+ Yorum Gönder
Biyografi ve Edebiyatçıların Hayatları Forumunda Dünyadaki En Önemli Destanlar Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Dünyadaki En Önemli Destanlar








    Dünyadaki En Önemli Destanlar

    Dünyadaki En Önemli Destanlar.jpg
    Kalevala - FİNLANDİYA
    Mahabharata - HİNT
    Ramayana - HİNT
    Chanson de Roland - FRANSIZ
    Nibelungen - ALMAN
    İgor - RUS
    Beovful - İNGİLİZ
    İliada - YUNAN
    Odysseia - YUNAN
    Şehname - İRAN
    Gılgamış - SÜMER
    Oğuz Kağan - TÜRK
    Ergenekon - TÜRK
    Manas - KIRGIZ







  2. Hiranur
    Devamlı Üye






    Kalevala hakkında bilgi


    Fin milli destanıdır. Çoğu Kalevela’da, Elios Lönnrot tarafından toplanmış olan halk şarkılarından oluşur. Fin bilginleri bu destanın işlenmesini üç aşamaya ayırmışlardır:

    1. Orijinal olarak yayınlanmamış (Prota-Kalevela), 5052 beyit, 16 şarkı

    2. Eski Kalevela (yayımı : 1835-1836),12078 beyit,12 şarkı

    3. yeni Kalevela (ikinci yayımı: 1849), 22795 beyit, 50 şarkı.

    Kalevela’tı meydana getiren şarkılar beş kahramanın etrafında toplanır. Bunlar, saz şairi,demir,maceraperest, avcı, demirbaş köle.


    Ramayana; her ne kadar dünya çapında bilinen bir destan olsa da; Hindistan sınırları içinde gelenekselleşmiş, dinsel inanışın getirdiği bir yaşam biçimi haline dönüşmüştür. Birçok Hintli çocuk, Ramayana'dan alıntı öykülerle büyür. Destanın bir çok kısmı, törenlerde sergilenen oyunlara, film ve kitaplara konu olmuştur.

    Destanın içinde; Rama güç ve erdem, Rama'nın evlenmek istediği Sita; bağlılık, Rawana; kötülük, Lakşman; kardeş sevgisi simgesidir. Hint mitolojisindeki efsanelerden aile ve krallıktaki törenlere, orman yaşamından aşka kadar çeşitli konular ustalıkla işlenmektedir. Dharma'ya bağlılığın ağırlıkla işlendiği ve zaman zaman gökyüzünde uçan araçların, maymunlardan oluşan bir ordunun ve "garip" silahların sözedilmesiyle "bilim - kurgu" havası sezdiren Ramayana'nın ne zaman oluşturulduğu bilinmemekle birlikte; Güneydoğu Asya'nın 8. yüzyıl mimarisini, edebiyatını, dans ve oyunlarını çağrıştırır.
    Konu özeti

    Kral olan babası, kızı Sita'yı Tanrı Şiva'nın yayını çekebilecek savaşçıyla evlendirmeye söz vermiştir. Rama, bu yayı çekerek kırar. Ancak Kralın ikinci karısı, kralın verdiği sözü bozarak, Rama'yı, nişanlısı Sita'yı ve Rama'nın kardeşi Lakşman'ı sürgüne gönderir. Rama ile Sita'nın aşkı, birçok zorluklarla mücadelenin ve 14 yıllık sürgünün ardından, evlilikle sonuçlanır. Bu büyük hikâye; karanlıkla aydınlığın mücadelesinde aydınlığın zaferi olarak betimlenmektedir.


    Ergenekon Destanı: Savaşta yenilen Türkler Ergenekon adlı bir böl*geye yerleşip burada dört yüz yıl yaşadılar. Za*manla buraya sığmaz olunca, çevrelerindeki demir*den dağı eriterek kendilerine yol aramışlardır.

    Moğol ilinde Oğuz Kağan soyundan il Han’ın hükümranlığı sırasında Tatar Türklerinin hükümdarı Sevinç Han Moğol ülkesine savaş ilan etti. ilhan’ın idaresindeki orduyu Kırgızlar ve diğer boylardan da yardım alarak bozguna uğrattı. ilhanın ülkesindeki tüm insanları öldürdüler. Yalnız il Han’ınn küçük oğlu Kıyan ve eşi ile yeğeni Nüküz ile eşi kurtulmayı başardılar. Düşman askerlerinin, onları bulamayacağı bir yere kaçmaya karar verdiler. Yabanî koyunların yürüdüğü bir yolu izleyerek yüksek bir dağıda dar bir geçite vardılar. Bu geçitten geçerek içinde akar sular,pınarlar, çeşitli bitkiler, çayırlar, meyva ağaçları, çeşitli avların bulunduğu bir yere gelince Tanrıya şükrettiler ve burada kalmağa karar verdiler. Dağın doruğu olan bu yere dağ kemeri anlamında “Ergene” kelimesiyle “dik” anlamındaki “Kon” kelimesini birleştirerek “Ergenekon” adını verdiler. Kıyan ve Nüküz’ün oğulları çoğaldı. Dört yüz yıl sonra kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldı ki Ergenekon’a sığmadılar. Atalarının buraya geldiği geçitin yeri unutulmuştu. Ergenekon’un çevresindeki dağlarda geçit aradılar.

    Bir demirci, dağın demir kısmı eritirlerse yol açılabileceğini söyledi. Demirin bulunduğu yere bir sıra odun, bir sıra kömür dizdiler ve ateşi yaktılar. Yetmiş yere koydukları yetmiş körükle hep birden körüklediler. Demir eridi, yüklü bir deve geçecek kadar yer açıldı. İlhan’ın soyundan gelen Türkler yeniden güçlenmiş olarak eski vatanlarına döndü, atalarının intikamını aldılar.

    Ergenekon’dan çıktıkları gün olan 21 Mart’ta her yıl bayram yaptılar. Bu bayramda bir demir parçasını kızdırırlar, demir kıpkırmızı olunca önce Hakan daha sonra beyler demiri örsün üstüne koyup döverler. Ergenekon Destanı için bugün hem yeniden özgür hem de bahar bayramı olarak hala kutlanmaktadır.







+ Yorum Gönder