+ Yorum Gönder
Biyografi ve Düşünürler ve Flozoflar Forumunda Christian Wolff Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Christian Wolff Hakkında Bilgi








    Christian Wolff genel bilgileri


    Christian Wolff.jpg

    Christian Wolff (1679-1754)

    İnsan bilgisinin kapsamı üzerine çakşmalarının yanında özellikle tek tek bilimler ile bir bütün olarak felsefe etkinliği için geliş*tirdiği bölümlemeleriyle tanınan Alman Aydınlanması'nın büyük usçu düşünürü. Leibniz'in ölümü (1714) ile Kant'ın eleş*tirel yazılarının yayımlanması (1780'ler) arasında kalan süre boyunca Almanya' nın en etkili düşünürü olan Wolff, hem Almanca hem de Latince kaleme aldığı yazılarıyla bu dönemde felsefenin he*men her alanında neredeyse tek söz sa*hibi konumuna gelmiştir. Leibniz felse*fesinin sadık izleyicisi Wolff’un "doğur*gan" bir karakter sergileyen yazıları baş*ta eğitim olmak üzere felsefe dışındaki pek çok başka alandan yazarı da yakın*dan etkilemiştir. Nitekim söz konusu et*kilerin önemli oranda dağılmaya başla*dığı bir dönemde Kant, kendisinden "Yüce Wolff diye söz ederek, onun bü*tün dogmacı filozofların en büyüğü ol*duğunu dile getirmiştir. Wolff, felsefeyi en genel anlamda şeylerin neden varolduklan ya da oldukları, hatta şeylerin neden olanakk oldukları sorulannı açık kılmaya yönelik temellendirmeler sağla*yan bir disiplin olarak tanımlamaktadır. Bu tanım uyarınca Wolff un felsefe ile ilişkisi çoğunluk "felsefi" niteleciyle be*lirtilen konulardan çok daha geniş bir alanı ilgilendirmektedir. Bu anlamda Wolff a göre bütün insan bilgileri temelde üç ana disiplinde üretilen bilgilerden oluş*maktadır: tarih, matematik ve felsefe. Felsefenin şaşmaz bir "tanıtlama" yön*temi üstüne kurulması gereğine dikkat çeken Wolff, tıpkı Descartes gibi böy*lesi bir kesin yöntemi öncekkle mate*matik alanında bulgulamış ama daha sonra hem matematiksel hem de felsefi yöntemlerin gerçek kökenlerinin Tanrı tarafından insan zihnine yerleştirilmiş "doğal manuk"ta yattığını ileri sürmüş*tür. Wolff un felsefi yönteminin belke*miği, tasımlara dayalı uslamlamaların o-luşturduğu tümevarımlı bir mantıktır. Bu anlamda Wolff için felsefi yöntemin



    enson amacı, çeşitli disiplinlerce sağla*nan insan bilgisini bir bütün olarak ve bir dizge içinde bir doğruluklar düzeni oluşturacak biçimde kesinliğe ulaştır*maktır. Bu kesinlik gerek insan eylemle*rinin anlaşılması gerekse de insanın bil*gisinin genişletilmesi doğrultusunda sağ*lam bir dayanak temellendirmek ile eş*değerdir. Wolff söz konusu felsefe yön*temini felsefenin üç ana bölümü olarak değerlendirdiği metafizik, fizik ve praük felsefeye başarıyla uygulamıştır.





    Bütün insan bilgilerini tarih, felsefe ve matematik diye üç ana türe ayıran Wolff, her bir ayn bilgi türüne ilişkin ayrıntılı tanımlamalar sunmuştur. Bu ta*nımlar en özet biçimleriyle şu biçimde sıralanabilir: (i) tarih: ya maddi dünyada ya da maddi olmayan tözler dünyasında meydana gelmiş olayların bilgisi; (ii) fel*sefe: şeylerin ya da meydana gelen o-layların bilgisi; (iii) matematik: şeylerin nicekklerinin bilgisi. Bu üçkatlı insan bilgisi bölümlemesi her bir bilgi türü*nün insan anlayışındaki yerini ve öne*mini kavramak açısından Wolff için önkoşul niteliğindedir. Nitekim Wolff a göre felsefe özünde deneyimden ya da tarihsel bilgiden doğmaktadır. Kimi ta*rihsel olgular ilkece herkese açıklarken, bunların dışında kalan olgular doğrudan insan anlamasına açık olmayıp keşfedil*meyi beklediklerinden, bunların gözlem, araştırma ve deney yoluyla ortaya çıka-nlmaları gerekmektedir. Matematik bu ilk bakışta açık olmayan olguların bilgi*sinin edinilmesine yönelik araştırmaya, bulunan kanıtları yetkinleştirme, usa yön verme ve sunulan tanıdamalan ke-sinleme anlamında yardımcı bir disip*lindir. Wolff, felsefeyi gerçekleşme gizil-gücünü daima içlerinde taşıyan olanak*ları araştırma bikmi olarak görürken, bi*limden tam olarak anladığı, doğruluğu tartışma götürmeyen kesin ilkelerden doğru sonuçlar çıkarsama ya da eldeki önermeleri tanıtlama tutumudur.









  2. Zahra
    Üye





    Rastrolen bir Filozof olan Wolff Almandır. Felsefenin neden varolduğunu değil onun özünün ne olduğu ile ilgilenmiştir ve kendine ait özgün bir felsefi düşüncesi yoktur. Leibniz Felsefesini savunmuş ve bu yolda çalışmalar yaparak bu felsefeyi geliştirmeye çalışmıştır.




+ Yorum Gönder