+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Hikayeler Forumunda İslam Nedir? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mineli
    Devamlı Üye

    İslam Nedir?









    İslam hakkında bilgi

    İslam; dünya ile ahireti, toplum ile bireyi, madde ile ruhu birleştiren tek düzen olduğundan bütün çağlar için kaçınılmaz çözüm yoludur, bundan başkasının sonu hüsrandır!.. Böylece o tam bir yaşam biçimidir, bölünüp parçalanamaz; ya bütünü alınmalı veya bütünü terkedilmelidir, kitabın bir bölümüne inanıp diğer bölümüne inanmamak olmaz Başkalarının yaptığı yanlışlar yüzünden anlamsız savlar ileri sürmek, dayanaksız kuşkular ortaya atmak, gerçekdışı söylemlerde bulunmak ve karalamaya çalışmak; “çamur at izi kalsın” uygulamasından, gerçekleri ters-yüz etmekten başka bir davranış olmayıp bu kuruntuların da hak/gerçek karşısında hiçbir değeri yoktur, aldanmamalı!..

    Cennet ve Cehennem Üzerine

    Yüce Allah önce bizlere sımsıcacık iki güzel adı ile, Rahman (Esirgeyen) ve Rahim (Bağışlayan) adları ile sesleniyor

    Ardından kendisini bizlere tanıtıyor; ululuğunu, üstünlüğünü, gücünü, bilgisini ve diğer bütün niteliklerini örnekleriyle birlikte bizlere açıklıyor

    Hemen sonrasında bizi bize tanıtıyor Kim olduğumuzu, nereden gelip nereye gideceğimizi, bizden ne istendiğini açıkça ve ayrıntılarıyla birlikte bizlere anlatıyor

    Sonra bize doğru ile yanlışı gösteriyor, seçim özgürlüğü tanıyor, doğruya yönelmemizi, yanlıştan uzak durmamızı öğütlüyor

    Bizden önce geçenlerin örnek yaşamlarını bizlere aktararak gerçeğe yönelmemizde yardımcı oluyor

    Yanlış yapmamız durumunda da doğruya yönelmemezi, tevbe ederek kendisine, doğru yoluna dönmemizi istiyor Bu yönde sürekli öğüt veriyor, teşvik ediyor, uyarıyor

    Örneğin ilk önce bize; “elinizi sobaya uzatmayın” diyor, ardından “bunu yaparsanız eliniz yanar” buyuruyor ve sonrasında özgür bırakarak kendi yolumuzu seçmemizi istiyor Doğruya yönelene cennetini, yanlışa yönelene ise cehennemini vaadediyor

    Bu noktada cehennemin varlığı da bizim için doğruya yönelmede bir etken olarak “nimet” niteliğini taşımaktadır Kuşkusuz inanan birey öncelikle Allah öyle buyurduğu için kulluk yapmalıdır; belli bir ödüle ulaşmak için değil, bu yüzden hiçbir zaman içtenlikten ayrılmayalım

    Evet, Allah bizden zor bir şey istemiyor, yalnızca doğru yoluna çağırıyor, büyüklenerek baş kaldıranı ise cezalandırıyor Kimileri bunu kanıksayabilir oysa doğru düşünmek gerekiyor; evreni bizim hizmetimize veren Allah bunun karşılığında bizden kulluk yapmamızı istemiş ve bizim nankörlük yapmamız için hiçbir neden yok

    Suçun boyutuna değil, kime karşı çıkıldığına bakmak gerekiyor; Allah’ın bunca buyruğuna göz kapayan, O’na baş kaldıran, evreni hiçe sayan kişi en büyük yaptırımı hakediyordur, bu da cehennem olarak belirlenmiştir Bunu kanıksamak çok anlamsızdır Unutmayalım ki, uçurumun kıyısındaki bir kişi küçük bir adımla kendi sonunu hazırlayabilir

    Öyle Mi Sanıyorsunuz?

    « Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Babanın oğlu, oğulun da babası için birşey ödeyemeyeceği günden korkun. Allah’ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Allah’ın affına güvendirerek şeytan sizi ayartmasın. » Lokman, 31/33

    Evet, kimileri “Allah bizi yakmaz” diyerek şeytanın oyuncağı olmayı yeğlerler ve sorumsuzca davranırlar!.. Bunların bir bölümü inanmadığından ölüm sonrasını yalanlayan kişilerdir, dolayısı ile önce inanmalıdırlar, inanmadan bu konuda onlarla konuşmak anlamsız bir uğraştır

    İkinciler ise inanırlar fakat Allah’ın bağışlayıcılığına güvenip adaletini unuturlar; yargıca güvenip de suç işlemek gibi!.. Kuşkusuz Allah bağışlayıcıdır ama; af, adaleti aşamaz!.. Böylelerine anlatmak gerekir ki yüce Allah koyduğu kurallara uymayanları elbette yakabilir

    Kanıt mı istiyorsunuz; sokun elinizi ateşe!.. Bakın nasıl yanacaksınız!.. Demek ki “elini ateşe uzatmama” kuralına uymayanın sonu burada ateş olduğu gibi orada da ateş olabilir; bu gerçeği, kim ve nasıl inkar edebilir? Gerçi yanmanın nasıl olduğunu bilemiyoruz ama olabileceği kesin!..

    Öyleyse kendimizi kandırmaya hiç gerek yok; Allah Rahman olduğu kadar Rahim’dir de, herkese layığını verir Yazarın biri, yeryüzünde bozgunculuk yapıp da insanları öldüren bir yönetici için “öldürdü, öldürdü ve öldü; ateşi bol olsun” diyordu; evet, bunca işler karşılıksız kalmamalı!.. Bediüzzaman’ın dediği gibi; “cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil”!..

    Bu Kısa Yaşama Karşı Bu Ödül Veya Bu Yaptırım Çok Değil mi?

    * Niyet yönünden olaya baktığımızda hiç de Cennet veya Cehennem’in çok olmadığını, ancak gereği kadar olduğunu görürüz İnanmış kişi sonsuz yıl yaşasa da inancında kararlı olacağı gibi, inançsız kişi de kendisine sonsuz bir ömür verilse yine inkar etmeyi sürdürecektir

    « Hayır; daha önce gizledikleri (ahiret günü) onlara göründü. Eğer (dünyaya) geri döndürülseler yine kendilerine yasak edilen şeylere dönerler. Doğrusu onlar (inkarcılar) yalancıdırlar. » En’am, 28

    * Günahın küçüklüğüne değil, kime karşı gelindiğine bakılmalıdır; burada yüce Allah’a başkaldırış vardır ki, bu da en büyük yaptırımı hak etmek demektir İnançsız kişi, bir değil birçok buyruğuna karşı gelmektedir İnanan kişiye verilen ödül ise ödülü verene yaraşır biçimde olacaktır hiç kuşkusuz

    * Yaptırım suçun gerçekleştiği zamana göre belirlenmez; örneğin birisini anında öldürebilirsiniz fakat suçunuzun bedeli ömür boyu tutuklu kalmak olabilir Eğer sonsuz yaşayacak olsanız sonsuz olarak tutuklu kalmanız gerekecekti İman etmeyen kişi ise hem Yüce Allah’ı, hem Hz.Muhammed’i, hem Kuran’ı, hem de bütün evreni ve varlıkları yalanlamaktadır ve hepsine zulmetmektedir ki bu da bağışlanabilir bir suç değildir Yine bir düğmeye bir anlık basmak ile bütün bir ülke aydınlatılabilir veya karartılabilir, kocaman bir gemi küçük bir delik açılarak batırılabilir









  2. HARBİKIZ
    Moderator





    İslamiyet nedir şiiri

    "Abdülhakîm arvâsî" buyurdu: (İslâmiyyet
    Bütün dinler içinde en üstünüdür elbet.

    Hak teâlâ bu dîni Cibrîl-i emîn ile
    Gönderdi âyet âyet Resûl-i emînine.

    Dünyâ ve âhirette mes'ud olmaya dâir
    Usûl ve hükümleri ihtivâ etmektedir.

    İslâmın içindedir fâideli her şeyler.
    Hep onun dışındadır her kötülük ve şerler.

    Önce gelen dinlerin bilcümle hayırları
    İslâm dîni içinde bulunur ayrı ayrı.

    Her iyilik ve hayır bu dînin içindedir.
    Onda kemlik olması imkân hâricindedir.

    İslâmın hâricinde bir menfaat düşünmek
    Serap'tan şerap ummak olur ki muhâldir pek.

    Dînimiz emreder ki: (Herkese yardım edin.
    Sakın birbirinizi üzmeyin bir şey için.)

    Allah'ın her emrine gösterin saygı edeb.
    O nun mahlûklarına şefkatli davranır hep.

    Kânuna karşı gelmek suçtur islâmiyyette.
    Suç işlememelidir müslümânlar elbette.

    Ayırır islâm dîni iyi kötü ahlâkı.
    İyi huylu olmaya sevkeder cümle halkı.

    Gayri müslimleri de men eder incitmekten.
    İffet ile hayâyı emreder her cihetten.

    Tam sıhhatli olmayı tavsiye ve emreder.
    Boş vakit geçirmeyi çok şiddetle men eder.

    İlme fenne tekniğe her türlü endüstriye
    Verir çok ehemmiyet lâyık olduğu üzre.

    Hak teâlâ bu dîni tâ kıyâmete kadar
    Gelecek nesillerle ilgili alâkadar

    Ne kadar değişiklik terakkî etse zuhûr
    Hepsini sağlıyacak esaslarda kurmuştur.

    İslâmın hükümleri bir "Reçete"ye benzer.
    Onu kim tatbîk etse hep yükselir ilerler.

    Bu gün bir memlekette huzûrluysa eğer halk
    İslâmın ahkâmına uymaktandır muhakkak.

    Ve eğer bir toplumda yok ise râhat huzûr
    İslâma sırt çevirmiş olmaktandır bu budur.

    Hak teâlâ insana hem rûhî hem bedenî
    Refah sağlamak için göndermiştir bu dîni.

    Sâdece Allah ile kul arasında değil
    Fertlerin birbiriyle ayırmadan renk ve dil

    Hak ve görevlerini tesbît ve tanzîm eder.
    Ve hep ilerlemeyi yükselmeyi emreder.

    Bu din "Sosyal adâlet" üstüne kurulmuştur.
    Dünyâ ona uymakla bulur râhat ve huzûr.

    Yalnız müslümânların râhatlığına değil
    Herkesin huzûruna olur rehber ve delîl.

    Cihânşümûl bir dindir velhâsıl islâmiyyet.
    Bütün insanlık için odur şeref ve nîmet.)




+ Yorum Gönder