+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Hikayeler Forumunda Ölüm hakkında kıssalar Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Suskun Karizma
    Devamlı Üye

    Ölüm hakkında kıssalar










    Ölüm, Kabus


    Çocukluğumdan beri dar mekânlardan sıkılır ve bu tür yerlerden feryat edercesine uzaklaşırdım İleri yaşlarda bunun bir hastalık olduğunu anlamış fakat bu illetten bir türlü kurtulamamıştım
    Oysaki o dar mekânlara şimdi ister istemez girecektim


    Beni sarıp sarmalamışlar ve uzunca bir tabuta yerleştirmişlerdi Çevremde dolaşanların seslerini gayet iyi duyuyor ve gözlerim kapalı olmasına rağmen, her nasılsa görebiliyordum


    -Genç yaşta öldü zavallı, diyorlardı Hâlbuki yapacak ne kadar çok işi vardı


    Gerçekten de birçok işim yarım kalmıştı Mesela oğluma iyi bir işyeri açamamış, araba ile bilgisayarımın taksitlerini henüz bitirememiştim Büyük bir firma kurup, dostlarımı orada toplamak da artık hayal olmuştu Üstelik kış çok yaklaştığı halde odun kömür işini halledememiş ve çatının akan yerlerini aktaramamıştım


    Yarıda kalan işlerimi arka arkaya sıralarken kulaklarımı çınlatan bir sesle irkildim Sanki mikrofonla söylenen bu ses beynimin en ücra köşelerinde yankılanıyor ve;


    “Geçti artık geçti” diyordu


    İçimden “keşke geçmemiş olsaydı” diyordum Nereden başıma gelmişti o kaza bilmem ki? Hâlbuki ne kadar da iyi araba kullanırdım


    Olup bitenleri hatırlamaya çalışırken, dostlarımın çevremi sardığım ve içinde bulunduğum tabutun kapağını örtmeye çalıştıklarını fark ettim Onları engellemek için avazım çıktığı kadar bağırmak ve çırpınmak istediğim halde ne kımıldayabiliyor ne de bir ses çıkarabiliyordum Biraz sonra koyu bir karanlıkta kalmış ve gözlerimi, tabutun tahtaları arasından sızan ışığa çevirmiştim Dehşet içinde:


    -Aman Allah’ım! dedim Ne olacak şimdi halim?


    Korkudan hiçbir şey düşünemiyordum Bu arada omuzlara kaldırılmış ve sallana, sallana götürülmeye başlamıştım Dışarıdaki seslerden yağmur yağdığı belli oluyor ve su damlacıklarının sesi tabutumun gıcırtısına karışıyordu


    Cenaze namazı için camiye gidiyor olmalıydık


    Cami deyince aklıma gelmişti Çok yakınımızda olmasına ve her gün beş defa davet edilmeme rağmen, bir türlü vakit bulup gidememiştim Ama her zaman söylediğim gibi elli yaşına gelince namaza başlayacak ve herkesin şikâyet ettiği kötü alışkanlıklarımı terk edecektim


    Evet evet, şu kaza olmasaydı, ileride ne iyi bir insan olacaktım


    Daha önceden duyduğum ve nereden geldiğini kestiremediğim ses:


    -Geçti artık geçti, diye tekrarladı Bitti artık


    Biraz sonra namazım kılınmış ve tekrar omuzlara kaldırılmıştım


    Mahallemizdeki kahvehanenin önünden geçerken, her gün iskambil oynadığımız arkadaşlarımın neşeli kahkahalarını işitiyor ve “herhalde ölüm haberini duymamış olacaklar” diye düşünüyordum Sesler iyice uzaklaştığında, eğik bir şekilde taşındığımı hissederek mezarlığa çıkan yokuşu tırmandığımızı anladım Şiddetle yağan yağmurun tabutumdaki çatlaklardan sızarak kefenimi yer yer ıslattığının da farkındaydım Buna rağmen dışarıda konuşulanlara kulak verdim Dostlarımın bir kısmı piyasadaki durgunluktan bahsediyor, bir kısmı da milli takımın son oyununu methediyordu Tabutumu taşıyan diğer biriyse yanındakinin kulağına fısıldayarak;










  2. Emine
    Devamlı Üye





    Hepimiz ibadetimizi erteleriz. Her gün yarın başlarız deriz halbu ki zaman su gibi akıp gider ve yarını görmeye garantimiz yok. O halde bu günün işini yarına bırakmayalım. Bir bakarız ki dört köşe arasında sıkışıp kalmışız o zaman fırsatınız varken işlerinizi, ibadetinizi zamanında yapın.




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Ölüm her canlının tadacağı bir duygudur. ancak ölmenin de şekilleri vardır. bir kabus şeklinde ölmek vardır , birde uykuya dalmak gibi ölümler vardır. bunların böyle olmasının nedeni insanların bu dünyada yaptıkları neticesinde sahip oldukları amellerdir.




+ Yorum Gönder


ölüm hakkında kıssalar,  ölüm hakkinda kissalar,  ölümü hatırlamak ile ilgili kıssalar