+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Yazılar Forumunda Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Leyla
    Devamlı Üye

    Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler









    Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler nelerdir


    kur-nda-dikkat-ekilen-bitkiler1.jpg.

    Kur’ân âyetlerini derinlemesine düşünen bir insan, Allâh'ın (C.C.) kitabında hiçbir konuyu eksik bırakmadığını ve hem dünyada hem de ahirette rahat edebilmesi için insana çeşitli yollar gösterdiğini fark eder. Düşünen insanın, Kur’ân âyetlerinde dikkatini çekecek
    , konulardan biri de, Allâh'ın (C.C.) insan yaş ve sağlığına en uygun besinlere, çeşitli şekillerde işaret etmiş olmasıdır. İbn-i Haldun, Mukaddime’sinde iklim ve bitki örtüsünün insan üzerinde önemli bir etken olduğunu belirtmiştir. Ona göre Cenâb-ı Hak, dağına göre kış yaratmıştır. Öyleyse sağlıklı yaşamayı isteyen her insan, bulunduğu coğrafyada, yaşadığı iklimle üretilebilen sebze ve meyvelerle beslenmelidir.

    Kur’ân-ı Kerim’de “Bitkilerin her birinde düşünen bir insan ve toplum için ibretler vardır.” (Şuara/ 7-9) denilmektedir.

    Kur’ân'da İsmi Geçen Meyveler

    Kur’ân'da dikkat çekilen besinlerden biri, bugün pek çok hastalıkta ,
    önleyici ya da tedavi edici etkisi olduğu bilimsel olarak kesinleşen meyvelerdir. İnsan bedenine çok yönlü faydaları olan bu besin türü, aynı zamanda hoşa giden bir yiyecektir. Allah (C.C.) Kur’ân'da, yarattığı meyvelerin çeşitliliğine ve güzelliklerine dikkat çekerken, insanları bunların oluşumlarındaki mucizevî detayları düşünmeye de davet etmiştir:

    "O, gökten su indirendir Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan
    , da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz). Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten âyetler vardır. " (En’âm Suresi, 99

    Yeryüzünde yüzlerce ayrı türde, ayrı tatta, ayrı renkte ve kokudaki meyvenin oluşması için Allâh, aynı toprağı ve suyu sebep kılmıştır. Âyette "birbiri üstüne bindirilmiş taneler" ifadesiyle anlatıldığı gibi bir tohumun, yıllarca bitip tükenmeden sürekli ürün vermesi, üzerinde düşünülmesi gereken konulardandır.

    Meyvelerin oluşumu kadar, içerdikleri vitamin ve minerallerin bolluğu da insanları düşünmeye teşvik eder. Kapkara bir çamurun içerisinde yetişen ve toprakla ne koku ne tat ne de renk olarak en ufak bir benzerliği bulunmayan meyveler, topraktan sadece insanlar için gerekli olacak mineralleri özümseyip alırlar. Bu özellikleri sayesinde de, insan sağlığına büyük katkılarda bulunurlar. Ancak ne toprağın meyveye hangi özellikleri kazandıracağını bilmesi ne de meyvenin bilinçli bir şekilde toprağı bileşenlerine ayırıp kendisi için gerekli olan maddeleri belirlenen oranlarda alabilmesi mümkün değildir. Oysa bu sistem öylesine mükemmel bir düzen içerisinde işlemektedir ki; her meyve cinsi sabit bir renk, tat ve koku, ayrıca sabit oranlarda mineral ve vitamin içerir. Örneğin, bir karpuz hiçbir zaman kırmızı yerine mavi olmaz, tatlı yerine ekşi olmaz ya da kendine has kokusu yerine toprak kokmaz.

    Kiraz’ın Sağladığı Faydalar

    “Ama onlar (Bizden) yüz çevirip uzaklaştılar ve bu yüzden setlerini/barajlarını yıkıp geçen, sahip oldukları (son derece verimli) iki bahçeyi sadece acı-dikenli çalı, ılgın ve birkaç tane (yabani) kiraz ağacından ibaret (virane) bir bahçeye çeviren bir sel (Arimi) gönderdik.” (Sebe sûresi / 16

    “Düzgün kiraz ağacı” (Vâkıa Suresi/ 28)

    Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları), (Vâkıa Suresi/ 28)

    Kiraz, vücudu zehirli maddelerden temizleyen bir meyvedir. Böbrekleri etkili bir biçimde çalıştırır, dolayısıyla vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarının dışarı atılmasını sağlar. Bu sayede romatizma, kireçlenme ve damar sertliği gibi hastalıklar da önlenmiş olur. Ayrıca kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin kum ve taş yapmasını önler, eğer böyle bir şey varsa da zamanla dökülmesini sağlar. Kirazın böbrek taşının yanında, safra taşını da düşürücü etkisi vardır. Bundan başka kandaki zararlı maddeleri dışarı atarak kanı temizler. Dolayısıyla kan kirlenmesi sonucu meydana gelen sivilce benzeri cilt bozukluklarını gidermiş olur. Böbrek, safra kesesi, cilt ve kana sağladığı faydaların yanında kiraz aynı zamanda karaciğer için de faydalıdır.

    Çeşitli hastalıklar sebebiyle ya da fazla ilaç alınmasından kaynaklanan zehirlenme sonucu şişen karaciğerin yükünü hafifletir ve iyileşmesine yardımcı olur. Kirazda bulunan şeker, kana çok çabuk karışır. Bu da vücuda bol miktarda madensel tuzlar ve vitamin vererek, vücudun hastalıklara karşı dayanıklılığının artmasını sağlar. Ayrıca kirazın içinde bol miktarda fosfor bulunması da, sinirleri kuvvetlendirir. Kısaca özetlendiğinde bile çok sayıda yararı olduğu anlaşılan kiraz, Allâh'ın kullarına sunduğu bir ikramdır. Milyonlarca yıldır hiç değişmeden, dünyanın her yerinde aynı tat, koku, görünüş ile varlığını sürdürmekte olan kiraz, aynı zamanda da onlara sağlık sunan bir besindir.

    Bir Cennet Meyvesi: Muz

    “Meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları” (Vâkıa Suresi/ 29)

    Kur’ân'da kiraz gibi cennet meyveleri arasında ismi geçen bir başka meyve de muzdur. Cennet tasvirlerinin yapıldığı âyetlerde, Allah bu meyvelerden şöyle bahsetmektedir:

    "Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları) üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları yayılıp-uzanmış gölgeler durmaksızın akan su(lar) ve (daha) birçok meyveler arasında kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler)" (Vâkıa Suresi/ 28-33)

    Elbette cennetteki muz da diğer tüm ni’metler gibi, dünyadakinden çok daha kusursuz, asla bozulmayan, çok daha lezzetli ve güzel kokulu ve hatta belki bizim hayal edemeyeceğimiz kadar mükemmel bir meyvedir. Ancak Allah dünyada da bu cennet ni’metinin bir benzerini yaratmış ve mü’minleri bu meyveden faydalandırmıştır.

    Son derece besleyici bir meyve olan muzun içerisinde %75 oranında su, %1,3 oranında protein ve %0,6 oranında da yağ bulunmaktadır. Geri kalanı ise çeşitli karbonhidratlardan ve önemli ölçüde potasyumdan oluşmaktadır. Birçok hastalığın tedavisinde faydalı olduğu ,
    gibi özellikle de ateş, sindirim bozuklukları, kas krampları ve kas gevşekliği gibi durumlarda tavsiye edilir. İçerdiği yüksek orandaki potasyum sayesinde, atıkların vücuttan dışarı atılması işlemini kolaylaştırır.

    Kan basıncının düşürülmesini sağlar. Bunun yanında muz, alerji tedavisinde de kullanılır. İçindeki potasyum, sodyum ile birlikte çalışarak hücre ve kas gelişimini sağlar, vücudun su dengesini ayarlar ve kalp atışlarının normale dönmesini sağlar. Eğer vücuttaki sodyum-potasyum dengesinde bozulma olacak olursa, sinir sistemi ve kasların faaliyetlerinde düzensizlik meydana gelir. Bu sebeple potasyum dengesinin korunması, vücut için son derece önemli bir konudur. Ayrıca potasyum eksikliği, vücutta ödem oluşmasına ve kan şekerinin düşmesine yol açacağı için, söz konusu dengenin korunması oldukça mühimdir.








  2. Leyla
    Devamlı Üye





    İçerdiği B6 vitamini sayesinde, protein ve aminoasitlerin pek çok kimyasal reaksiyona girmesinde muz aktif bir görev alır. Ayrıca beynin normal fonksiyonlarını gerçekleştirmesine yardımcı olur. Kırmızı kan hücrelerinin oluşmasını destekler. Bunun yanında vücut sıvıları arasındaki kimyasal dengenin sürekliliğini sağlar. Enerji üretimine yardımcı olur ve strese karşı dayanıklılık sağlar. İçerdiği karbonhidrat, yağ ve proteinin metabolik işlemleri sırasında yardımcı enzim görevi görür. Ayrıca bazı anemi (kansızlık) türlerini tedavi eder. Hücre ve kas gelişiminde ve vücudun sıvı dengesinin korunmasında aktif rol oynar. Kalp hastalıklarında da tedavi edici

    etkisi vardır. İçerdiği B6 vitamininin eksikliğinde ise yorgunluk, şuur, bulanıklığı, sinirlilik, uykusuzluk, kansızlık, böbrek taşları ve cilt dokusunun bozulması gibi hastalıklar ortaya çıkar.

    İnsanı yaratan Allâh (C.C.), bu meyveyi ve ondaki faydaları da yaratmış, Kur’ân'daki işaretlerle insanı bu faydalara yöneltmiştir. Allah bir âyetinde insana istediği, ihtiyaç duyduğu her şeyi verdiğini bildirmiş ve nankörlerden olmaktan kaçınmasını hatırlatmıştır:

    “Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allâh'ın (C.C.) ni’metini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.” (İbrahim Suresi, 34)

    Üzümün İnsan Hayatındaki Yeri

    “Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm bağın olmalı; öyle ki, içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın.” (İsra Suresi /91)

    “Üzümler, yoncalar” (Abese Suresi /28)

    “Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler-bağlar geliştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz.” (Mu’minûn Suresi, 19)

    Üzüm, gıda değerinin yüksek oluşu, vitamin ve madensel maddeler yönünden zenginliği nedeniyle önemli bir besin kaynağıdır. Üzümün içerisinde %20-25 oranında kana hızlı karışan şeker mevcuttur. Bu bakımdan bedenen ve zihnen çalışan kimseler için oldukça faydalıdır; bedensel ve zihinsel yorgunluğu, kansızlığı giderir. İçerdiği bol demir ve şeker sayesinde, vücutta kan yapımını artırır. Ayrıca karaciğer, böbrek ve sindirim sistemi hastalıklarında doğal bir ilaç etkisine sahiptir. Böbrekleri çalıştırır, vücutta birikmiş üre benzeri atık maddelerin böbrekler aracılığıyla dışarı atılmasını sağlar. Aynı zamanda fazla suyu da atarak, yüksek tansiyonu düşürür. Midelerinde ülser veya gastriti olan kişilere, mafsal, ince bağırsak iltihabı ve romatizması olanlara, karaciğer ve dalağı şişmiş hastalara ve zehirlenenlere üzüm suyu içmeleri tavsiye edilir. Bunun yanında,
    kalp adalelerini kuvvetlendirir. Bronşit ve öksürüğe iyi gelir. Kanı temizleyerek cildin güzelleşmesini sağlar. Üzüm suyu, süt salgısının artmasını sağladığı için annelere özellikle tavsiye edilmektedir. Üzümde bulunan bazı kimyasal maddeler cilt kanserine yakalanma olasılığını azaltır.


    Yüksek Mineral Kaynağı: İncir

    “İncire ve zeytine andolsun,” (Tin Suresi, 1)

    Kur’ân'da Allah'ın (C.C.) üzerine and içtiği şeylerden biri de, incir’dir. Allah'ın (C.C.) bu meyve üzerine yemin ederek dikkat çekmesi, incirin önemli bir besin kaynağı olduğuna işaret eder. İncirin içerisinde zengin bir lif kombinasyonu, fosfor, kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gibi mineraller ve A, B1, B2, B3, B6 ve C vitaminleri bulunmaktadır. İçerdiği bu mineraller, vitaminler ve içindeki %60 oranında kana çabuk karışan şeker sayesinde bedenen ve zihnen enerji sarfeden insanlara güç kazandırır. Bunun yanında kasların, sinir sisteminin gelişmesini ve onarılmasını sağlar. Ayrıca içerisinde bulunan mum, zamk, yağ gibi maddeler, birtakım enzimler ve çekirdekleri sayesinde mide ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrısı gibi rahatsızlıkların iyileşmesine yardımcı olur.

    Tüm bunların yanısıra, sodyum ve kolesterol içermeyen yapısı nedeniyle insanların özellikle ilgisini çeken bir meyvedir. Ayrıca meyveler arasında en yüksek mineral incirde mevcuttur. Bunun yanında yapılan araştırmalar, incir gibi lifli besinlerin bazı kanser çeşitlerine karşı koruma özelliği olduğunu göstermiştir.

    Çözünen life sahip olan besinler, kandaki kolesterolü düşürücü özellik taşırlar. Dünyada, besin olarak diyet özellikli lif tüketen insanlarda çok nadir olarak kalp hastalığı görülmüştür ki bu da incirde mevcuttur.

    Potasyum Deposu: Nar

    “Gökten suyu indiren O’dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir
    , toplum için ibretler vardır.” (En’âm Suresi/ 99)

    “Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (En’âm Suresi / 141)

    Kur’ân âyetlerinde adı geçen bir başka meyve de nardır. Nar, bol miktarda potasyum, ayrıca fosfor, kalsiyum, demir, sodyum gibi mineraller ile A, B1, B2, B3 ve C vitaminleri içerir. İçerdiği zengin potasyum, sodyum ile birlikte işleme girerek vücudun su dengesini ayarlar, kalp atışlarının normal seyrini sağlar. Vücuttaki potasyum–sodyum dengesini koruyarak, sinir sistemi ve kasların düzenli çalışmasına yardım eder. Yine potasyum sayesinde, vücutta ödem oluşmasını ve kan şekerinin düşmesini engeller. Terleme nedeniyle kapasitesini yitirmeye başlayan kasları canlandırır ve onların daha kolay hareket etmesini sağlar. Ayrıca narın kalbi kuvvetlendirici bir etkisi de vardır.

    Kur’ân'da Dikkat Çekilen Şifa Kaynağı Bitki: Zeytin

    "Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için âyetler vardır (Nahl Suresi, 10-11)

    Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir besin değil, bunun yanında önemli bir sağlık kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. İçinde bulunan linoleik asit sayesinde çocuk emziren anneler için son derece faydalı bir besindir. Linoleik asitin eksikliği, bebekteki gelişimin yavaşlamasına ve birtakım deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Ayrıca sağlık örgütleri, (Dünya Sağlık Örgütü/ WHO) damar sertliği, şeker hastalığı oranlarının yüksek olduğu toplumlarda, kullanılan yağların içindeki yağ asidinin en az %30'unun linoleik asit olmasını önermektedirler ki; bu da zeytinin değerini büyük ölçüde artırmaktadır.

    Zeytinin faydaları sadece linoleik asitle sınırlı değildir. İçindeki klor sayesinde de karaciğerin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun atıklardan kurtulmasını kolaylaştırır. Bunun yanında iskelet yapısı üzerinde çok olumlu katkısı vardır, dinçlik ve uzun ömür açısından tüketilmesi çok önemlidir. Ayrıca beyin atardamarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır. Zeytinin insana sağladığı bu faydaların yanında bir yönü daha vardır. Zeytinden elde edilen zeytinyağı da, önemli bir besin türüdür

    Zeytinyağı, diğer katı yağların aksine, kandaki kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır. Bu özelliği nedeniyle, tüm uzmanlar tarafından en çok tavsiye edilen yağ çeşidi olarak bilinir. Ayrıca ister sıcak, ister soğuk sindirilsin, zeytinyağı mide asitini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur. Bunun yanı sıra safra salgısını harekete geçirerek, safra bileşiminin en mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Zeytinyağının koroner damar hastalığının gelişmesini önleyici bazı özellikleri olduğu saptanmıştır. Zeytinyağının kanda dolaşan LDL adlı zararlı kolesterol düzeyini düşürdüğü, HDL adlı faydalı kolesterol düzeylerini ise yükselttiği saptanmıştır.

    İçerdiği E, A, D ve K vitaminleri, çocukların ve erişkinlerin kemik gelişmesine, mineralleşmesine yardımcı olması bakımından oldukça önemlidir. Kalsiyumu sabitleyerek kemikleri güçlendirir. Zeytinyağı, büyüme gösteren organizmalar için hayatî önem taşır. Antioksidan elementler ve insan için büyük önem taşıyan linoleik asit gibi yağ asitleri içerir ki; bunlar hormonlara destek olur ve biyolojik hücre zarı sentezine de yardımcı olurlar. Bu vitaminler aynı zamanda hücre yenileyici özelliklere sahip olmalarından dolayı, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar.

    Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve sinir sisteminin doğal gelişimine
    , katkıda bulunmasından dolayı, uzmanlarca annelere önerilen tek yağ, yine zeytinyağıdır. Anne sütüne yakın miktarda linoleik asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır. Ancak sağlık alanındaki en önemli özelliği, kalp ve damar hastalıkları üzerinde olumlu etkileridir. Zeytinyağı, tüm bu özellikleri dolayısıyla son yıllarda uzmanların oldukça dikkatini çekmektedir.




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Allahın yarattığı her şeyi bir nedeni vardır. bunlara bitkilerde dahildir. kuranı kerimde bir çok bitkiden bahsedilmiştir. bu bitkilerden bir kaç tanesini söylersem; mercimek, karanfil, hurma , zeytin gibi bitkilerdir.




+ Yorum Gönder


hurma ağacı