+ Yorum Gönder
Biyografi ve Düşünürler ve Flozoflar Forumunda Nicolaus Copernicus (Kopernik) Hayatı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Nicolaus Copernicus (Kopernik) Hayatı








    Nicolaus Copernicus (Kopernik) Ne Zaman Ölmüştür

    NICHOLAS COPERNICUS.jpg

    "Geleneksel teorileri çürütecek birçok kanıt topladım. Ancak bazı kimselerin gözünde ölümsüz bir ün kazanmış olan,ama birçok kişi için de alay ve aşağılama konusu olan üstadımız Copernicus'un yazgısını paylaşmaktan korktuğum için bunları gün ışığına çıkarmıyorum."

    Galileo ( Kepler'e mektubundan,1609)

    Modern bilim ne demek? Bilimsel devrim ne zaman başladı,bunun anlamı nedir?

    Kopernik'i kim neden Cehenneme aday gösterdi? Redaktörü, Kopernik'e nasıl bir oyun oynadı?

    Kopernik,Papaya neden ve nasıl bir mektup yazdı? Galile'nin bilim tarihindeki önemi nedir?

    Newton, iki üç yüzyılda dünyaya gelebilen bu ender deha nerelere el attı? Newton neleri buldu? Newton'un bir de "öteki yüzü" olduğunu biliyor musunuz? Modern Bilimin Oluşumu,sanıldığı gibi,yakından uzağa olmadı. Tersine uzaktan yakına doğru,yani gökyüzünden yeryüzüne ve insana doğru oldu.Galile, teleskopla keşfettiği yıldızların isim babalığını kimlere satmaya çalıştı? Satabildi mi? Osmanlılar,Güneş merkezli sistemden ne zaman haberdar oldu?

    Bize Dünyanın değil, Güneş'in merkezde olduğunu gösteren (Copernicus), hareket bilmecesine el atarak hareketin göreliliğini açıklayan (Galile), gezegenlerin yasalarını bulan (Kepler),Işıktan yerçekimine bir dizi olayın yasalarını bulan (Newton) insanlar, modern bilimin mimarlarıdır. Sonrasını Dalton, Faraday, Hertz, Huygens, Cannizzaro, Maxwell gibi dehalar getirecektir. 20. yy bilimi ise, Becquerel, Curi'ler, Planck, Einstein, Millikan, Rutherford, Bohr ile derin köklerini atacak, Heisenberg, Pauli, Dirac, Hahn, Lisa Meitner, Feynman, Hawking, Penrose .ile boy verecektir.

    Coulomb ve Dante'nin Evreni: Genişleyen Ufuklar

    Anımsayacağınız gibi Dante (1265-1321), Cennet'i Araf Dağı 'nın tepesine yerleştirmişti; onun zamanında bu dağ bütün Güney yarımküreyi kaplayan hayali okyanusun ortasına yerleştirilmekteydi. Çünkü o zaman Güneyde yalnızca kum, deniz ve Araf Dağı bulunduğu düşüncesi vardı. Ve Kolomb da başlangıçta bu düşüncedeydi. Hiç kimse denizlerdeki yolculukta bir kıta ile karşılaşabileceğini düşünmüyordu;ama köprüleri atarak denizlere açılmaya istekli kişi oydu.Dünya’nın "armut biçimli, bir bölümü yuvarlak fakat sapın çıktığı öteki bölümü uzun" olduğunu veya " tam yuvarlak top gibi, bir tarafında kadın göğsünün ucu gibi yükselti var " diye yazıyordu..Yükseltinin güneyde olduğuna inanıyordu ve üçüncü yolculuğunda, gemisi kuzeye doğru, güneye gittiğinden daha hızlı yol alınca, aşağı doğru gitmeye başladıklarına inandı. Birkaç hafta önce, yolculuğunun en güney noktasında, Tirinidad Adasıyla Güney Amerika kıtası arasında seyrederken koca Orinoco'dan okyanusa akan tatlı su hacmini görünce, suların denizle birleştiği yerdeki "gök gürültüsü gibi ses" ve gemileri neredeyse batıracak gibi gelen dalgaların yüksekliği onu bu kadar tatlı suyun kaynağının ancak Cennetten akan dört ırmaktan biri olabileceğine inandırmıştı; bu hatasının doğruluğuna daha fazla güvenerek armutun sapına geldiklerini düşünmüştü. Kuzeye seyrederken Cenneti arkada bırakıyordu. Daha iki yüz yıldan az süre önce Aqinas mantıklı fikir yürütmelerle Adem'le Havva'nın kovulduğu Cennet Bahçe'sinin bu dünyada, aranıp bulunabilecek gerçek bir yer olduğunu göstermeye çalışmıştı. "Cennetin yeri" diye yazıyordu "aşılması mümkün olmayan dağlar veya denizler veya sıcak bir bölgeyle insanların yaşadığı bölgeden ayrılmış olmalıdır ve topografya hakkında yazan insanlar bu nedenle oradan söz etmiyorlar.' Saygın Bede beşbuçuk yüzyıl önce makul biçimde, Cennetin biçim sahibi bir yer olamayacağını tamamıyla ruhsal olması gerektiğini savunmuştu. Augustine ise böyle bir görüşü reddetmiş, Cennetin hem cismani hem ruhani olduğunu ileri sürmüştü. Aquinas'ın bağlandığı da Augutine'in görüşü olmuştu. Kolomb yalnız dünyadaki değil gökteki cennete de darbeler indirecek bir dizinin ilkini başlatmış olduğunun farkına varmadan öldü. 1497'de Vasco de Gama,Güney Afrika'yı ve 1520'de Macellan, Güney Amerika’yı dolandı; denizlerin geçilmez bölgesi de aşılmış fakat Cennet bulunamamıştı. 1543'te Kopernik Güneş merkezli evren tezini yayınladı ve altı yol sonra, daha önce de göz attığımız gibi, Galile teleskopla araştırmalarına başladı. Ve gene gördüğümüz gibi bunlar hemen yeni kozmolojinin Kutsal Metinlere karşı olduğu suçlamasıyla mahkum edildiler Dünyanın merkezi için artık "dönen dünyanın hareketsiz noktası" uygun popüler bir simge değil, ocakta ve her yerde, her atomda ve belki de dünyamızın galaksimizde bir aydan başka bir şey olmadığı dış dünyanın kavranılamaz uzaklıklarında. Şair Robert Jeffers'in satırlarıyla:

    “Atom sınırlarının yıkılması

    Güneşe çekirdek, gezegenlere elektron olduğunu bilerek

    Dua etmeden, kendin eşitleyerek, bütünü bütünle, mikrokozmozu

    Girmeden ve girmeyi benimsemeden, daha eşit biçimde, daha açık, daha inanılmaz birleşmeyle

    Öteki uçla ve büyüklükle; duygu yüklü kimliği kavrayarak.

    ” Batıl inanç nedir? Basitçe , geçmişten kalan, kalıntı olan bir şeyin hala üstünde durarak ona inanmaktır". Örnek olarak dönen, tabak biçimli dünyanın üstüne Güneş'in altın kapısını oluşturduğu bir kubbenin kapatılmış olduğu ve bu kapıdan sonsuzluğa gidildiği biçiminde düşünüş İÖ sekizinci bin yılda "batıl inanç" değildi; ampirik olarak o zamanın çıplak gözle yapılmış gözlemlerine dayanıyordu. Bunun ruhsal değeri imgenin yapısından gelen bir şeye bağlı değildi, gücünü insanın evrenle uyum içinde olduğu anlayışını önermesi ve desteklemesinden alıyordu. Fakat sözlük anlamıyla ele alınan ve bugün de ısrar edilen böyle bir kozmik imge, evrenin bilinen gerçekleri kadar bu gerçekler karşısındaki bilim ve uygarlıkla da, Galileo'nun davasının da gösterdiği gibi, uyumu değil uyumsuzluğu getirirdi. Çapasının dibinden uzaya bakan neolitik tarımcı, ziggurat koridorlarında gezegenlerin hareketlerini izleyen Ruhban sınıfı, kitaplarının yenilenmiş versiyonundan alıntı yapan modern din adamı değil, bugün nasıl bakacağımızı bize öğretenler inanılmaz mükemmellikteki bilim adamlarımızdır: ve eğer yüreği kaynağına taşıyacak uygun araç merak ve alçakgönüllülük ise, sakin bir Pazar sabahı evde kalıp saman yollarının fotoğrafına denetimli bir tefekkür içinde bakmanın bu seyahat için uygun bir zahitçe başlangıç olacağını düşünebilirim.

    Copernicus Devrimi

    R. Feynman Fizik Yasaları Üzerine(TÜBİTAK yayınlarından) adlı yapıtında“Doğa yasalarının tuhaf bir özelliği vardır; sağduyudan ve sezgisel olarak apaçık olandan giderek uzaklaşıyor gibi görünürler.” der. Sezgi/sağduyu, deneysel gözlem sürecinin geçmişteki aşamalarında,olayların“akla uygun” açıklamasının temeliydi. Nicolaus Copernicus(Kopernik)le birlikte doğa yasalarının “tuhaf özelliği” açıkça görünmeye başladı. Bilim tarihi bakımından insan aklının yakın zamanlardaki en büyük devrimi, Dünya’nın değil Güneş’in merkez olduğu bir sistem düşüncesidir. Copernicus, gerçekten “sağ duyu” denen alışılmış, “herkesçe açıkça kabul edilen” zihniyete insan aklının ilk ve en büyük saldırısıdır. Bertrand Russell (1872-1970) bu konuyla ilgili olarak şöyle der: “Din ile Bilim arasındaki ilk, kimi yönlerden de en önemli kavga, bugün Güneş Sistemi adını verdiğimiz düzenin merkezinin Güneş mi yoksa Dünya mı olduğu konusundaki gökbilimsel tartışmadır.” Galileo'nun başta aktardığım sözleri Kopernikçi olmanın ne denli tehlikeli ve düşünceye gözbağı getiren özellikte olduğunun açık kanıtıdır.1600 yılında Kopernikçi olduğu gerekçesiyle Roma'da bir direğe bağlanarak yakılan Giordano Bruno'nun hayalinin ürpertisi hem Galileo'nun,hem de Newton'un aklını sık sık karıştırmıştır.

    Nicholas Copernicus (Kopernik) 1473 yılında Polonya' nın Torun kentinde doğdu. Bu çocuk, 1543 yılında büyük bir bilim adamı olarak ölecek; ama aynı yıl kitabı doğacaktı. Kitabının adı: "Yerin Gökyüzündeki Devirleri Üzerine " idi. Gençliğinde İtalya'ya yolculuk yaptı ve Rönesans atmosferinden bir parça teneffüs etti.1500 yılında Roma'da bir matematik okutmanlığı ya da profesörlüğü aldı.1503'te doğduğu yer olan Frauenburg'a döndü. Orada din adamı oldu.









  2. Asel
    Bayan Üye





    Nicolaus Copernicus


    Nicolaus Copernicus.jpg


    Copernicus, dünyanın ve diğer gezegenlerin güneş etrafında döndükleri kuralını açıklamıştır. Heliosentrik teori, bugün Kopernik teorisi olarak da adlandırılır. Yeni astronominin kurucusu kabul edilen Kopernik, ileri sürdüğü fikirleri ancak ömrünün sonlarında açıklayabilmiştir. Sebepleri ise kendisinin bunların doğru olduğuna yeterince emin olmaması ve din adamı olması sebebiyle kiliseden çekinmesidir. O dönemin hristiyan din adamlarına göre İsa Mesih güneşe sabit durması için emir vermişti ve güneş de sabit durmaktaydı. Yine genel inanca göre dünya düz tepsi gibiydi. Aksini düşünenler ise cehennemlikti. O dönemde, kiliseye karşı çıkan insanların ateşte yakılmasına hükmedilirdi.




+ Yorum Gönder


kopernik nasıl öldü,  kopernikin dünyanın şekli ile görüşleri,  kopernik dünyanın şekli ile ilgili görüşleri,  nicolaus kopernik hayatı,  kopernik dünyanın şekli ile ilgili düşünceleri