+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sorular Forumunda Müslüman Türklerin Yerleşik Hayata Geçmesi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Müslüman Türklerin Yerleşik Hayata Geçmesi










    Müslüman Türklerin Yerleşik Hayata Geçmesi ilgili bilgi


    VIII. yüzyılın sonlarına doğru Orta Asya’da yeni bir döneme, yeni bir kültür olgusuna kapı aralanmış ve IX. yüzyıldan itibaren bölge ve şehirler giderek İslamiyet’in fiziki form ve yapılarıyla tanışmaya başlamıştır. İlk Müslüman Türk devleti Karahanlılar Devri’nde, eski şehirlerde, yeni yeni Türk yerleşimleri meydana geldiği gibi, yeni şehir kuruluşları da olmuştur. Balasagun, Semerkant, Uzgend (Özkent), Kaşgar Karahanlılara başkentlik etmiş şehirlerdir.

    Diğer önemli Karahanlı şehirleri ise Ahsikas, Bashan, Binkas, Binakas, Buhara, Hocend, Debusiya, Kasan, Heftdih, İlak, İsficab, İştihan, İtluk, Kend, Kermina, Kiş, Al-Kuşani-Kas, Merginan, Riştan, Saganiyan, Şaş (Taşkent), Taraz, Uşrusana ve Yarkend’dir. Karahanlılar zamanında üç bölümlü Türkistan şehir formunun daha belirgin şekilde karakterize olduğu ve şehir dokularının dini, sosyal ve ticari yapılarla donatılmaya başlandığı gözlenmektedir.

    Gaznelilerin başlıca şehirleri başkent Gazne, Serahs, Belh, Tus, Merv, Nişapur, Lahor, Sangbest, Bust ve Leşker-i Bazar’dır. Bust yakınlarında Gazneli sultanları tarafından kurulan Leşker-i Bazar isimli ordugah şehir, biraz farklı kent düzenlemesiyle dikkat çekicidir. Şehir, hükümdar sarayının çevresinde konumlanmış, saray duvarına bitişik olarak kurulmuş cami, divan (idari yapılar), firdevs (bahçe), güvercinlik (erzak depoları), askeri pazar ve kışladan oluşmaktadır. Oldukça geniş boyutlu olan saray fresklerle tezyin edilmiştir.
    Selçuklular, önce Nişapur, sonra Merv daha sonra da Rey şehrini başkent edinmişlerdir. İslamlaşma ile başlayan süreç Selçuklular zamanında şehirlerin fiziki yapısında önemli değişikliklere sebep olmuştur. Karahanlı ve Gazneli Dönemlerinde gözlemlediğimiz şehir dokularının dini sosyal ve ticari yapılarla donatılması olgusu bu dönemde hız kazanmıştır.

    Kısacası Selçuklular zamanında şehirler büyük gelişme göstermişler ve bazı şehirler giderek büyüyüp büyük merkezler halini almışlardır. Örneğin 1222 yılında Semerkant’ı ziyaret eden Çinli bir gezginin ifadesine göre, bu tarihte Semerkant’ta yaklaşık 100.000 hane bulunmaktadır. Tus, Meşhed, Sebzevar, Radkan, Kişmar, Hargird, Zevzen, Damgan, Veramin, Kazvin, Isfahan, Ardistan, Zevvare, Gülpayegan, Buhara, Semerkant, Belh, Herat, Tebriz, Meraga ve Musul şehirleri, Selçuklular Dönemi’nin önemli merkezleridir.

    Ancak bu şehirlerden İran topraklarında yer alanların önemli miktarda Türk olmayan unsurları barındırdığını ve bazı şehirlerin kuruluşunun çok eskilere uzandığını hatırlatmakta fayda vardır. Ayrıca Abbasiler Dönemi’ne ait, kuruluşlarında Türk unsurların etkili olduğu Samarra (Irak’ta) ile Katai (Mısır’da) şehirlerini de İslami Dönem Türk şehirleri arasında mütelaa etmek doğru olacaktır. Genel tahlile geçmeden önce Türk şehircilik tarihinin İslami döneme ait bazı önemli örneklerini kısaca tanıtmak istiyoruz.

    Buhara: Samanoğulları Dönemi’nde Buhara kale, şehristan ve rabad olmak üzere üç bölümden oluşuyordu. Kale ve şehristan bölümleri biraz yüksekçe bir konuma sahipti. Müslümanların Buhara’yı fethettikleri sırada şehrin sadece kale ve şehristandan ibaret olduğu, rabad bölümünün henüz teşekkül etmediği anlaşılmaktadır.

    Şehrin, zikrettiğimiz şehir bölümlerini kuşatan ayrı ayrı sur duvarlarından başka, göçebe saldırılarından şehri korumak için epeyce dıştan, etraftaki köyleri de içine alan bir dış surla çevrildiği görülmektedir. Rivayetlere göre kalenin 2, şehristanın 7, rabad bölümünün de 11 kapısı vardır.








  2. Nesrin
    Devamlı Üye





    Müslüman türkler müslüman olmadan önce göçebe bir hayat yaşıyorlardı ve pek çok tanrıya inanıyorlardı. ancak daha sonra türklerin islamiyeti benimsemesi ile birlikte türkler gelişti ve yavaş yavaş güçlü bir devlet haline geldi.




+ Yorum Gönder