+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Coğrafya Forumunda Göllerin Oluşumu, Göl Çeşitleri, Göllerin Dağılışı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Zeyneb
    Bayan Üye

    Göllerin Oluşumu, Göl Çeşitleri, Göllerin Dağılışı









    Göllerin Oluşumu Göl Çeşitleri Göllerin Dağılışı hakkında bilgiler

    Göllerin Oluşumu Göl Çeşitleri.gif
    1. Yerli Kaya Gölleri

    a. Tektonik Göller:
    Yer kabuğunun çökmesi veya kırılması neticesinde meydana gelen çukurluklara suların dolmasıyla oluşurlar. Dünya’nın en derin gölü olan Baykal Gölü (1741 m), Lût Gölü, Hazar Gölü ve Çad Gölü yeryüzündeki başlıca büyük tektonik göllerdir.


    Ülkemizdeki başlıca tektonik göller ise şunlardır:

    Marmara Bölgesi’nde; Sapanca, İznik, Ulubat ve Manyas gölleri,

    Ege Bölgesi’nde; Simav Gölü,

    Göller Yöresi’nde; Beyşehir, Eğirdir, Acıgöl, Burdur, Ilgın (Çavuşçu), Akşehir, Eber, Suğla ve Kovada gölleri,

    İç Anadolu Bölgesi’nde; Tuz, Seyfe ve Tuzla gölleri,


    Doğu Anadolu Bölgesi’nde Hazar, Hozapin ve Van gölleri.

    Türkiye’nin en büyük tabii gölü olan Van Gölü, tektonik bir çukurluğun önünün lavlarla kesilmesi sonucu oluştuğundan volkanik set gölü olarak da bilinir.

    b. Karstik Göller: Bu tür göller, kayatuzu, jips, kalker gibi çözünebilen tabakaların bulunduğu sahalarda meydana gelir. Bazı karstik göllerin oluşumunda tektonik olaylar da etkili olmuştur.


    Karstik göller, ülkemizde en fazla AKDENİZ BÖLGESİ Toros Dağları’nın batı kesiminde bulunur. Buralarda yer alan Kızılören obruk gölü, Kestel, Avlan, Yarışlı ve Salda gölleri tipik birer karstik göldür. Bu göllerimiz sadece, kireçtaşlarının çözülmesiyle oluşan çanaklar üzerinde meydana gelmişlerdir.

    Bununla birlikte, bu alandaki bazı göllerimizin ise oluşumu, tektonik çanaklarda başlamış, karstik olaylarla devam etmiştir. Bu göllerimizin başlıcaları, Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Acıgöl, Kovada ve Suğla gölleridir.



    c. Volkanik Göller:
    Volkanik faaliyetler esnasında oluşan patlama çukurları içerisinde meydana gelen göllerdir. Başlıca volkanik göllerimiz, Meke Gölü, Acıgöl, Nemrut ve Gölcük gölleri ile Süphan Dağı’nın yan kraterlerinden birinde bulunan Aygır Gölü’dür.

    d. Buzul (Sirk) Gölleri: Dağ doruklarında, buzulların aşındırmasıyla oluşan ve sirk adı verilen çukurluklarda meydana gelirler. Ülkemizde Sat, Ağrı, Erciyes, Kaçkar ve Bolkar dağları ile Aladağlar üzerinde yer yer bu türden göller bulunmaktadır.

    2. Set Gölleri


    a. Alüvyal Set Gölleri: Alüvyonlarla akarsuyun önünün kapanması sonucu oluşur. Ülkemizde, Marmara, Çamiçi (Bafa), Köyceğiz, Mogan ve Eymir Gölleri ile Uzungöl bu tür göllerdendir.


    b. Kıyı Set Gölleri: Dalga ve akıntıların taşıdığı malzemeleri koy ve körfezlerin ağız kısmında biriktirmesiyle oluşur. Ülkemizde, Büyük ve Küçük Çekmece gölleri, (bilgi yelpazesi.net) Durusu (Terkos) gölü, Çukurova deltasındaki Akyatan gölü kıyı set gölleridir.


    c. Heyelan Set Gölleri: Heyelan sonucu bir akarsuyun önünün kapanmasıyla oluşur. Tortum, Sera, Abant, Zinav ve Sülük gölleri ile Yedigöller bu tür göllerdendir.

    Abant Gölü’nün oluşumunda tektonik hareketler ile alüvyal birikimlerin de etkisi oluşmuştur.

    d. Volkanik Set Gölleri: Volkanizma sonucu vadi önlerinin kapanmasıyla meydana gelir. Van, Erçek, Nazik, Çıldır, Haçlı ve Balık gölleri ülkemizdeki volkanik set gölleridir.

    e. Baraj (Yapay) Gölleri: Yapay göllerimizin en büyükleri, Atatürk, Keban, Karakaya ve Hirfanlı barajlarının gerisinde kurulan göllerdir








  2. Zeyneb
    Bayan Üye





    Dünyadaki büyük göllerin özellikleri

    1-
    Tarım alanlarını sulamada,

    2-İçme ve kullanma suyu sağlamada,

    3-Taşımacılıkta,

    4-Elektrik üretimi,

    5-Su ürünleri yetiştirme,

    6-Tuz ve soda üretimi,

    7-Turizm açısından önemlidirler.

    GÖLLERİN ÖZELLİKLERİ:

    Gölün Büyüklüğü: Dünya üzerindeki göllerin büyüklükleri değişkendir. Hazar Gölü Dünya’nın en büyük gölüdür. ( 424.000 km kare)

    Gölün Beslenmesi: Göller, yağış suları, akarsular ve kaynaklar tarafından beslenir. Göllerin su seviyeleri beslenmeye bağlı olarak değişir. Bazı göller fazla sularını bir akarsu ile denize boşaltır. Bu akarsulara göl ayağı ya da gideğen denir. Göle su taşıyan akarsulara ise geleğen denir. Örneğin Manyas ve Ulubat göllerli bir akarsu ile sularını Marmara Denizi’ne boşaltır.

    Gölün Derinliği: Tektonik ve krater göllerinin derinlikleri genellikle fazladır. Dünya’nın en derin gölü tektonik bir göl olan Baykal Gölü’dür. Göl Suyunun Tuzluluğu: Göl sularının içinde çözünmüş halde madensel tuzlar bulunmaktadır. Buharlaşma nedeniyle göl suyunun tuz yoğunluğu artar. Özellikle kapalı havzalarda yüzeyden akış olmadığı için göl suları tuzludur. Örneğin ülkemizdeki Burdur Gölü ve Tuz Gölü’nün suları tuzludur

    Göllerin Sularının Özelliğinde (acı, tuzlu, tatlı olmasında) Etkili Faktörler:

    1. Gölün büyüklüğü ve derinliği:Büyüklük ve derinlik arttıkça tuzluluk azalır.

    2. Gölün gideğeninin olup olmaması: Göl sularını bir gideğen ile boşaltabiliyorsa suları tatlı olur.

    3. İklim: Nemli iklim bölgelerinde göllerin tuzluluğu daha azdır. Genelde tatlı suludurlar.

    4. Göl çanağını oluşturan kayaların özelliği

    Dünya üzerindeki en büyük göl 424.000 km² yüz ölçümü ile Hazar Gölü’dür.

    Dünya’nın en derin gölü ise 1.740 m derinliğindeki tektonik bir göl olan Baykal Gölü’dür.

    Göller yer altı ve yer üstü suları ile yağışlar tarafından beslenmektedir. Göllerin suları tatlı, tuzlu, acı ve sodalı olabilir. Göl sularının kimyasal özellikleri, gölü besleyen akarsuların kimyasal özelliğine, iklim özelliklerine ve göl çanağını oluşturan kayaçların özelliklerine göre farklılık gösterir.

    Özellikle dışa akışı olmayan kapalı havzalardaki göllerin suları içinde eriyik halde madensel tuzlar bulunmaktadır. Buharlaşmanın şiddeti göl suyunun tuz yoğunluğunu belirler. Tuz Gölü’nün suları tuzlu, Van Gölü’nün suları ise sodalıdır. Açık havzalar içerisindeki göller ise fazla sularını gideğenler vasıtası ile boşalttığı için suları tatlıdır.

    Göller, yağışlar, akarsular ve kaynaklar tarafından beslenir. Göllerin su seviyeleri beslenmeye bağlı olarak değişir. Bazı göller fazla sularını bir akarsu ile deniz boşaltır.

    Bu akarsulara göl ayağı veya gideğen denir. Gölün beslenmesine ve havzadaki iklim koşullarına bağlı oluşan seviye farkı nedeniyle su seviyesinde değişiklik olur





  3. Zühre
    Devamlı Üye
    göl çeşitleri ve oluşumları

    İklim koşullarına göre kurak ve yüksek sıcaklıda sahip alanlara sıcak çöl, aşırı düşük sıcaklıktaki alanlara da soğuk çöl denilmektedir. Sıcaklık, ışık ve yağış miktarının bitki ve hayvan yaşamındaki sınırlayıcı özelliği çöllerde belirgin biçimde görülür. Çöller, çetin iklim koşulları nedeniyle fauna ve flora bakımından fakir ortamlardır.

    Sıcak çöllerde suyun azlığı bitkiler ve hayvanlar için en önemli sorundur. Bu nedenle çöl bitkilerinin bir kısmı suyu bulduğu zaman onu en yüksek düzeyde kullanarak kısa sürede filizlenir, meyve verir ve tohum saçar. Tohumlar da su buluncaya kadar bekler. Bazı çöl bitkilerinin su kaybını en aza indirmek için toprağın üstündeki bölümleri çok küçüktür. Bunların toprak altında yaygın kökleri vardır. Bazıları ise güneş ışığının etkisini en aza indirecek kadar ince ve uzundur. Örneğin, Saguara kaktüsü 15 m yüksekliğe ulaşır. Kaktüs gibi bitkiler suyu gövdelerinde depolar. Yaprakların yerini alan dikenler, nem kaybını azaltır.

    Çöllerde yaşayan birçok hayvan türünün kendine has davranışsal ve yapısal özellikleri varır. Çöl hayvanları fazla ısıyı bedenlerinden uzaklaştırmak için değişik mekanizmalar kullanır. Birçok çöl hayvanının rengi başka bölgelerdeki hayvanlara kıyasla daha açıktır. Pek çok çöl hayvanı, su ihtiyaçlarını bitkilerden özellikle su depolayan kaktüslerden temin eder.

    Örneğin, bazı çöl kertenkeleleri, çoğunlukla hareket halindedir ve sadece gölgede dinlenir. Yarasa, yılan, kemirgen, tilki, kokarca gibi hayvanlar geceleri ortaya çıkar, gündüzleri serin bir oyuk ya da mağarada uyur.

    Soğuk çöller, buzlarla kaplı olduğu için yağış alan kıyı kesimleri dışındaki yerlerde yaşam pek mümkün değildir. Burada yaşayan penguen, fok, kutup tilkisi, beyaz ayı ve kuş gibi hayvanlar besinlerini genellikle denizden sağlar.

    Kutuplarda yaşayan hayvanlar, düşük sıcaklıklar ve besin yetersizliği gibi şartlara uyum sağlamak zorundadır. Örneğin, kutup ayıları, soğuktan korunmak için buzun içinde kazdıkları yuvalarda kışı uyuyarak geçirir.

    Kutup bölgelerindeki yaşam koşullarına uyum sağlamış olan fokların derilerinin altında kalın bir yağ

    tabakası mevcuttur. Bu tabaka soğuk sularda yaşayan fokların vücut ısısının çabuk düşmesini önler.





+ Yorum Gönder


ülkemizdeki göllerin oluşumu ve dağılışı,  ülkemizdeki göller oluşumu ve dağılışı,  ülkemizdeki göller oluşumları ve dağılışı,  ülkemizde göller oluşumları ve dağılışı,  ülkemizdeki göllerin dağılışı,  ülkemizdeki göllerin oluşumları ve dağılışı