sonuçta fosil orijinal canlıyla birebir aynı biçime sahiptir fakat ham maddesi kayadır.1. Mercanlar: Resif oluşturan kalkerli deniz hayvanlarıdır.
    2. Radyolaryan: Silis iskeletli bir tür mikroskobik planktondur.
    3. Çift kabuklu yumuşakça: Kalsiyum karbonat kabuklu. Bu tarz sert uzuvlar hiçbir değişime uğramadan muhafaza edilebilir.
    4. Grabtolit: Sürü halinde yaşayan organik iskeletli genellikle siyah şistlerde izlerine rastlanan fosillerdir.

    5. Köpek balığı dişi: Kemikler ve dişler fosfat içerir bu nedenle pek çok organa oranla daha dayanıklıdırlar.
    6. İz fosilleri: Tortullarda rastlanan izlerden oluşan fosillerdir.
    7. Amonit: Kabuğu demir piritleriyle yer değiştirerek fosilleşmiş bir örnek görülmektedir.
    8. Taşlaşarak fosilleşmiş ağaç: Ağaç hücreleri zaman içinde silisle yer değiştirir ve fosilleşir.
    9. Amber: Küçük organizmalar reçine içine hapsolarak fosilleşir.
    10. Karbonlaşmış yapraklar: Bitkiler karbon liflerine dönüşür.

    Permineralizasyon yoluyla fosilleşmede farklı durumlarla karşılaşılabilir:

    1. Eğer iskelet çökeltiyle tamamen dolmuşsa ve daha sonra bozunma gerçekleşmişse iç kalıp fosilleşir.

    2. Orjinal iskelet tamamen farklı bir mineralle yer değiştirmişse kabuğun tam kopyası oluşur.

    3. Eğer basınç nedeniyle iskeletin çökelti üzerinde tam kalıbı çıkmışsa iskeletin dış yüzeyinin izi elde edilir.

    50 milyon yaşındaki bu balık fosili balıkların hep balık olarak var olduklarının bir delilidir.
    itki fosillerinde ise bakterilerin neden olduğu karbonlaşma söz konusudur. Karbonlaşmada oksijen ve nitrojen yerini karbon ve hidrojene bırakır. Karbonlaşma bakterilerin basınç ve ısı değişiklikleri ya da çeşitli kimyasal süreçler gibi nedenlerle dokuların moleküllerini parçalayarak geriye sadece karbon lifleri kalacak şekilde protein ve selülöz yapısında kimyasal değişime neden olmalarıyla gerçekleşir.

    Karbondioksit metan hidrojen sülfat ve su buharı gibi diğer organik materyaller yok olur.

    Bu süreç sayesinde Karbonifer dönemde (354 – 290 milyon yıl) var olan bataklıklardan oluşan ormanlarda doğal kömür yatakları meydana gelmiştir.
    20 - 15 milyon yıllık tatarcık amberi.
    Fosiller kimi zaman da kalsiyum açısından zengin sulara gömülmüş organizmaların traverten gibi mineraller tarafından kaplanmasıyla oluşur. Organizma çürürken mineral yataklarının üzerinde izi kalır.

    Canlının yumuşak kısımlarının saçları tüyleri ya da derisi de dahil olmak üzere tam olarak fosilleşmesi ise oldukça ender rastlanan bir durumdur. Prekambriyen dönemine (4.6 milyar – 543 milyon yıl) ait yumuşak dokulu canlıların kalıntıları çok iyi şekilde korunmuş durumdadır. Kambriyen döneminden (543 – 490 milyon yıl) günümüze kadar pek çok canlı sert doku kalıntılarının yanı sıra iç yapılarının incelenmesine olanak veren yumuşak doku kalıntılarına da sahiptir. Amber ve fosil kalıntılarının içinde korunmuş olan yaklaşık 150 milyon yıl öncesine ait hayvan kılları ve çeşitli tüyler de fosil kalıntılarının detaylı araştırılmasına olanak veren örneklerdendir. Sibirya buzullarına sıkışan mamutlar ya da Baltık ormanlarında reçine içine hapsolarak fosilleşen böcekler ve sürüngenler de yumuşak yapılarıyla fosilleşmişlerdir.
    Kimi zaman narin organizmalar da olağanüstü koşullarda fosilleşebilirler. Resimde görülen Jura dönemine (206 – 144 milyon yıl) ait deniz yıldızı fosiliyle günümüzde yaşayan örneği arasında hiçbir fark yoktur.

    Fosillerin büyüklükleri de çok çeşitlilik gösterir. Mikroorganizmaların fosillerinden toplu yaşayan hayvan gruplarının dev fosillerine kadar çok farklı fosil elde edilmiştir. Dev fosillerin en şaşırtıcı örneklerinden birisi İtalya'da büyük bir tepe şeklindeki sünger resifidir. Yeryüzünün bilinen en büyük "canlı yükseltisi" olan bu resif 145 milyon yıllık kalkerli süngerlerden oluşmaktadır. Antik Tethys Denizi'nin dibinde gelişen bu sünger resifi tektonik tabakaların hareketi sonucunda yükselmiştir. Üzerinde Tiras dönemine ait sünger resiflerinde yaşayan canlıların örneklerini de barındırmaktadır. Kambriyen dönemine ait binlerce canlının fosillerini barındıran Kanada'daki Burgess Shale ve Çin'deki Chengjiang fosil yatakları büyük fosil alanlarının başlıcalarındandır. Dominik Cumhuriyeti'nde ve Baltık denizinin batı sahillerinde bulunan amber yatakları önemli fosil kaynaklarıdır. Amerika'nın Wyoming eyaletinde bulunan Green River fosil yataklarıOrta Amerika'da bulunan White River fosil yatakları Almanya'daki Eichstatt ve Lübnan'da bulunan Hajoula fosil yatakları bunlara verilebilecek örneklerden bazılarıdır





+ Yorum Gönder