+ Yorum Gönder
Masal ve Hikaye ve Eğitici Hikayeler Forumunda Eğitim Hikayeleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizliyara
    FoRuMaciL Security

    Eğitim Hikayeleri








    Eğitim Hikayeleri


    ANNELİK BORCU
    Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı. Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;Çimleri biçtiğim için 5 dolar Odamı temizlediğim için 1 dolar Alışverişe gittiğim için 50 sent Küçük kardeşime baktığım için 25 sent Çöpü attığım için 1 dolar İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar Toplam borç 14 dolar, 75 sent. Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı; Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım, senin için dua ettim BEDAVA Yllarca değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım giysilerini yıkadı BEDAVA YAVRUM Ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün, bedavadır çünkü Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu. Annesine baktı,Anneciğim seni seviyorum dedi ve kalemi alarak bu kağıda HEPSİ ÖDENMİŞTİR







  2. Gizliyara
    FoRuMaciL Security





    BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRİN
    Tren Patarkar17;dan hareket etmeden önce, teknisyen trenin makinistine lokomotifin bir parçasında sorun olduğunu ve trenin yolda kalabileceğini söylemişti. Makinist, r0;O zaman o parçayı niye şimdi değiştirmiyorsun?r1; diye sormuştu. Teknisyen parçanın Patarka tren istasyonunda olmadığını ama varış istasyonu olan Bostarkar17;da bulunduğunu söylemişti. Ardından da r0;Umarım yolda kalmazsınız.r1; demişti. Makinist, açık ve öngörülebilir bir sorun olduğu halde, bu şekilde yola çıktıklarına sinirlenmişti.Bostarkar17;ya varmalarına altı saat vardı. Bir tepeyi tırmanırken tren sanki teklemeye başlamıştı. r0;Şimdi yolda kaldıkr1; derken tren tepeyi aştı. Bir saat kadar sonra lokomotiften bir başka ses gelmeye başlamıştı. Makinist, r0;Buraya kadarmışr1; derken tren bir tünele girdi ve normal bir şekilde seyrine devam etti. Bostarkar17;ya bir saat kala zorlu bir tepeye daha tırmanacaklardı. Makinist içinden r0;Tren kesin bu tepeye tırmanırken yolda kalır.r1; dedi. Fakat tren o tepeyi de tırmandı; tepeden inerken de anormal bir şey olmadı. Tren, hiçbir gecikme olmadan Bostarkar17;ya varmıştı. Makinist trenden inerken, r0;Bugün benim hayatımın en mutlu günü!r1; dedi ve bakım atölyesindeki arkadaşlara ilgili parçanın değiştirilmesini istedi. Bakım atölyesinden bir teknisyen, yeni bir parçayı aldı ve lokomotifteki parçaya baktı. Parça tamamen yeniydi. Üstündeki tarihten daha o gün takıldığı belliydi. Parçanın yeni olduğunu makiniste söyledi. Makinist r0;Olamazr1; dedi, r0;Tren gelirken çok zorlandı. Üstelik Patarkar17;daki teknisyen parçanın mutlaka değişmesi gerektiğini söylemişti.r1; Sonrada öğrendiler ki, Patarkar17;daki teknisyen şaka yapmıştı. Makinisti endişeye boğan ve sonradan o günü hayatının en mutlu günü ilan etmesine yol açan onun bakış açısıydı. Patarkar17;daki teknisyeni ertesi gün gördüğünde teknisyen şöyle demişti. r0;Aslında her zaman ki gibi sıradan bir yolculuk yaptın. Her şey aynıydı. Sen aynıydın, yaptığın sefer, kullandığın lokomotif hep aynıydı. Sadece bakış açın farklıydı. Sıradan geçen her günü, bir macera gibi görmek ya da hayatımızın en mutlu günü yapmak bizim bakış açımıza bağlı.




  3. Gizliyara
    FoRuMaciL Security
    BİR BALONUM VAR
    Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey,Bizim eve bile sığmaz dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi. Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak: -Baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadı. Adam çocuğu söyle bir süzdükten sonra: -Paran var mı? diye sordu. sen onu söyle. -Bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak. -Öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim. Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı. Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı. Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken, baloncu ona doğru dönerek: -Küçük, diye seslendi. Balonları ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm. Yapılan teklif, yavrucağın aklını başından almıştı. Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı. Hedefine adım adım yaklaşırken duyduğu heyecan, bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını hissettirmiyordu. Sincap çevikliğiyle balonlara ulaştığında bir müddet onları seyretti ve dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı. Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta kalmıştı. Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa, dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu. İster istemez balonu yerinde bırakıp aşağıya indi ve adama dönerek: -Birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o? Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra: -Seninki ağaçta kaldı evlat, dedi. İstersen çık al. Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı. Kaldırım kenarına oturup baloncunun uzaklaşmasını bekledikten sonra, dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak: Olsun, diye mırıldandı.Olsun. Ağacın üzerinde kalsa da, bir balonum var ya artık




+ Yorum Gönder


eğitim hikayeleri