+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Müzik terimleri nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Müzik terimleri nelerdir








    Müzik terimleri nelerdir







  2. Gülcan
    Devamlı Üye





    Müzik terimleri nelerdir

    Müzik Terimleri

    AKOR

    Akor en az üç sesten oluşan armonik yapıya akor adı verilir Temel akorlar major ve minör olarak sınıflandırılır Bunun dışında 5'li 7'li 9'lu augmented ve suspended adı verilen akor türleri de bulunmaktadır
    Akorlar ilgili bulundukları dizinin ilk sesine göre adlandırılırlar Örneğin do majör akoru do, mi, sol seslerinden oluşur
    Bağlama
    Ülkemizde kullanımı en yaygın olan “telli çalgı”dır Yörelere ve ebatlarına göre bu çalgıya, bağlama, meydan sazı , divan sazı, bozuk, tambura , cura, üçtelli, onikitelli, çarta, ırızva, , çöğür vb adlar verilmektedir
    Bağlama ailesinin en küçük ve en ince ses veren çalgısı “Cura”dır Curadan biraz daha büyük ve curaya göre bir oktav kalından ses veren çalgı ise “Tambura”dır Bağlama ailesinin en kalın ses veren çalgısı ise “Divan Sazı”dır Tamburaya göre bir oktav kalın ses verir
    Bağlama; Tekne, Göğüs ve Sap olmak üzere üç ana kısımdan oluşmaktadır Tekne kısmı genelde dut ağacından yapılmaktadır Ancak dut ağacının dışında ardıç, kestane, ceviz, gürgen gibi ağaçlardan da yapılmaktadır Göğüs kısmı ladin ağacından, sap kısmı ise gürgen, ak gürgen veya ardıç ağacından yapılmaktadır
    Sap kısmının tekneden uzak kısmı üzerinde tellerin bağlandığı Burgu adı verilen parçalar vardır Bağlamanın akordu bu burgular kullanılarak yapılmaktadır Sap kısmı üzerinde misina ile bağlanmış perdeler bulunmaktadır
    Bağlama Mızrap veya Tezene adı verilen kiraz ağacı kabuğu veya plastikten yapılan araçla çalındığı gibi bazı yörelerimizde parmakla da çalınmaktadır Bu çalım tekniğine “Şelpe” adı verilmektedir
    Bağlama üzerinde ikişerli veya üçerli guruplar halinde üç gurup tel bulunmaktadır
    Bu tel gurupları değişik biçimlerde akort edilebilmektedir Örneğin bağlama düzeni adı verilen akort biçiminde alt gruptaki teller yazılış itibariyle La,orta guruptaki teller Re,üst guruptaki teller ise Mi seslerini vermektedir Bu akort biçimi dışında Kara Düzen, Misket Düzeni, Müstezat, Abdal, Rast Düzeni vb akort biçimleri de vardır

    Blues
    ABD'de zenci müzisyenlerin kendi halk müziklerini modern enstrümanlarla icra etmeye başlamaları ile birlikte ortaya çıkmış, zamanla halkın bütün kesimlerine yayımış, içindenR&B, caz ve rock gibi başlı başına tarzlar çıkarmış müzik tarzı

    The King & Carter Jazzing Orchestra

    Caz
    Cazın Kökeni
    Caz müziği 1880'lerde New Orleans'ta gelişmeye başladı ve 1920'lerin başında New York, Los Angles ve Chicago'da yapılan kayıtlarla son şeklini aldı O zamanlar birçok değişik akım cazın ortaya çıkışında yol gösterici olmuştur Bunlardan biri melodilerin ve akorların eşliğinde simgesel olarak özgürlüğe kavuşma çabalarıydı Bu akım bugün doğaçlama olarak tanımladığımız olaya liderlik etmiştir Bir diğeri ise, siyahi Amerikalıların yarattığı blues ve ragtime gibi müzik türleriydi
    Caz müziğinin neden ve nasıl Amerika'da ortaya çıktığını ve bu kadar farklı türde müziğin nasıl biraraya geldiğini anlayabilmek için, Afrikalıların kölelik Amerika'sındaki yaşamlarına göz atmamız gerekir Afrikalı köleler Amerika'ya getirildikleri zaman yanlarına müzik aletlerini almalarına izin verilmemişti Ama onlar müzikal zevklerini ve geleneklerini yanlarına almışlardı Afrikalıların yüzyıllar önce yaptığı bu hareket, Avrupa müziğinin neden Afrika kökenli Amerikalılar tarafından çalındığında daha farklı duyulduğunu biraz da olsa anlamamıza yardımcı olabilir Örneğin bazı köleler Avrupa kökenli kilise müziklerini, yöresel müzikleri ve dans müziklerini kendi müzik zevk ve geleneklerine uyacak şekilde değiştirdiler Onların çocukları da atalarının müzikteki bu davalarının peşinden gittiler Böylelikle bu müziksel tercih nesilden nesile devam etti
    Caz Neden New Orleans'da Ortaya Çıktı?
    King Oliver Creole Band Fransızlar 1718 yılında New Orleans'a yerleşmeye başladılar ve 1719 yılında yüz kırk yedi siyah köle buraya getirildi 1722 yılının başında New Orleans'ta kölelik tamamen yayılmamıştı, hala özgür siyahlar vardı 1763 yılında Fransızlar Louisiana topraklarını İspanyollara hediye ettiler Ancak 1769 yılına kadar İspanyolların kuralları bu topraklar üzerinde tam olarak geçerli olmadı Daha sonrasında gelen İspanyol kurallarına rağmen, Fransızların dilleri ve gelenekleri hep ön plandaydı 1801'de İspanyollar Louisiana'yı Fransızlara geri verdiler Ancak İspanyolların koymuş olduğu kurallar, 1803' te Louisiana Amerika Birleşik Devletleri tarafından Fransızların elinden alınana kadar, geçerliliğini sürdürdü
    İspanyolların bu topraklar üzerindeki etkisi bazı sosyolojik örneklerde göze çarpıyor Örneğin o yıllarda farklı etnik gruplardan insanların birbirleriyle evlenmeleri Louisiana'da çok sık gerçekleşen bir olaydır Ayrıca İspanyol kuralları çok sayıda kölenin özgür kalmasını sağlamış, bu da özgür siyahların sayılarının artmasına neden olmuştur 1800' lerin ortalarında siyah ve beyaz ırkın biraraya gelmesi, Avrupa ve Afrika geleneklerinin etkileşimlerine yol açmıştır İki ırkın birleşmesinden oluşan bu yeni ırk Creole toplum olarak bilinir ve




  3. Gülcan
    Devamlı Üye
    Creole'ler biraz Afrikalı biraz da Fransızdır
    New Orleans caz müziğinin ortaya çıkması için ideal bir yerdi Mississippi Nehri'nin ağzının yakınında olan New Orleans Amerika için gelişmekte olan bir ticaret yoluydu ve bu nedenle o zamanlar ticaretin merkeziydi Ticari öneminin yanısıra bir liman şehri olduğu için buraya dünyanın heryerinden insanlar geliyordu ve New Orleans günden güne kozmopolitik bir yerleşim merkezi şeklini alıyordu Bu kadar renkli bir yerin eğlence hayatı da çok renkliydi New Orleans'ta birçok bar vardı ve bu barlarda sık sık dans partileri yapılıyordu New Orleans' taki bu yoğun eğlence hayatının sonucu olarak, bölgedeki müzisyenlere birçok iş imkanı doğuyordu Bu dönemde canlı müziğe çok büyük bir istek vardı ve yeniliklere olan ihtiyaç devam ediyordu Bu istek ve ihtiyaaçlar müzisyenlerin yeni stiller yaratmalarına neden oldu Müzisyenler değişik ve garip yaklaşımları harmanladılar, gözden geçirip yeniden düzenlediler Bu gelişmeler cazın ortaya çıkışında büyük rol oynadı
    Caz Orkestralarının/Bandolarının Kökeni
    O yıllarda orkestralar açıkhavada yapılan birçok aktivitede (piknik, spor etkinlikleri, politik konuşmalar) çalıyorlardı Dans etmek 19yüzyılın en popüler aktivitesiydi Dans için orkestralar etkinliklerin öncesinde müzik yapmaya başlarlardı Bandolar bu tür aktiviteler için tercih ediliyorlardı Bandolarda üflemeli çalgılar (kornet, trombon vb) haricinde sadece davul ve ziller yer alıyordu Kapalı salonlarda yapılan aktivitelerde büyük orkestralara ihtiyaç duyulmuyordu Bu tür yerler için "string band" denilen topluluklar seçiliyordu Bu topluluklarda, bandoların aksine üflemeli bir enstrüman yanında gitar keman bas ve piyano bulunuyor ve vurmalı çalgılar yer almıyordu
    Amerikan iç savaşından önce New Orleans'ta bu tarz orkestralar vardı ancak savaşla birlikte bu orkestraların sayıları arttı New Orleans ve çevresinde otuza yakın orkestra vardı Bu orkestralar askeri marşların ve yurtseverlikle ilgili şarkıların çalındığı konserler veriyorlardı Bu dönemde, gerek Brass Band'lerin gerek te String Band'lerin varlığı New Orleans' ın orkestral gelenekleri için uyarıcı bir unsur olmuştur
    Ragtime
    1800'lerin sonunda ragtime New Orleans'ta çok popülerdi Rag kelimesi askeri marşların ve Afro-Amerikan banjo müziğinden alınmış ritimlerin birarada kullanıldığı müzik türü anlamına gelir Genellikle ragtime ilk olarak 1890'larda görülen, piyano için yazılmış müziklere verilen isimdir Bu tarzın en önemli sanatçısı Scott Joplin'dir(1868-1917) Ragtime terimi sadece piyano için yazılan bir müzik olmanın dışında müziğe giriş devrini tanımlamakta da kullanılır Örneğin, 1890-1920 yılları arasında New Orleans'ta ragtime piyanistlerinin yanısıra ragtime orkestraları, ragtime şarkıcıları ve banjo ile ragtime yapan müzisyenler vardı Bugün caz müzisyeni olarak adlandırdığımız müzisyenlerin birçoğu, o zamanlar kendilerini ragtime müzisyeni olarak tanıtıyorlardı Bu yüzden bazı müzikologlar ragtime'ın ilk caz stili olduğunu düşünürler Tutucu görüşlere göre ise, ragtime bir caz stili değildir Sadece biraz doğaçlama içerir ve cazın swing duygusundan oldukça uzaktır Bununla beraber ragtime'ın cazın habercisi olduğunu söylemek kaçınılmazdır
    Etkilerin Birleşimi
    John Philip Sousa 1890'lar boyunca güney Louisiana' nın tüm kasabalarında küçüklü büyüklü orkestralar vardı Bu orkestraların yaptığı müzik birçok etkiyi yansıtıyordu Yapılan müzik marş müziğini ve ragtime'ı biraraya getiren bir müzikti John Philip Sousa, o dönem orkestra konserlerinde ragtime parçalarına yer veren en ünlü orkestra şefiydi ve ragtime piyanistleri Sousa' nın marşlarını sık sık ragtime tarzında çalarlardı Diğer bir etki de New Orleans' a gelen Meksikalı orkestraların müziğiydi Bu orkestralardaki birçok Meksikalı müzisyen New Orleans ve çevresine yerleşti ve bunlardan bazıları burada müzik öğretmenliği yapmaya başladı Onların müziği New Orleans'ta çok sevilip kabul gördü ve birçok trompetçinin stilini etkiledi
    Caz doğrudan orkestra müziğinden etkilenmiştir 20 yüzyılın başlarında New Orleans'a gönderilen askeri bandolar 1800'lerin ortalarında ortaya çıkan dansın biçimlenmesini sağlamıştır Bazen marşlar biraz yavaşlatılmış ve dans müziği olarak kullanılmıştırDaha sonra "two-step" adı verilen popüler bir dans ortaya çıkmıştır Ayrıca marşlarda bulunan model, eski zamanlara ait parçaların düzenlenmesinde yol gösterici oldu Sonunda askeri orkestralarda kullanılan pek çok sayıda enstrüman cazda da kullanılmaya başlandı Örneğin marş düzenlemelerinde kullanılan flüt ve pikolo caz klarnetçileri tarafından taklit edilmiştir Tipik marşların davul kısımları bir ya da üç vuruş çalınırken trampet daha keskin sesiyle iki ya da dört vuruş çalınmıştır
    Cazın Dansla İlişkisi
    Cazın New Orleans'ta çok popüler olan rag ve blues'dan türediği çok sıradan bir düşüncedir 1905-1915 yılları arasında ortaya çıkan grupları caz grubu olarak kabul edersek, New Orleans'lı bandoların repertuarlarının çok az bir bölümü rag tarzındaydı ve on iki barlık blues parçaları beklenildiği kadar yaygın değildi Diğer taraftan caz repertuarları hakkında mevcut olan düşüncelerimiz ilk caz müzisyenlerinin müziğini yansıtmamaktadır
    Bugün yapılan caz müziğinin aksine; cazın ilk dönemlerinde insanlar cazı dans etmek için tercih ediyorlardı, sadece dinlemek için değil Bu müziğin vuruş formu ve ruhu dansçıların ilgisini çekiyordu Erken caz dönemi müzisyenleri repertuarlarını dansçılara eşlik edecek şekilde düzenlerlerdi Danstaki değişiklikler ve dansın genelde kazandığı popülerlik cazın evriminde çok etkili olmuştur Louisiana Beşlisi
    Yirminci yüzyılın başlarında New Orleans'ta tören orkestraları ve dans orkestraları aynı müzisyenleri ve büyük ölçüde aynı repertuarları paylaşıyorlardı Öyle ki geçitlerde çalan müzisyenler geçit bittikten hemen sonra dans salonuna giderler ve enstrümanlarını değiştirip burada müzik yapmaya devam ederlerdi Salon dansçılarına eşlik eden bu gruplar keman, gitar, bas ve bir ya da iki nefesli çalgıdan meydana gelen orkestralardı Dansçılara eşlik edebilmek için müzisyenler değişik kaynaklardan çıkan müzikleri biraraya getirirlerdi Çoğu zaman zorlayıcı ritimlerde parçalar çalmaktan kaçınırlardı Bu yaklaşımlar cazın özünü oluşturmuştur ve bu dönem müzisyenlerinin çalış şekli "caz ne çaldığın değil, nasıl çaldığındır" düşüncesine önderlik etmiştir Diğer bir düşünceye göre ise; "caz, dansçılar için yazılan müzikten ortaya çıkarak büyüyen bir müziktir" şeklindedir Peki dansçılar için yazılan ve sonra şekil değiştirerek cazın gelişimini sağlayan bu müzik neydi ? O dönem müzisyenlerinin yaptığı müzik bugün New Orleans Cazı olarak da bilinen Dixieland tarzıdır ve insanlar her ne kadar Dixieland tarzını beyaz orkestra müziği olarak ayırsalar da, bu tarzın cazın ortaya çıkışındaki etkisi asla gözardı edilemez
    Doğaçlama
    Doğaçlama müziğin önemli bir unsurudur ve sadece şimdiki Avrupa müziğinde az kullanılmaktadır Doğaçlama biraz Afrika müziği ama daha çok cazdan oluşur Müzikologlar Afro-Amerikanların doğaçlama geleneklerini Afrika müziğinden aldıklarından çok emin değildirler İlk önce müzik kültürlerindeki doğaçlamaya, yeni dünyaya katılan kölelerin ne gibi bir etkisi olduğunu düşünmek gerekirÖrneğin Gana'nın tipik davul yapısında baş davulcu işaret vermeden sorumludur Onun çaldığı bölüm diğer müzisyenlerinkinden daha değişkendir, dolayısıyla bu doğaçlama olarak varsayılabilir Madinka davul yapısında baş çalgıcının diğerlerine göre daha fazla doğaçlama yapma imkanı vardır fakat bütün grup üyeleri kendi bölümlerinde ufak tefek oynamalar yapabilirler Bazı Afrika korolarında şarkıcılar koro liderinin kendi bölümlerinde değişik varyasyonlar yapmasına izin verirler Bu perspektiften bakıldığında görülmesi gereken şudur; her nasılsa bu çalışmalar bugünkü caz içerisinde bulunan doğaçlamaya yakın değildir Batı Afrika şarkılarında ve Afro-Amerikan Blues şarkılarında, kendi içinde gelişen doğaçlamalar çok çok detaylı melodi satılarının keşfedilmesiyle oluşmuyordu Bunun yerine müzisyenler yaratıcılıklarını baştan sona kadar devam eden tek bir sesle, zamanla, perdeyle ve müziğin başındaki ve sonundaki tınıyla oynayarak ortaya koyuyorlardı
    Doğaçlama sırasında müzisyenler, melodilerin ritimleriyle oynarlar, vuruşlar biraz daha erken veya geç başlatılır veya vurulan bir nota bir kere yerine birden fazla çalınabilir Benzeri şekilde bir nota başlatılır sonra yumuşatılır, sonra tekrar inanılmaz garip bir ses artışıyla yükseltilebilir Bazen bütün cümleler ritmi belirginleştirmek için değişik şekillerde yerleştirilir Bu "ritmik yerdeğiştirme" olarak bilinir Bu teknikler -pop müzikten etkilenmiş olmasına rağmen- hala Afro-Amerikan kökenli ilahilerde kullanılmaktadır




  4. Gülcan
    Devamlı Üye
    Amerikada cazın oluşmaya başladığı zamanlarda, Avrupa müzik geleneklerinde doğaçlama adına iyi gelişmeler oldu Doğaçlamayla müziği süslemek 20 yüzyılın başlarında konserlerde çok kullanılan bir yoldu ve bu uzun süre pop müzik ve folklorik müzikte de kullanıldı 1800'ler boyunca konser piyanistleri bislerde sık sık doğaçlama yaparlardı Alman ve Fransız klavye stillerinde doğaçlamaya "Preluding" denir
    1923 yılının sonlarında müzisyenlerin doğaçlamadaki yaratıcılıkları orkestranın programı tarafından yönlendiriliyordu Bazı programlar konser sırasında spontane bir şekilde ortaya çıkardı Bu programların iskeletleri genelde basılmış düzenlemelerden oluşurdu İlk bakışta bu düzenlemelerde birçok bölümün birbirine uymadığı görülür Trombonun kontür çizgileri, klarnetin obligatosu ve trompetin melodilerindeki varyasyonlar spontane bir şekilde çalınır Bunlara eşlik eden diğer melodiler ise yine yaratıcı müzisyenler tarafından doğaçlanır ve çeşitlendirilir
    1920'lerin sonunda doğaçlamaya olan ilgi doğaçlamanın boyutunu arttırmış ve bugün bilinen cazda kullanılan doğaçlamaya yaklaşmasında etkin olmuştur
    Kullanılan Enstrümanlar
    İlk caz grupları enstrümanlarını nereden buluyorlardı peki ? Avrupalı bandolar; trompet, trombon, klarnet, saksafon ve tubayı içeren orkestra modelini geliştirmişlerdi 20 yüzyılın başında New Orleans'ta bando enstrümanları kullanan birçok siyah ve beyaz orkestra vardı Bunlar parodiler, piknikler, danslar ve cenazeler için marşlar çalarlardı Yeni dünyaya köle sağlayan Afrika bölgesinin trompet, klarnet ve saksafonu anımsatan aletleri yoktu
    Peki ya davullar?
    Batı Afrika'nın davulları günümüzde modern caz gruplarında bulunabilir ama ilk zamanlar cazda kullanılan davullar Avrupa sitili bandoların kullandığı davullardı Davul yerine kullanılan "Wood black" ve "Cowbell" adlı perküsyon aletlerine en eski caz kayıtları dahil birçok kayıtta duymak mümkündür Bu aletlerin atalarının Afrika olduğu düşünülse de, Çinliler ve Türkler benzer enstrümanların yeni dünyaya girmesine katkıda bulunmuştur
    Telli çalgılar söz konusu olduğunda da şunu görürüz ki en eski caz grupları Afro-Amerikan bir enstrüman olan banjoyu sık sık kullanmışlardır Ayrıca Avrupa kökenli gitar da bu gruplar tarafından kullanılmıştır
    Cazın Türleri
    Caz müziği 100 yılı aşkın tarihi içinde çok farklı alttürler geliştirmiştir Günümüzde de sürekli değişik açılımlara doğru giden caz müzisyenleri türlerarası geçişlere, kültürlerarası müzikal deneylere girişmektedir ancak ana hatları ile ve kronolojik olarak türleri ele almak istersek şöyle bir liste ile karşılaşırız:
    Swing
    Bebop
    Cool Caz
    Hard Bop
    Free Caz
    Caz Rock Fusion

    Çalgı
    Çalgı, müzik yapmak için kullanılan aletlere verilen genel addır
    ''Instrument'' çalgı olarak Türkçeleştirilebilir Çalgıların türleri, tarihi, yapım biçimleri gibi konuları inceleyen bilim dalına da organoloji denir
    Çalgı yapımı, bazı bilim alanlarını yakından ilgilendiren bir teknolojidir Akustik bilimi ve sanat tarihi bu yan dallar arasındadır Çalgıların kullanımları ve tarih içinden gelerek aldıkları yeni biçimler, sosyolojik araştırmaların kapsamındadır Arkeolojik araştırmalar ise çalgıların beşbin yıl önce kullanıldığını göstermektedir
    Çalgı biliminin temeli 20 yüzyıl başlarında atılmıştır Çalgılarda bulunan parçaların adlandırılarak uluslar arası birer terim haline gelmesi de bu yakın döneme rastlar Müzik yazarı ve çalgı yapımcısı :en:Victor-Charles Mahillon, çalgı bilim alanında önderlik eden bir uzmandır Doğal
    olarak bu alanda derinleşebilmek için, akustikçilerin ve müzikologların katkılarına ihtiyaç duyulmuştur
    Çalgıların bilimsel olarak sınıflandırılmasını ve adlandırılmasını 16
    yüzyılda Sebastian Virdung ve ::de:Martin Agricola ile 17 yüzyılda :de:Micheal Praetorius ve Rahip :fr:Marin Mersenne'nin (1588-1648) gerçekleştirdikleri söylenebilir

    Çeng
    Organolojinin “açık arplar” arasında incelendiği çalgılardandır Açık arplar, “yay-arp” ve “köşeli arp” olmak üzere iki türe ayrılır Çeng ikinci türdendir Açık arplarda, teller burgulukla ses kutusu arasına gerilir En uzun (ve en pest) telin önünde hiçbir şey yoktur Kapalı arplarda ise, bir açı oluşturan burguluk ve ses kutusunun iki ucunu birleştiren bir üçüncü parça vardır Bu parça, modern batı arpında olduğu gibi, en uzun telin önünde olup ona paralel olarak yer alır
    Yay-arplar, burgular ve ses kutusu (tınlatıcı / rezonatör) aynı ağaç parçasından yapıldığı ve bir yay oluşturan bu ikisinin arasına tellerin gerildiği en ilkel arplardır Bilinen ilk örnekleri MÖ Anadolu, Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarına ait olan yay-arpların geçmişi binlerce yıl öncesine uzanır Köşeli arplar ise, daha sonraki çağlarda yine aynı bölge uygarlıklarında kullanılmaya başlamıştır Bu tür arplarda düz veya kavisli olan ses kutusu ile burguluk yaklaşık 70°'lik bir açı yapar Bazı tasvirlerdeki arplarda, bu açının 90°'ye kadar çıktığı görülebilir
    Binlerce yıl boyunca Anadolu, Mezopotamya ve Mısır uygarlıkları yanı sıra Orta Asya ve Uzak Doğuda da kullanılan köşeli arpların tarih sahnesinden en son çekileni Osmanlı “çengi”dir XVII yüzyılın son çeyreğine kadar kullanıldığı anlaşılan “çeng”; gerek yapımı, çalması, taşınması ve akort etmesi gibi konularda yaşanan güçlükler, gerekse tambur ve santur gibi telli çalgılara gösterilen ilginin artması ve benzeri etkiler nedeniyle tarih sahnesinden çekilmiştir

    Çığırtma
    Üflemeli bir çalgıdır Çığırtma, kartalın kanat kemiğinden yapılır Daha çok çobanlar tarafından kullanıldığı bilinen bu çalgı, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş çalgılardandır
    Altısı üstte birisi altta olmak üzere toplam yedi tane ezgi perdesi vardır Boyu yaklaşık 15-30 cm kadardır

    Çifte
    Geleneksel / yerel müziğin üflemeli çalgılarındandır Yan yana iki kamış borunun bağlanmasıyla yapılmaktadır Her iki kamışında uç kısımlarında ses veren iki küçük kamış eklenmektedir Bu iki kamış ağız boşluğuna alınarak aynı anda hava üflenerek çalınmaktadır
    Demli çifte ve Demsiz Çifte olmak üzere iki çeşit çifte vardır Demli çiftede kamışlardan birisi perdesizdir ve sadece karar sesi verir Diğer kamışta ise melodi perdeleri vardır ve asıl melodi bu perdelerden çalınır
    Çifte değişik yörelerde Argun, Argul, Kargın, Zambır gibi adlarla da bilinmektedir

    Daire ve Tef
    Milattan önceki dönemde Anadolu, Mezopotamya ve Orta Asya uygarlıklarında ve daha sonraki dönmelerde de tüm bu coğrafya içinde yaşayanlar tarafından çeşitli tür ve biçimleri kullanılmış olan bu vurmalı çalgı, Osmanlıda da din ya da din dışı alanlarda kullanılmıştır Bu çalgı, bu coğrafyadan Avrupa’ya da geçmiştir
    Daire, 30 - 40 cm çapında, enli ahşap bir kasnağın tek tarafına deri gerilerek yapılır Bu kasnak genellikle ceviz ağacındandır Kasnakta açılmış yarıklara, ortalarından geçen millere tutturulmuş 8 - 10 cm çapında bronz diskler, genellikle ikişerli olarak takılır Deriye vurulduğunda bu diskler şıngırdar ve böylece daha renkli sesler elde edilebilir Disk dışında çeşitli zincir ve halkalar da kullanılmıştır Çapları çok farklı olabilen bu çalgının büyüklerini Şamanlar da kullanmışlar ve “şaman davulu” olarak adlandırmışlardır Daha çok tasavvuf müziğinde kullanılmış olan zilsiz dairelere “bendir, bender” veya “mazhar” adı verilir
    Dairenin daha küçük çaplı olanına “tef” denir ”Tef”in ortalama çapı ise 28-30 cm civarındadır Farsça’da “duf”, Arapça ve diğer bazı dillerde “defik” olarak kullanılan bu isim, Türkçe’ye “tef ya da def” olarak yerleşmiştir Kullanılan derilerin en uygun olanları köpek ya da dana derisidir Bunlardan başka diğer hayvan derileri de kullanılmaktadır “Tef” kasnağının eni genellikle 4-6 cm civarındadır Kasnak üzerine kıymetli ağaçlardan yapılan kaplamalar ya da fildişi, sedef ve bağa işlenerek yapılan süslemeler onları çok değerli kılmıştır

    Darbuka

    Milattan önceki dönemde günümüz darbukasına benzer çalgılar, çeşitli biçim ve büyüklüklerde Anadolu, Mezopotamya ve Orta Asya uygarlıklarında kullanılmışlardır Daha sonra ki süreçler içinde değişip gelişerek yine aynı coğrafyalar içinde kullanılmıştır Bu çalgı zaman içinde ve bölgelere göre farklı isimler ile anılmıştır Bunlar arasında “dümbek, dümbelek, deplek, deblek, dönbek, tömbek, darbeki,debulak” gibi isimleri sıralayabiliriz Önceleri pişmiş toprak kullanılarak üretilen bu vurmalı çalgı, giderek sırsız toprağın yanı sıra bakır, aliminyum, çeşitli metal alaşımlar, alçı, porselen, ağaç ve cam elyaf vb gibi malzemeler kullanılarak da yapılmıştır Genellikle bir tarafı geniş, diğer tarafı dar bir boru görünümündeki çalgıda, hayvan derisi ve son zamanlarda ise çoğunlukla sentetik deri kullanılmaktadır Deri bir kasnağa gerilir ve vidalar yardımıyla gerdirilerek ton sağlanır Bu çalgının gövdesi üzerine, çeşitli yöre ve kültürel yapıya uygun süslemeler de yapılmış ve günümüzde de devam etmektedir

+ Yorum Gönder