+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Milletlerin tanınmasında güzel sanatlar niçin etkilidir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Milletlerin tanınmasında güzel sanatlar niçin etkilidir








    milletlerin tanınmasında güzel sanatlar niçin etkilidir







  2. Asel
    Bayan Üye





    milletlerin tanınmasında güzel sanatlar niçin etkilidir

    Güzel Sanatlar Ve Milletlerin Tanınması

    Sanatçı; kalbinin ve beyninin ürettiklerini estetik bir biçimde ifade eden, en yüksek hislerle meydana getirdiği ya da yorumladığı eserleri ön plana taşıyan ve taşıdıklarıyla topluma ayna olan, duygu ve düşünceleriyle birkaç adım önde olan, özüyle, sözüyle, fikriyle, tüm yaşantısıyla insanların saygınlığını kazanan, ülke ve dünya sorunlarına karşı duyarlılığıyla çözüm arayan ve yaratan, konuşması, davranışları ve bir bütün olarak her haliyle herkese örnek gösterilen ve gösterilmeye aday olan kişidir.

    Sanatçı faktörü, geçmişten günümüze gelen inkar edilemez bir kavramdır. Öyle ki, günümüzden 500 yıl bile geriye gidildiğinde, o devirde yaşayan sanatçıların ürettikleri eserler bugün doğup,yaşayıp ve öldükleri ülkeleri ile beraber anılmakta,hatta bazı sanatçıların isimleri ülkelerinden önce gelmektedir.

    Özellikle Avrupa rönessans döneminde sanatın doruk noktasına ulaşıldığı İtalya’da,birçok ressam,heykeltraş,mimar ve besteci eselerini meydana getirmiştir.

    Bugün bakıldığı zaman,Avrupa’nın bazı ülkelerinde 16.ve 17.yüzyılda ( Rönessans dönemi ve sonrası ) meydana getirilen eserler yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı olmasına devam etmektedir.

    Bahsedilen durumun en canlı örnekleri Fransa’nın başkenti Paris,Avusturya’nın başkenti Viyana ve İtalya’da bulunan Floransa şehirleridir.

    İstatistiklere göre Fransa 2006 yılında 60 milyon turist ağırlamış ve bunun 10 milyon civarında bir bölümü sadece Paris’i ziyaret etmiştir. Viyana’nın 10 milyona yaklaşan ve floransa’nın 5 milyon civarında seyreden yıllık ziyaretçi sayıları telaffuz ederken çok fazla söze kalmamaktadır.

    Peki nedir ülkelerin tanıtımındaki tarih ve sanatın faktörü. Ülkemiz dış tanıtımı yapılırken tarih ve sanatın evrensel dilinden yeterince yararlanılmış mıdır, yoksa bizde kayda değer bir şey yok mu, bilmiyoruz veya elimizdeki mevcut değerlerin farkında değil miyiz.?

    Bunun cevabını ‘ YAPILAN ’ ve ‘ YAPILABİLİR ‘ başlıkları altında aramak gerekir.İsterseniz önce ‘ YAPILAN’LARDAN ‘ bazılarına kısaca bir göz atalım.


    Muhteşem 'Türkler' Londra’da!

    Londra’da açılan “Türkler: Bin Yılın Yolculuğu” sergisi bir medeniyetin yol haritasını yansıtıyor. Ocak 2005'te, Londra'daki Kraliyet Sanat Akademisi, Türklerin Orta Asya'dan İstanbul'a ve daha da ötelere yayılan sanatsal ve kültürel zenginliğini konu alan çok önemli bir sergi açtı.

    "Türkler: Bin Yılın Yolculuğu, 600-1600." M.S. 600 ile M.S. 1600 yılları arasındaki bin yıllık döneme tanıklık eden bu sergide yer alan tekstil ürünleri, el yazmaları, hat sanatı örnekleri, ahşap ve metal işçiliği örnekleri ile eşsiz seramikler, Osmanlı İmparatorluğu'nun ihtişamında gelişen sanatsal çeşitliliği gözler önüne serdi. Daha önce Türkiye dışında hiç sergilenmemiş eserler ve ayrıca, Türkiye'den kaçırılmış eserler de sergide yer aldı.

    Sergide önce, 7. Yüzyıl'da Orta Asya İpek Yolu üzerinde gelişen göçebe bir toplum olan Uygurların sanat eserleri tanıtıldı. Bunun ardından, Türk tarihinde çok önemli bir yere sahip üç hanedanın eserlerine geçildi : Selçuklular (1040-1194), Timurlar (1370-1506) ve Osmanlılar (1453-1600).

    Topkapı Sarayı Kütüphanesi'nin en değerli eserlerinden biri sayılan ve daha önce Türkiye dışında hiç sergilenmemiş ünlü ressam Mehmet Siyah Kalem'in olağanüstü çizimleri de bir araya getirildi. Sergilenen eserler arasında Sultan Alaaddin Keykubad için Konya'da inşa edilen bir camiden gelen eşsiz bir 13. Yüzyıl Selçuklu halısı ve Timurlular döneminden kalma, geometrik çizimlerle bezeli, 30 metre uzunluğunda, muhteşem bir mimari parşömen tomarı da mevcuttu. Yine, sergide yer alan Osmanlı dönemi hazineleri arasında Fatih Sultan Mehmet'in zırhlı kaftanı, Mimar Sinan tarafından harem kapısı olarak tasarlanmış mozaikli tahta kapı ve Kanuni Sultan Süleyman'ın tören kılıcı vardı.

    Sergilenen 350 eserin büyük çoğunluğu İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi ile Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nden. Berlin Devlet Müzesi, Paris'teki Luvr Müzesi, New York Metropolitan Sanat Müzesi, Londra Victoria & Albert Müzesi ile British Museum, Viyana'daki Güzel Sanatlar Müzesi ve St. Petersburg'daki State Hermitage Müzesi'nden de getirilen birçok değerli eser sergide yer aldı.

    Amerika’daki Muhteşem Süleyman Sergisi

    Rahmetli Sakıp Sabancı’nın sponsor olduğu ve Amerika'da gerçekleştirilen Osmanlı inceliğinin en görkemli kalıntılarını içeren Kanuni Sultan Süleyman Sergisi bu anlamda bir milat olsa gerekir.

    Bunu daha sonra Cemil İpekçi gibi modacıların Osmanlı esintileri taşıyan tasarımları, Kudsi Erguner ve Mercan Dede gibilerin Osmanlı müziğinden izler taşıyan deneysel çalışmaları, varlıklıların yalı merakları, orta tabakanın evlerinde Şark köşeleri kurmaları, koleksiyonculuk, müzayedeler vs. izledi.

    Ünlü dans topluluğu ANADOLU ATEŞİ YURTDIŞINDA 8 MİLYON İZLEYİCİYLE BULUŞARAK KENDİ ALANINDA REKOR KIRDI.

    Ülkemizin kültürel zenginliğini dünyaya başarıyla sunan Anadolu Ateşi dans topluluğu Anadolu Ateşi yurtdışında 8 milyon izleyiciyle buluşarak kendi alanında rekor kırdı.

    Bugüne kadar 50 ülkede yaptığı 1122 gösteriyle 8 milyonu geçen izleyici sayısına ulaşarak kendi alanında rekor kıran Anadolu Ateşi, kışın son dansını İstanbul'da gerçekleştirdi.

    Her ülkede performanslarıyla ayakta alkışlanan topluluk 2007 dünya turnesi kapsamında Dubai, Hollanda, Slovenya, Polonya, Beyaz Rusya, Letonya, Rusya, Mısır, Azerbaycan ve Almanya'da sahne alırken, Kazakistan, Yeni Zelanda, Romanya, Ukrayna, Kırım, Güney Kore, Çin, İsveç gibi birçok ülke de turne kapsamına eklendi.




+ Yorum Gönder