+ Yorum Gönder
Masal ve Hikaye ve Eğitici Hikayeler Forumunda Toprak Ana - İki Heybe Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Toprak Ana - İki Heybe








    Toprak Ana - İki Heybe

    Toprak ana, üzerinde gezen dolaşan , birbiriyle arada bir didişen , arada bir dostluk kuran hayvanları ilgiyle seyredermiş.
    Birbirine hiç benzemeyen değişik türde hayvanın , hayatlarını mutlu bir şekilde sürdürmesinden büyük zevk alırmış.
    - “Nasılsın sevgili maymun ” diye sormuş bir gün:
    - “Ben çok iyiyim “demiş maymun gülümseyerek, sonra da eklemiş;
    - “Benim kendimi iyi hissetmem için pek çok neden var; iyi koşmak, ağaçlara tırmanmak aynı zamanda zeki de sayılırım. O kadar oyuncuyum ki herkesi kendime hayran bırakırım. Ağaçlar yiyebileceğim meyvelerle dolu ama şu hantal ayı gibi olsa idim sanırım halimden şikayetçi olurdum.”
    - “Ne diyorsun demiş ayı, ben bir kere senden daha güçlüyüm. Üstelik aç da kalmam, meyve bulamazsam et de yerim; böylece aç kalmak nedir bilmem. Ağaçlara tırmanacak kadar çevik, suda yüzecek kadar da yetenekliyim ama şu hantal fil kadar olsam herhalde ben de yakınırdım”
    Bunu duyan fil homurdanmış;
    - “Ben koca hortumumla ister ağaçların dallarını keser, körpe otları koparırım, hepiniz sıcaktan bunalırken, istesem her gün banyo yaparım, koca gövdemle tüm yolu kaplarım, üstelik çok da hızlı koşarım ama şu balina gibi yağ torbası olsam belki haklı olabilirdiniz..
    Tam o sırada toprak ana hayvanlar arasındaki tartışmayı kesmiş ve kendi kendine şöyle söylenmiş :
    - “Şu hayvanlar çok hoş canlılar doğrusu!! İnsanlara ne kadar da benziyorlar. Herkesin iki tane heybesi var boynunda. Bunlardan birini önlerine, diğerini arkalarına atıyorlar.Önlerinde tuttukları heybelere, başkalarının kötü özelliklerini dolduruyorlar. Böylece kendilerini daha üstün görüyorlar . Arkadaki heybelere ise kendilerinde olup da beğenmedikleri özellikleri gizlemeye çalışıyorlar. İyi ve kötü yanlarını birlikte göremiyorlar. Oysa her insanın hem iyi hem de kötü yanları olabilir ve bu onların doğasında vardır.”







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Ana Hakkı

    Hazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek:

    - Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.

    Hazreti Peygamberimiz:

    - Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.

    Kadın hiçbir kötü amelinin olmadığını, namazını kılıp her türlü ibadetini noksansız yerine getirmeye çalıştığını söyledi.

    Bu sefer Peygamberimiz:

    - Kocanızın dünyada kimi var? diye sordu.
    www.sendeyim.com/hikayeler
    Kadın ihtiyar bir annesi olduğunu söyleyince Peygamberimz (s.a.s.) kadının kocası Alkama'nın anasın huzura çağırdı. Hazreti Alkama'nın anası, Hazreti Peygamberimizin huzuruna çıktı. Peygamberimiz:

    - Oğlun sana karşı nasıl hareket ederdi? Oğlundan memnunmusun? diyr sordu.

    Alkamanın anası:

    - Ya Resulullah, oğlum evleninceye kadar çok iyi muamele ederdi. Evlendikten sonra hanımını dinledi, bana hor bakmaya başladı. Hatta son zamanda evini bile ayırdı. Ben de üzüldüm, onun bu hareketine, dedi.www.sendeyim.com/hikayeler

    Peygamberimiz (s.a.s.) yaşlı kadına; oğlunun ölüm döşeğinde olduğunu, hakkını helâl etmediği takdirde cehennem azabı çekeceğini söylediyse de kadın:

    - Hakkımı helâl etmem ey Allah'ın Resûlü, dedi.

    Alkama ise evde yatıyor, hâlâ şehadet kelimesi getiremiyordu.

    Hazreti Peygamberimi, kadının annelik şefkatini harekete geçirmek için, orada bulunanlara:

    - Bana biraz odun hazırlayın, diye emir verdi.

    Kadın hayretle :

    - Odunu ne yapacaksın ya Resûlellah! diye sormaktan kendini alamadı.

    Çünkü o da şüphelenmişti.

    Peygamber Efendimiz :

    - Oğlunu yakacağım Zira yarın cehennemde yanacağına cezasını burada çeksin, daha iyi buyurunca, kadın dayanamadı,

    - Oğlumun gözümün önünde yanmasına razı olamam ya Resûlellah ! Ona hakkımı helal ediyorum, dedi.

    Murat hasıl olmuştu Hazreti Peygamberimiz, Bilâl-ı Habeşi Hazretlerini göndererek :

    - Git bakalım, Alkama ne haldedir? buyurdular.

    - Bilâl-i Habeşi Alkam'nın yanına varıp şehadet kelimesei telkin ettiğinde, Alkama'nın dili açılmıştı :

    - Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllah, deyip ruhunu Allah'a teslim etti.





+ Yorum Gönder