+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sorular Forumunda Birr u ihsan ne demektir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Kadir
    Devamlı Üye

    Birr u ihsan ne demektir








    Birr u ihsan sahibi veya ebrâr denilince ne anlaşılır

    birr-u-ihsan.jpg

    Birr sözlükte; iyilik, iyilikseverlik, erdemlilik, ihsan, çok hayır gibi anlamlara gelir. Ayette şöyle buyrulur: "Siz sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça "iyiye (bkr'e)" eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu çok iyi bilir." (Âi-i imrân, 3/92)
    Yukarıdaki ayet inince, ensarm zenginlerinden Ebu Talha (radı-3rallahu anh) Nebi ye (salkllahu aleyhi ve sellem) gelerek, Mescid-i Nebevî'nin karşısında çok sevdiği hurma bahçesini bağışlamak istediğini söyledi. Allah'ın elçisi şöyle buyurdu: "Mâşâallah, işte kazançlı mal budur, kazançlı mal budur! Ben bunun gelirini, akrabaların arasında taksim etmeni uygun buluyorum. Çünkü onların daha çok ihtiyacı var." Ebu Talha, bu bahçenin gelirini akrabası ve amcao-ğulları arasında bölüştürmüştür. İslâm'da ilk vakıf uygulamasının bu olduğu nakledilir.151

    Hz. Ömer (radıyaikhu anh), Hayber fethinden sonra elde ettiği, sevdiği değerli bahçesini, "Satılmamak, bağışlanmamak ve mirasla da geçmemek üzere, gelirini yoksullara, yakın hısımlara, düşkünlere, yolda kalmışa, savaşçılara ve azatlık anlaşması yapanlara" vakfetmiştir.152

    Yine Hz. Osman Rûme kuyusunu ve başka bir akarını vakfetmiştir. Cabir ibn Abdillah'tan nakledildiğine göre, Medi-neü Müslümanlardan varlık sahibi olup da vakıf yapmayan kalmamıştır.153

    Hadiste şöyle buyrulur: "Ademoğlu ölünce ameli kesilir. Üç kişi bunun dışındadır: Sadaka-i câriye (çeşme, yol, köprü, mes-cid, okul ve vakıf gibi), yararlı ilim ve kendisine hayır dua eden sâlih çocuk bırakan. Bunlardan toplum yararlandıkça amel defteri kapanmaz."154
    Birr terimi aşağıdaki ayette daha açık olarak tanımlanır ve kişinin nasıl birr u ihsan derecesine ulaşacağı şöyle belirtilir:

    "Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik (birr) değildir. Asıl iyilik (birr); Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman edenler, sevmelerine rağmen, mallarını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve köle azadına harcayanlar, namazı kılanlar, zekâtı verenler, söz verdiklerinde, sözlerini yerine getirenler, zorda, darda ve savaşta güçlüklere karşı sabredenlerdir. İşte onlar, doğru olanlar ve işte onlar, Allah'tan sakınanlardır." (Bakara, 2/177)

    Yukarıdaki ayetle ilgili olarak Allah'ın Rasûlü şöyle buyurmuştur: "Kim bu ayetle amel ederse, imanını kemâle erdirmiş olur."155

    Bu ayette dikkati çeken hususlardan birisi de, "sevmelerine rağmen mallarını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve köle azadına harcayanlar" buyrulduktan sonra, "zekâtı verenler" farizasının ayrıca zikredilmesidir.

    Buna göre, bir öncesinde altı madde halinde belirtilen yardım sınıflarına zekâtın dışında nafile tasadduklarla yardım edilmesi istenmektedir. Ancak birr derecesine bu sayede ulaşılabileceğine işaret edilmiştir. Nitekim ecdadımızın, sosyal yardımlaşmayı, toplumun bütün ihtiyaç kesimlerine ulaştıran vakıf medeniyeti bunun en güzel delilidir. Yetimler, yoksullar, dullar, şehit aileleri, sağlık hizmetleri, eğitim kurumları, kışın göç edemeyen kuşların korunmasına varıncaya kadar, her canlı bu medeniyetten yararlanmıştır.


    151 Buhârî, zekât, 42, 44, tefsîru sûre 3/5.
    152 Buhârî, vesâyâ, 22, 28, şurût, 19, eymân, 33; Müslim, vasiyye, 5, 15, 16; Tirmizî, ahkâm, 36.
    153 İbn Kudâme, Muğnî, IV, 4.
    154 Müslim, vasijj-e, 14.
    155 Nesefî, Medârikü't-Tenzîl, I, 249.








  2. Hatice
    Bayan Üye





    Allah'a ihlas ile kulluk etmek manasına da gelir ihsan kelimesi. Hüsn kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. İhsanda bulunan kimseye ise muhsin adı verilir.




+ Yorum Gönder