+ Yorum Gönder
Bilgi Arşivi ve Eğitimle ilgili Bilgiler Forumunda Halk Edebiyatında Rüya Motifi Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Halk Edebiyatında Rüya Motifi Hakkında Bilgi








    Arkadaşlar sizden bana ödevim hakkında yardımcı olmanızı istiyorum. Ödevim konusu Halk Edebiyatında ki Rüya Motifi hakkında bilgi vermenizi istiyorum.







  2. Ebru
    Devamlı Üye





    Halk Edebiyatında Rüya Motifi

    Türk kültüründe rüya motifinin izleri çok eskilere kadar gider. Çeşitli efsane ve destanlarda rüya motifine sık sık rastlanmaktadır
    . İslâm toplumunda da Farabî, İbn-i Haldun gibi âlimler rüyalar hakkında çeşitli görüşler ortaya koymuşlardır.

    halk-edebiyat-nda-r-ya.jpg

    Rüya motifi Türk halk edebiyatında sıkça karşımıza çıkan bir motiftir. Genellikle halk hikâyelerinde yer alan bu motif bazı âşıkların hayat hikâyeleri içinde de görülmektedir.

    Bu konuda Doğan Kaya;

    “Âşık edebiyatındaki rüya motifi kompleks bir yapıya sahiptir. Şöyle ki, rüyasında bir güzele âşık olmakla beraber, âşıklığın vecibelerini de yine rüyasında öğrenir. Böylece sade kişilikten san’atçı kişiliğe geçer. Bu söylediğimiz bilhassa, rüyasında bade içerek âşıklık istidadı kazanma hadisesine bağlı olarak gerçekleşir.”
    açıklamasını yapmaktadır.

    Âşıklar âşıklığa başlamayı ya da yetişip usta âşık olmayı geleneksel bir unsur olarak gördükleri iki önemli yol olan usta yanında yetişme ya da rüyada bade içerek badeli âşık olmaya bağlarlar.

    Bade halkbiliminde rakı, şarap gibi alkollü içki anlamına gelmez. Şerbet, su gibi içilecek bir mai olduğu gibi elma, nar, ekmek, üzüm gibi herhangi bir yiyecek de olur. Hatta ele verilen bir saz da bade olmaktadır. Bade içme görülen rüya sonucu manevi bir değişmeye uğramadır.

    Âşık edebiyatında bade içme, rüya motifi bir gelenek icabıdır. İnanışa göre âşık olmak için ya usta yanında yetişmek ya da mutlaka “pîr” elinden bade içmek gerekir.

    Âşık edebiyatında rüya; kişinin şiir söyleme yeteneği kazanmasında, dini bilgiler ile ledün ilmini öğrenmesinde, kişinin , âşıklık özellikleri kazanmasında önemli etkendir.

    Rüya genellikle çocukluk ve gençlik çağında görülür. Badeli âşıklardan Ferrahî 12 yaşında, Musa Merdanoğlu 13 yaşında, Hıfzî 18 yaşında, Pervanî 19 yaşında, Müdamî 14 yaşında, Feymanî 23 yaşında rüya görüp bade içmiştir. 40 yaşının üstünde bade içenlerin sayısı oldukça azdır.

    Âşıklar rüya görmeden önce onları bu olaya hazırlayan bazı nedenler vardır. Çıraklık, çevre, saz-söz, maneviyat, sıkıntı ve ani deprasyon gibi nedenlerden sonra rüya görülmekte, bade içilmektedir. Bade bir pîr, üçler, beşler, yediler, kırklar ve Hz. Ali, Hacı Bektaş Veli gibi bir din ulusu tarafından içirilir.
    a. Bir pîr tarafından: Ercişli Emrah’a bade bir pîr tarafından sunulmuştur.
    b. Üçler tarafından: Nurani yüzlü üç derviş diye nitelendirilen üçler, Kutup ve yardımcıları olan sağ ve sol imamının üçüne birden üçler denildiği gibi, âşık edebiyatında Hızır Nebi, İlyas Nebi ve Kutup Nebi’dir.[2]

    Hızır Nebi: Âşık karada dara düşünce yardımına gelir, İlyas Nebi: Âşık denizde dara düşünce yardımına gelir, Kutup Nebi: Kim olduğu hakkında ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Orhan Şaik Gökyay tarafından tasavvuftaki derecelerin en yükseğine çıkmış olan ve kendisinde dünyayı idare etme gücünü gören Kutup’un olabileceğini işaret etmektedir. Bardızlı Nihanî'ye üçler bade sunmuşlardır.

    c. Beşler tarafından: Beşler âşık edebiyatında Ehl-i beyt yani Hz. Muhammed’in aile efradıdır.

    ç. Yediler tarafından: Üçler alemine katılan dört erenle birlikte olan yedi ermiş kişiye yediler denmektedir. Âşık Revaî ve Âşık Burhanî yediler elinden bade içmiştir.

    d. Kırklar tarafından: Âşık Kemalî Baba ve Âşık Hüdaverdi’ye bade kırklar tarafından sunulmuştur.

    e. Hz. Ali gibi din uluları tarafından: Müdamî’ye badeyi Hz. Ali sunmuştur.

    Halk arasında âşıklar için pek çok menkıbe anlatılır. Âşıkların maddi ve beşeri aşktan manevi ve ruhani aşk derecesine yükseldikleri, saz çalıp şiir söylemeyi de ilahi vasıtalarla, yani bir mürşidin, pîrin yahut Hızır’ın rüyada ya da harekette tecellisiyle öğrendikleri ileri sürülür.





+ Yorum Gönder