+ Yorum Gönder
Kültür Sanat ve Ekoloji ve Çevre Forumunda Yapılan kazıları yer altındaki tarihi eserleri inceleyen bilim dalı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Yapılan kazıları yer altındaki tarihi eserleri inceleyen bilim dalı










    Yapılan kazıları yer altındaki tarihi eserleri inceleyen bilim dalı



    ARKEOLOJİ: Eski Kültür ve Uygarlıkları onlardan kalan maddi kalıntıları açısından inceleyen ; yer ve zamanını saptamakla uğraşan bir bilimdir ,arkeoloji.Maddi Kalıntılar terimiyle insan elinden çıkan,insan düşüncesinin ürünü olan eserler,alet ve malzeme ile ev eşyaları,sanat yapıtları kastedilir.Bu yönüyle arkeolojiyi,geçmiş zaman insanlarının “el emeği göz nuru ” olarak tanımlayabiliriz.Eski Yunanca’nın “Arkhaios” (eski) ve “Logos” (bilim) kelimelerinden türetilmiş olan arkeoloji kelime olarak (Osmanlıca “Atikiyat”) “Eskinin Bilimi anlamına gelirse de diğer bütün bilim dallarının kaynağı ” anası ” durumundadır.


    yap-lan-kaz-lar-yer-alt-ndaki-tarihi-eserleri-inceleyen

    ARKEOLOJİ TARİHÇESİ:


    (1717-1769), o güne dek yapilan kazilar üzerine yazdigi yazilarla ve hazirladigi tas koleksiyonu kataloguyla Arkeoloji alaninda çalisan ilk bilim adami olur. Bu nedenle kendisi, ” Arkeoloji”nin babasi sayilir.O güne dek yalniz Filolojiye dayanarak yapilan geçmis kültürlere ait açiklamalin yeterli olmadigini gören Winckelmann mitolojiden yararlanmaya;bunun ötesinde,eski insanlari yasayislarini,yapitlarini ve kültürlerini ögrenmek için,onlarin yer altinda kalmis sanat ürünlerini kazi yaparak aydinliga çikarmanin gerekliligine inanmistir.
    Bati’da Winckelmann ile baslayan bu hareket,Dogu’da bir imparatorun öncülügü ile gerçeklesir.Fransiz Imparatoru Napeloun,1789′deki Misir seferi sirasinda kalabalik bir bilim adamlari ekibini de beraberinde götürür.Bunlardan ülkede gördükleri antik kalintilari resim ve çizimlerle belgelemeleri ve kopya çikarmalari istenir.Böylece Misir Arkeolojisinin ilk temelleri atilir ve bu belgeler “Description de L’Egypte ” (1808-1825) adli yapitta yayinlanir. Napolyon’un bu seferinde elde edilen bilgilere dayanarak ayrica ” Rozetta tasi (üç dilli yazit)” nin yardimiyla 1822′de Jean-François Champollioni,Eski Misir yazisini çözer.Bundan sonra da Misirlilar’dan kalma bir çok yazili belgenin okunmasi saglanir.Ardindan Misir’da çikarilan eserlerin korunmasina yönelik Fransiz Auguste Mariette’nin Kahire’de kurdugu Misir Arkeoloji Müzesiyle arkeolojide sistemli ve denetimli bir döneme geçilir.

    Alman Mecklenburg’lu Heinrich Schliemann’da arkeoloji tutkusua kapilanlardan biri olmus,küçüklügünde babasinin kendisine okudugu Homeros destanlarinin dogruluguna ve gerçek olduklarina inanmistir.Destanlarda adi geçen kenti bulabilmek, ayrica Troia 1970′lerde gerçeklestirdigi Troia Kazilari ve burada buldugu Priamos’un hazinesini kaçirisi,Avrupa’da genis yankilar uyandirmistir.Ancak Schliemann’in hareketinin asil önemli yani,-daha sonra kazilan Mykenai ve Tyrns sehirlerinden çikan sonuçlarla birlikte-efsanelerde ve antik destanlarda anlatilan olaylarin birer hayal ürünü olmadiklari,bunlarin gerçek ve yasanmis olaylar oldugunu belgelemis olmasidir.

    H.Schliemann’in Troia ve Mykenai’de Yunan Uygarliginin kökenlerini arastirmaya yönelik kazilarina ayni dönemde M.A. Biliotti’nin Rodos; Ernst Curtius’un 1875′de basladigi Olympia; Alexander Conze’nin Semendirek Adasi kazilari eklenir.Conze’nin kazi raporunda ilk kez fotograf kullanmasi arkeolojik dünyada yeni bir çigir açar.

    1880′de Misir’da çalismalara girisen Ingiliz arkeolog Flinders Petrie uzun yasami boyunca Misir ve Filistin’de arastirmalar yapar ve yeni buluslariyla arkeolojiye önemli katkilarda bulunur.Petrie ilk kez sistemli bir kazi yöntemi gerçeklestirir ve bunun ilkelerini “Methods and Aims in Archaeolgy (1904)” adli yapitinda anlatir.

    1846′da Henry Creswicke Rawlinson,Mezopotamya çivi yazisini çözmeyi basarir.Anadolu’nun her türlü kalintilariyla arastirilip adim adim gezilerek tanitildigi dönem 18.yy. sonu 19 yy.baslarina rastlar.Anadolu’ya bu ilginin gösterilmesinde Ch.Texier,Ingiliz Fellows,W.Hamilton ve G.Perrot gibi gezginlerin yayinlari etkili olmustur.20.yy. Anadolu’da Hitit,Frig ve Lykia,Kilikia ile Urartu kültür ürünlerinin tanitilmaya baslandigi bir dönemi kapsar.

    Anadolu’da ilk kazi ise 1871′de H. Schliemann tarafindan Troia (Hisarlik) da gerçeklestirilir.Troia Kazilarina daha sonra W.Döpheld devam eder;bu kazilar 1.Dünya Savasina dek sürdürülür.Bu yeni dönemde Almanlar Pergamon,Priene,Milet ve Didyma’da; Avustralyalilar Efes’te; Amerikalilar ise Lydia’nin baskenti Sard’da kazilar yaparlar.Istanbul Arkeoloji Müzeleri adina Makridi Bey ve H.Winckler’in gerçeklestirdigi Bogazköy (Hattusas) kazilari Hitit devlet arsivini ortaya çikarir.Sir L.Wooley’in Kargamis’ta (Cerablus), J.Garstag’in Sakçagözü’nde,Von Luschan’in Zincirli(sam’al) da N.Özgüç’ün Kültepe’de; R.O. Arik’in Alacahöyük’de,L.Delaporte’nin Malatya-Aslantepe’de,U.B.Alkim’in Karatepe’ de,H.Z.Kosay’in Erzurum-Karaz ve Güzelova’da yaptiklari kazilarla Anadolu Arkeolojisi Kurulmus olur.


    ARKEOLOJİK ÇALIŞMANIN AŞAMALARI:


    A.YÜZEY ARASTIRMASI :Arama bir arkeologun isidir.Yeraltinda bulunan eski kültür kalintilarini çikarmada titiz bir çalisma yapmak gerekir.Arkeolojik Yerlesmelerin bulunmasi,belgelenmesi ve bunlarin herhangi bir kazi islemine basvurulmadan bilimsel yöntemlerle incelenmesi, toprak üstündeki kalintilarinin elde edilip yorumlanmasina ” yüzey arastirmasi ” denir.Henüz bilinmeyen arkeolojik yerler,açik arazide yürüyerek ya da araba ile dolasilarak bulunur.Amaçli olarak yapilan bu arastirma,arkeolojik yüzey arastirmasinin gerekli bir bölümüdür ve çalismanin ilk basamagini olusturur.Toprak üstü arama-yüzey arastirmasi- çesitli merkezler üzerinde uygulanabilen bir yöntemdir.Bunlar;höyük,akropol,düz arazi yerlesimi,kurumus nehir yatagi,tümülüs ve nekropoldür..

    1.HÖYÜK:Araplarin “tell” ya da “tal”,Perslerin “tepe” diye adlandirdiklari höyükler,eski yerlesmelerin yikilmasi veya dogal tahribi sonrasinda onlarin kalintilariyla olusmus dogal olmayan tepeciklerdir.
    Ilk çaglarda insanlar henüz yerlesik düzende yasamadiklarindan,çogunlukla da agaç kovuklarinda ve magaralarda barindiklarindan höyüklere rastlanmaz.Ancak Neolitik çagdan itibaren kurulan topraga bagimli yerlesmeler,çesitli felaketlerle yikilip yok olurlar;zamanla bunlarin düzeni tabii olarak bir toprak katmaniyla kaplanir.Çogu zaman da bu yikintinin üzerine baska bir topluluk gelip yerlesir;veya yikilan kendin eski sahipleri sehri tekrar yeni bastan imar ederler.Hep ayni yere gelip yerlesmesinin nedenleri arasinda,yörenin cografi özellikleri,iklim sartlari ve toprak verimliligi ile su durumu basta gelmektedir.

    Iste,bu tür Kültür kalintilarinin bulundugu tepeler höyük karakteri tasirlar.Örnegin, Çanakkale’nin 25 km.güneyindeki Troia’da ,bilimsel kazilar sonucu 9 katli bir yerlesimin varligi kesin olarak saptanmistir.Diger bazi örnekler olarak Çorum-Alacahöyük ve Karahöyük, Kayseri-Kültepe,Keban yöresindeki Norsuntepe ile Kuzey Suriye’deki Tell Halaf,Tell Tayinat, Til Barsip sayilabilir.

    2.AKROPOL:”Akro” (yüksek), “Polis” (sehir) kelimelerinden türetilmis akropol, yüksek ve savunulmasi kolay tepeler üzerinde kale anlamindadir.Bu kale içinde yönetici kralliga ait çesitli sosyal ve dinsel yapilar yer alir.Akropol Kral’in korunmasina ayrilmistir;halk ise akropolün eteginde yasamini sürdürür.Örnek olarak,Atina Akropolü,Bergama Akropolü ve Priene Akropolü gösterilebilir.

    3.DÜZ ARAZI YERLESMELERI:
    Düz yerlesmelerdeki asal özellik sur duvarli kalelerdir.Özellikle savunma amaciyla saglam yapili surlar ve yerlesme olarak da tepe sirtlari seçilmistir.Akropol kralligi temsil ettigi için halk daha çok ovadaki tarlalarin bulundugu düz arazide yasardi.Düz arazi yerlesimlerine örnek gösterebilecegimiz Zincirli ve Kargamis’ta kaleler bazi kisimlarinda çift sur duvarlariyla çevrelenmistir.

    4.KURUMUS NEHIR YATAGI:
    Yöreye ait seramik ve benzeri tasinmis malzemeyi derleyebilmek, ayrica toprak alti tabanlasma konusunda kisitli da olsa bir fikir sahibi olmaya yönelik,yüzeyde yapilan arastirmalarin bir bölümünü kapsar.

    5.TÜMÜLÜS:Bunlar önemli kisilere,özellikle de kral ve prenslere ait mezar yapilardir.Gerek Tümülüs,gerekse höyük dis görünüs olarak birer “yapay tepecik”ten olusmustur.farklilik iç yapidaki kuruluslardir.Tümülüslerde önce mezar odasi düz bir alan üzerine insa edilir.Daha sonra üzeri kapatilarak dev bir toprak yiginiyla örtülür.Bu yapi tarziyla hem mezarin yeri bir tepecikle belirlenmis olur,hem de mezar odasi soyguncularin distan gelecek tehlikelere karsi korunmus olur.Örnek olarak,Frigler’in “Midas’in Mezari” diye anilan Gordion Büyük Tümülüs’ü gösterilebilir.Anadolu’da tümülüslerin en yogun rastlandigi yöre ise lydia’dir.

    6.NEKROPOL:Yüzey arastirmasinin yapibilecegi bir diger saha ise nekropollerdir.” Nekro” (ölüler) ve “Polis” (sehir) kelimelerinden türetilmis nekropol mezarliklari kapsar.Genellikle kent disinda,bazen de ana kapinin hemen yakinin da yer alirlar;Assos ve Termessos’ta oldugu gibi.

    B.BULMA : Arastirmaci,yüzeyde yaptigi çalismalar sonucunda bazi verileri toplar.Bunlarin basinda seramik esya,kirik çanak-çömlek parçalari;küçük buluntularla sikkeler ve süs malzemesi gelir.Seramik esya kirildiktan sonra bir daha kullanilmadigi için,ayrica hemen her yerlesimde bol miktarda ele geçmesi dolayisiyla geçmis kültürlere ait ipuçlari bulmada büyük önem tasir. Arkeologun yüzey arastirmasi sonucunda elde edebildigi bulgular degerlendirilir ve sonuçta,ilgili yerlesimde kaziya gerek olup olmadigina karar verilir.Eger Arastirilan sahada seramik bulgu yoksa,bu orada kazi yapilamaz anlamina da kesinlikle gelmez.Bazen bir sikke,bazen de bir mühür ya da yazit parçasi bile oranin önemini göstermeye yeterlidir.

    C.KAZI:Önceden topografik haritasi çikarilmis ve sinirlari belirlenmis arkeolojik alanlarda,yetkili makamlardan alinacak izinle bilimsel sorumluluga sahip kisilerin yapacagi “kazma” islemidir.Arkeolojik kazilar amaçlarina göre;
    -Planli Kazilar
    -Kurtarma Kazilari
    -Rastlantisal Kazilar diye siniflara ayrilir.Bunlar yerlesme biçimlerine göre kendilerine uygun yöntemleri ve teknikleri







  2. GÜLDEREN
    Üye





    kazı yapıp içindeki tarihi eserleri ve onların kimlere ait olduğunu bulup saptayan arkeoloji bilimidir bu bilim dünyadaki eski milletlerin varlığını onların eserlerini bularak keşfederek bulur böylece tarihe kaynaklık eder




+ Yorum Gönder


yer altını inceleyen bilimm insan,  yapılan kazılarda yer altındaki tarihi eserleri inceleyen bilim dalı,  eski tarihi eserler,  kazi yapilan yerler