+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Prens sabahattinin sosyolojiye kazandırdıklar Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Prens sabahattinin sosyolojiye kazandırdıklar








    prens sabahattinin sosyolojiye kazandırdıklar







  2. Asel
    Bayan Üye





    Mehmet Sabahattin”, Prens Sabahattin


    “Mehmet Sabahattin”, Prens Sabahattin (d. ‎13 Şubat 1878, İstanbul- ö. 30 Haziran 1948, Neuchâtel Kantonu, İsviçre), Türk siyasetçi ve düşünür.

    Sosyoloji alanında çalışma yapan ilk Türk aydınlarından birisdir. Adem-i Merkeziyetçilik adını verdiği siyasi düşünceyi savunan Prens Sabahattin, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra imparatorluğu yöneten İttihat ve Terakki’ye yönelen muhalefetin düşünsel önderidir[1] Görüşleri, günümüz Türkiyesindeki merkez sağ partilerin temel ideolojisi kabul edilir[2]. Türk siyasi tarihinin ilk muhalefet partisi olan Osmanlı Ahrar Fırkası'nın kurucusudur.

    Osmanlı padişahlarından Sultan Abdülmecit'in torunu, V. Murat, II. Abdülhamit, V. Mehmet, ve VI. Mehmed'in yeğenidir.

    İstanbul'da, kendi adıyla anılan Prens Sabahattin Korusu'nun sahibiydi.



    Prens Sabahattin, kendisi gibi ilk Türk sosyologlarından olan ve Durkheimci toplum görüşünü benimseyen Ziya Gökalp'in merkeziyetçi fikirlerinin aksine adem-i merkeziyetçi bir anlayışla ferdin görüş ve davranışlarını ve kişisel hürriyeti toplumsal menfaatin önünde tutmuş ve Türk sosyolojisinin iki ana geleneğiden birisinin öncüsü olmuştur.

    Kendisi, İttihat ve Terakki yönetiminde muhalifleri etrafında toplayan "Meslek-i İçtima" akımının öncüsü idi. Fikirlerinin temelinde "Le Play" akımı vardır. Edmond Demolins’in “Anglo-Saksonlar’ın Faikiyelerinin Sebebi Nedir?” adlı eserini okuyarak bu akım ile tanışan Prens Sabahattin, daha sonra Edmond Demolins’le dostluk kurmuş ve Le Play’in fikirlerini takip edenlerin girdiği Science Social Cemiyeti’ne girmişti.

    Demolins’in görüşlerinden etkilenerek Osmanlı Devleti’nin de bir memur devleti olduğu düşüncesine varan Prens Sabahattin; Osmanlı’yı memur zulmünden kurtaracak, özel girişimciliğe yer verecek, bireysel yeteneklerin gelişmesini sağlayacak bir eğitim sisteminin gerçekleştirilmesini devletin kurtuluş yolu olarak sundu İngiltere örneğinden yola çıkarak burjuva sınıfının önemini vurguladı ve Avrupa’daki gibi özel teşebbüsün desteklenmesi ile burjuva sınıfının geliştirilebileceğini öngördü. İmparatorluğun geniş ve hantal yapısı nedeniyle gereğince gerçekleştirilmeyen yerel yönetimin bölgenin yaşayanları tarafından üstlenilmesi gerektiği fikrini savundu. “Adem-i merkeziyetçilik” olarak adlandırılan bu görüşü etnik unsurlara prim verme olarak algılandı.




  3. Ziyaretçi
    prens sabahattin yaşadığı dönemde anlaşılmamış yeterince değerde bulamamış liberalizim üzerine yaptığı araştırmaları derinlemesine incelendiğinde bu günkü sosyoloklardan daha fazla saha araştırması yaptığını gözleme dayalı araştırmalarının objektif olması nedeniyle daha güvenilir olduğu anlaşılır.Ne yazikki Türkiyede yaşamış bu ülke için en doğrunun ne oldoğunu söyleyebilen ender sosyologlardan biri olmasına rağmen öncelikle türk sosyologlar tarafından kabul görememitir.Ne de olsa onların akıl hocaları Behice Borandan başkası olamamıştır. 2014 yılında dahi merkezi otoriteyi savunabilen sosyologlar marx öğretisinden bir çizgi dışarı çıkabilmeye cesaret edememiştir. Halbuki K.Marx yaşayıpta elimizdeki teknolojik malzemelerin özgür insan beyninden çıkan harikaları görebilseydi oda kendine itaat edenlere kahkahalarla gülerdi.




+ Yorum Gönder