+ Yorum Gönder
Bölge bölge Türkiye ve Ege Bölgesi Forumunda İzmir Aliağa Kyme Antik Kenti Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    İzmir Aliağa Kyme Antik Kenti








    İzmir Aliağa Kyme Antik Kenti Hakkında Bilgi


    Oniki Aiol Kenti arasında en büyüğü olan Kyme Kenti, Aliağa Çakmaklı Köyü yakınlarındadır. Nemrut Körfezi’nde yer alan Kyme, Strabon’a göre, “Fricio locrico”dan gelen kavim tarafından kurulmuştur; kentin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, “Pelasgiler”e atıfta bulunulması, Anadolu kıyılarında kurulmaya başlayan ilk merkezleri akla getirmekte ve Myrina ile aynı kuruluş tarihinden yola çıkılarak, M.Ö.1046 yıllarına tarihlendirilmektedir. Limanından dolayı Arkaik Dönem’den beri önemini koruyan Kyme, bir liman kenti olmasının yanı sıra, para bastıran ilk şehirlerdendir. İlk basılan sikkelerde; dış yuvarlağı içine yerleştirilen karede, at başı figürünün bulunduğu dikkati çekmektedir. Klasik Dönem’de Ege şehirlerinin siyasi durumu çerçevesinde Kyme’nin önemli bir yeri olmuş; Ege Birliğini oluşturan şehirlerin başkanlığına getirilmiştir. M.Ö. IV. yüzyılda ticari yöndeki önemini devam ettirdiği, o devirde basılan paralardan ve şehrin ambleminin basılı olduğu bir amphora sapından anlaşılmaktadır. Şehrin önemini Roma Dönemi’nde, özellikle İmparatorluğun ilk dönemlerinde korumaya devam ettiği ele geçirilen arkeolojik kalıntılar ve antik kaynaklardan anlaşılmaktadır.
    Bizans ve Ortaçağ Dönemleri’ne ait geniş bir bilgi olmamakla birlikte, bulunan az miktardaki kalıntılar ile bir kardinalin ikamet yeri olduğu şeklindeki bilgi, bu dönemde de belli bir öneme sahip olduğunu düşündürmektedir. Bölgede ilk incelemelere 19.yüzyıl sonlarında Myrina yakınlarında kazılar yapmakta iken Kyme’de de deneme çukurları açan Reinach tarafından başlanmış; yapılan kazılarda bir nekropol ve Arkaik Dönem’e ait birkaç taş heykel bulunmuştur. Gerçek anlamdaki ilk arkeolojik kazı Prag Üniversitesi’nden A.SALAÇ başkanlığında yapılmış ve kazılar sırasında tapınak, portik ve evler ele geçmiştir. Kyme’nin kalıntıları diğer kentlerin kalıntılarında olduğu gibi yağmalanmış; taşlar yöredeki kent sakinleri tarafından yeni yapıların yapımında kullanılmıştır. Bu nedenle de ünlü Kyme kentinden günümüze pek az kalıntı gelebilmiştir.
    1980 yılından itibaren İzmir Arkeoloji Müzesi’nin yapmış olduğu çalışmalarda Agora ve çevresindeki yapılar gün ışığına çıkarılmış, sur kalıntılarından geriye kalan bölüm yakınında güzel bir mozaik ile örtülü zemini olan bir oda ele geçirilmiştir.1982-1985 yılları arasında İzmir Arkeoloji Müzesi ile Catania Üniversitesi’nin sürdürmüş olduğu ortak çalışmada sadece kıyı şeridi ele alınmıştır. Kıyı şeridinin ortasında, her ne kadar büyük bir kısmı denizde gömülü veya su içinde ise de görülebilen önemli liman yapılarının bulunduğu ve büyük dalga kıranın başlangıç noktası ile aynı doğrultuda at nalı biçiminde, bir yükseklikte sınırlandırılmış yerin dış kısmında araştırmalar yapılmıştır; kazılar sırasında ele geçirilen en önemli buluntu, at nalı biçimindeki tepe altında rastlanan büyük ortaçağ yapısıdır; yapının, limanın orta kısmında kalan alanı korumak üzere M.Ö.XII. yüzyılda bir kale olarak inşa edildiği anlaşılmaktadır.
    1986 yılından itibaren Catania Üniversitesi’nden Prof.Dr.Sebastiana LAGONA başkanlığında yürütülen çalışmalarda, 1988yılında Kyme’de Arkaik, Helenistik başta olmak üzere, Roma ve Bizans Dönemleri’ne ait önemli kalıntılar bulunmuş; ilk kez Arkaik Dönem yerleşim yapılarına rastlanmıştır. Kyme Kenti sürdürülen çalışmalar sırasında Roma dönemlerine ait agora, tiyatro, sıcak su kaplıca hamamı, sarnıçlı tüccar evi, su kemeri, sütunlu yol ve kale duvarları, atık su, fosseptik ve lağım sistemi, sayısız amfora kalıntıları ve denize 150 metre giren liman kalıntıları gibi çok sayıda bulgu ortaya çıkartıldı. Bizans dönemine ait bir kilise bulunmuştur. Kyme Kenti’ndeki çalışmalar 2008 yılından itibaren İtalya Calabria Üniversitesi Prof. Dr. Antonio La Marca başkanlığındaki bir ekip tarafından yürütülmektedir.

    AKDENİZ”İN KALBİ KYME KAZILIYOR
    PROF. DR. MARCA,” KYME KAZI ÇALIŞMALARI HIZLANDIRILMALI”
    İzmir’in Aliağa İlçesi’nde Nemrut körfezinde bulunan eski tarihin en büyük Liman Kenti olan Kyme Antik Kentin, gün ışığına çıkartılması için başlatılan iki ay sürecek olan 2008 yılı kazıları başladı. İtalya Calabria Üniversitesi”nden Prof. Dr. Antonio La Marca başkanlığınca yapılan ve 18 kişilik ekip ile yapılan kazılar 15 eylül tarihine kadar sürecek. Ortak Kazı çalışmalarını 25 yıldır yürüten İtalyan Arkeolog Prof. Dr. Antonio La Marca, ” Kyme Kazılarına sponsor bulmamız gerekli, bu hızla sürerse sonuca ulaşmamız çok uzun yıllara mail olur” dedi. Prof. Dr. Antonio La Marca Antik Kenti’nde bu yıl kazılara başlanması dolayısıyla yaptığı açıklamada, Kyme’nin Anadolu’nun Batı Ege kıyılarında 3-4 bin yıl önce kurulmuş bir liman şehir devleti olduğunu söyledi. Kendisinin başkanlığında İtalya’dan dört üniversitenin ortak çalışması olan kazılar Calibria, Cosenza, Napoli ve Catania Üniversitelerinden oluşan bir ekip ile yapılıyor. Prof. Dr. Antonio La Marca Bu yıl yapılacak kazı çalışmasında 8 adet sondaj kazısı yapılacağını ve kenti baştan başa geçen ve denize doğru giden 200 metrelik andazit taşından yapılan hellenistik dönemin ortaya çıkarılacağını ifade etti.

    ANTİK LİMAN KENTİ KYME GÜNIŞIĞINA KAVUŞUYOR
    Bu yıl ilk defa 4 üniversitenin çalışmalara katıldığını İtalyan Arkeolog Prof. Dr. Antonio La Marca , Kyme Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarının maddi olanaksızlıklar yüzünden yeterli seviyede ve hızda yapılamadığını ve bu hızla böyle büyük bir alana yayılmış liman kenti kyme”nin ancak 50 yılda kazı çalışmalarının biteceğini söyledi. Marca, ”Kazı çalışmalarına İtalya”da bulunan calabria, Cosenza, Napoli ve Catania Üniversiteleri tarafından yapılıyor fakat maddi olarak calabria Üniversitesi olanaklarıyla devam ediyoruz. Kyme kazıları, için Türk işadamları bölge sanayicileri destek olmalı sponsor olmalı , Aliağa Belediyesi”nde çok destek alıyoruz fakat çevre kurum ve kuruluşlarda bizi desteklemeli.

    PROF. DR. MARCA,” KYME KAZI ÇALIŞMALARI HIZLANDIRILMALI”
    Kentteki 7500 kişilik Antik Tiyatronun Anadolu yarımadasının en büyükleri arasında yer aldığını açıklayan Marca,” Tiyatro kentin öyle bir yerine inşa edilmiş ki tiyatronun dayandığı tepenin arkasından esen poyraz rüzgarlarının akustiği bozamadığını ve denizden gelen imbat rüzgarlarının ise akustiğe yardımcı olan mükemmel bir dizaynı olduğunu ve 3 ayrı dönemde inşa edildiğini bildiren Marca, 25 yıldır sürdürülen çalışmalar sırasında Roma dönemlerine ait agora, tiyatro,sıcak su kaplıca hamamı, sarnıçlı tüccar evi, su kemeri, sütunlu yol ve kale duvarları, atık su fosseptik ve lağım sistemi,sayısız anfora kalıntıları ve denize 150 metre giren liman kalıntılarının da aralarında bulunduğu çok sayıda bulgu ortaya çıkarıldığını aynı zaman da Bizans dönemine ait bir kilisenin de olduğunu belirten Marca, ”bu yıl yapılacak çalışmalar hakkında kısaca Calabria üniversitesi olarak daha önce ortaya çıkartılan 150 metrelik liman duvarının devamının ortaya çıkaracak, duvar sonunda bu güne çok iyi şekilde korunmuş kapıya ulaşacağız” dedi.

    PROF. DR. ANTONİO LA MARCA:”MEDENİYETİN BEŞİĞİ KYME ÇOK ZENGİNDİ”
    Akdeniz’de Midilli ile aynı dönemde kurulmuş 30 şehrin en önemlilerinden, ticarette çok önemli yere sahip liman kenti Kyme, antik dönemde zeytin, üzüm, buğday tarım ürünlerinden zeytin yağı şarapçılık ilerlemiş bir medeniyet olduğunu seramik ve toprak kaplar alanlarında çok gelişmiş bir merkezdi. Dönemin çok ilerlemiş liman kenti”nin yanında Başkent olma özelliğini ve zengin bir şehir devleti olduğu unutulmamalıdır.”dedi. İtalyan Arkeolog Prof. Dr. Antonio La Marca, ”Kyme kazılarının İtalyan işadamlarının yaptığı bağışlar ve sponsorluklar ile calabria Üniversitesi “nin maddi desteği ile yürütülüyor. Çalışmaların hızlandırılması için Türkiye”de Kyme kazılarına destek olacak iş dünyası veya şirket yetkilileri ile görüşmelerde bulunacağım” dedi.

    İTALYAN ARKEOLOG PROF. DR. ANTONİO LA MARCA “ KENDİMİ TÜRK HİSSEDİYORUM “
    İtalyan Arkeolog Ord. Prof. Sebastiana Lagona ile 25 yıldır kyme kazılarını sürdüren ve bu yıl ilk kez kazı başkanı olan Prof Dr. Antonio La Marca, yirmi beş yıllık süre içinde kendisini Türk gibi gördüğünü belirtti. Marca “Ben türkiye sevdalısıyım . 25 yıllık yaşamımı türkiyede geçirdim Türk yemeklerini örf ve adetlerini araştırma fırsatı buldum. “ dedi . Bir çok Türk yemeğini yapmasını da öğrendiğini belirten Marca, “döner ve kebap dışında Türklerin zeytinyağlı yemeklerinin de tiryakisiyim” dedi. bunca yıldan sonra 25 yılını verdiği Türkiyede kendisini bir Türkten farklı görmediğini belirten Marca,” Bu benim için çok normal, çünkü kendimi buralı gibi hissediyorum” dedi.
    25 yıllık çalışma hayatı boyunca bir çok dostluklar kurduğunu belirten Prof Dr. Antonio La Marca,” İtalya”dan daha fazla dostum türkiye”de hatta İtalyanlardan fazla dostum ve arkadaşım var. Türkiye özellikle son on yılda bir Avrupa ülkesi gibi oldu çağı ve teknolojiyi yakaladı. Halkı ile ekonomisi ile ve yaşam biçimi ile İtalya”dan yada her hangi bir Avrupa ülkesinden geri kalır bir yanı yok . Burada çalışmaktan çok mutluyum ömrümün sonuna kadar türkiyede kalmak isterim “dedi.








  2. Acil

    İzmir Aliağa Kyme Antik Kenti isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


aliağa kyme antik kenti