+ Yorum Gönder
Biyografi ve Edebiyatçıların Hayatları Forumunda Antoine Watteau Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Antoine Watteau








    Antoine Watteau, Fransız ressamıdır (1684-1721).

    Valenciennes'de doğan Watteau 1702'de Paris'e gitti. Orada, kendisine İtalyan komedisinin kişilerini tanıtan ressam Gillot'nun, daha sonra Luxembourg Sarayı'nın dekoratörlüğünü yapan Audran'ın öğrencisi oldu; Audran'ın sayesinde Rubens'in tablolarım görüp tanıdı; devrin zengin, soylu kişileriyle dostluk kurdu.

    ilk yapıtları, küçük esnafın ya da askerlerin günlük yaşantısından sahneleri işleyen gerçekçi tablolardır (Müfrezenin Molası, Uçan Ordugâh). Sonraları, tiyatronun etkisi, Venedikli ressamların ve Rubens'in zengin paleti, hastalıklı yapısının iyice kamçıladığı hayal gücü Watteau'yu kır eğlencelerinin ve şenliklerin ressamı yaptı.

    Şiir dolu manzaraların içine, birbirleriyle tatlı tatlı sohbet eden, bir köşede oturup düş kuran, müzik çalan zarif tavırlı insanlar yerleştirir; kişilerin en içten duygularını yansıtmakta son derece ustadır. Bütün bu görüntülerin üstüne düşen melankoli havası ise mutluluğun geçiciliğini göstermek ister gibidir.

    Versailles'ın klasik üslûbundaki sertliğe ve katılığa tamamıyla aykırı düşen Watteau'nun zarif ve yumuşak üslûbu sonradan bütün XVIII. yy. sanatını etkileyecektir.

    Birkaç Tablosu

    Mevsimler, Gilles, Arlequin ve Colombine, Kayıtsız, Gersaint'in Alâmeti, Jüpiter ve Antiope.



    «Kythera Adası'na Kalkan Vapura Biniş» (1717). Yaprakların gölgesinde, gönül çelen fısıldanmalara elverir koruluklarda, ortalığı buğulu bir sis gibi saran gün ışığında, tasasız gençler sevişmekten gayri bir şey düşünmüyorlar.








  2. Asel
    Bayan Üye






    Antoine Watteau (1684-1721)

    Mübalağa edilmiş Barok formlarını daha hafif, zarif, ince ve zenginleşmiş olarak kullananların başında ‘Fétes galantes’ in yaratıcısı olan Antoine Watteau gelir. Valenciennes’de bir marangoz ve kiremitçinin oğlu olan Watteau, babasının mesleği yerine ressamlığı seçmiş; önce aynı şehirde bulunan basit bir ressamın yanında resim öğrenimi görmüş; fakat bir müddet sonra, bu öğrenimin son derece yetersiz olduğunu farkedip 1702 de Paris’e kaçmış ve dini resimlerin sayısız kopyalarını yapan Pont-Notre-Dame’da iş bulmuştur. Bu çalışmaları sırasında pek az da olsa tabiattan resim yapma fırsatını bulabiliyordu.

    Sayısız ressamın üslubunu izlediği Watteau, büyük bir ihtimalle, bu ağır çalışma yıllarında verem olmuştur. Belki huzursuz tabiatının gelişmesinde ve erken ölümünde verem oluşunun etkisi de büyüktür. 1704 de Claude Gillot’ya rastladı, ve aralarında, daha sonraları, onun hayatında büyük rol oynayacak olan bir dostluk başladı. Gillot teatral sahneler ressamı idi; Watteau ondan çok şey öğrendi. Büyük dostlukları Watteau’nun başarısının ustasınınkini gölgelemeye başlaması ile bozuldu, ayrıldılar. Gillot resmi bıraktı ve kendini sadece gravüre verdi. 1707 de Watteau, Luxembourg Sarayı’nda idare memuru olan dekoratör ressam Claude Audran ile birlikte çalışmaya başladı. Audran’la bu ilişkisi ona Luxembourg Sarayı’na girip çıkma ve oradaki Rubens’in eserlerini inceleme imkanını kazandırmıştır. Sarayın güzel bahçesinde dolaşan, sohbet eden zarif insanları görmek, incelemek ona çok şey kazandırdı. Bunların süratle desenlerini çizerek defterlerini doldurdu ve daha sonra bunları yağlıboya resimlerinde istediği gibi kullandı. Bir yarışmada ikincilik kazandıktan sonra memleketini ziyaret etti ve kısa ziyareti sırasında Flaman üslubunda askeri konulu bazı resimler yaptı. Tekrar Paris’e döndükten sonra, 1712 de Akademi üyeliğine davet edildi. Buraya bir diploma eseri takdim etmesi gerekiyordu fakat bunu 1717 ye kadar ihmal etti. Cythera’ya Bir Ziyaret (1717, Louvre, Paris) adlı tablosunu Akademiye takdim edince, tam üye olarak kabul edildi.

    Cythera, aşık çiftlerin hedefi olan hayali bir aşk adasıdır. Burada aşık çiftler aşk oyununun çeşitli safhalarında gösterilmişlerdir. Mahçup tereddütten mes’ud birleşmeye kadar gençler tamamen hayali ve nefis bir manzara içinde tasvir edilmişlerdir. Pahalı, süslü, güzel ve gösterişli elbiseleri onların saray mensubu olduklarını değil, içinde bulundukları tamamen güzellik ve taşan mutluluklarından oluşmuş dünyalarını ve düşüncelerini ifade etmektedir. Kazandığı başarılar Watteau’yu hiçbir zaman mutlu etmemiştir. Halbuki Watteau, yeni bir üslup getirip de Akademik şeref kazanan ilk sanatkârdır ve ona o zamana kadar mevcut olmayan bir ünvan, «‘ Fétes galantes’ ressamı» resmi ünvan olarak verilmişti. Fakat mutsuzluğu, güç tabiatı ve zor bir insan oluşu resimlerine hiç ama hiç aksetmemiştir.

    Akademi’de onun eserlerinin üslubunun tesbiti, tarifi ve sınıflandırılmasında haklı olarak güçlük çekilmiştir. Çünkü onun üslubu o zamana kadar alışılmamış bir tarzda idi. O devir resimlerini dolduran büyük tanrı figürleri Watteau’nun eserlerinde ortadan kaybolmuşlardır. O, resmin manâsını açıklamak için Yunan ve Roma mitolojisinden figürler, karakterler kullanma fikrini tamamen ortadan kaldırmıştır. Eğer resimlerine bazen Venüs, satir, girmişse bunlar heykel veya büstler halindedir. Onun resimleri gerçeği cennete götüren bir dünyayı dile getirir. Herzaman resimleri açık havada, güzel bahçelerde, ormanlarda geçer. Zarif insanlar ağaçların altında, çimenlerin üzerinde buluşup konuşurlar, toplanırlar, oynarlar. Watteau, o devrin geometrik düzenli Fransız bahçelerini değil kendi kafasında yarattığı bahçeleri, ormanları, çayırları tasvir etmiştir, ve bu güzel yerlerde eserlerinde ele aldığı figürler sanki onlar için hiçbir ızdırap, sıkıntı, yoksulluk, ihtiyarlık, hastalık veya hiçbir çeşit üzüntü yokmuşçasına hayatın bir cennet gibi görünümünü sahnelemektedirler. Bunlarda aşk, Rubens’in fırtınalı ihtiras şeklindeki aşkı değil sanki insandan tabiata bir titreşim gibi geçen aşktır. Watteau’nun çok sevdiği konulardan biri de tiyatrodur. Arkadaşı Gillot’ya borçlu olduğu bilgisine dayanarak İtalyan ve Fransız komedilerinden figürleri tekrar tekrar çizmiştir. Bunlarda hayali ve geçiciliğin hissedildiği bir melankoli vardır.





  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Antoine Watteau bilindiği gibi ünlü bir fransız ressamıdır. aslında bu ünlü ismin bir fransız olduğunu sadece resimlerine bakarak anlayabilirsiniz. bunun dışında bu ünlü ressamın bir kaç eserinin adını verirsek ; polonyalı bir kadın ,Aşk Şarkısı, dans gibi mesela.




+ Yorum Gönder


antoine watteau,  watteau