+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Coğrafya Forumunda Osmanlılar döneminde coğrafya Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Zeyneb
    Bayan Üye

    Osmanlılar döneminde coğrafya








    Osmanlılar döneminde coğrafya hakkında bilgi

    Coğrafya, Osmanlılarda, Matematik Coğrafya olarak başlamış ve bir müddet bu yönde ilerlemiştir. Rükneddin Ahmed, Kazvini’nin (ölm. 1383) Acaibü’l-Mahlukat ve Garaibü’l-Mevcudat adlı kozmografya ve coğrafya eserini tercüme ederek Çelebi Sultan Mehmed’e sunmuştur. Yazıcızade Ahmed Bican Acaibü’l-Mahlukat ve Dürr-i Meknun adlı kozmografya eseri vermiştir. Semerkant rasathanesi müdürü olan Bursalı Kadızade Rumi’nin (1337-1412) talebesi olan Fethullah Şirvani, Sultan İkinci Murad zamanında Semerkant’tan Kastamonu’ya gelerek Fatih Sultan Mehmed Hanın hükümdarlığının ilk senelerine kadr burada yaşamıştır. Ali Kuşçu (ölm. 1474) ve torunu Mirim Çelebi (ölm. 1525) ilk Osmanlı coğrafyacıları olup çeşitli eserler vermişlerdir.

    Osmanlılar döneminde coğrafya.gif
    Üç kıtaya hükmeden bir cihan devleti haline gelen Osmanlılar Deniz Coğrafyasında dünyanın en ileri memleketiydi. Büyük coğrafya alimlerinden Piri Reis (1470-1554) Akdeniz’in limanları, akıntıları ve başka olaylar hakkında bilgi veren, Osmanlı denizcilerinin geleneklerini ve kendi bilgilerini katarak Kitab-ı Bahriye adlı eseri yazmıştır. Piri Reis’in çizmiş olduğu, bugün bile ilim adamlarını hayretten hayrete düşürmekte olan harita Amerika kıtasının doğruya yakın şekli verilmektedir. Haritacılık bu zamanda çok gelişmiştir. Hind Okyanusuna gidip buradan kara yoluyla Gücerat, Sind, Horasan, Irak-ı Acem, Maveraünnehr ve İran yoluyla Türkiye’ye dönen Seydi Ali Reis (ölm. 1562) seyahatinde gördüklerini Mir’atü-l Memalik adlı kitabında anlatmıştır. Bu eser Almanca, Fransızca ve İngilizceye tercüme edilmiştir. Seydi Ali Reis’in 1554’te yazdığı kısaca Muhit olarak bilinen Kitabü’l Muhit fi İlmi’l Eflak ve’l Bahr adlı eseri bir derlemedir.
    Bu zamanda Deniz Coğrafyasının yanında diğer ülkeler üzerinde geniş bilgiler veren eserler de yazılmıştır. Bunlardan bazıları Hitay-name, İ’lamu’l-İbad fi A’lamilbilad (Yer Adlarını Halka Bildirme) Evdahü’l Mesalik ila Marifeti’l-Memalik (Ülkeleri Bildiren Açık Yollar),Menazirü’l Avalim (Alemlerin Görünüşü) ve Tarih-i Hind-i Garbi’dir.
    On yedinci asırda yaşayan Katib Çelebi’nin (1608-1656) yazdığı coğrafya eserleriyle Osmanlı coğrafya ekolü meydana getirilmiştir. Katib Çelebi’nin yazdığı Cihannüma adlı eser ülkelerin tasvirlerini ihtiva etmektedir. Birçok dile tercüme edilen bu kitap 20. asrın başlarına kadar bütün dünyanın istifade ettiği temel bir eser olmuştur. Yine ayrı zamanlarda yaşayan Evliya Çelebi’nin (1611-1678) seyahatleri neticesinde yazdığı, genellikle tarihi coğrafya yönünden şehirleri, ülkeleri tanıtan, yüzey şekillerini ve etnografya bilgilerini anlatan on ciltlik Seyahatname adlı eseri meşhurdur. Coğrafya-ı kebir adlı eserin sahibi Ebu Bekir bin Behram 17. asrın sonlarında yaşamış olan meşhur coğrafya alimlerindendir. On sekizinci asır alimlerinden Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin Marifetname adlı eseri ve Elhac Mehmed Edib’in Menasikül-Hac adlı eseri günümüzde de önemli olan eserlerdir.
    On dokuzuncu asırda Mahmud Raif Efendinin Fransızca olarak yazdığı Coğrafya Üzerine Bir Derleme, Ahmed Cevad’ın Ma’lumatü’l Kafiye fi Memaliki’l-Osmaniyye’si (1872) Hüseyin Beyin Memalik-i Osmaniyye’si(1887). Mehmed hikmet Beyin Coğrafya-i Umran’ı (1896) ve Ömer Subhi Beyin bir derleme olan Coğrafya-i Hikemi adlı eserleri, hafız Şeref’in coğrafya atlası olan Yeni atlas (1868)ve Yeni Coğrafya Atlası (1891), Ahmed Rifat Efendinin coğrafya ansiklopedisi ve sözlüğü olan Lügat-i Tarihiye ve Coğrafiye (1882) ve Şemseddin Sami Beyin (1889-1899) Kamusü’l A’lam adlı eserleri, coğrafya eserlerinin en önemlileridir. Uzun harp yıllarında bazı coğrafi eserler yazılmışsa da bunlar pek fazla önemli değildir.
    Cumhuriyet devrinde coğrafya: Bu devirde "tasvir coğrafyası" yerine, yardımcı bilgilere dayanan, olayların coğrafi dağılışlarını, birbirleriyle olan ilişkilerini ortaya koyup sebeplerini araştıran, günümüz coğrafyasının ilkelerine geniş yer veren "açıklamalı coğrafya" gelişme yoluna girmiştir. Bir ülkedeki coğrafya araştırmalarının hızla ilerlemesi, o ülkedeki harita, meteoroloji, hidroloji, maden, istatistik, jeoloji ve toprak araştırma işlerinin gelişmesi için bu kollarla ilgili araştırmacıların üniversiteler tarafından yetiştirilmesi lazımdır. Bu yönde yapılan çalışmalar bu temele uygun olarak yapılmaktadır. "İstikşaf haritalarının" yapılması bu sayede topografik şekil ve olayların görülebilmesi, hava fotoğraflarının çoğalması ve fotogrametre ile haritaların geliştirilmesi, Devlet Meteoroloji İşleri Müdürlüğünün 1937’de tesisi, Türkiye sularının gözlem ve araştırmalarını düzenlemek üzere DSİ ve TEK’in yaptığı çalışmalar, 1935’te Maden tetkik ve Araştırma Enstitüsü (MTA)nün kuruluşuyla jeoloji araştırmaları bu çalışmalardandır. Bugün yurdumuzda jeoloji haritası çıkarılmış durumdadır.
    Coğrafi araştırmaları için önemli olan diğer kaynaklardan istatistiklerin temeli 1926’da atılmış olup, nüfus, ekonomi, maliye, ticaret, milli eğitim istatistikleri olarak çok çeşitli yapılan istatistikler yüzlerce cilt halinde araştırmalara ışık tutmak üzere hazırlanmıştır. Tarım, orman ve toprak araştırmaları hususunda hazırlanmış pekçok rapor, araştırma ve inceleme eserleri yayınlanmıştır.
    Bu çalışmalara paralel olarak üniversitelerde kurulan Coğrafya Fakülteleri ve Enstitüleri araştırma ve öğretim gezilerine önem vermişlerdir.
    Cumhuriyet devrinde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yapılan coğrafi araştırmalar ile ilgili pekçok yazı, rapor, kitap yayınlanmıştır. Bu araştırmalar genellikle Ankara Üniversitesinin Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi, Coğrafya Enstitüsünde çalışan coğrafyacılar tarafından ve İstanbul Üniversitesi coğrafyacıları tarafından yapılmıştır. Bu dönemde coğrafya araştırmaları için batıdakilere benzer şekilde geziler yapılmış, açıklamalı coğrafyada temelden yürünmüştür.








  2. Acil

    Osmanlılar döneminde coğrafya isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder