+ Yorum Gönder
Masal ve Hikaye ve Eğitici Hikayeler Forumunda Dostluk Üzerine Hikayeler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mine
    Devamlı Üye

    Dostluk Üzerine Hikayeler








    Dostluk Üzerine Hikayeler

    okulda 4 kişilik bir grubumuz vardı kardeş gibi idik doğruyu söylemek gerekirse tam bir kardeş gibi idik sıkı durun grcek bir ihaneti anlatıyorum birgün bu 4 kişilk gurubumuzdan murat ramazan 7 sınıfın ilk döneminde karneleri aldılar zayıfları vardı hereks karnesini aldı dağıldı bizde toğumuzu sınıfta unutmustuk sınıfa gitmik topu aldık bizim cocuklar ve ben karnenein sinirini sınıf defterini parcalamakla basladık işe aklımız sıra intikam alıyorduk işte hikaye bur da başlıyor zaman gecti okul acıldı müdür yar geldi kim yaptı dedi kimse bilmiyordu bizim gruptan hariç tekrar sordu kimseden ses çıkmadı herkes küçük bir kağıt cıkartsın süpelendiği birisinin adını yazsın dedi bizlerde birilerinin ismini yazdık ama tabi ki okulda en cok tanınan en cok belalı olan biz olduğumuz için kağıtlardanda bizim ismimiz cıktı müdür siz mi yaptınız dedi hayır dedik itiraz ettik bizi dövdü ama biz birbirimizi hale daha satmamıstık cünkü ben gercek dost olduğumuzu sanıyorduk bizi hepimizi okuldan atmakla tehtit etti yine söylemedik dövdü cok kötü dövdü sesimiz cıkmadı sonra hepimizi tek tek içeri aldı tek tek dövdü öyle bir dayak hayatım boyunca hiç kimseden yememiştim müdür yar baktı ki bunlardan baska yapacak kimse yok dayaklada konusmadılar en iyisi tatlı konusayım dedi içeri tek tek aldı tatlı dille kim yaptı ise söyleyin dövmeyeceğim okuldanda atmayacağım sadece neden yaptı soracağım dedi arkadaslarımı kardırdı bende içeri girdim ayağı kalktı bana yer gösterdi DADAŞ dedi DADAS lar yalan söylemez dedi kim yaptı oğlum dedi bende DADAS kimseyi satmaz dedim bu lafı diyince suclunun biz olduğu anlacıldı üstümüze iyice gelmeye basladılar zaten ben ve grubumdaki arkadaşlarım piskolojik olarak cökmüştük bizi okuldan atmasından korkuyorduk üçümüzü cağırdı tastik namelerimizi elimize verdi kapının dısında götümüze dekmeyi vurdu attı yine okula yanına gittik ağladık bu sefer yine tek tek aldı konustu bizle müdür yar bana baktı oğlum sen sucluya benzemiyorsun simdiye kadarda bir seyini görmedim sen dersine git dedi gittim dersi dinliyordum tekrar sınıfa geldi nöbetçi öğrenci beni cağırdı gittim müdür yar odasına girer girmez tokatı yedim kendimden gectim baktım odada ramazan ve murat ağlıyor meğer ramazan la murat beni yani kardeslerini satmıslar defter yırma olayını doğrusu ile basında söylediğim gibi anlatmıslar sadece benim yırtığıımı söylemişler ben itiraz ettim onlarda yaptı dedim inanmadı bana müdür yar cısı ile misafiri döndü bana dediki su cocuklara bak nasıl ağlıyorlar feryat koparıyorlar sen niye ağlamıyorsun dedi sesim cıkmadı ne yapalım bende böyle biriyim ağlaya mıyorum doluyorum yüzüm kızarıyor gitip birilerini dövüyor rahatkıyorum ama ağalaya mıyorum ne yapam bende böyle biriyim diyemedim beni sucladılar ve ogün o iki eski dost sandığım kişinin yüzüne baktım öyle yeminler ediyorlardı ki ağzım acıkta kaldı ve ogün tütün dostlukların yalan olduğana inandım bu gercek bir hikaye idi en iyi dostunuz arkadaşlar sakın unutmayın ki ANNENİZ emin olun ki sizi satmayacak tek kişi bir laf vardır dostuna dereceli davran gün gelir düşmanın olabilir düşmanına sert davranma gün gelir dostun olabilir allah iyi insanlarla kaesılastıra cümlemizi dost görünen yılan yüzlülerden koruya allah hepimizi..

    -----

    İki tane çok iyi arkadaş varmış. Bunlar üniversite yıllarında tanışmışlar. Okul bitince biri memleketine yani Mardin gitmiş, diğeri isi İstanbul’da kalmış.

    İstanbullu bir gün Mardin gitmiş arkadaşını ziyaret etmek için. Arkadaşının evinde kalırken binada bir kız görmüş. Arkadaşına sormuş ve o da onun komsunun kızı olduğunu söylemiş. İstanbullu geri dönmek zorunda kalmış. Mardinli isi ayarlamış ve İstanbullu gelip o beğendiği kızla evlenmiş. Bir zaman sonra Mardinlinin isleri bozulmuş. Tek çare, otobüse atlamış ve durumu çok iyi olan arkadaşının yanına gitmiş. Şirketin kapısından girmiş ve doğruca sekretere çıkmış. Adini vermiş ve odaya girmek için hazırlanmış. Sekreter onu engellemiş ve patronun böyle birini tanımadığını söylemiş. Mardinli çıkmış dışarı. Battığına mı yansın, arkadaşından yediği kazığa mı yansın, dolanıp durmuş.

    Yolda bir ihtiyar bunu durdurmuş. Ne derdinin olduğunu sormuş. Önce bir şey söylememiş ama sonra bütün olayı anlatmış. Yaşlı adam,
    "ben yaşlıyım ve miras bırakacak hiç kimsem yok. Senin istediğin parayı ben vereyim sana. Ama borç olarak değil. Sanki benim oğlummuşsun gibi. Zaten hiç oğlum olmadı" demiş .
    Önce kabul etmemiş Mardinli, sonra ısrara dayanamamış. Memleketine dönmüş. İşlerini düzeltmiş ve ülkenin sayılı zenginleri arasına katilmiş.

    Bir gün bir davete katılmak için İstanbul a geçmiş. Orada eski arkadaşına rastlamış. Ne kadar kaçınsalar da bir araya gelmek zorunda kalmışlar. Ve aralarında söyle bir konuşma geçmiş:
    -o gün zor durumdaydım. Yanına geldim. Ama beni tanınamazlıktan geldin. Niye?
    —o gün benden çıktıktan sonra yaşlı bir adama rastladın değil mi?
    -evet. Sen nereden biliyorsun bunu?
    —o benim babamdı. Senin geldiğini duyunca durdum düşündüm. Eğer sana borç verseydim. Ömür boyu karşımda boynu bükük kalacaktın. Bunun olmasını istemedim. Bu yüzden hemen peşinden babamı gönderdim. Babamın sana verdiği para benim paramdı.
    -himmm. Senin karin var ya
    -evet
    -benim nisanlımdı







  2. Acil

    Dostluk Üzerine Hikayeler isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


dostluk üzerine hikayeler