+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sorular Forumunda Bakara Suresi, 196. ayet Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gülehasret
    Devamlı Üye

    Bakara Suresi, 196. ayet









    Bakara Suresi 196. ayetinin açıklaması

    Bakara Suresi, Ayet 196: "Hac ve umreyi de Allah için tamamlayın. Bun*dan engellenirseniz, yapamadığınız bir şey olursa o vakit size kolay gelen kurbanı gönderin. Ama kurbanlar kurban mahalline (Mina) varın*caya kadar başlarınızı tıraş etme*yin. Sizden kim hasta olur veya başından bir rahatsız*lığı varsa ona oruç, veya sadaka, veya kurban*dan fidye gere*kir. Güven içinde olduğunuz zaman hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, temettû yapmak isteyene kolayına giden bir kurban kesmek gerekir. Kim kurban bulamazsa hacda üç gün, hacdan döndüğünüzde de yedi gün olmak üzere tam on günlük oruç vardır. Bu ailesi Mescid-i Haram’da olamayanlar içindir. Allah’tan sakının, bilin ki Allah cezası çok şiddetli olandır."


    İslâm’da tıraş önemlidir. Çünkü tıraş hayata yeniden, yeni* baştan dönmek gibidir. Yâni bir kişinin ihrama girip de Mina’da geceleyip ertesi sabah Arafat’a çıkıp, ertesi akşam Arafat’tan Müzdelife’ye doğru yürüyüp ve sabah namazından sonra da Mina’ya, savaş alanına doğru gitmesi, orada şeytanlarla karşı kar*şıya gel*mesi anına ka*dar artık tamamen dünyayla irtibatını kes*miş, varlı*ğını bitirip sıfırla*mış, hiç bir şeyi kalmamış, herşeyi Allah için ol*muş.


    Arafat’ta irfana ulaşıyor, Allah için öğreniyor, Meş’ar’de bu öğ*rendiklerinin Allah için bilincine eriyor, öğrendiklerini şuur haline geti*riyor ve Mina’da da bu öğrendiklerini Allah’a kulluk adına uy*gulamaya koyunca karşısına çıkacak tüm engelleri kurban etme noktasına ula*şıyor, kurban ediyor.


    Bambaşka bir dünyada, bam*başka bir hayatın maketini yaşıyor. Ve ondan sonra da ihramdan çıkarken başını tıraş ederek tekrar dünyaya, eski hayatına dönü*yor. Orada yaşadığı bu sembol hayatla bu maket hayatla dünyaya dönüyor.


    Yâni orada pra*tikte uyguladığı bir hayat bilgisi ve bilinciyle tekrar hayata dönüyor. Ve onu aynen bundan sonraki hayatında uygulamak bilinciyle hayata dö*nüyor. Artık bir ömür boyu o hayatın aynını gerçekleştirmek zorunda*dır. İşte mo*del bir hayattan, maket bir hayattan yeniden hayata dön*menin başlangıcında kişi, başını tıraş edecektir.


    Evet, orada Rabbimiz bize sunduğu, bize yaşattığı o maket hayatın aynısını bir ömür boyu yaşamamızı istiyor. İşte bundan sonraki tüm hayatınız buradaki gibi olsun diyor.


    Bu sebeplerden dolayı tıraş olmak en sona ertelenmiştir. Çünkü tıraş hayata yeniden, yeni* baştan dönmek gibidir. Hac ibadetini tamamladıktan sonra günahlardan temizlenip yeni bir hayata başlanmaktadır. (Bk. Besairu'l Kuran, İlgili Ayetin Tefsiri)










  2. Gülehasret
    Devamlı Üye






    Bakara Suresi 196. ayeti hakkında bilgiler


    Haccı da, umreyi de Allah rızası için tamamlayın. Eğer engellenecek olursanız, o durumda kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurbanlık, yerine varıncaya kadar başınızı tıraş etmeyin. Aranızda hasta, yahut başından rahatsız olan varsa, ona fidye olarak; oruç tutmak, sadaka vermek, yahut kurban kesmek gerekir.Hastalık veya yol emniyeti olmaması gibi sebeplerle haccınızın engellenmesinden emin olduğunuz zaman ise, her kim hacca kadar umre yaparak sevap kazanmak isterse, onun da kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir.Kurbanlık temin edemeyen kimse, üç gün hacda yedi gün de döndüğünüz zaman memleketinde olmak üzere tam on gün oruç tutar.Bunlar, ailesi Mescid-i Haram’da oturmayanlar içindir.Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu iyi bilin. (Bakara 196)


    Sözlükte hac "amaçlamak, yönelmek" demektir. Dinî bir terim olarak "belirli vakitte Arafat'ta bulunmak (vakfe) ve usulüne uygun olarak Kabe'nin çev*resinde dönmek (tavaf) suretiyle yerine getirilen ibadet"i ifade eder.


    Hac ismini taşıyan sûrede (22/27,29) Hz. İbrahim'e hitap eden ve "İnsanlar arasında haccı ilân et..." buyruğu İle başlayan âyetlerden anlaşıldığına göre hac, Kabe'nin de banisi olan Hz. İbrahim'den kalma bir ibadettir. Bazı rivayetlerde bu ibadetin tarihi daha da gerilere, hatta Hz. Âdem'e kadar götürülmektedir. (1) Câhiliye döneminde de -bazı putperest uygula*malar karıştırılmış olmakla birlikte- Kabe'yi tavaf, Arafat ve Müzdelife'de vakfe,sa'y, kurban kesme gibi uygulamalarla hac ve umre devam ettirilmekte; hacılara yönelik beslenme, barınma, güvenlik gibi hizmetler de düzenli biçimde yürütül*mekteydi. İslâmiyet'in doğuşu sırasında da aynı uygulamalar mevcuttu.


    Tercih edilen görüşe göre (bk. a.gm., s. 388-389) hicretin 9. yılında farz kı*lınan hac İslâm'ın beş şartından biridir. Kur'ân-ı Kerîm'de haccın farz olduğunu bildiren en kesin ifade Âl-İ İmrân sûresinin 97. âyetidir. Aynca Hz. Peygamber'in sünneti, müslüman bilginlerin ortak görüşleri ve bütün müslümanlann uygulama birliği de haccm farz olduğunu göstermektedir. Hayatında bir defa hac yapan müs*lüman bu görevi yerine getirmiş olur. Buna göre yoksul iken hacca gitmiş olan bir müslüman daha sonra zenginleşse artık bir defa daha hac yapması gerekmez.


    Hanefîler'e göre hacla ilgili başlıca hükümleri şu şekilde özetlemek müm*kündür: Haccın Rükünleri. Haccın asıl farzları demek olan rükünleri, Arafat'ta vakfe yapmaktan ve ziyaret tavafından ibarettir. Ancak fıkıh bilginlerinin çoğu, hac niyetiyle ihrama girmeyi, Safa ile Merve arasında koşmayı da (sa'y) bu iki rükne eklemişlerdir.


    Haccın Farz Olmasının Şartları, Bir kimseye haccın farz olması için,


    a) Müslüman,


    b) Akil (temyiz gücüne sahip),


    c) Baliğ (ergin),


    d) Özgür,


    e) Hac yapa*cak güce ve imkâna sahip,


    f) Vaktinin elverişli olması gerekir.


    Haccı Yerine Getirmenin (Edasının) Şartlan,


    a) Vücutça sağlıklı olmak,


    b) Yol güvenliğinin bulunması,


    c) Hac mevsimi sırasında seyahat özgürlüğünün bulunması,


    d) Mekke'ye en az 90 km. mesafeden gelecek kadınların yanlarında eşlerinin veya nikâh düşmeyen yakınlarından birinin bulunması,


    e) Boşanmış veya eşi ölmüş olan kadının evlenmesini engelleyen bekleme süresini (iddet) tamamla*mış bulunması gerekir.


    Mâlikîler'e göre güvenli yolculuk imkânı varsa kadınların grup oluşturmala*rı veya kadınlı -erkekli grup içinde olmaları da yeterlidir. Böyle durumlarda yuka*rıda "Haccı Yerine Getirmenin Şartlan" bölümündeki (d) şıkkında gösterilen şart aranmaz. Günümüz imkân ve şartlarını dikkate alarak, diğer mezhep mensupları*nın da Mâlikîler'in bu görüşüyle amel edebilecekleri kanaatindeyiz.


    Haccm Geçerli (Sahih) Olmasının Şartları. Başlanan bir haccın geçerli ve makbul olması için








  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Bakara suresinin anlamı : haccı ve umreyi allah için tam yapın. eğer bunlardan alıkonursanız kolayınıza gelen bir kurban gönderin. kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. dir. bakara suresinde de gördüğünüz gibi dinimiz kolaylıklar dinidir.




+ Yorum Gönder