+ Yorum Gönder
Bölge bölge Türkiye ve Ege Bölgesi Forumunda Kütahya Müzeleri Ve örenyerleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. RüzgarGülü
    Devamlı Üye

    Kütahya Müzeleri Ve örenyerleri








    KÜTAHYA MÜZELERİ VE ÖRENYERLERİ HAKKINDA BİLGİ


    Arkeoloji Müzesi

    Ulu Camii yanında Vacidiye Medresesi olarak bilinen yapıdadır Medrese binası 1314 yılında Germiyan beylerinden Umur Bin Savcı tarafından yaptırılmıştır Kesme taştan inşa edilen yapının portali Selçuklu sanatının özelliklerini gösterir Kapıları kubbeli orta mekana açılan dokuz küçük odası vardır Müzede yer alan vitrinlerde Miyosen döneminden itibaren, Paleolitik, Kalkolitik, Eski-Tunç, Hitit, Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler teşhir edilmektedir Restorasyonu ve yeni teşhir düzenlemesi yapılarak 5 Mart 1999 tarihinde ziyarete açılmıştır

    Çini Müzesi

    Germiyan Beyi II Yakub (1387-1429) Külliyesi'nin imaret bölümü olan bu yapı, Kültür Bakanlığı'nca restore edilerek, Çini Müzesi olarak 5 Mart 1999 tarihinde ziyarete açılmıştır Kubbeli ve şadırvanlı orta mekana, üç yönde kubbeli eyvan ile iki oda açılmaktadır Türbe bölümünde II Yakub Bey'in çinili sandukası bulunmaktadır Külliyenin vakıf kitabesi giriş kapısının solunda yer alır Müze içinde yer alan vitrinlerde 14 yüzyıldan başlayarak günümüzde yapılan örneklere kadar olan çini eserler yer almaktadır


    Kossuth Müzesi
    Macar Sokak'ta bulunan 18 yüzyıl Türk evidir Macar Evi olarak da bilinir Macar özgürlük savaşının önderlerinden Lajos Kossuth (1802-1894), ailesiyle birlikte 1850-1851 yılları arasında bu evde misafir edilmiş ve Macaristan Anayasası tasarısını bu evde hazırlamıştır Bahçe içinde yer alan iki katlı ve 7 odası olan ahşap ev, Kültür Bakanlığı'nca restore edilerek Lajos Kossuth anısına müze olarak 19 Eylül 1982 tarihinde ziyarete açılmıştır Müzede Lajos Kossuth'a ait eşyalar ile klasik Türk evine ait etnoğrafik eserler teşhir edilmektedir

    Aizanoi Antik Kenti

    Kütahya şehir merkezine 57 km uzaklıkta Çavdarhisar İlçesi'ndedir En parlak dönemini ikinci ve üçüncü yüzyılda yaşayan kent, Bizans Döneminde piskoposluk merkezi olmuştur Kentte Zeus adına inşa edilen Anadolu'nun en iyi korunmuş tapınağı yer alır Ayrıca büyük bir tiyatro ile buna bitişik stadyum, biri mozaikli olmak üzere iki hamam ve gymnasium, Kocaçay üzerinde iki adedi halen kullanılır durumda olan beş köprü ile antik baraj, borsa binası, sütunlu caddeler, nekropol alanları ve Meter Steune'nin kutsal mağarası bulunmaktadır Kentte halen Alman Enstitüsü adına yapılan arkeolojik kazılar devam etmektedir


    Aizanoi

    Tarihi Araştırma ve Anıtlar (Klaus Rheidt)

    Penkalas (Kocaçay) Irmağı'nın yukarı kesiminde, Tanrıça Meter Steunene'nin kutsal mağarası civarında yaşayan Frigya'lar öncülü olarak antik kaynaklarda adı geçen Azan adlı mitoloji kahramanın, Su Perisi Erato ile efsanevi Kral Arkas'ın birleşmesinden ortaya çıktığı sanılmaktadır İşte bu mitoloji kahramanından Aizanoi şehrinin adı kaynaklanmış olabilir Aizanoi, antik Frigya'ya bağlı olarak yaşayan Aizanitis'lerin ana yerleşmeleriydi

    Kentin yüksek platosu üzerinde bulunan Zeus tapınağının çevresinde yapılan yeni kazılarda, MÖ 3 bin yıllarından yerleşme tabakaları ortaya çıkmıştır Yakın zamanda ovanın bir çok yerinde saptanan yerleşme tepeciklerinden biri de Anadolu'nun erken dönemlerinde bu ana kutsal alanın yerindeydi Hellenistik Dönemde bu bölge değişimli olarak Bergama'ya ve Bithinya'ya bağlı iken MÖ 133'te Roma egemenliğine girmiştir MÖ 2 1 yüzyıldan ilk sikkeler bilinmektedir Roma İmparatorluk Döneminde, tahıl ekimi, şarap ve yün üretimi sayesinde zenginleşmiş ve ünü bölge sınırlarını aşmış olan Aizanoi'de kesin kentleşme bulgularına ancak 1 yüzyılın sonlarına doğru rastlanmaktadır Erken Bizans döneminde piskoposluk merkezi iken, 7yüzyıldan itibaren önemini yitirmiştir Tapınak düzlüğü Ortaçağda bir hisara dönüştürülmüştür Selçuk Beyliği Döneminde Çavdar Tatarları boyu tarafından üs olarak kullanılmıştır (13yüzyıl) Bu yüzden buraya Çavdarhisar adı verilmiştir

    Aizanoi 1824 yılında Avrupalı gezginlerce yeniden keşfedilmiş ve 1830/40'lı yıllarda incelenmiş ve tanımlanmıştır 1926 yılında M Schede ve D Krecker başkanlığında Alman Arkeoloji Enstitüsü'nün kazıları başlamıştır Bu çalışmalara 1970 yılında R Naumann tarafından yeniden başlanmış olup halen devam edilmektedir

    Şehir ve Köprüleri

    Antik dönemde Penkalas denilen Kocaçay'ın her iki yakasında, Aizanoi'den günümüze kalan yapı kalıntılarının büyük bir kısmı Roma İmparatorluk Dönemi eserleridir İlkbaharda bugün dahi kabaran sulardan korunmak için her iki kıyıda iri kesme taşlardan yapılmış koruma duvarları bulunmaktaydı Antik dönemde iki yakayı birbirine bağlayan dört köprüden ikisi bugün bile geçişe hizmet etmektedir Üst taraftaki alçak ahşap köprü yaya geçidi amaçlı kullanılmaktaydı Onu takip eden beş kemerli taş köprü günümüze dek koruna gelmiştir Yıkılmış olan üç kemerli köprüyü ise günümüzde de bütün trafik yükünü beş kemerli yapısıyla taşıyan şehrin ana köprüsü izler Köprü korkuluğunun bir kaidesi üzerindeki yazıttan, açılış merasiminin MS 157 yılının eylül ayında yapıldığı anlaşılmaktadır Yazıt ve kabartmalı iki korkuluk taşı bugün dördüncü köprünün önünde sergilenmektedir Kabartmada, köprüyü bağışlayan M Apuleius Eurykles'in deniz yolculuğu gösterilmektedir Eurykles, İmparator Hadrian tarafından kurulan, Panhellenion denilen Hellen Birliği'nde, MS 153 ve 157 yılları arasında Aizanoi'u Atina'da temsil etmiştir ve MS 157 yılının sonbaharında Aizanoi'e geri dönmüştür Köprüye 1990 yılında karayolları tarafından yeni korkuluklar konmuş ve yeniden kaplanmıştır

    Zeus Tapınağı Şehrin ana kutsal alanı olan Zeus tapınağının yapılabilmesi için , Anadolu'nun erken evrelerine ait tabakaların ortadan kaldırılmış olduğu, son kazılarda ortaya çıkmıştır Tapınak avlusunun seviyesinde, hemen altında Erken Bronz Çağı II'ye (MÖ 2800-2500) tarihlendirilen keramik parçaları ele geçmiştir Ortadan kaldırılan tabakaların molozları tapınak alanının tekrar dolgusu sırasında kullanılmış olmalıdır Tapınağın yapımına MS 2 yüzyılın 2 çeyreğinde başlanmıştır Yapımı için gerekli harcamalar, olasılıkla geniş tapınak arazilerinin icara verilmesiyle sağlanmıştır Toprağı kiralayanlar uzun yıllar para ödememekte direndiler Ancak İmparator Hadrian'ın kararıyla paralar ödenince tapınağın inşaasına başlanabildi İmparator ile kent arasında bu konuyla ilgili yazışmalar Aizanoi için o kadar önemliydi ki, tapınağın ön galerisinin (pronaos) kuzey tarafında özel olarak bu yazıta hazırlanmış olan yerinde bugün dahi bulunmaktadır Aynı duvarın dış tarafında da uzun yazıtlar vardır Burada, köprünün yazıtından bildiğimiz M Apuleius Eurykles'ten söz edilmektedir Yazıt, Eurykles'in erdemlerinden ve kent için yaptığı işlerden övgü ile bahsetmektedir Tapınağın yazıtlarının ve kesme taşlarının üzerinde savaş sahnelerini, atlıları ve atları gösteren çizimler vardır Bu çizimler, 13 yüzyılda tapınağın etrafındaki surlarda korunak arayan Çavdarlar'ın yaşamlarından sahneler göstermektedir Peristasiste kısa yanların her birinde 8, uzun yanlarda 15'er İon sütunu yer alır Sütunlarla iç mekanlar (pronaos, cella ve opisthodomos) arasındaki uzaklık, sütunlar arasındakinden iki defa daha geniştir; böylece burada pseudodipteros planlı bir tapınak uygulanmış olmaktadır 53 x 35 m ölçülerindeki podyum üzerine yapılmış olan tapınak ile tonozlarla örtülü büyük bir alt yapının birleşimi, Anadolu'daki Roma mimarlık sanatında pek alışılmamış bir durumdur ve tam bir benzerine rastlanmamıştır Cella, opisthodomos ve pronaosu bütünüyle kaplayan alanın altındaki alt yapının daha önceki araştırmalarda Aizanoi'de Meter Steunene adıyla tapınılan Anadolu'nun Tanrıça Kybele'sinin kült yeri olduğu düşünülmektedir Tapınağın kuzeybatı alınlığında orta akroterde bir kadın büstünün bulunması, tapınağın yalnız tanrıların babası Zeus'a değil, aynı zamanda Tanrıça Kybele'ye de adanmış olduğunu gösterir Son araştırmalar ise tapınağın çift tanrıya, hem Zeus hem de Kybele'ye adanmış olamayacağını ortaya koymuştur Etki uyandıran alt yapı ise belki de kehanet yeri veya tapınağın deposu işlevini görüyordu Kadın büstü biçimli akroter, tapınağın önünde, buluntu yerine yakın bir yere konmuştur

    Agora, Heroon ve Dor Sütunlu Avlu

    Penkalas (bugünkü Kocaçay) Irmağı'nın batı yakasında Aizanoi yeni kent merkezinde görkemli yapılara, Zeus tapınağı ile başlanmıştır MS 2 yüzyılın ortalarında küçük bir tapınak olarak kabul edilen bir heroon bulunan ve etrafı galeriyle çevrelenmiş olan agora inşa edilmiştir Güneyde Dor sütunlu galeriyle çevrili alan, tapınağı çevreleyen galeriden daha önce yapılmıştır Bu görkemli yapıların çoğu bugün köy ev ve bahçelerinin altında kalmış olup çok az bir kısmı günümüze kalmıştır Tapınak düzlüğünün güneydoğusundan geçen yolun hemen yanında, agoranın kalp biçimli bir köşe sütunu görülmektedir Üzeri kısmen Ortaçağ surlarının yatay sütunları, bir kısmı da diğer antik yapılardan devşirme olarak kullanılan mimari parçalar tarafından örtülmüş olan Dor sütunlu avlunun kuzey köşesi 1997 yılında kazıldı Köy evleri ve bahçeleri arasında bulunan galerili Dor sütunlu avlunun doğu köşesi ve avlunun gerisindeki mekanlar 1981 ve 1982 yıllarında kısmen kazıldı Mermer kaplı bir podyum üzerinde bulunan heroonun güneybatı duvarında, kuzeybatıdan podyumlu tapınak yapısına doğru giden bir merdivenin izleri kısmen görülebilmektedir Bu yapının şehrin ileri gelenlerinden birinin anıt mezarı olduğu sanılmaktadır









  2. Asel
    Bayan Üye





    Kütahya Müzeleri Görselleri
    Kütahya Müzeleri Görselleri1.jpg

    Kütahya Müzeleri Görselleri2.jpg

    k-tahya-m-zeleri-g-rselleri3.jpg











+ Yorum Gönder